Özet (TL;DR) @ 2018-05-13T22:52:40.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Londra'da Türken Vakfı'nın düzenlediği etkinlikte konuştu. 24 Haziran'ın Türkiye için bir kırılma noktası olduğunu söyleyen Erdoğan, "24 Haziran'da Türkiye'nin vizyonu…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İntercontinental Otel'de duzenlenen akşam yemeğinde, TURKEN Vakfı mensubu oğrencilerle bir araya gelerek, katılımcılara hitap etti. Konuşmasına, tum katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, TURKEN ailesiyle son olarak BM Genel Kurulu vesilesiyle New York'ta bir araya geldiklerini hatırlattı. Yurt dışı seyahatlerinde resmi programı haricinde, ozellikle eğitim ve oğretimlerini ilerletmek için bulunan oğrencilerle bir araya gelmeye çalıştığını soyleyen Erdoğan, onların duşuncelerini oğrenmeye ve varsa dertlerini dinlemeye gayret ettiğini dile getirdi.Erdoğan, gittikleri her yerde iftihar tablolarına ve birbirinden değerli başarı hikayelerine şahit olduklarını belirterek, Anadolu'nun dort bir yanından gelen gençlerin, dunyanın en iyi okullarında, en buyuk şirketlerinde, Turkiye'nin adını gururla temsil ettiklerini soyledi. Bu gençlerin, milletin goğsunu kabarttığını dile getiren Erdoğan, "İnşallah sizlerin de bu başarı kervanında yerinizi alacağınıza inanıyorum. Tahsilinizi TURKEN oğrencilerine yakışır bir şekilde tamamladıktan sonra çok daha donanımlı bir şekilde ulkemize donerek Turkiye'nin kalkınma hamlesine omuz vermenizi, destek olmanızı bekliyorum. Buradaki her arkadaşımın gozunde ben bu ideali, bu şuuru ve kararlılığı goruyorum. TURKEN oğrencilerinin buyuk ve guçlu Turkiye davasına, tıpkı hedefe giden bir ok gibi kilitlendiklerini biliyorum." diye konuştu. İnsanın hayal kurabildiği muddetçe diri olduğuna işaret eden Erdoğan, kimsenin cesaretlerini hırpalamasına musade etmeyeceklerini soyledi. Her zaman ifade ettiği bir prensibi tekrar etmek istediğini ve bu ilkenin, gençlere ornek olmasını temenni ettiğini dile getiren Erdoğan, şoyle devam etti:"Unutmayın, iman varsa, inanç varsa, imkan da vardır. Şayet bir kişi, kendisini davasına vakfetmişse, ustesinden gelemeyeceği hiçbir engel yoktur. Başarının anahtarı ideallerinizi gerçekleştirme yolunda ortaya koyduğunuz azim, dirayet ve disiplindir. Elbette dunya hayatı dikensiz bir gul bahçesi değildir, asla da olmayacaktır. Dunya hayatı, hepimiz için meşakkatlerle, sıkıntılarla, zorluklarla, kimi zaman da lutuflarla ve ilahi ikramlarla dolu bir imtihan aracıdır.Rabbimiz oyle buyuruyor, 'Ellezi halakal mevte vel hayate liyebluvekum eyyukum ahsenu amela ve huvel azizul gafur'. Şunu bileceğiz yani; dunya hayatı, olum, butun bunlar bizim için birer imtihan vesilesidir. Bakalım hangimiz daha iyi amellerde bulunacağız. Öyleyse bu hayatı bizim iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Kimi zaman bir sıkıntı, bin hayır kapısını açar. Boylesi gunlerde bize duşen şoyle demektir; 'Gamına gamlanıp olma mahzun, demine demlenip olma mağrur, ne dem baki, ne gam baki, ya hu', bu yolda boyle gideceğiz. Bu dunyada ne gam, ne dem, baki değildir. Kalıcı olan yegane varlık, bizi ve kainatı yaratan yuce Allah'tır, bir de bu gok kubbede baki kalan, gonullere diktiğiniz iyilik fidanlarıdır."Milletin tarih boyunca kurduğu vakıflar aracılığıyla geride hoş bir seda bırakmanın gayreti içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, bu