Özet (TL;DR) @ 2018-05-13 18:10:21.363486: Yavuz Bingöl’le arkadaşlığımız 25 yıla, daha onun ilk albümünü çıkarmadığı, bilardo oynayıp muhabbet ettiğimiz günlere dayanır… Bugün eski dostlarının pek çoğu Yavuz’a kızıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı…



◊ "Afrin turkusu" olarak bilinen "Milletin Duası"ndan başlayalım...

- Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP grubundaki talihsiz konuşmasının ardından, bu turku ve klip iyi bir cevap oldu. O açıdan onemli buluyoruz. Biz usturuplu bir şekilde basına açıklamamızı da yapmıştık zaten...

◊ T urkuyu hangi sanatçıların soyleyeceğine kim karar verdi?

- O listeyi daha çok Cumhurbaşkanlığı yapıyor. Tabii danıştıkları isimler var. Hatay ziyaretine gelemeyenler oldu biliyorsun. "Bizim haberimiz olmadı" diyenler çıktı. Ben ağır taraf olan sanatçılar dışında herkesin davet edildiğini duşunuyorum. Özellikle resepsiyonlara. Gelen geliyor, gelmeyen gelmiyor...

◊ Ama Hatay 'a davet edilmeyen isimler gerçekten var...

- Evet. Hızlı gelişen bir sureç olduğu için oyle olmuş olabilir. Başka bir neden bulamıyorum.

◊ "Milletin Duası"nı Cumhurbaşkanı Sozcusu İbrahim Kalın'la birlikte yazdınız, Hatay'dan dondukten sonra mı kaleme aldınız?

- Bir de Ümit Yılmaz var, uçumuz yazdık. Biz Afrin'e gittiğimiz zaman o turku vardı zaten. Sadece birkaç sozunden emin değildik. Sayın İbrahim Kalın birkaç sozunde daha oynadı, "Şurayı şoyle yapalım" dedi.

◊ Afrin 'den once neden boyle bir turku yazmıştınız?

- Mehmetçik için yazdığımız bir turkuydu. Daha once biliyorsun Erol Parlak'ın da "Mehmet'e Ağıt" diye bir şarkısını kullanmıştık. Klibini çektik hatta. İbrahim Kalın, ben ve Erol Parlak. Afrin harekatı başladığında şehitler olunca yaptık bu turkuyu. Sonra oraya gidince ve birileri de çıkıp bizim oraya gitmemize laf soyleyince, biz de şarkıyı bitirip klibini çektik. Bence en guzel cevap da o oldu eleştirilere.

KILI ÇDAROĞLU'NU MAHKEMEYE VERMEKTEN SON ANDA VAZGEÇTİK

◊ Kemal K ılıçdaroğlu'nu eleştiren metni sen mi kaleme aldın?

- Yok. Ben yazmadım. Herkes zaten bireysel bir açıklama yaptı. Benim de ertesi gun bireysel bir açıklamam oldu. O metni hep beraber yani imza koyacak arkadaşlarımın hepsinin olurunu alarak, konuşarak hazırladık.Metinde dava açacağımız yonunde bir cumle vardı. Onu istemeyen arkadaşlarımız oldu, çıkardık. Mahkemeye vermekten de sonradan vazgeçtik. Çunku bu turkunun daha guzel bir cevap olacağını duşunduk. Dava da açmadık kendisine.Ama yaptığı, talihsiz bir konuşmaydı. Askere desteğe giden sanatçılar takdir edilir. Niye "rezil" diyesin ki? Doğru bulduğum bir şey değil. Hoş olmadı.

◊ İbrahim Kalın'la derin bir dostluğunuz var. Nereden geliyor bu yakınlık?

- Muzikten... Bizi birleştiren muzik... Muzik sayesinde tanıştık. Bizim tek ortak duygumuz. Ofisimize gelince de saatlerce muzik yaparız, çalıp soyleriz. Yeni besteler uretiriz.

