Özet (TL;DR) @ 2018-05-24T09:20:41.000Z: Yeni doğan işitme taramasının ardından duyma problemi olduğu fark edilen Kerem Açıkgöz, 15 aylıkken ve 5,5 yaşındayken geçirdiği koklear implant ameliyatları ve kullandığı cihazlar sayesinde dünyayı…



Yeni doğan işitme taramasında  i şitme kaybı tespit edilmesinin ardından Cerrahpa şa Tıp Fakultesi'ne yonlendirilen Kemal-Rukiye Açıkgoz çiftinin 6,5 yaşındaki oğlu Kerem , 15 aylıkken ve 5,5 yaşındayken geçirdiği koklear implant ameliyatlar ı ve  i şitme cihazları sayesinde dunyayı yaşıtları gibi duyabiliyor.

Turkiye'de 1 milyon 250-1 milyon 300 bin civarında yıllık doğum olurken, 2 bin-2 bin 500 civarında işitme engelli çocuk dunyaya geliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 13 yıldır yapılan doğum sonrası taramalar sayesinde işitme engeli fark edilebiliyor. Takipleri doğru yapılan işitme engelli çocukların, gelecekte eğitimle ve konuşmayla ilgili problemlerinin onemli bir kısmı ortadan kalkıyor.

Doğum sonrası işitme taramasında ilk testi geçemeyen Kerem Açıkgoz'un annesi Rukiye ve babası Kemal Açıkgoz, bebeklerinin ileri seviyede testlerinin yapılması için daha donanımlı bir hastaneye yonlendirildi. 4-5 aylıkken işitme eğitime başlayan Kerem, şu anda ilkokul birinci sınıfa gidiyor. Okuma yazmayı oğrenen Kerem, geçirdiği iki ameliyatın ardından kulaklıklarıyla sinek vızıltısını bile duyabiliyor ve hayatını diğer çocuklar gibi surdurebiliyor.

Baba Kemal Açıkgoz, 40 gunlukken Kerem'i Cerrahpaşa Tıp Fakultesi'ne goturduklerini ve Kerem'in ileri işitme testlerinin burada yapıldığını dile getirdi.Testlerin ardından ameliyat edilebilmesi için Kerem'in belli bir sağlık seviyesine gelmesi gerektiğini anlatan Açıkgoz, çocuklarının ilk implant ameliyatının 15 aylıkken, ikincisinin de 5,5 yaşındayken yapıldığını soyledi.Açıkgoz, çocuğun ameliyatıyla beraber devam eden rehabilitasyon ve eğitim sureçlerinin sıkıntılı olduğunu belirterek, "Biz babalar anneleri yalnız bırakıyoruz. Aslında babalara da ciddi gorevler duşuyor. Yukun tamamı annelere kalmamalı" dedi.Kerem'in okuma yazmayı oğrendiğini ve çok sosyal bir çocuk olduğunu anlatan Açıkgoz, "Arkadaşlarıyla arası çok iyi. Kullandığı cihazları mıknatıslı olduğu için herhangi bir çarpma durumunda duşebiliyor. Arkadaşları bunun olmaması için ozen gosteriyor. Hafta sonları ozel eğitim merkezine gidiyoruz. Merkezdeki oğretmenler derslerine de yardımcı oluyor" diye konuştu.Açıkgoz, birçok ailenin 2 yaşına kadar çocuğunun duymadığını fark edemediğini belirterek, "Bizim sıfırdan başladığımız duruma onlar 2 yaşında başlıyor ve bu nedenle çocuk geriden geliyor. Bizim uçuncu çocuğumuzda da işitme kaybı var. Kerem'de çok endişelenmiştik, ama artık sureci ve neyle karşılaşacağımızı biliyoruz. Ailelerin içi rahat olsun, doktorların soylediği her şeyi yapsınlar" dedi.

" ÖĞRENCİLERDEN ÇOK VELİLERLE SIKINTI YAŞIYORUZ" 

Anne Rukiye Açıkgoz de Kerem 4-5 aylıkken eğitime başladıklarını ifade ederek, şunları anlattı:"Çocuk oturamıyordu daha biz rehabilitasyon merkezlerine gidiyorduk, sese cevabını şekillendirmek için. İlk koklear implant ameliyatı tek kulağa yapıldı. O zaman SGK bir kulak için ameliyatı oduyordu. Sonra 5,5 yaşındayken ozel izinle ikinci kulağı ameliyat edildi. Şimdi sinek vızıltısını bile duyuyor. Boyle bir imkan olmasaydı Kerem'in hayatı çok farklı olurdu. Cihazı bozulunca ağlamıyor ama huzursuz oluyor. Tek cihaz olduğunda sorundu, ama şimdi iki cihazı var. Biri olmayınca diğeriyle de duyuyor ve anlaşabiliyoruz"Bir kez Antalya'da tatildeyken Kerem'in cihazının bozulduğunu dile getiren Açıkgoz, "Antalya merkeze gittik ama yapılamadı. Apar topar Ankara'ya gitmek zorunda kaldık. Antalya tatili, Ankara'da bitti çunku çocuk duyamayınca bizim için bir anlamı yok" dedi.Açıkgoz, Kerem'in okulda arkadaşlarıyla sorun yaşamadığını belirterek, "Öğrencilerden çok velilerle sıkıntı yaşıyoruz. Arkadaşları cihazı biliyor tanıyor ama anneleri bilmiyor. 'Bunu ne kadar takacak, daha kuçuğu yok mu?' gibi sorularla karşılaşıyoruz. Biz de 'Bu da gozluk gibi gibi bir cihaz. Duymak için de bunu kullanıyor.' diye açıklamaya çalışıyoruz" dedi.