muesseselerin, kuş yuvası yapımı, eğitim, sağlık gibi yuzlerce farklı alanda hizmet verdiğini hatırlattı.TURKEN Vakfı'nın da boyle yuce ve ince bir duşuncenin urunu olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bu vakfa omuz veren hayırsever dostlarımız, kardeşlerimiz de bu incelik içerisinde bu vakfa bugune kadar sağ olsun omuz verdiler ve bu vakıf da her geçen gun gerek ulusal, gerekse uluslararası bazda buyumeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Her ne kadar TURKEN'in kuruluşu 3-4 yıl oncesine dayansa da koklerinde adeta asırlık bir birikimin izleri vardır." dedi.TURKEN Vakfı'nın bu guçlu geleneğin de etkisiyle kısa surede ciddi mesafe katettiğinin gorulduğunu soyleyen Erdoğan, "Vakfımız, kurumsallaşmasını suratle tamamlayarak uzun yıllar fetocu alçakların musallat olduğu yurt dışı eğitim alanında hemen kolları sıvadı ve çalışmaya başladı." diye konuştu.Vakfın yurt dışındaki gençlere aile sıcaklığını aratmayan imkanlar sunduğunu ve sunmaya devam edeceğini soyleyen Erdoğan, "TURKEN İngiltere, sadece evlatlarımızın eğitim ihtiyaçlarını karşılamakla da kalmadı, vakfımız aynı zamanda, Birleşik Krallık'taki sivil toplum kuruluşlarıyla samimi munasebetler kurarak işte bugun burada olduğu gibi Muslumanlarla işbirliğimizin daha da gelişmesine, guçlenmesine katkı sağladı." dedi. Duzenlenen etkinlikler vasıtasıyla, farklı vesilelerle gonul koprulerini daha da perçinlediklerini belirten Erdoğan, "Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrasında, vakfımızın tesis ettiği bu ilişkilerin ne kadar onemli ve değerli olduğunu bir kez daha gorduk. Turkiye'nin gerçek dostlarıyla sahtelerin ayrıştığı, maskelerin duştuğu o kritik gunlerde, Birleşik Krallık'taki kardeşlerimiz, bizimle tam bir dayanışma içerisinde oldu." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi İngiltere'de buyukelçilik onunde toplanan vatandaşların, dua ve heyecanlarıyla Turkiye'deki kardeşlerine destek olduklarını bildiklerini ifade ederek, "Birleşik Krallık Hukumeti de 15 Temmuz darbe teşebbusu karşısında sergilediği duruşla pek çok muttefiklerimizden farklı bir konumda yer aldı. Başbakan Sayın May, şahsımı, Dışişleri Bakanı Johnson da Dışişleri Bakanımızı arayarak darbeyi lanetlediklerini, ulkemizle tam bir dayanışma içerisinde bulunduklarını ifade ettiler. Ayrıca darbe girişiminden hemen 5 gun sonra Bakan Alan Duncan, ulkemizi ziyaret eden en ust duzey Batılı yetkili oldu." diye konuştu. Bakan Duncan'ın bu ziyaretini ve Başbakan Theresa May'in geçen yıl yaptığı resmi ziyareti, iki ulke dostluğunun nişanesi olarak gorduklerini soyleyen Erdoğan, "İnşallah bu ziyaretimiz sonrasında, Turkiye Birleşik Krallık munasebetlerinin daha da guçleneceğine inanıyorum." dedi. Dunyanın baş dondurucu bir şekilde değiştiğini ve gençlerin bu değişimi ilk fark eden, goren bir nesil olduğuna işaret eden Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:"Elbette her değişimin sancıları, sıkıntıları, zorlukları olur. Dunyamızın içinde bulunduğu bu sureç de sorunsuz, problemsiz değildir. Muslumanlar olarak bizler, bu değişim surecinden en fazla etkilenen kesimlerin başında geliyoruz. Suriye, Irak, Yemen, Libya, Afganistan gibi kardeş ulkeler, adeta emperyal guçlerin kozlarını paylaştığı bir deneme tahtasına donuştu. Petrol ve yer altı zenginliklerini kontrolu için verilen hiçbir ahlakı olmayan bu kanlı mucadelenin bedelini, maalesef hep Muslumanlar odedi, halen de oduyor.Asırlardır eman yurdu, ilim ve hikmet merkezi olan kadim şehirlerimizden, bugun mazlumların yurek dağlayan feryatları yukseliyor. Humus'un, Halep'in, Basra'nın, Sana'nın kutuphanelerinin, camilerinin, çarşılarının, mahallelerinin çoğu bugun vuruldu, yıkıldı, talan edildi. 