◊ Cihangir 'deki ofisine mi geliyor?

- Evet, arada gelir... Çok da iyi bağlama çalar. 7-8 tane bağlaması var. Benimkilerden de iyiler. Mesela bağlamada bir şey gosteriyorsun, onu hemen yapıyor. Çok ciddi bir yeteneğe sahip. Çok da disiplinli. Kendisine ait çok ozel besteleri var. Mesela ben onun kadar Şah İsmail Hata-i turkusu bilmem. Benden daha çok biliyor o...

◊ Yeni alb umunde İbrahim Kalın'ın turkusu var mı?

- Aslında bir tanesini albume koymuştum ama ikimiz de duzenlemesinden çok emin olamadık. Son anda çıkardık.Duzenlemesi birazcık arabesk-fanteziye kaçtı. "Bunu şimdi koymayalım. Biraz daha uzerinde çalışalım, sonra koyalım" dedi. Ben de "Tamam" dedim. Yoksa surpriz olacaktı albumde.

◊ K ızın Turku'nun nişanına da gelmişti değil mi?

- Evet. Sağ olsun hem Mahir Ünal Bey hem de İbrahim Bey yuzuklerini taktılar. Populer dunyanın içinde olan bir sanatçının siyasetçilerle, valilerle, emniyet mudurleriyle diyalog kurması kadar doğal bir şey yok. Sadece bu iktidarla değil, daha onceki iktidarlarla da ilişkim boyleydi benim. Sana iddia ediyorum, şu anda iktidar değişse, CHP'nin Bakanlar Kurulu'nda benim yine 10 tane yakın arkadaşım olur.

◊ Eskiden de bu kadar siyaset çi arkadaşın var mıydı sahiden...

- O kadar çok arkadaşım var ki siyasetin içinden, saysam 100'u bulur... Bakanlık yapmış, valilik yapmış, emniyet mudurluğu yapmış birçok arkadaşım var.Turkiye'nin geldiği noktada birileriyle bir şey paylaşıyorsun, bir şey goruşuyorsun, hemen adın "yandaş" oluyor. Herkesin bir "yandaşı" var. Bu yandaşlık işi nereden çıktı bilmiyorum ama ben çok doğru bulmuyorum.Ben ulkenin geleceğiyle ilgili konuşmaktan, diyalogdan, insanların bir araya gelip dertlerini paylaşmasından, sorunları beraber çozmesinden yanayım.

◊ K okeninin Alevi-sol olması nedeniyle bugunku iktidarla yakınlığın eleştiriliyor...

- Evet, doğru ama şimdi Turkiye'de bana 80-90 yıl boyunca sol iktidar say desen çok azdır. Hep sağ iktidarlar var yoneten. Hepsiyle benim ilişkim vardı. O zaman niye bu kadar çok eleştirilmedim ya da ayyuka çıkmadı olaylar? Bugun niye boyle oldu?

Sonuna kadar
Erdoğancıyım

CUMHURBA ŞKANI İNSANA  DOKUNMAYI BİLİYOR

◊ Neden b oyle oldu, ben sana sorayım...

- Bunun nedeni bence Cumhurbaşkanı'nın insani yonunun fazla olması. Mesela ben Ahmet Necdet Sezer'le de turku soyleyebilirdim. Niye soylemedim? Kendisi boyle bir şeye yol açmadı çunku.Ya da Abdullah Gul'le de soyleyebilirdim. Onun da resepsiyonuna gittim. Ne bileyim Suleyman Demirel'le de soyleyebilirdim. Onun da cumhurbaşkanlığında resepsiyona gitmiş sanatçılardan biriyim ben. Onlar boyle bir şeye yol açmadı.Dediğim gibi; Cumhurbaşkanı'nın insani tarafı fazla. İnsana dokunmayı biliyor. Herkesin derdiyle, sorunuyla uğraşmasını seven bir lider. Başka bir tarafı var. Galiba ondan dolayı...