" İŞİTME OLMADIĞINDA GELİŞİMSEL ÖZELLİKLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ KAYBOLUYOR" 

İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakultesi Odyoloji Bolum Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ataş, konuyla ilgili olarak şoyle konuştu:

Turkiye'de 13 yıldır yapılan yeni doğan işitme taraması sayesinde işitme kaybı şuphesi olanların doğar doğmaz tespit edilerek, eğitim araştırma hastaneleri veya universite hastanelerine yonlendirildiğini, boylece çocukların hem tanılanma hem de rehabilitasyon surecinin hızlı başlamasına olanak sağlandığını anlattı.

Merkezi sinir sistemi ne kadar erken uyarılırsa, o denli gelişme kaydettiğini dile getiren Ataş, 1 yaşından once ameliyat yapılmadığı için işitme kaybı tespit edilen çocukların 6 ay-1 yıl arası donemde işitme cihazıyla eğitim programlarına başlatıldığını soyledi.Ataş, "Bir grup çocukta işitme kaybı çok ileri derecede olmayabiliyor, orta derecede kayıp oluyor. Orta derecede işitme kaybı olan çocuklar işitme cihazıyla gayet rahat duyabiliyor ve eğitimlerini alabiliyor. Bu durumda ameliyata ihtiyacımız olmuyor. Kullandığımız işitme cihazları da çok guçlu, çocuğun işitme kaybına uyabilecek nitelikte. Bir grup çocukta iç kulaktaki hasar daha fazla oluyor. İşitme cihazı tatmin edici bir sonuç vermediği için 1 yaş gibi koklear implant ameliyatını yapıyoruz. Tomografi ve MR ile kulağın durumunu tespit ediyoruz. Özellikle tomografiyi 1 yaşından once yapmak istemiyoruz çunku başka bazı sıkıntılara neden olabiliyor. Genellikle çocuğun 1 yaşına gelmesini bekliyoruz. 1 yaşına kadar da çocuk eğitime gidiyor" diye konuştu.Çocukların ameliyattan sonra işitme ve anlamadan kaynaklı problemlerini en aza indirmek için bir sure terapi gormesi gerektiğini belirten Ataş, "Aileler bu sureçte yoruluyor, ama bu sureci yapmazlarsa problem çok daha buyuyor. 15 aylıkken bir kulağı, 5,5 yaşındayken de diğer kulağını ameliyat ettik. Ameliyatlar oncesinde ve sonrasında işitme eğitimine devam ederek, yaşıtları gibi hayatını surdurebiliyor. Kerem'in ailesi tum bunları yapmasaydı, yaşadıkları sıkıntının belki 10 katını yaşamaya devam edeceklerdi. Şimdi Kerem, okuma yazmayı oğrendi, iş guç sahibi de olacak. Eğitim alamamış, kendini ifade edemiyor olsaydı, omur boyu birine ihtiyaç duyacaktı. Başlangıç aşamasında zorluğu attıktan sonra her şey çok daha kolaylaşıyor" dedi.Ataş, implant sonrası donemin çocuklardaki okuma, okuduğunu anlama becerisiyle ilgili olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İşitme olmadığında zihinsel ve bilişsel gelişimsel ozelliklerin buyuk bolumu kayboluyor. Biz onu tamamlamaya çalışıyoruz. Çocuklarda bu problemi aştıktan sonra eğitim donemine geldiğinde okuduğunu anlama, normal çocuklara gore bir miktar geride kalıyor. Okuma yazma ve okuduğunu anlama sureciyle ilgili problemleri bir miktar aştıktan sonraya kadar desteğin surdurulmesini istiyoruz. Beynin konuşma gelişimiyle ilgili sureci genelde 5 yaş civarı. 5 yaşına kadar işitmeyi normale çeviremezseniz, konuşmayla ilgili merkez, ozelliğini yitirmeye başlıyor. O noktadan sonra artık çok çok ozel çabayla iletişim becerisi sağlanabiliyor. Sorun ne kadar erken yakalanabilirse, beynin o konudaki fonksiyonlarını daha da fazla geliştirme şansı oluyor. Bu tur mudahaleler geç yapılırsa, beynin reorganizasyonunu hiçbir zaman erken yaşta olan haline getiremiyoruz"

V İDEO: ELLERİYLE KONUŞAN SANATÇI (GÖRME VE İŞİTME ENGELLİ)