Özet (TL;DR) @ 2018-05-16T11:00:00.000Z: Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi'nin Başkanı Valentina Matviyenko, ABD’nin İran nükleer anlaşmasından çıkma kararının uluslararası hukukun kaba bir biçimde ihlali olduğunu belirtti.



Rusya

11:00 16.05.2018URL'yi kısaltın

Rusya parlamentosunun ust kanadı Federasyon Konseyi'nin Başkanı Valentina Matviyenko, ABD'nin İran nukleer anlaşmasından çıkma kararının uluslararası hukukun kaba bir biçimde ihlali olduğunu belirtti.

Sputnik'e konuşan Matviyenko, ABD'nin İran nukleer anlaşmasından çıkma kararını ve Tahran'a 'en ust duzeyde yaptırımlar' uygulama tehdidini değerlendirdi.

' NÜKLEER SİLAHLARIN YAYILMASINI OLUMSUZ ANLAMDA ETKİLEYEBİLİR'

İran'ın nukleer programıyla ilgili Ortak Kapsamlı Eylem Planı'nın (JCPOA) imzalanmasının 'uluslararası diplomasinin en buyuk zaferi' olarak niteleyen Matviyenko, şunları soyledi: "Bu anlaşma, oncelikle nukleer silahların yayılmasını onleme açısından kesinlikle çok buyuk bir oneme sahip. Sadece Rusya değil başka birçok ulke de, ABD'nin tek taraflı olarak bu anlaşmadan çıkmasının, ciddi sonuçlar ve uluslararası gerilime yol açabilecek çok buyuk bir hata olduğu goruşunde. Bu adım, nukleer silahların yayılmasını onleme rejimini çok olumsuz biçimde etkileyebilir. Zira Ortadoğu'da, nukleer silah elde etmek isteyen bir çok ulke var. ABD'nin anlaşmadan çıkmaktaki nedenleri, argumanları ne? Bu soruları kendimize soruyoruz. Zira sadece bu anlaşmanın kotu olduğu ve (eski ABD Başkanı) Barack Obama tarafından imzalandığı yonunde açıklamalar duyduk. Dunya, bu anlaşmanın neden bozulması gerektiği yonunde tek bir ciddi arguman duymadı."

' GÜVENİN KAYBOLMASINA YOL AÇTI'

"Burada konu, sadece ABD'nin tek taraflı olarak anlaşmadan çıkması değil" diyen Matviyenko "Zira BM Guvenlik Konseyi kararıyla onaylanan ve boylelikle çok onemli uluslararası belge statusunu alan çok taraflı bir anlaşmadan soz ediyoruz. Bu nedenle anlaşmadan çıkmak, uluslararası hukukun kaba bir biçimde ihlali. Washington bu tur eylemleriyle  sorumluluk duygusundan yoksun olduğunu çok korkunç biçimde gosteriyor. Bunun nelere yol açacağını anlamamak mumkun değil. Bu, guvenin kaybolmasına yol açtı. Politikanın ongorulemez olması, anlaşmaların surdurulemez olması faktoru ortaya çıktı. ABD, bir BM Guvenlik Konseyi uyesi olarak gezegenimizde barış ve istikrarı sağlama yukumluluğunu taşıyor. Ama kendilerine bu tur şeyler yapma izni tanırken, artık hangi anlaşmaya inanılabilir?" diye ekledi.

Uzmanların ABD'nin, anlaşmadan çıkarak Avrupa Birliği ekonomisini kendine bağımlı hale getirmeyi amaçladığı yonundeki yorumlarına değinen Matviyenko, "Çunku İran'da çok sayıda Avrupa şirketi çalışıyor ve bu anlaşma kapsamı içinde faaliyet gostererek hiçbir şey ihlal etmiyor" dedi.

' ANLAŞMANIN DEVAM EDECEĞİNE İNANMAK İSTİYORUZ'

Rusya'nın, bu adımın uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiği, guvenin bozulmasına yol açtığı ve bu anlaşmanın devam etmesi için gerekli tum çabanın gosterilmesi gerektiği yonunde değişmez bir duruşu olduğunu kaydeden Matviyenko, "Anlaşmaya imza atan tum ulkeler, ki buna İran da dahil, anlaşmaya sadık kalmaya devam etmeli. Bu goruş, bugun itibariyle, anlaşmayı imzalayan tum ulkeler tarafından destekleniyor. Bu durumda, anlaşma devam edecek ve nukleer silahın yayılması tehdidi kalkacak. Ancak anlaşmayı imzalayan ulkeler, ABD'nin baskısı sonucu tereddude girer ve sadece İran değil İran'la işbirliği yapan şirketlere getirilecek yaptırımlara izin verir, boyun eğerlerse bu felakete yol açar, gerçek ticari ve ekonomik bir savaş olur. Bunun boyle olmayacağına, tum ulkelerin uzerine aldıkları taahhutlere bağlı kalacağına ve İran nukleer anlaşmasının sureceğine inanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

' AB ÜLKELERİ ABD'NİN YOLUNDAN GİTME KONUSUNDA ARTIK DAHA DİKKATLİ'

Avrupa ulkelerinin, ABD'nin baskısı sonucu tereddude duşme olasılığını da değerlendiren Matviyenko, şu ifadeleri kullandı:

"Birçok işaret, Washington'ın ongorulemez eylemlerini takip etme isteğine sahip Avrupa ulkesi sayısının giderek azaldığını gosteriyor. Sozgelimi, ABD Buyukelçiliği'nin acilen ve derhal Kudus'e taşınmasının gereği neydi? Kudus'un statusu de birçok uluslararası anlaşma ve BM Guvenlik Konseyi kararıyla belirlenmiş durumda. Bunu bozmanın hiçbir nedeni yoktu. Gelin şu soruları soralım: Buyukelçiliğin taşınması Ortadoğu'da barış ve istikrarı guçlendirir mi? Ortadoğu'da çozume katkıda bulunabilir mi? İsrail ile Filistin arasında kalıcı barış için gerekli koşulları yaratır mı? Elbette hayır. Bunun tekrar durumu alevlendirdiği, çok sayıda kişinin olumune yol açtığı ortada. Birileri bunun hesabını vermeli. Avrupalıların giderek daha dikkatli hareket ettiğini gosteren diğer ornekler de var. Eskiden Washington'ın tum emirlerine koru korune bir bağlılık gozlemliyorduk, şimdi durum değişti. Yeni durum, İran nukleer anlaşmasının devam edeceği, Avrupa, Çin ve diğer tum ulkelerin baskıya dayanabileceği umudunu veriyor. Bu tum dunyada barış ve istikrar için son derece onemli."