2003'ten beri Irak'ta 1,5 milyonun uzerinde kardeşimiz iç çatışmaların ve bombaların kurbanı oldu. Suriye'de 7 senedir aralıksız devam eden kriz çoğu kadın, çocuk ve yaşlı 1 milyon insanın canını aldı."Yaklaşık 3,5 milyonu Turkiye'de olmak uzere 13 milyona yakın Suriyeli'nin evini, barkını, şehrini terk ederek başka yerlere sığındığını dile getiren Erdoğan, bu multecilerin bir kısmının da umudu ve kurtuluşu Avrupa ulkelerine yonelmekte aradıklarını anımsattı.Bu amaçla bir çok insanın canlarını tehlikeye atarak uzun ve zorlu yolculuklara katlandıklarını ve kimi zaman da hayatlarını kaybettiklerini soyleyen Erdoğan, "Hiç ummadıkları, asla tahayyul edemedikleri bir manzarayla da, ne yazık ki, o gitmeyi arzu ettikleri ulkelerde karşılaştılar. Demokrasinin beşiği iddiasındaki ulkelerde, kendilerini ırkçılığın, İslam duşmanlığının, yabancı karşıtlığının karşıladığını gorduler. Sozde insan hak ve hurriyetlerinin hamisi gozuken birçok Batılı devletin, konu multeciler olunca bu değerleri bir anda unuttukları ortaya çıktı. Bugun Avrupa ulkelerine şoyle bir goz attığımızda, Suriyeli, Asyalı, Afrikalı goçmenlerin mazlum değil, tehdit olarak kabul edildiğini goruyoruz. Özellikle de zenofobi ve İslamafobi 1930'ların sonlarındaki antisemitizmden çok daha buyuk bir toplumsal hastalık olarak Avrupa'nın bunyesini çurutuyor.
Batı'da artık dış gorunuşu, dili, dini, ten rengi farklı olanın hayat alanı da ne yazık ki daralıyor. Biz Turkiye olarak, sadece Suriye'den ulkemize sığınan 3,5 milyon insanı bağrımıza basarken, ekonomik gucu bizden kat be kat yuksek devletlerin, goçmenleri gettolara, toplama kamplarına mahkum etmesi, insanlık adına çok buyuk bir utanç kaynağıdır. Multeci meselesi, yeri geldiğinde bize insan hakları dersi vermeye yeltenen pek çok ulkenin yuzundeki makyajı akıtmış, gerçek suratları ortaya çıkarmıştır. Turkiye son çeyrek asrın en çetin insanlık imtihanından alnının akıyla çıkarken, demokrasi havarisi Batılı ulkelerin çoğu sınıfta kalmıştır."
" DOĞU KUDÜS, FİLİSTİN'İN BAŞKENTİDİR"
Gençlere, 600 yıl boyunca uç kıta yedi iklimde adalet dağıtmış bir cihan devletinin mirasçıları olduklarını belirten Erdoğan, mazlumların kanı uzerinde huzur ve refah inşa edilemeyeceğini soyledi.
Erdoğan, şoyle devam etti:"Şimdi yarın bir adım atılıyor, nedir? İşte Kudus İsrail'in başkenti olacakmış. Başta Amerika olmak uzere Kudus'u, İsrail'in başkenti olarak tanıyacaklarmış. Ya, ne olarak tanırsanız tanıyın. Birleşmiş Milletler'de bunun oylaması, her şeyi yapıldı. 128 ulke, tavrını çok açık, net ortaya koydu. Yanınızda derme çatma 7-8 tane adı ulke, bir yerleri buldunuz. O da yaptığınız telefon goruşmelerinin haddi hesabı yok. 'Ben size şu kadar para veriyorum. Öyleyse oyunu bu istikamette kullan' demek suretiyle adımlar attınız. İstediğiniz kadar atın. Kudus, hele hele Doğu Kudus, Filistin'in başkentidir. Bunu İslam dunyası olarak biz boyle biliyoruz. Biz birileri gibi petrol, altın ve elmas için insanları birbirine kırdırmadık, kırdırmayız. Ama o birileri bunu yaptı."