◊ Sen de kendini bu duyguya yak ın mı hissettin?

- Evet. Ben tavrını, tarzını seviyorum. Bunu hiçbir yerde de inkar etmiyorum, her zaman soyluyorum.Benim kendisinin şahsına, liderliğine buyuk saygım ve sevgim var. Emperyal ulkelerin 60-70 yıllık planları var Orta Doğu'da.Bir Musluman lider çıkıyor, hem dunyadaki ekonomik çarka çomak sokuyor hem de diyor ki; "Kardeşim, siz kendi geçmişinize bakın"! Bizim sessiz duşunduğumuz şeyi seslendiriyor. İstediğin kadar başka bir ideolojiden gel ya da başka bir goruşten ol...Aslında bir sol liderin yapabileceği şeyler de yaptılar 15 yılda. Demokratik açılım paketleri, barış masası... Bunlar çok kolay işler değildir Cengiz.TRT Şeş'i kim kurdu? Koylerin Kurtçe isimlerini kim geri verdi? Hala bu sorunu çozebilecek kapasitedeki tek lider Erdoğan'dır.

◊ Bu s oylemlerin yuzunden eski mahallenden kovulduğunu, yalnızlaştığını duşunuyor musun?

- Yok. Ben oyle kovulduğumu falan duşunmuyorum.

◊ Neden eski dostlar ın Edip Akbayram kızıyor oyleyse sana? Onur Akın kızıyor, Arif Sağ kızıyor...

- Evet. Ben de onlara kızıyorum. (Guluyor) Karşılıklı kızıyoruz...

◊ Sen neden k ızıyorsun onlara?

- Kendi başlarına kalınca hiç mi duşunmuyorlar, "Hiç mi iyi bir şey yapmıyor acaba Erdoğan" diye? Beğendikleri bir şeyi soyleme cesaretleri var mı benim gibi? Onlar da bir koltukta oturuyorlar. Kimse kendi koltuğunu terk etmiyor.Kariyerizm solun en buyuk hastalığıdır. Butun dunyada da boyledir. İki tane guzel cumle edemezler iktidar için, konserlerimiz iptal olur, tepki alırız diye. İki tane iyi bir şey soyleyemezler mi Cumhurbaşkanı hakkında?

Niye s oylemiyorlar?

- Asıl durust olan benim. Ben, tavır değiştirmiş, mahalle değiştirmiş değilim. Ben durust konuşuyorum. Onlar durust konuşmuyorlar. Valla bak durust değiller. Asıl politik davranan onlar.

◊ Ama sen bunlar ı soyledin diye konserlerin iptal olmadı ki...

- Ben soylediğim için yaşadıklarım bunlar... Bu ulke hepimizin ulkesi. "Şunu ne kadar guzel yaptı" dediğim zaman ben Erdoğancı mı olurum? Nazım Hikmet'in vatandaşlığını verdikten sonra bir teşekkuru hak etmiyor mu?Sol adına yıllarca muzik yapmış Zulfu Livaneli, Edip Abi ya da Arif Abi, Nazım Hikmet'in vatandaşlığını verdiği için ertesi gun telefon açıp Recep Tayyip Erdoğan'a bir teşekkur ettiler mi? Etseler ne olurdu?2009'da Nazım Hikmet'e vatandaşlığını verdiği zaman evde tek başımaydım. Televizyonun karşısında kendimi Erdoğan'ı ayakta alkışlarken buldum. Gozlerim dolu doluydu. O anda ulaşsam kendisine, teşekkur ederdim mesela.Yani demek istediğim şu: Bizim solcu arkadaşların da terk edemedikleri bir koltukları var. Onların da kırmızı plakaları var. Bu iktidarın yaptığı iki tane iyi şeyi soyleyemezler."Aman konserimiz azalır" ya da "millet bize yalaka der, yandaş der" diye. Halbuki oyle değil abi. Guzel olan şey guzeldir. Kotu olan şey kotudur.

