Özet (TL;DR) @ 2018-05-24 11:21:23.660151: 'Yasak Elma' dizisindeki sahne 2000 yılında yaşanan 'Tangalika' olayını yeniden gündeme taşıdı. Siren Ertan'dan açıklama gecikmedi...



Başrollerini Şevval Sam, Talat Bulut ve Eda Ece'nin paylaştığı 'Yasak Elma' dizisinin son bolumunde yayınlanan bir sahne 2000 yılında sosyetede yaşana bir olayı yeniden gundeme taşıdı.

OLMAYAN DAVETE G İTTİ

Dizide, Şevval Sam'ın oynadığı 'Ender', eski eşi 'Halit' (Talat Bulut) ve genç karısı 'Yıldız'ın (Eda Ece) cemiyetteki itibarını zedelemek istedi.

Hayali bir davet organize edip davetiye gonderdi. Sosyeteye girmeye çalışan 'Yıldız' bu oyuna geldi. Olmayan geceye gitti. Fotoğrafları çekildi. Gunlerce dalga konusu oldu.

NE OLMU ŞTU?

2000 yılında ise Siren Ertan ile o zamanki eşi Ercan Canmutlu'ya haritada var olmayan Tanganika'nın kralının taç giyme toreni için davetiye gonderilmişti. Çift, hayali ulkenin İstanbul Fahri Konsolosluğu tarafından çağrıldıklarını sandı. Resepsiyona uygun giyindiler, Maçka'daki 5 yıldızlı otele gittiler. Her şeyin biz duzmece olduğunu anladıklarında ise çok geçti.

" 20 YIL GEÇTİ, YİNE GÜNDEMİM"

Çıkan haberlerin ardından Siren Ertan, sosyal medya hesabında açıklama yayınladı. Ertan, yaşananların perde arkasını takipçileri ile paylaştı.

"Yıl 2000 galiba, yirmili yaşların sonlarındayım. Gencim, yeni evlenmişiz, çok populeriz her yere davet ediliyoruz ve dolayısıyla gezmeye bayılıyoruz. Eski eşimin ofisine bir davetiye geliyor, davetiyeyi gormuyorum ama sekreteri telefonda okuyor her zamanki gibi; yer, dress code vs. Davet sahibi ... Kohen. O an eşimin çok sevdiği Kohen soyadlı iş arkadaşı tarafından gonderildiğini duşunuyoruz detaylara hiç takılmıyoruz, zaten sonra Sebo'nun doğum gunu var, ilk davete bi uğrar oradan d.gunu partisine gideriz diyoruz. Davetin olduğu otele vardığımızda girişte bir fotoğrafçı bekliyor ve biz daha ne olduğunu anlamadan fotoğrafımızı çekip yok oluyor. Davet olmadığını anlayınca çokkk guluyoruz. Hatta doğum gunu partisinde herkese anlatıyoruz, en muzip arkadaşlarımıza, Can'a falan soruyoruz sen mi yaptın diye. Çunku bir arkadaşımızın şaka yaptığını, soyleyeceğini ve birlikte gulmeye devam edeceğimizi duşunuyoruz. Bu arada otele gelen başka populer davetliler de var ama sonraki zamanlarda olay tamamen bana mal ediliyor, nedense! Neyse bu kumpası organize edenin o zamanın Aktuel Dergisi olduğunu oğreniyoruz o hafta. İşte o zaman kaynar sular başımızdan dokuluyor, bu ne kotuluk, biz bunu hak edecek ne yaptık diye. Utanmadan bunu haber yapıyorlar; biz boyle bir kumpas kurduk, bunları bunları davet ettik, nasıl alay konusu ettik ama diye. Amaç kendilerini tatmin etmek, aralarında geyik yapıp gulmek, uzerimizden haber yapıp tiraj ya da reyting kazanmak vs.. Bizim yaptığımız ne? Alnımızın teriyle kazandığımız parayla giyinip suslenmek, sevildiğimizden her yere davet edildiğimizi duşunerek, yeni evli olmanın, genç olmanın verdiği heyecanla ne olduğunu umursamadan arkadaşımızı mutlu edeceğiz diye bir davete uğramak. Ha bu arada o gun akşam 'doğum gunune geliyor musunuz?' diyen herkese boyle bir davete uğrayıp geleceğimizi soylediğimizde hiç kimse de 'Tanganika diye yeni bir ulke mi olur?' da demedi :) Kimler kimler bir bilseniz :) Belki de son yıllarda ulkeler parçalandığından ve her şeyi google'a sorma alışkanlığımıza henuz sahip olmadığımızdan...

Aradan 20 yıl geçti, bakıyorum pek bir şey değişmemiş. Bugun bir dizinin reklamı için yine haberim :)"

SON 24 SAATTE YA ŞANANLAR