Özet (TL;DR) @ 2018-05-24T09:28:00.000Z: Financial Times (FT) gazetesi, Türk Lirası'nın dolar karşısında rekor düşüşünün ardından konu hakkında bir başyazı bir de haber/analiz yayımladı. Başyazıda faizlerin yükseltilmesinin doğru bir karar…
Ekonomi
09:28 24.05.2018(Guncellendi 10:11 24.05.2018) URL'yi kısaltın
Financial Times (FT) gazetesi, Turk Lirası'nın dolar karşısında rekor duşuşunun ardından konu hakkında bir başyazı bir de haber/analiz yayımladı. Başyazıda faizlerin yukseltilmesinin doğru bir karar olduğu belirtilirken "Erdoğan, kuresel finansın seyrinin ne derse ona gore hareket etmeyeceğini oğreniyor" denildi.
BBC Turkçe'nin aktardığına gore, Finans piyasalarının yakından takip ettiği FT, 'Akıllı bir otokrat, neyi kontrol edemeyeceğini bilir' başyazısında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın piyasaların faiz artırım talebine karşılık vererek doğrusunu yaptığını belirtti ve şu ifadelere yer verdi:
"Erdoğan, kuresel finansın seyrinin ne derse ona gore hareket etmeyeceğini oğreniyor. Akıllı bir yonetici, politikalarını da değiştirmeyi bilmelidir. Faizlerin yukseltilmesi doğru bir karardı. Başka benzer adımlar atmak durumunda da kalabilir."
' SİYASİ KUMAR, GİDEREK RİSKLİ BİR HAL ALIYOR'
FT, başyazısında, liradaki duşuşun onlenememesi halinde 2001 yılındaki kriz oncesi gorulen 'eski kotu gunlerin' yeniden yaşanabileceği uyarısında bulundu:
"Soylemeye dahi gerek yok, Erdoğan'ın otokratik yonetimi altında Merkez Bankası'nın bağımsızlığı duşuncesi de çok uzun bir zamandır geçerliliğini kaybediyor. Hassas konularda karar verme gucu yalnızca kendisinde. Uzun bir zamandır, para birimindeki değer kaybına verilecek en bariz yanıt olan sert bir faiz artırımı seçeneğini hayata geçirmekten kaçınıyordu. Bu direnç, kısmen ideolojik nedenlerden kaynaklanıyor. Erdoğan, faizi 'tum kotuluklerin anası ve babası' olarak tanımlıyor. Ancak bu direncin siyasi nedenleri de var. Gucunu pekiştirme planlarının başarıya ulaşması, Kasım 2019'da olması gerekirken 24 Haziran 2018 tarihine çektiği cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin her ikisini birden kazanabilmesine bağlı. Bu siyasi kumar, liradaki duşuşun hızlanmasıyla birlikte giderek riskli bir hal alıyor."
' FİNANS PİYASALARI, HAPSE ATTIĞI GAZETECİLER GİBİ DEĞİLDİR'
FT yazıda, Turkiye'deki yuksek enflasyon, cari açığın finansmanı için yabancı sermaye girişine duyulan ihtiyaç ve kurdaki yukselişin doviz borcu olan şirketler uzerine yarattığı baskılar gibi ekonomiye yonelik bir dizi ciddi riskin surduğune dikkat çekti:
"Tum bu risklerin ışığında harekete geçilmesi şarttı. Esas soru Merkez Bankası'nın 'geç likidite penceresinde' yaptığı 300 baz puanlık faiz artımının yeterli olup olmayacağı. Bunun alternatifleri doviz rezervlerini kullanmak ve sermaye kontrollerine başvurmak olur. Sermaye kontrollerine başvurmak ulkeye fon girişini azaltır. Turkiye'nin doviz rezervleri Nisan ayı sonu itibariyle 85 milyar dolar olduğundan dolayı ilk seçeneğe başvurmak mumkun gorunuyor. Ancak Ağustos 2016'dan bu yana rezervler 17 milyar dolar azaldı. Rezerv kullanımının da bir sınırı var. Para biriminin zayıflığı, Erdoğan'ın Turkiye'nin finans piyasalarının guvenini kaybetmesine neden olan alışılmadık goruşleri ve dengesiz politikalarına yonelik yuksek sesli bir uyarı oldu. Finans piyasaları, hapse attığı bahtsız gazeteciler gibi değildir. Beğensin ya da beğenmesin, piyasaların olumlu duşunmesine ihtiyacı var. Bunu geri kazanabilmesinin yolu da gerçekçi ve aklı başında politika yapmaktan geçiyor."
' DANIŞMANLARI BİR GRUP GERİZEKALI VE DALKAVUKTAN OLUŞUYOR'
FT, başyazısının yanı sıra liradaki değer kaybıyla ilgili "Doviz krizi, Erdoğan'ın kuşatma altında olduğu duşuncesini derinleştiriyor" başlıklı bir de haber/analize sayfalarında yer verdi.
Gazetenin Ankara muhabiri Laura Pitel imzasıyla yayınlanan yazıda, Erdoğan'ın ekonomi kurmayları arasında "az sayıda kalan piyasa dostu" isimlerin liradaki duşuş karşısında dikkat çekici derecede sessiz kaldıkları belirtildi.
Haberde, Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın liradaki duşuşun 'yurt dışı kaynaklı bir operasyon' olduğuna dair sozlerine yer verildi ve şoyle devam edildi:
"Albayrak'ın son yıllarda cumhurbaşkanının en yakın kurmaylarından birine donuşmesi, cumhurbaşkanlığı sarayındaki kuşatılma hissinin giderek arttığının da bir sembolu oldu. Analistler ve yetkililer, Turk siyasetine ağırlığını koyduğu 15 yıllık sure boyunca karşı karşıya geldiği hem gerçek hem de hayali tehditlerin, Erdoğan'ı kendisine yalnızca duymak istediklerini soyleyen kapalı bir grup insanın içine çekilmek zorunda bıraktığını soyluyor. Turk bir yetkili, 'Danışmanları, bir grup gerizekalı ve dalkavuktan oluşuyor' dedi ve 'Artık aklıbaşında tavsiyeleri dinlemez oldu' diye ekledi."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.