SONUNA KADAR ERDO ĞANCIYIM

◊ Sen kendini Erdo ğancı olarak goruyor musun?

- Sonuna kadar Erdoğancıyım. Hatta lutfen burayı buyuk harfle yaz; FERİŞTAHIYIM... Ben Erdoğan'ı seviyorum. Oyumu da Erdoğan'a vereceğim seçimlerde.

◊ Bundan dolay ı imtiyaz elde ettiğin eleştirilerine ne diyeceksin?

- Asla oyle bir şey yok. İmtiyaz derken?

◊ Mesela k ızın Turku'nun TRT'ye program yapması...

- Bir baba kızı için ne yapabilir Cengiz? Senin de kızın var, her baba yapar bunu. Turku, 10 yıl Amerika'da okul oncesi çocuk psikolojisi okudu. "Ben ulkeme hizmet etmek, enerjimi ulkeme vermek istiyorum" dedi. Ülkesine dondu. Çocuklarla ilgili belgesel yapmak için bir işe soyundu. Sanki bu ulkede belgesel kanalı fazla da biz başka kanalın kapısını çalmadık. TRT Belgesel'deki ilk işi olmadı mesela. Onların dediği gibi imtiyaz olsa, o iş devam ederdi. Birinci bolumde yayından kalktı.

◊ TRT 1 'deki programı hafta içi her gun yayınlanmaya devam ediyor...

- Belgeselden 6 ay sonra başka bir proje geliştirdiler. "Evlilik Okulu" diye. TRT de sevdi projeyi, devam etti. Ama birinci işinde hani imtiyaz? Nerede imtiyaz? Yok... TRT 1'deki de ramazan oncesi kalkıyor. Bir sezon bir iş yapmış oldular. Bunun imtiyazla ilgisi yok ki. Bir baba evladı için ne yaparsa ben o refleksi gosterdim sadece... Başka bir niyetim olamaz ki benim. Kızımın da oyle bir niyeti yok.

BABAM VE KARDEŞİMLE GÖRÜŞMÜYORUM

◊ 5 y ıl aradan sonra nisanda yeni albumun çıktı. Niye bu kadar ara verdin?

- Kalbimle alakası var. Muzik ezbere yapacağın bir iş değil. O an geldi. Ruhum hazır hissetti ve albumu tamamlayıp çıkardım. Repertuvarı, çalmaları, kapak tasarımı derken 1 yıl surdu.

◊ Annenin de bir t urkusu var albumde...

- Evet, "Gonul". Orada bir "uç kuşak" durumu var. Kızımla beraber soyledim o turkuyu. Babaannenin turkusunu oğlu çaldı, torunu soyledi...

◊ Annenin sa ğlığı nasıl oldu?

- Annem Alzheimer hastası. İleri boyutta. Bir tek beni tanıyor. Alzheimer ile ilgili dunyada ciddi bir ilaç bulunmuş. Yetişir mi yetişmez mi, ne zamana çıkar o ilaç bilmiyorum. Hastalar uzerinde denemek için çalışıyorlarmış. Bir yol bulsam bak orada imtiyaz kullanmak isterim annem için...

◊ Baban?

- Babam, Didim'de yaşıyor. İyidir herhalde.

◊ G oruşmuyor musun hala?

- Babam ve kardeşimle goruşmuyorum. Biliyorsun 5-6 yıl once Ahmet Hakan'a verdiğim roportajdan sonra Halk TV'ye Uğur Dundar'a çıktılar. Mektup yazdılar falan. O doğru bir şey olmadı.

◊ Ondan sonra hi ç goruşmedin mi?

- Yok, goruşmedim. Onlarla hiç alakam yok. Allah uzun omur versin ikisine de.

◊ Karde şini ve babasını bile silecek kadar nasıl sert olabilir insan?

