Özet (TL;DR) @ 2018-05-25T02:15:28.000Z: Uzun yıllardır Türkiye piyasalarını takip eden Londra merkezli varlık yönetimi şirketi BlueBay Capital'dan Tim Ash, döviz kurundaki hareketlilikleri değerlendirdi.
Uzun yıllardır Turkiye piyasalarını takip eden Londra merkezli varlık yonetimi şirketi BlueBay Capital'dan Tim Ash, doviz kurundaki hareketlilikleri değerlendirdi.
(C) AA / Onur Çoban
Merkezi Londra'da bulunan BlueBay portfoy yonetimi şirketinin gelişmekte olan piyasalar masasından stratejist Timothy Ash'in piyasa notunun BBC Turkçe tarafından hazırlanan çevirisi şoyle:
Benim için donum noktası Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin lirayı savunmak için ortaya çıkmasıyla gerçekleşti, daha once daha zayıf bir liranın ihracatçılara yardım ettiğini soylerdi. Sanırım bir nevi 'Ne dilediğine dikkat et' durumu vuku buldu. Ancak Zeybekci her zaman için Erdoğan'ın sozcusu olmuştur. Her zaman patronun verdiği mesaja paralel konuşur. O yuzden buyuk liderin pozisyonunu değiştirmesi için zemini hazırladı.
' ERDOĞAN, 24 HAZİRAN'DAKİ SEÇİMLERİ KAYBEDEBİLECEĞİNİ GÖRDÜ'
Ancak bence en onemlisi, iki sekuler muhalefet liderinin, Muharrem İnce ve Meral Akşener'in, liranın duşuşune tutunarak Erdoğan'ın bir açığı haline donuşen Merkez Bankası bağımsızlığını savunmaya geçmesi oldu. Erdoğan sonunda bunun kotu bir noktaya gittiğini ve 24 Haziran'daki seçimleri kaybedebileceğini gordu.
' İKİ KANAT ARASINDA MÜCADELE'
Sanırım son bir haftada ekonomi yonetiminden bir yorum gelmemesini Erdoğan'ın ortodoks ve ortodoks olmayan kanadı arasındaki sert ve gozukara bir mucadele olarak değerlendirebiliriz, sonunda mucadelede ilki ustun geldi. Seçim ihtiyaçları gunu kazandı, ancak Erdoğan'ın faizler ile ilgili olarak goruşlerinin değiştiğini duşunmuyorum. Son yaşananlar halen yeni başkanlık sisteminde ve Erdoğan'ın gerçek anlamda guçler ayrılığına maruz kalmadığı bir sistemde ekonomi yonetiminin nasıl olacağına dair ağızda kotu bir tat bırakıyor.
' ERDOĞAN'IN HATALI OLDUĞUNU KABUL ETMESİ GİBİ BİR ŞEY'
Sanırım dun butun odak Merkez Bankası'nın olağanustu bir toplantı duzenlemesi ve faizleri 300 baz puan artırmasındaydı. Bazıları için çok gecikmiş ve yetersiz bir adımdı. Ancak Erdoğan'ın şu sozleri de yeterince onemliydi:
-
Turkiye para politikasında kuresel değerlerle uyumludur ve uyumlu olacaktır.
-
Turkiye finansal istikrara onem vermektedir.
- Seçim sonrasında Turkiye enflasyonu ve cari açığı duşurmeye odaklanacaktır.
Bu, neredeyse Erdoğan'ın hatalı olduğunu kabul etmesi gibi bir şey. Buyuk bir ani donuş. Sanırım yukarıdaki ifadeler Erdoğan'ın faizlerin enflasyon ile mucadele etmek için kullanılması gerektiğini kabul etmesi anlamına geliyor. Doviz kurunun istikrarı onemli ve ekonominin seçimden sonra tekrar istikrara kavuşması gerekiyor.
Aynı zamanda serbest piyasa ekonomisine desteğini teyit etti ki ben bunu birilerinin liranın duşuşunun olağanustuluğu goz onunde bulundurulduğunda onerdiği uzere sermaye kontrollerinin devreye sokulmayacağı olarak okuyorum; Erdoğan'ın iş dunyası tabanını zedeleyeceği için sermaye kontrollerini devreye sokacağına hiçbir zaman inanmamıştım.
