Özet (TL;DR) @ 2018-05-13 18:11:14.006915: Francesc Miralles ile Hector Garcia’nın kaleme aldığı Ikigai, çoksatan kitap. Ikigai, kabaca ‘hep meşgul kalarak mutlu olmak’ demek. Yataktan kalkmak için bir sebebin olması... Okinawa’nın Ogimi…
Bir İspanyol, nasıl oldu da Japonların yaşam tarzı uzerine kitap yazdı?
- Hector 14 yıldır Japonya'da yaşıyor, eşi Japon. Hareketleri, tepkileri ve duşunuş biçimi bile bir Japon gibi artık. Bense uzun yıllardır Japonya kulturune ilgi duyuyorum. Biz bu işe kalkıştığımızda, Japonya'da dahi Ikigai hakkında yazılmış bir kitap yoktu. Bazen uzaktan bakanlar, içinde yaşayanlardan daha berrak bir bakış açısı getirebiliyorlar.
* Kitaba ilginin sebebi ne sizce?
- Bugune kadar yaşlanmanın olumsuz yonleri one çıktı hep. Hastalıklardan, yalnızlıktan, yoksulluktan bahsedildi. Biz Ogimi'de başka turlu yaşlanmanın mumkun olduğunu gorduk. Gençliğinizdeki heyecanı koruyarak, aktif kalarak yaşlanabilirsiniz.
* İkigai kabaca 'hep meşgul kalarak mutlu olmak' demek. Bu ne tur bir meşguliyet? 100 yaşına kadar çalışın mı diyorsunuz?
- Barcelona'da yuzbinlerce yaşlı insan, kanepelerinde tek başına oturup tum gun televizyon izliyor. Yaşamla bağları yok. İşte bu Ikigai'nin tam zıttıdır. Herkes yaşına ve fiziksel kapasitesine uygun bir meşguliyet bulabilir. Emekli olduktan sonra hayatınızın asıl anlamını keşfedebilirsiniz. Babam 59 yaşında işten çıkarılmıştı. 16 yaşından beri çalışıyordu. Kendini işe yaramaz, yalnız hisseti. Tum gun televizyon karşısında oturmaya başladı. İş yerindekiler dışında arkadaşı da yoktu. İki yıl sonra hastalandı. İşten çıkarıldıktan uç yıl sonra ise oldu. Japonya'da insanlar kendilerini emekliliğe hazırlıyorlar. Bize gore emeklilik, olumden bir onceki adım. Başkalarına faydamızın dokunacağı kuçuk planlar yapabiliriz.
* İnsanın hayatta tek bir Ikigai'si mi olur?
* Hayır, biz değiştikçe Ikigai'miz de değişebilir. Bana kalırsa bir omur boyunca birkaç kez doğup oluyoruz. İnsanlar 10-15 yıllarını bir mesleğe adadıktan sonra artık zevk almadıklarını fark edip yeniden başlayabiliyor. Aynı şey dul kalanlara, boşananlara da oluyor. Kendinizi yeniden yaratmanız gerekiyor. Ama bazılarının hayatta tek Ikigai'si oluyor. En tipik orneği doktorlar.
Do ğayla tekrar ba ğlantı kurun
* Diyelim ki Ikigai 'mizi kaybettik veya hiç olmadı. Ne olduğunu nasıl buluruz?
- Logoterapi'nin yaratıcısı Viktor Frankl'a gore, hayat amacını bilmiyorsan amacın onun ne olduğunu bulmak olmalı. Bunun için de farklı şeyleri denemen gerekir. Başka bir mistik ise ne istemediğini bul, onları eledikten sonra geriye kalan senin hayat amacındır diyor. Randy Pausch'a gore, ileri yaşta kendini kaybolmuş hissediyorsan, sebebi gençlik hayallerini unutmuş olmandır. Onları yeniden hatırlaman gerek. Kuçuk yaşlardan itibaren gunluk tutmak faydalı olabilir.
* Bat ı, neden hep mutluluğun sırrını Doğu'da arıyor?
- Bence bu iki yonlu işleyen bir durum. Mesela Japonların hayat boyu uç dini oluyor. Doğduklarında şintoistler. Evlilik çağına geldiklerinde Hıristiyan oluyorlar, çunku Hıristiyan evlilik seremonisi onlara sempatik geliyor. Budist olarak oluyorlar, çunku Budizm varoluş uzerine içlerini rahatlatıyor. Hıristiyan ulkelerin pek çoğunda gençler manevi bakımdan eksiklik hissediyor ve cevap bulmak için dışarıya bakıyor. Belki kiliseye gitmek yerine Zen meditasyonu yapmak daha havalı geliyor. Ya da katı kurallar olmayışını benimsiyorlar.
* Kitapta olumsuzluğu, insanlığın yaklaşmakta olduğu bir yon olarak sunuyorsunuz. Hayatı bu kadar kıymetli yapan, olumlu olduğumuzu bilmek değil mi?
- Zeki insanlar için oyle. Dunyadaki zamanını en iyi şekilde kullanmak... Marcus Aurellius, 'Ölumden değil, hayata başlayamamaktan kork' diyor. Fakat bilimsel açıdan bakarsak biyoloji, olumsuzluğu yakalamaya çok yaklaştı. Bu da bizi bilimkurgunun sınırlarına taşıyor.
* Mutlu bir hayat yerine tatmin edici bir hayat ı kovalamak daha onemli değil mi?
- Mutluluğun fazla abartıldığı doğru. Kimse mutlu olmaya zorlanmamalı. Zaten mutluluk sure giden bir hal değildir. Zaman zaman yakalanan anlardır. Hayatta acı veren şeyler var. Bunları da hakkını vererek yaşamak lazım.
Ge çmişten pişmanlık duymayın, gelecekten korkmay ın
* Ama siz de mutluluk uzerine bir kitap yazdınız...�
- Bence bu basit bir hayatın, hayatın anlamını bulmanın mutluluğu uzerine bir kitap. Surekli mutluluktan zıplayın demiyor.
* Uzun ya şamak, bu yuzyılın saplantısı gibi. Bunun için hayatın pek çok zevkinden vazgeçmemiz oğutleniyor. Sağlıklı olmak yeni bir ahlak kuralı mı?
- Evet haklısınız. Çunku gençlik ve guzellik yuceltiliyor. Herkes genç, sağlıklı, başarılı olmak zorunda. Ama bu guzellik ve gençlik urunlerinden gelir elde eden şirketlerin yarattığı bir yanılgı. Hayatınızla, kendinizle barış içindeyseniz genç ve guzel olmak zorunda değilsiniz. Mutluluk başkalarına gosterilen bir urun artık. Sosyal medyadaki fotoğraflara bakacak olursanız hayat daimi bir parti, kimse hastalanmıyor.
- Sizden mutlu ve tatmin edici bir hayat ın reçetesini istesem, ne yazardınız?
- Kendinizi ve diğerlerini kusurlarıyla kabul edin derdim. Çunku olmadığımız gibi davranırken buyuk sıkıntı içine sokuyoruz kendimizi. Kimseyi değiştirmeye çalışma. Zamanın kıymetini bil. Akşam yatağa girdiğinde, o gunun yaşamaya değdiğini duşunecek bir şey yapmış ol. Bir arkadaşla guzel bir sohbet etmek, iyi bir kitap okumak, film izlemek gibi... Buyuk şeyler olmak zorunda değil.
Benim şu andaki Ikigaim, insanların gizli yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olmak. Bunun için piyanoyla bir yontem geliştirdim.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.