Özet (TL;DR) @ 2018-05-25T08:04:32.000Z: AK Parti'nin kurucularından olan ve bu seçimde CHP'nin Konya'dan 1. sıra milletvekili adayı olan Abdüllatif Şener, işadamlarının mülkiyet hakkının tehdit altında olduğuna inandığını, bu sebeple…



AK Parti'nin kurucularından olan ve bu seçimde CHP'nin Konya'dan 1. sıra milletvekili adayı olan Abdullatif Şener, işadamlarının mulkiyet hakkının tehdit altında olduğuna inandığını, bu sebeple Turkiye'ye sabancı sermaye girişinin olmadığını belirtti. Şener'e gore AK Parti'nin 16 yıldır dovizi dengeleyememesi başarısızlığın gostergesi.

Necmettin Erbakan'ın başbakanlığı doneminde Maliye Bakanı, Recep Tayyip Erdoğan doneminde de Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı gorevinde bulunan, 24 Haziran seçiminde de CHP Konya milletvekili adayı gosterilen Abdullatif Şener, Sozcu'den Saygı Özturk'e konuştu.

' FELAKETİN EŞİĞİ'

Şener, şu açıklamalarda bulundu:

"AKP'den 11 yıl once istifa ettim ama siyasetten kopmadım. Siyasi goruşlerimi kamuoyuyla paylaşarak bir anlamda aktif siyasetin içindeyim. Surekli vurguladığım gibi mevcut iktidar yapısı, ulkemize ve insanlarımıza buyuk zararı dokundu. Yanlış bir siyaset tarzı ve politikalar ulkeyi ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan felaketin eşiğine, arifesine getirdi. Bunda, en buyuk etkenlerden biri kurulduğu gunden itibaren AKP'nin surekli iktidarda olması, hiç muhalefet yuzu gormemesidir.

' EKONOMİ SÜREKLİ BORÇLANMAK ZORUNDA KALDI'

Bir kere Turkiye'nin doviz yukumlulukleri, cari açığı var. Onu karşılayacak uzun vadeli politikaların uygulanıyor olması gerekirdi. Bunun en temel yolu, ihracatı artırmaktan geçer. İleri teknoloji urunlerini ihraç eden bir ulke haline Turkiye'yi donuşturmekten geçer. Ama maalesef, iktidar 16 yıldır, dunyada bilinen bir tek marka uretemedi. Turkiye'deki 10 en buyuk markanın (bunların 6'sı da banka) marka değeri 26 milyar dolardır. Ama Nike ayakkabı markasının marka değeri 28 milyar dolardır. Bu haliyle cari açığı kapatmak için ekonomi surekli borçlanmak zorunda kaldı ama yapısal olarak sorunu çozulmuyor.

' ERDOĞAN DIŞINDA KAZANAN OLMASI HALİNDE PİYASA RAHATLAYACAK'

Piyasayı geren iktidarın yapısı. Turkiye tepe ustu gidiyor. Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını kazanması halinde yasama, yurutme, yargı, sivil toplum kuruluşları ve medya yine tek kişinin tahakkumunde olacak. İşte bu algı dovizi yukseltiyor. İnsanların mulkiyet, girişim hakkına mudahale yoktu. İşadamları mulkiyet hakkının tehdit altında olduğuna inanıyor. Bu durum, yabancı sermaye girişini engelliyor. Seçim sonrası, Erdoğan dışında bir cumhurbaşkanı adayının kazanması halinde ister istemez rahatlama olacak. Hiçbir girişimci ve yabancı sermaye kendisini tehdit altında algılamayacak.

' İKTİDAR KOLTUĞU TERK ETMEDİĞİ SÜRECE HERKES REFAH PAYININ AZALDIĞINI GÖRECEK'

(C) AA /

Ranta dayalı bir ekonomik model kurmuşlar. Yolsuzlukların konuşulamıyor olması cumhuriyet tarihinin en buyuk yolsuzluk donemini yaşadığımızın kanıtıdır. Siyaset, yandaş işadamlarıyla dirsek temasında. Ülke kaynakları yağmalanıyor. Yatırım yapmak, uretim yapmak, dunya ile rekabet etmek ulkemizde zor hale geldi. Onun yerine siyasetçilerle dirsek temasına girerek bire bin, bire 5 bin kazanmak daha cazip oldu. Boyle bir ekonomi, dış açığımızı zaten kapatamaz. Bu zihniyet değişmeden cari açık kapanmaz, sıkışıklıklar sadece dış borçları artırır. Bu sarmalla ekonomiyi idare edeceğini sanan iktidar, koltuğu terk etmediği surece bu ulkede yaşayan herkes refah payının azaldığını, işyerinin kapandığını, ekmek teknesini kaybettiğini gorecektir.

' SEÇİME KRİZLE GİRİYORUZ'

Genel olarak 24 Haziran'a doğru ulkedeki siyasi, sosyal, ekonomik gelişmelere baktığımızda her şey iktidarın aleyhine, her şey ozellikle CHP'nin lehine. Seçime, her şeyden once bir krizle giriyoruz. 16 yıllık iktidarın daha doviz kurlarını dengeleyecek bir yapılanmaya ekonomiyi geçirememiş olması ne kadar başarısız olduğunu açıkça gosteriyor."