' BÜYÜK VE KALICI BİR HASAR'
Şimdi birkaç soru ortaya çıkıyor; faiz artırımı yeterli miydi ve seçimler için anlamı nedir? Faiz artırımı açısından baktığımızda, iki haftada 300 baz puan faiz artırımı sanırım yeterli. IMF'nin Nisan ayında 100-300 baz puan faiz artırımı çağrısında bulunduğunu hatırlayın. Ancak o zamandan beri yuksek petrol fiyatları, doviz artışı, Nisan ayının yuksek manşet ve çekirdek enflasyon değerlerinin bir karışımı neticesinde enflasyonun 300 baz puan artışla yuzde 14'e yaklaştığını tahmin edebiliriz. O yuzden şu an reel faizler 200-300 baz puan civarında Bir ay once olsaydı yeterli olabilirdi ancak Merkez Bankası'nın son haftalarda politika felcine uğraması ve Erdoğan'ın Londra'da faizlerle ilgili anlaşılamaz ve tamamen yanlış yorumlarından sonra Turkiye'de para politikasının guvenilirliğine buyuk ve kalıcı bir hasar verildi.
' TCMB UZLAŞMAYA GİTTİ'
Dun aynı zamanda aklımda kalan Merkez Bankası'nın açıklamasında daha fazla sıkılaşmaya niyetli olduğuna dair bir soyleme yer vermemesi oldu. Boyle bir soylem, "İşte istediğiniz 300 baz puan artış burada, şimdi tamamız" diyerek Erdoğan ile uzlaşmaya gitmekti. Bu da Para Politikası Kurulu'nun 7 Haziran'daki bir sonraki toplantısında faiz artışı planlamadığını ortaya koyuyor. Aynı zamanda IMF'nin talep ettiği gibi faiz politikasını sadeleştirme yonunde bir adım atılmadı, bu yuzden Merkez Bankası halen birden fazla faiz ile hepimizin kafasını karıştırıyor ve goz boyuyor.
Erdoğan ve liranın şimdi soluklanması gerekli, ancak herkes Turkiye'nin 2006, 2013-2014, 2015-2016 yıllarında yaşadığı benzer uç hikayeyi hatırlayacaktır; Merkez Bankası piyasalar karıştıktan sonra ilk başta yeteri kadar faiz artışı yapmakta geç kaldı, sonra daha fazlasını yapmak zorunda kaldı; en son Arjantin'de de benzer bir ornek gorduk.
Şimdi lira için yakındaki en buyuk rakam 5 olarak gozukuyor, Merkez Bankası ve Erdoğan hissiyatı ve guveni değiştirmek için şimdi daha fazla çalışmak zorunda kalacak.
SE ÇİMLERDEKİ ETKİ
Seçimlerdeki etkisine gelince. 24 Haziran'daki seçim Haziran 2015'teki seçimlerden beri en kıran kırana geçecek seçim olarak gozukuyor. Halihazırda Erdoğan'ın seçimleri kaybedebileceğini duşunuyordum, ilk defa Erdoğan'ın girdiği bir seçim için boyle bir duşuncem var. Para politikası ve doviz kuru etrafındaki taşkınlık ve yanlış politikaların Erdoğan'ın seçimleri kazanma şansını zora soktuğu çok açık.
' AK PARTİ'NİN İLK 10 YILINDA EN İLGİ GÖREN TARAFI EKONOMİDEKİ GÜCÜYDÜ'
Son haftalarda bir noktada Erdoğan'ın zayıf para birimini, faizleri duşuk ve buyumeyi yuksek tutmak için bir bedel olarak gorduğu ortaya çıktı. Ancak şu an için Erdoğan'ın para politikası hatalarının açık sonucu butun uçunun en kotusu, zayıf bir kur, yuksek faizler ve tam da seçimler oncesi buyumede yavaşlama. Bu Erdoğan'a açıkça bir zarar verebilir, çunku en azından AKP'nin ilk 10 yılında partinin seçimlerde ilgi goren tarafı ekonomi politikalarındaki gucuydu.
Sonuçta 'her şey ekonomi seni aptal'. O yuzden IMF'nin teşviki ve piyasaların da beklentisi doğrultusunda ekonomide seçimler oncesinde beklediğimizden yakın bir zamanda dengelenme gorebiliriz.
İthalat talebi duşecektir ve yılın sonuna doğru liranın hikayesini destekleyecek şekilde cari denge performansında bir iyileşme gorebiliriz.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.