Özet (TL;DR) @ 2018-05-18T19:40:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizler bugün bölgemizi kan ve göz yaşına boğmak isteyenlere 'dur' diyoruz. Buradaki toplantımızda, Filistinli kardeşlerimizin mücadelelerinde asla yalnız…
Turkiye
19:40 18.05.2018(Guncellendi 03:28 19.05.2018) URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizler bugun bolgemizi kan ve goz yaşına boğmak isteyenlere 'dur' diyoruz. Buradaki toplantımızda, Filistinli kardeşlerimizin mucadelelerinde asla yalnız olmadıklarını haykırıyoruz" dedi.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İslam Zirvesi Konferansı Olağanustu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde İstanbul Kongre Merkezi'nde başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışta ilk olarak divanın, başkan Turkiye ve daimi uye Filistin'in yanı sıra Afganistan ve Gine'den oluşturulmasını onerdi. Divanın onaylanmasının ardından Kur'an-ı Kerim ve şehitler için Fatiha okundu.
' KUDÜS'ÜN KADER ARKADAŞI İSTANBUL'
Zirve Donem Başkanı sıfatıyla açılış konuşmasını yapan Erdoğan, olağanustu toplantı için İstanbul'a gelen konuk ulke temsilcilerini selamlayarak, "Bugun kalbi bizimle birlikte çarpan dunyanın dort bir koşesindeki tum Kudus dostlarını da aynı şekilde sevgiyle selamlıyorum. Kudus'un sırdaşı, yoldaşı, kader arkadaşı İstanbul'a hoş geldiniz." dedi. Katılımcıların ramazan ayını da tebrik eden Erdoğan, bu mubarek ayın tum İslam alemi için hayırlara vesile olmasını diledi.
(C) AA / Kayhan Özer
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İİT
Ramazan ayının dargınlıkların unutulup, ayrılıkların bir kenara bırakıldığı, kardeşlik bağlarının guçlendiği, birlik, beraberlik ve dayanışma ikliminin en geniş şekilde hissedildiği mustesna bir donem olduğuna işaret eden Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:
- Ramazanın da ruhuna uygun bir şekilde dunyanın dort bir ucundan dayanışmalarını gostermek amacıyla İstanbul'a gelen siz misafirlerimize kardeşliğiniz, hassasiyetiniz için ozellikle teşekkur ediyorum. İslam coğrafyasının siz değerli temsilcilerini aramızda gormek, Filistinli kardeşlerimiz başta olmak uzere, tum Kudus sevdalılarına guç ve cesaret veriyor. Bugun İstanbul'da ilk kıblemiz, goz bebeğimiz Kudus'un tarihi ve hukuki statusune bir kez daha yapılan hoyratça saldırı nedeniyle bir araya geldik. Bu tarihi toplantının ve alacağımız kararların, Kudus ve tum Filistin için hayırlara vesile olmasını Allah'tan diliyorum.
' KUDÜS'E SAHİP ÇIKMAK, BARIŞA, İNSANLIĞA SAHİP ÇIKMAKTIR'
- Bugun İsrailli haydutlarca katledilen Filistinliler için harekete geçmek, tum dunyaya insanlığın halen olmediğini gostermek demektir. Bugun Kudus'e sahip çıkmak, barışa, insanlığa sahip çıkmaktır. Çunku Kudus, butun Muslumanların onuru, izzeti, harim-i ismetidir. Kudus Muslumanların ortak hafızası, ortak mirası, ortak emeğidir. Kudus aynı zamanda uç semavi dinin de mukaddes beldesidir. Kudus'e yonelik her saldırı aynı zamanda bu değerlerin, bu hassasiyetlerin tamamına yapılmış demektir.
' BÖLGEMİZİ KAN VE GÖZYAŞINA BOĞMAK İSTEYENLERE DUR DİYORUZ'
- (C) Sputnik /
Bizler bugun burada toplantımızla sadece Kudus'u işgal teşebbusune karşı tepkimizi ortaya koymuyoruz. Aynı zamanda uç semavi dinin barış içinde bir arada yaşama idealine de sahip çıkıyoruz. Bizler bugun bolgemizi kan ve goz yaşına boğmak isteyenlere 'dur' diyoruz. Buradaki toplantımızda, Filistinli kardeşlerimizin mucadelelerinde asla yalnız olmadıklarını haykırıyoruz. Bir kez daha şu gerçeğin herkes tarafından bilinmesini istiyorum; Kudus davası tum Muslumanların davasıdır, Kudus, elinde on binlerce masum Filistinlinin kanı olan bir teror devletinin insafına bırakılmayacak kadar mukaddes bir mubarek beldedir.
- Nasıl 14 Mayıs Pazartesi insanlık tarihine kara bir gun olarak kazınmışsa, 18 Mayıs Cuma da inşallah muşterek çabalarımızla insanlık onurunun kurtarıldığı bir gun olarak yazılacaktır. Ben bu salonda bulunan her bir kardeşime, Kudus'un izzetine, onuruna ve tarihi statusune sahip çıktıkları için şukranlarımı sunuyorum. Bu tavrınızın sadece din kardeşlerimiz nezdinde değil, Hristiyanlar, Museviler ve diğer inanç sahipleri için de çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Burada Siyonistleri bir kenara koyuyorum. Zaten butun bu olayların altında onlar yok mu? Onlar var. İnşallah bugun alacağımız kararlarla da bu duruşumuzu perçinleyeceğiz.
' NAZİLERE TAŞ ÇIKARIYORLAR'
- 2. Dunya Savaşı'nda toplama kampında işkenceye uğrayanların çocukları, Nazilere taş çıkartan yontemlerle Filistinlilere saldırıyor.