- Sertlik değil... Gucume gitti. Kol kırılır yen içinde kalır. Benim dediğim şey çok abartıldı. Zaman geçtikçe gerçekten bir komplonun içine atıldığımı duşunmeye başladım.Çunku Gezi'de hayatını kaybeden çocuklar için kurduğum cumlede, soylemek istediğim o değildi. Ateşe benzin doktu kardeşim ve babam da... Ben de dedim ki; "Olacak iş mi"!Ben oyle bir abi, oyle bir evlat da değilim. Ben hayırlı bir evladım. "Bana bile bunu yaptılarsa, yapacak bir şey yok" dedim. Çok kotu donemlerdi. O donemleri hiç hatırlamak istemiyorum. O 1 yıl kotuydu.

◊ O zor d oneminde dostlarından destek gordun mu?

- O 1 yılda biraz once saydığın isimler arasında, mesela Onur Akın, ki benim 1987'den beri arkadaşımdır, bir kez bile bana telefon açıp kapımdan içeri girmiş değildir. Boyle dostluk olmaz abi.Dost dediğin, Ahmet Telli gibi olur. Ahmet Telli, "Sen benim 25 yıllık dostumsun. Soylediklerine katılmıyorum ama sen benim dostumsun.Seni bırakmam ama soylediklerini tartışırım" dedi bana.Bana tek sahip çıkan ise Recep Tayyip Erdoğan oldu. Ben bu ahde vefayı mezara kadar taşıyacağım.Kızımın her gun ağladığı, benim her gun ağladığım, içe kapandığım, hayattan yok olup gitmeyi bile duşunduğum, ulke değiştirmeyi duşunduğum bir donemde bana sahip çıkan insanı ben artık satamam. Satmam.Geri vites yok bizde. Bir insan kotu gunundeyken birinci derece yakınları zaten oluyor ama ben ne babamı, ne kardeşimi ne de dostumu gordum yanımda.

◊ Alb umun adı neden "İhsan"?

- "İhsan"ın anlamından dolayı... Çok buyuk bir anlamı var. İhsan demek, kotuluğe karşı yapılan iyilik demek. İhsan demek bağış demek, iyilik demek, comertlik demek. O yuzden içine o yazıyı yazdım.İçinde bir yazım var.Tek kelimeyle nasıl ifade edebilirim diye duşundum. Yarım asırlık bir hayat. Geriye gerçekten onlar kalıyor. İnsan hayattan giderken iyilik, comertlik ve bağışlamak arıyor. O yuzden "İhsan" koydum albumun adını...

◊ Senin alb umundeki "İstanbul" mu, Onur Akın'ın "Bekle Bizi İstanbul"u mu?

- İkisi de farklı tabii... Benim albumdeki İstanbul çok farklı duyguyla yazılmış.Eşi kaza geçiren ve 6 ay bitkisel hayatta kalan bir arkadaşım yazdı o şarkıyı.Kazadan sonraki ruh halini anlattığı bir şarkı. Öburu tabii başka bir şarkı.Rahmetli Vedat Turkali'nin şiiri. Yıllarca hepimizin bildiği, okuduğu bir şarkı...Benim de oyle şarkılarım vardır geçmiş donemde.

Sonuna kadar
Erdoğancıyım

AK PARTİ'DEN HİÇ TEKLİF ALMADIM

MESAM 'daki gorevi niye kabul etmedin?

- MESAM zor iş be Cengiz.

Niye zor i ş? Yonetimde yer almıştın daha once...

- Daha once yonetimde 6 ay zor dayandım. İstifa ettim. Zor bir yer...

Yoksa Bakanl ık tarafından atanmış olmayı mı istemedin?

- 20 yıldır 20 adam yonetiyor bu meslek birliklerini. MESAM'ı da, MSG'yi de, MÜYORBİR'i de... Niye holding gibi bir CEO getirip koymuyorsun başına? Ne işi var yonetimde sanatçıların, turkuculerin, şarkıcıların? .

