Özet (TL;DR) @ 2018-05-23T12:47:59.000Z: Sabah yazarı Dilek Güngör, döviz kurlarındaki artışı Gabriel García Márquez'in ünlü Kırmızı Pazartesi romanına benzeterek "Herkes tabiri caizse 'cinayeti' biliyor ama kimse engel olmuyor" dedi.…



Ekonomi

12:47 23.05.2018URL'yi kısaltın

Sabah yazarı Dilek Gungor, doviz kurlarındaki artışı Gabriel Garcia Marquez'in unlu Kırmızı Pazartesi romanına benzeterek "Herkes tabiri caizse 'cinayeti' biliyor ama kimse engel olmuyor" dedi. Ekonomi yonetiminin sorunları gormezden geldiğini belirten Gungor, "Umarım dovize mudahale için daha fazla geç kalınmaz" dedi.

Sabah yazarı Gungor'un "Tıpkı Kırmızı Pazartesi gibi…" başlıklı yazısı şoyle:

Dunya edebiyatının usta yazarlarından Gabriel Garcia Marquez'in 'Kırmızı Pazartesi' romanını okuyanınız var mı bilmiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam bu kitapla yazar Nobel Edebiyat Ödulu'nu almıştı. Bugun sabah gundeme bakarken aklıma takıldı.

Raftan tekrar indirdim kitabı…

Kolombiyalı yazar kitapta kasabada işlenen bir namus cinayetini anlatıyor.

Romanın kahramanı Nasar iki kardeş tarafından olduruluyor.

Nasar'ın olduruleceği romanın ilk satırlarından belli.

Kasabada herkes cinayeti biliyor ama kimse buna engel olamıyor.

Anlayacağınız goz gore gore cinayet işleniyor. Bu romanın ekonomiyle ne ilgisi var demeyin. Bana gore, o gun o kasabada yaşananlar, bugun ulkede yaşadıklarımızla benzerlik gosteriyor.

(C) AA /

Niye mi?

Goruyorsunuz, bir suredir doviz kurlarındaki yukseliş durmuyor. TL her gun yuzde 2 değer kaybetmeye başladı.

İmalatçı bir dostum arayıp "Kur daha da çıkacak mı nerede durur?" diyor.

1 yıl once işlerin iyi gideceğini varsayıp leasingle iki makine daha almış. Şimdi kur arttıkça makinelerin maliyeti katlanıyor.

Eleman çıkarmaktan bahsediyor. Geçen gun rastladığım KOBİ patronu arkadaşım dovizle kredi almış. Ufak tefek ihracat da yapıyor. "Biraz daha idare ederim" diye duşunurken Avrupa'da vadeyle mal aldığı işletme sahiplerinin gelip, paralarını erken istediğini soyluyor. Hastane sahibi olan bir ahbabımız dolardaki yukselişten dolayı mağdur olduğunu anlatıyor. Önumuzdeki gunlerde çalışanlarının maaşını odemeyebileceğini iddia ediyor. Eminim bu ornekler tek değildir.

Yakınımdaki arkadaşlarım da sokaktaki vatandaş da konuştuğum ekonomistler de bir şeylerin normal olmadığının farkındalar.

Tıpkı Kırmızı Pazartesi romanındaki gibi… Herkes tabiri caizse 'cinayeti' biliyor ama kimse engel olmuyor.

Vatandaş birbirine "Doviz kurunu duşurmek için neden kimse bir şey yapmıyor" diye soruyor. Ekonomi yonetimi bu soruları gormezden geliyor.

24 Haziran'daki seçime şunun şurasında ne kadar kaldı. Acaba doviz kurlarındaki artışın 'reel sektore, kamuya ve vatandaşa maliyetini kimse hesaplamıyor mu?' diye duşunmeden edemiyorum.

Üstelik, piyasanın Merkez Bankası uzerindeki baskısı buyudukçe faiz artışı beklentisi artıyor. Sanırım, Merkez Bankası'nın hamlesi bilinmedikçe ve bir aksiyon gelmedikçe doviz kurlarındaki artış devam edecek. Umarım, ekonomi yonetimi dovize mudahale için daha fazla geç kalmaz.