- Tekerlekli sandalyedekileri katletmek, annesinin kucağındaki bebekleri oldurmek nasıl izah edilebilir.
' KINAMAK ZULMÜ DURDURMADI'
- Kınamak, kızmak, bağırmak bugune kadar işgal ve zulmu durdurmadığı gibi bundan sonra da durdurmayacaktır. Muslumanlar kendi haklarını alana kadar hiç kimse bize hakkımızı altın tepside ikram etmeyecektir. Bosna'da, Suriye'de, Arakan'da ve daha pek çok yerde Muslumanlar haklı olmasına rağmen kazananlar hep gucu elinde bulunduran zorbalar olmuştur. Artık bu bozuk ve adaletsiz duzeni değiştirmenin zamanı gelmiştir. İsrail'in zulum ve katliamlarının cezasız kalmaması için yine Filistinli kardeşlerimizle birlikte çalışmalıyız. İsrail, katlettiği masumların hesabını uluslararası yargı onunde mutlaka vermelidir. Bu konunun BM Genel Kurulu nezdinde de takipçisi olacağız.
' MESELEYİ BMGK'YA GÖTÜRECEĞİZ'
- Maalesef adaletin tecellisi için atılan her adım Guvenlik Konseyi'nde ABD yonetimi tarafından veto ediliyor. Meseleyi yine BM Genel Kurulu'na goturecek, inşallah burada tum İslam ulkelerini ve vicdan sahiplerinin desteğini alacağız. Ramazan ayı boyunca kendi ulkemiz başta olmak uzere tum İslam ulkelerinde Filistinli kardeşlerimiz için yardım kampanyaları duzenleyeceğiz. Ayrıca diplomatik kanalları kullanarak tum tepkimizi ortaya koyacağız.
' ABD GERİLİM VE ÇATIŞMADAN BESLENEN ÇEVRELERİN ESİRİ OLDU'
- Maalesef iyi niyetli ikazlarımız adeta buyuk bir akıl tutulması yaşayan muhataplarımızda karşılık bulmadı. Tum uyarılara rağmen ABD gerilim ve çatışmadan beslenen çevrelerin esiri oldu. İslam İşbirliği Teşkilatı ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun iradelerini nazara dikkate almayan Amerikan yonetimi İsrail Başbakanı Netanyahu'nun ve bazı radikal evangelistlerin kuyruğuna takılmayı tercih etti. 14 Mayıs Pazartesi gunu Amerika dunyadan yukselen tepkilere rağmen İsrail Buyukelçiliği'ni Tel Aviv'den Filistin'in de başkenti olan Kudus'e taşıdı. Aynı gun kararı protesto eden Filistinli kardeşlerimize yonelik bir katliam gerçekleştirildi.
' HAYDUTLUK, VAHŞET, DEVLET TERÖRÜ'
- İsrail demokratik haklarını kullanan, çıplak elleriyle işgale direnen, aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu 62 Filistinli kardeşimizi vahşice şehit etti. İsrail'in saldırıları sonucunda bir kısmı ağır 2 bin 700 Filistinli de yaralandı. Bir kez daha ilk kıblemiz Kudus'un muhafaza ve mudafaası için canlarını feda eden tum şehitlerimize yuce Allah'tan rahmet, yaralanan kardeşlerimize ise acil şifalar diliyorum. Açık ve net soyluyorum İsrail'in yaptığı haydutluktur, vahşettir, devlet terorudur.
' İSRAİL BATILI ÜLKELERİN MAHCUBİYETİNİ FIRSAT BİLİYOR'
- Mahmut Derviş'in sut ve bal akan ulkem dediği hareketli Filistin'i kan ve goz yaşına boğmak başka nasıl izah edilebilir. İsrail hem tum dunyanın gozu onunde bu cinayetleri işliyor hem de kanını doktuğu insanları suçlayarak kendini aklamaya çalışıyor. İsrail yonetimi katliamlarını yalanlarla ortebileceğini zannediyor. Çunku hesabı hukuk onunde sorulmayan her cinayet faili daha da azdırır. İsrail de yıllardır Filistinlilere yonelik şiddet politikalarının hesabını hukuk onunde vermediği için gun geçtikçe pervasızlaşıyor, azgınlaşıyor. Kimi Batılı ulkelerin mahcubiyetini fırsat bilerek katliamlarına her gun bir yenisini daha ekliyor.
' ABD'NİN KUDÜS KARARI, İSLAM DÜNYASINA YÖNELİK YENİ OPERASYONLARIN HABERCİSİ'
-
Amerika'nın Kudus kararı, İslam dunyasına yonelik yeni operasyonların habercisidir. Eğer bu konuda bizler yeterli tepkiyi gostermezsek inanın bana bunun çok daha kotuleri gelecektir. Bu meselede elde edeceğimiz başarı ise Muslumanlar için bir donum noktası olacaktır. Bunun için once kendimizi toplayacağız sonra toplanacağız. Birbirimizle kenetleneceğiz ve Rabbimin emri ortada; 'Hepiniz toptan sımsıkı Allah'ın ipine yapışınız, tefrikaya duşmeyiniz, bolunup parçalanmayınız'. Bu ilahi emre uyacağız.
-
Bugun, burada verdiğimiz mesajların tum dunya tarafından ciddiyetle değerlendirileceğine inanıyorum. İnşallah açıklayacağımız sonuç bildirgesi, tum İslam dunyasında, tum dunyada çok daha farklı bir tesir uyandıracaktır.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.