Özet (TL;DR) @ 2018-05-16T05:55:38.000Z: Hemşirelerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Prof. Ayişe Karadağ, "Türkiye'de hemşire olmanın ilave zorlukları var" dedi. Türkiye’de hemşirelik eğitimindeki en önemli sorunun, eğitimin lise düzeyinde…



Hemşirelik mesleği sağlık hizmetlerinin en onemli ayaklarından biri. Hem toplumun hastalıklardan korunmasında rol oynayan hem de sağlığın bozulması durumunda hekim tarafından verilen tedaviyi yapan, hasta bakımını planlayan, uygulayan, denetleyen ve izleyen kişi olması nedeniyle hem şirelik çok onemli bir meslek. Hasta bedenleri şifalandırmak için emek harcayan, gunduz mesaileri ile gece nobetleri arasında koşuşturan, hasta ve hasta yakınlarıyla iletişimde her zaman "guler yuzlu" olmaları beklenen hemşireler, uzun çalışma saatleri, ağır iş yuku, ucretlendirme, eğitim, ozluk haklar gibi birçok başlık altında irdelenebilecek sorunlarla karşılaşıyor. Çok sayıda hemşire ise butun bu mesleki zorluklara ve gosterdikleri fedakarlıklara rağmen hak ettikleri değeri gorememekten şikayetçi

12- 18 Mayıs Hemşirelik Haftası nedeniyle hem şirelerin yaşadığı sorunlara değinen  Koç Üniversitesi Hemşirelik Fakultesi Dekanı Prof. Dr. Ayi şe Karadağ, hemşireliğin varoluş nedeninin insanın "bakım" ihtiyacı olduğunu soyluyor.

" HEMŞİREYE VERİLEN DEĞER, TOPLUM SAĞLIĞINA VERİLEN DEĞERİN YANSIMASI"

Hemşirelerin, bireyler ve toplumlar için vazgeçilmez bir hizmeti sunduklarını ve bu hizmetin, insan henuz anne karnındayken başlayıp olume kadar devam eden kesintisiz bir sureç olduğunu vurgulayan Karadağ, İngiltere gibi bu hizmetin onemini kavramış toplumların hemşirelik mesleğinin gelişmesini her zaman desteklediklerini belirterek şunları soyluyor: "Bakım, insanın temel bir ozelliğidir. İnsan bakan, bakılan, bağımsız yaşayamayan bir varlıktır. Buyumek, gelişmek, sağlıklı, mutlu ve uretken yaşayabilmek için bakım elzemdir. Bu denli onemli olan bakımın profesyonelleşmiş hizmete ve bir mesleğin uğraş alanına donuşmesi 'hemşirelik bakımı'nın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu nedenledir ki gelişen bilim ve teknolojinin birçok mesleğin doğasını değiştirmesine, ortadan kaldırma tehlikesi oluşturmasına rağmen 'bakım' ihtiyacı, ozellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan nufusun artmasına paralel olarak tum dunyada artmaktadır.

Hemşireler, toplumu bilgilendirerek sağlığın korunmasında, geliştirilmesinde ve hasta olduklarında ise en yakınlarının bile yapamayacağı tum bakım hizmetlerini vererek insanların yeniden sağlıklarına kavuşmalarında oncu olan sağlık çalışanlarıdır. Bu nedenledir ki aslında toplumun, devletlerin, hukumetlerin hemşireliğe verdikleri değer, katkı, haklar ve algılar ozunde kendi sağlıklarına verdikleri değerin yansımalarıdır."

Prof. Dr. Ayişe Karadağ Prof. Dr. Ayişe Karadağ

" HEMŞİRELİĞİN TÜRKİYE'DE İLAVE ZORLUKLARI VAR"Mesleğini severek ve yuksek motivasyonla yapan hemşireler olduğu gibi, sorun ve sıkıntılara katlanarak çalışmak durumunda olan hemşireler de var. İsmini açıklamak istemeyen ancak "Mesleğimi buyuk bir heyecanla yapıyorum, insanlara şifa vermek beni son derece mutlu ediyor" diye konuşan hemşirelerin yanı sıra, "Gece nobetleri, uzun çalışma saatleri ve ay sonunu zar-zor getirmeme ancak yetecek kadar maaşımla, başka seçeneğim olsa bu mesleği yapmam" diyen hemşireler de var. Bu bağlamda "Turkiye'de hemşire olmak sizce kolay mı, zor mu, iyi mi, kotu mu?" şeklindeki soruya, hemşirelik eğitimi veren Profesor Karadağ'ın yanıtı: "Öncelikle belirtmek isterim ki bu sorunun kendisi zor. Aslında her meslek gibi hemşirelik de bu zıtlıkları kendi içinde barındıran bir meslek. Cevaplamaya kolay kısımları ile başlayayım. Hemşirelik 'iyi' bir meslek. Çunku mesleğin felsefesinde, doğasında bir başkasına planlı iyilik yapmak, yarar sağlamak var. Bir meslek duşunun ki profesyonelce icra ettiğinizde her gun yuzlerce insana fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak 'iyi' olması için yardım ediyorsunuz. Bu harika bir gorev. Ancak hemşirelik kolay bir meslek değil, zor bir meslek, Turkiye'de ise ilave zorlukları var."