MESAM 'da Orhan Gencebay'ı mı destekliyorsun, Arif Sağ'ı mı?

- İkisini de desteklemiyorum. Çunku bir şirket kafasıyla yonetilmesi lazım. Almanya'daki telif kuruluşu GEMA'nın yonetim kurulunda bir tane muzisyen bulamazsın.

Peki sen neden ba şkanlığı kabul etmedin? Yine eleştirileceğim korkusu mu?

- Yok... Kızımı kırmadım. "Baba, Allah aşkına, bu işi kabul etme" dedi. Baktım ki ağlıyor, gozu yaşlı, istifa ettim. Bıraktım. Tekrar aynı şeyler olacak diye. 20 yıldır, butun bestecilerin, butun soz yazarlarının ruyası, hayali ne biliyor musun? İki meslek birliğinin birleşmesi. Peki bu iki meslek birliği niye birleşmiyor 20 yıldır?

Koltuk ve iktidar kavgas ından...

- Yoneticiler, ideolojisine bakarsan hangi kulturden geliyorlar? Solcular değil mi? Mangalda kul bırakmıyorlar ozgurluk, eşitlik vs. deyince. "Niye birleşmiyorsunuz kardeşim 20 yıldır?" deyince adım çıkıyor. Birleştirin kardeşim o zaman. İki meslek birliğinin yıllık gideri 12 milyon TL. Bir meslek birliğine duşse o para 5 milyona inecek, kalan 7 milyon bestecinin, soz yazarının cebine girecek. Yazık değil mi?

Bunu herkes s oyluyor ama kimse yapamıyor...

- Üstelik bu arkadaşlar sol tandanslı arkadaşlar... İktidarda olamamalarının dunyada da sebebi boyle. Dunyada hiçbir tarafta yok solcular. Ben dunyadaki butun sola çalıştay oneriyorum. 1991'deki şartlı tahliyeden sonra yapılan toplantılar vardı, hatırlıyor musun? İçinden ÖDP çıkmıştı. Dunyadaki butun sola oyle bir çalıştay oneriyorum. Oturun şapkalarınızı onunuze koyun. İngiltere'de yoklar, Amerika'da yoklar, Batı Avrupa'nın tamamında yoklar. Beyaz Saray'ı da kaybettiler. Dunyada sol iktidar yok. Niye yok? Oturun bir duşunun.

Niye "oturun bir duşunun" diyorsun, "oturalım bir duşunelim" demiyorsun? Kendini solcu olarak gormuyor musun?

- Abi ben bıktım 30 yıldır.

Kendini solcu olarak tan ımlamıyor musun artık?

- (Guluyor) Ben sol değerlere inanan bir insanım. Biz gormeyeceğiz bunu ama ben dunyanın daha iyi yonetileceğine inanıyorum. İnsan vicdanına daha yakın bir sistemin geleceğini duşunuyorum. Kapitalizm boyle gitmez. Kapitalizm denen ne iduğu belirsiz bir canavar.

"Milletvekilliğini duşunmuyorum" dedin. Danışmanlık, belediye başkanlığı falan mı duşunuyorsun?

- Hiç bilmiyorum valla ne yalan soyleyeyim. Şu an duşunmuyorum siyaset. Biliyorsun son 20 yılda birçok partiden milletvekilliği adaylığı teklifi aldım, kabul etmedim.

Belki de Cumhurba şkanı'nın kultur sanat danışmanı olursun...

- O Reis'in takdiri. Onu bilmem. Benim oyle bir talebim yok ama ulkenin kultur sanatına buyuk katkım olur. Çunku gerçekten yaş gereği bizim hayatımız çok zengin Cengiz. Babam oğretmendi. Askerlikten sonra da kara trenlerde geçti omrum.

Binlerce duğunde çaldım, çalışmadığım yer kalmadı, muzikte ve kultur sanatta çok fazla tecrubem var. 70 yaşına gelince evin koşesine çekilip olmeyi beklemek yerine, bu tecrubeyi gelecek kuşaklarla aktarmak gerekir.

