Özet (TL;DR) @ 2018-05-25T10:43:00.000Z: Merkez Bankası'nın faiz artırımına rağmen, döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareket devam ediyor. Kurdaki rekor seviyelere ilişkin art arda açıklamalar yapılırken, Türkiye iş dünyasının en büyük sivil…



Ekonomi

10:43 25.05.2018(Guncellendi 10:52 25.05.2018) URL'yi kısaltın

Merkez Bankası'nın faiz artırımına rağmen, doviz kurlarındaki yukarı yonlu hareket devam ediyor. Kurdaki rekor seviyelere ilişkin art arda açıklamalar yapılırken, Turkiye iş dunyasının en buyuk sivil toplum kuruluşu olan TÜSİAD'dan hukumete yonelik onemli mesajlar geldi.

İstanbul'da duzenlenen Yuksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, Turkiye'deki tasarruf oranlarının iç talebe dayalı yuksek buyumeyi finanse etmekte yetersiz kaldığını belirterek, "Dış borca bu nedenle bağımlıyız. Dış borç, kamu ya da ozel sektor ayırt etmeden hepimiz için bir kur riski yaratıyor. Ülkemizin doviz ihtiyacının bir şekilde, tercihen uzun vadeli doğrudan yatırımlarla, bunların yetmediği durumda kısa vadeli, daha likit araçlarla karşılanması gerekiyor" dedi.

Turkiye'nin bugunku duruma gelmesinin sebebinin hukumetin gerekli reformları surekli ertelemesi olduğunu vurgulayan Bilecik, "Çozumu ertelenen sorunlar, gelecekte daha buyuk sorunlar olarak karşımıza çıkar. Artık içinde bulunduğumuz gerçeği kabul etmemiz ve bu gerçeğe uygun politikalar uretmemiz gerekiyor" diye konuştu.

Öngorulebilir politikalara dayanmayan gunubirlik tedbir ve paketlerin bir ulkenin ekonomisini 'sorgulanır' hale getirdiğine işaret eden Bilecik, "Kurda gorduğumuz hızlı yukseliş, Turkiye ekonomisi için bu sorgulamanın başladığını gosteriyor. Bir an once ekonomimize duyulan guveni yeniden tesis etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde ekonomimiz sert bir duzeltme ile karşı karşıya kalacaktır" ifadelerini kullandı.

İ SO BAŞKANI: BİR AN ÖNCE SİYASETTE NORMALLEŞME SAĞLANMALI

İş dunyasının pek çok kesimi de TÜSİAD Başkanı Bilecik gibi, kur fırtınasından yeni bir reform paketi ile çıkılması gerektiği goruşunde. DW Turkçe'ye konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkan Yardımcısı Adnan Dalgakıran, kur ve faizlerin bu seviyede gitmesi halinde yurtdışından doviz kredisi temin etmekte zorluklar yaşanmaya başlayabileceğini soyledi.

Şirketlerin bir yandan maliyetler ve borç yukunun arttığını, diğer yandan iç piyasada tuketim iştahında gerileme yaşandığını dile getiren Dalgakıran, "Bundan sonra Merkez Bankası ve ekonomi yonetiminin nasıl adımlar atması gerektiği çok açık. Aslında herkes doğru adımların ne olduğunu gayet iyi biliyor. Bir an once siyasette normalleşmenin sağlanması ve ekonomideki kaygıları giderecek reformların hayata geçirilmesi gerekiyor" diye konuştu.

GY İAD BAŞKANI: ÖNÜMÜZDEKİ 3 YILI KAYBEDEBİLİRİZ

Genç Yonetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD) Başkanı Yiğit Savcı, 1994 ve 2001 krizlerinde Turkiye'nin hep onundeki 3 yılı kaybettiğini hatırlattı. Savcı, şunları soyledi:

"Bu kez de doğru yonetilemeyen bir surecin sonunda, onumuzdeki uç yılı kaybetme tehlikesi yaşıyoruz. Kur gibi sorunlar nedeniyle eğitim, yazılım gibi alanlara eğilemiyoruz. Şu anda gençlerdeki işsizlik oranı yuzde 30'larda. Ayrıca kadınların ekonomiye katılmasını sağlayamıyoruz. Bir an once bu sorunların gundem olacağı bir surece geçmemiz gerekiyor."

Ancak, Merkez Bankası'nın faiz artırımlarına devam etmesi ve ekonomideki yapısal reformlar konusunda adım atılması halinde bile, Turkiye ekonomisine donuk kaygıları gidermek mumkun olmayabilir.

' OHAL'İN KALDIRILMASI, SİYASETİN NORMALLEŞMESİ GEREK'

Bilgi Üniversitesi Öğretim Gorevlisi ekonomist Murat Sağman'a gore, Merkez Bankası beklenilenden daha geç bir faiz artışı yaptı. Piyasa beklentileri 350-400 baz puan seviyesindeyken, Merkez Bankası'nın 300 baz puanlık artışla yetindiğine de dikkat çeken Sağman, "Ayrıca Merkez'in politika faizi 8 ama geç likidite faizi 16.5 seviyesinde. Bu alanda bir sadeleşme beklentisi vardı, o beklenti de gerçekleşmedi. Şu an için atılan adımın gerçekten işe yaraması için 7 Haziran'da da bir miktar daha faiz artırımı ve en onemlisi sadeleşme adımlarının atılması beklentisi hakim" dedi.

Turkiye'de şirketlerin borçluluk oranının çok yuksek olduğunu ve ozellikle doviz borçlarının her geçen gun daha da buyuk tehlike yarattığını dile getiren Sağman, "Ekonomide yaşanan bozulmanın durdurulması için yalnızca finansal tedbirler yeterli olmayacaktır. Özellikle siyasetin normalleşmesi, OHAL'in kaldırılması, yapısal reformların hayata geçirilmesi ve kurumların bağımsızlığının guçlendirilmesi en oncelikli meseleler olmalı" diye konuştu.