" YIPRANMA PAYI ÖZLÜK HAK OLARAK VERİLMELİ"

Hemşirelik mesleğinin Turkiye'de ilave zorluklarla yapıldığına vurgu yapan Prof. Karadağ, oncelikle yasal duzenlemeden kaynaklanan sorunlara dikkat çekiyor, pratikte yaşanan diğer zorlukların başlıca nedenlerini ve çozum onerilerini ise şoyle ozetliyor:

"Yasal duzenlemelere ilişkin yetersizlikler var. 2007 yılında yapılan Hemşirelik Kanunu ve ona bağlı yonetmeliklerde bazı duzeltmelere ihtiyaç duyuluyor. Örneğin sağlıklı toplumlar için elzem olmasına rağmen yok edilen 'Halk Hemşireliğinin'  yeniden tanımlanması ve gorevlerinin belirlenmesi gerekiyor. Hastanelerde hemşirelik bakım hizmetleri y oneticilerinin, hemşirelik dışındaki sağlık çalışanlarından oluşmaması, yani bunların hemşire olması gerekiyor. Yanı sıra uzun çalışma saatleri kısaltılmalı, hemşirelerin i ş yuku azaltılmalı, hemşire başına duşen hasta sayısı standartları belirlenmeli ve uygulanmalı. Hemşireler, hem şirelik dışı gorevlerde çalıştırılmamalı, y ıpranma payı ozluk hak olarak verilmeli, gece ve ozellikli birimlerde çalışan hemşirelerin u cretleri iyileştirilmeli."

Ç alışma şartlarına ilişkin sorunları bu şekilde aktaran Dr. Karadağ'a gore, Turkiye'de hemşirelik mesleğinde yaşanan en onemli sorunlardan biri de eğitim. Turkiye'nin 1955 yılında hemşireliği universite duzeyinde, lisans programına temellendirmiş oncu ulkelerden olduğunu belirten ve hemşirelik eğitiminin lisans duzeyinde verilmesi gerektiğini vurgulayan Karadağ'ın bu konudaki goruş ve onerileri ise şu şekilde: "Bugun 124 lisans eğitim programına devam eden oğrenci sayısı 71.538'dir.  Lisans eğitim programlarına ilişkin en onemli sorun yuksek kontenjanlardır. Öğretim elemanı başına duşen oğrenci sayısı ulkemizde 45 olup bu rakam, dunyanın hiçbir yerinde bu denli yuksek değildir. Memnuniyetle belirtmek isterim ki Yuksekoğretim Kurumu konuyu gundemine almış, bizlerle yakın ilişki içinde çalışarak hemşirelik eğitiminde oğretim uyesini artırma, ozellikle de yurt dışı doktora burslarında hemşireliği destekleme konusunda onemli adımlar atmıştır.

" EN ÖNEMLİ SORUN SAĞLIK MESLEK LİSESİ DÜZEYİNDE EĞİTİM VERİLMESİDİR"

Ancak bana gore T urkiye'de hemşirelik eğitimindeki en onemli sorun hala sağlık meslek lisesi duzeyinde hemşire yetiştirilmesidir. Eğitimci kadrosu olmayan, AB'nin belirlediği standartların hiçbirini taşımayan, henuz kendi bakımını bile ustlenebilecek fizyolojik ve psikolojik olgunluğa erişmemiş çocuk yaştaki bu hemşireler ve hemşire yardımcıları, hem kendi sağlıklarının geleceği hem de 'bakım' gibi ağır bir yukun travması altına konularak toplumun sağlığı ve guvenliği için ciddi tehlike oluşturmaktadır.

" UZMAN HEMŞİRELER 'UZMAN' KADROSU İLE İSTİHDAM EDİLMİYOR"

Ülkemizde 1968 yılından beri yuksek lisans ve doktora programları ile uzman hemşire yetiştirilmektedir. 2007'de değişen Hemşirelik Kanunu ile Sağlık Bakanlığı uzman hemşireyi tanımladı. Ancak uzmanl ık diploması onaylanmış olan hemşire meslektaşlarımız alanda 'uzman' kadrosu ile istihdam edilmemekte ve uzmanlığın sağladığı ozluk haklarından yararlanamamaktadır. Bu durum, uzman hemşirelerin hastanelerden ayrılmasına ve farklı sektorlere kaymasına yol açmaktadır. Oysa hasta bakım kalitesinin iyileştirilmesi ve toplum sağlığının korunması için uzman hemşirelerin alanda istihdamı olukça onemlidir.  İdeal hemşirelik eğitimi, universitede lisans duzeyinde, uzman oğretim elemanları, yeterli laboratuvar ve klinik uygulama alanlarını içeren, mezunlarına bilimsel bilgi ile bakım verebilme, kritik duşunme, etik davranabilme ve sorumluluk alabilme yeterliklerini kazandırabilecek nitelikte olmalıdır. Bu standartlar ise ancak hemşirelik eğitim programlarının akredite edilmesi ile sağlanabilecektir."

V İDEO: DİKKATLİ HEMŞİRE, KAYIP ALZHEIMER HASTASINI AİLESİNE KAVUŞTURDU