" TÜRKİYE BUGÜN DE ADALETİN TESİSİ İÇİN MÜCADELE VERİYOR"
Musluman'ın kendisi için neyi arzu ediyorsa, kardeşi, dostu için de aynısını istemekle mukellef olduğuna dikkati çeken Erdoğan, her hal ve şart altında, Muslumanın adaletle davranmak, hakkın rızasına uygun hareket etmek zorunda olduğunu kaydetti.Erdoğan, Turkiye'nin bu amaçla dun olduğu gibi bugun de barışın, adaletin, istikrarın tesisi için mucadele verdiğine işaret ederek, "Baskılar karşısında eğilip bukulmeden, kınayıcıların kınamasına aldırmadan, her zeminde hakkı ve hukuku savunuyoruz. Nasıl ortak geleceğimizi tehdit eden kulturel ırkçılığa ve faşizme karşı çıkıyorsak, aynı şekilde DEAŞ/FETÖ/El Kaide/PKK gibi eli kanlı çetelerle de mucadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
" TERÖRİST ETİKETİYLE YAFTALANMASINA RIZA GÖSTERMEYECEĞİZ"
Bazı muttefiklerin yaptığı gibi teroristleri, ideolojisine, kimliğine gore tasnif etmediklerini ve insanlık duşmanlarının tamamını lanetlediklerini vurgulayan Erdoğan, "Bizim gozumuzde DEAŞ'lı canilerin alçakça katlettiği Manchesterlı, Parisli siviller ile Esed rejiminin bombaları altında can veren Hamalı, Humuslu kardeşlerimiz arasında fark yoktur." ifadesini kullandı.Turkiye'nin muarızları, muhatapları ve muttefikleri, teroristler arasında ayrım yapsa da Turkiye'nin, asla ayrım yapamayacağını vurgulayan Erdoğan, ne terore ne de teror bahanesiyle, Muslumanların terorist etiketiyle yaftalanmasına rıza gostermediğini ve gostermeyeceğini ifade etti.Erdoğan, Turkiye'nin mucadelesinin, Filistinlilerin, Arakanlıların, Turkistanlıların, mazlum Asya halklarının mucadelesi olduğuna işaret ederek, Turkiye'nin bu mucadelesine gençlerin cansiparane bir şekilde sahip çıkmasını istedi.FETÖ'cu ve bolucu alçakların iftiralarına boyun eğilmemesi ve Turkiye'ye yonelik propagandaların boşa çıkarılması gerektiğini anlatan Erdoğan, yurt dışında ve gumruk kapılarında, 7 Haziran'da oy kullanma işleminin başlayacağını hatırlattı.
" BU HASSASİYETLE YAKLAŞMANIZI İSTİYORUM"
Erdoğan 24 Haziran'da, Cumhurbaşkanı ve 27. Donem Milletvekili Genel Seçimleri'nin yapılacağını anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:"24 Haziran seçimleri, ulkemizin onunde yeni bir donemin açılacağı, gerçekten çok kritik seçimlerdir. Bu seçimlerde sadece cumhurbaşkanı ve milletvekilleri belirlenmeyecek, aynı zamanda Turkiye'nin 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonu da oylanacaktır. Bu seçimin sonucuna gore ulkemiz, ya 16 yıldır aralıksız surdurduğu demokrasi ve kalkınma hamlesini devam ettirecek ya da çetin mucadeleler sonunda elde ettiği pek çok kazanımı heba olup gidecektir. Sizlerden seçim surecine bu hassasiyetle yaklaşmanızı ozellikle istiyorum. İnşallah sizin, ailenizin ve tum arkadaşlarınızın oy tercihlerinin, buyuk ve guçlu Turkiye'den yana olacağına inanıyorum."
Erdoğan, 16 Mayıs'ta başlayacak ramazan ayı dolayısıyla katılımcıların ramazanını tebrik ederek, bu ayın, ulke, millet ve İslam alemi için hayırlara vesile olmasını Allah'tan niyaz etti.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.