AK Parti 'den de teklif geldi mi?

-Yok. AK Parti'den hiç teklif almadım. Daha çok CHP'den almıştım. ÖDP'den aldım. SHP'den almıştım Murat Karayalçın doneminde. Hatta İstanbul'dan buyukşehir belediye başkanlığı teklifi almıştım. Ama cesaret edemedim.

"Enstrumansız Okul Kalmasın" projesinin fikir babasısın, ne durumda proje?

- Araya seçim girdi ama şimdi ciddi bir kampanyaya başlıyoruz. 2023'te, Cumhuriyet'in 100. yılına inşallah. Bunu onemsiyorum. Enstrumana dokunan çocuk kin beslemez, duşmanlık yapmaz, bu çocuktan terorist olmaz. O yuzden bizim bu yaptığımız işin kıymeti 10 yıl sonra anlaşılacak.

Nas ıl bir yol izleyeceksiniz?

- Milli Eğitim Bakanlığı ile ilerliyoruz. "Sanat Hayattır" diye bir dernek kurdum. Bu derneğin yonetim kurulu başkanıyım. Bir protokol imzaladık bakanlıkla.Turkiye'de 12 bin ilkokul, 27 bin ortaokul var. 39 bin okulun sadece 3 bin 800'unde muzik odası var. Biz bu muzik odalarına ortalama 20'şer bağlama ve birer piyano koyacağız. Benim derdim bu sayıyı 2023 yılına kadar 10 bin okula çıkarmak...

AR İF SAĞ'A SAYGISIZLIĞIM SÖZ KONUSU OLAMAZ

◊ Arif Sa ğ'la roportaj yaptığımda senin bağlama virtuozu olduğunu soyledim...

- Ben hiç virtuoz olmadım.

◊ Ge çtim virtuozluğu, "Ben Yavuz Bingol'u tanımıyorum" dedi...

- Doğrudur.

◊ Sonra da "Onu bizim başımıza siz çıkardınız, bakın gordunuz işte arkadaşınızın ne olduğunu" dedi. Kırgınlığın devam ediyor mu Arif Sağ'la?

- O bizim hocamız, buyuğumuz. Benim ona bir saygısızlığım soz konusu olamaz. Benim 30 yılıma şahitlik etmiş bir insandır Arif Abi. Benim annemin yakın arkadaşıdır. Annemle onlarca konseri vardır. Şahsenem Bacı'nın oğlu Yavuz'un butun muzikal surecine tanıklık etmiş bir hocadır. O yuzden oyle onun dediği gibi tesadufen gelmiş biri değilim. Muzik de oyle bir şey değildir. Sanat o tip şeyleri kaldırmaz. Muzik ve sanat dunyasına paraşutle inip de bir yer edinemezsiniz. İşin yetenek kısmı ayrıdır, değişim ve mutfak kısmı ayrı. Buralara şahitlik etmiş biridir.

SOLCULAR BEN İ TAMAMEN SİLMİŞ DEĞİL

◊ O politik olarak k ızgınlığından oyle diyor.

- Benim muziği yoğurma şeklimden dolayı benim kitlem oluşmuştur. Piyanom, bağlamam, ses aralığım, sesimdeki tını, ilk çıktığım zaman yaptığım roportaj, konuştuğum cumle ile ilgilidir Yavuz Bingol'un inşası... Tuğlalar oyle konmuştur. Öyle Arif Abi'nin dediği gibi değildir, kusura bakmasın.

◊ Onlar senin tu ğlaları yıktığını duşunuyor...

- Çok oyle değil. Mesela Artvin'e konsere gittim. 20 bin insan vardı. Tek çatlak ses yoktu.

◊ O kitle senin eski kitlen mi?

- Bizim birbirimize karşı bir kırgınlığımız var...Solcular hala kayıtsız değiller aslında benim yaptığım muziğe.Tamamen silmiş değiller ama boyle karşılıklı bir kırgınlığımız var tabii. Çunku beni de çok yalnız bıraktılar zor donemimde.Soylediğimin altından yok duşkun, yok yalaka gibi şeyler çıkarmaları hiç yakışık almadı.Çunku ben tavrı ve tarzı olan biriyim. Bir yoğurt yiyiş şeklim var. Hayatı yaşama şeklim var. Felsefem başka turlu...Beni yakından tanıyan insanlar bilirler. Yavuz'un demek istediği şudur derler. "Asla boyle bir şey yapmaz. Asla bunu demek istememiştir" diye duşunurler. Bilirler.Ama onlar bildikleri halde duşmanlık ettiler. O da benim zoruma gitti.

O R ÖPORTAJI ŞİMDİ YAPSAM YİNE AYNI ŞEYLERİ SÖYLERİM

Eski dostlar ın senin Microsoft toplantısından "Kahrolsun emperyalizm" diye çıktığını bile biliyorlar...

- (Guluyor) O çok komik bir hikaye...

Anlatsana... Yan ında Mahsun Kırmızıgul de vardı değil mi o sırada?

- Evet. Mahsun, Microsoft'la anlaşma yapmak uzereydi. 20 yıl onceki olay bu. Microsoft'un o zamanki genel muduru bilgisayarın ve işletim sisteminin gelecekte ne kadar kıymetli olacağını, bilgisayarın yararlarını anlatıyordu. "Biliyorsunuz, Kuzey Irak Savaşı'nda, Amerika bir duğmeye basıyor, oradan bombayı atıyor" dedi. O, ornekleri çoğaltınca, ben de toplantıda "Kahrolsun emperyalizm" dedim. Mahsun'un butun işleri bozuldu. İmza falan kalmadı. Soğuk su içildi (Guluyor)... Ama Amerika, İngiltere olmasaymış, dunya daha yaşanılır bir yer olurmuş.

Belki de bu ge çmişini bildikleri için eski arkadaşların cephe alıyorlar sana...

- Olabilir. Ben yine aynıyım. Boş ver... Ben de birazcık ustlerine gittim. Bilerek gittim. Çunku insan kırıldığı, kustuğu zaman, yaptığı şeyler belli olmuyor... Ben de kırıldım, kustum, gonlum kırıldı. İnsan tabii boyle durumlarda soylediği şeyleri tekrar oturup duşunuyor, değerlendiriyor. Mesela Ahmet Hakan'la o roportajı bugun yapsam aynı şeyleri yine soylerim. Gezi'de çocukların olmesini benim mazur gosterebileceğimi kim soyleyebilir? Geçsinler o işleri... O konularda ayıp ettiler.Çok fazla ileri gittiler. Kantarın topuzunu onlar kaçırdı. 30 yıllık Yavuz Bingol, yıllarca mucadele etmiş, hayata donuş operasyonlarına, yurtdışına gidip cezaevinde olen mahkumların ailelerine konser vermiş...Ben goze alıp 5 ulkede konser yapmışım. Devleti de MİT'i takip etmiş beni. Bunları yapan Yavuz Bingol, Gezi'de çocukların olmesini mazur gosterir mi?Bu ne ahmaklıktır, geri zekalılıktır? "Ben Gezi'nin ilk 1 haftasına kefilim" dedim. Hala aynı şeyi soyluyorum. Fethullahçı polislerin şiddeti 100 kat artırdığı ortada. Bunların olmaması için, sen de çok iyi biliyorsun, başbakanlığa giden son grubu biz orgutledik.

Biliyorum, bizzat arabulucu olmaya çalıştın...

- Tabii. Ama bir garip donemdi. Şimdi bak ne kadar buyuk organizasyon olduğu belli. O açıdan gonlum rahat. Benim vicdanım rahat. Dediğim gibi, o roportajı şu an yapsam, yine aynı şeyleri soylerdim.