Özet (TL;DR) @ 2018-05-12 13:21:52.310212: ‘Az ünlü’ bir oyuncu ile bir kenar mahalle delikanlısı birbirine ne kadar benzeyebilir ki? Yanıtı, Halil Babür’ün hem isabetli tespitler eşliğinde kaleme aldığı hem de Alican Yücesoy ve Ayşegül Uraz…
İki benzemez ama çok tanıdık karakter: Çetin ve Ersin. Gerçek hayatta yollarının kesişmesi pek mumkun olmayan iki genç adam. Biri -buyuk kısmı çocuklardan oluşan- milyonlarca kişi tarafından izlenmiş bir super kahraman filminin oyuncusu, nam-ı diğer 'He-Go'; diğeri bir kenar mahalle delikanlısı. Mesleği, "ne iş olsa yapmak".
Twitter 'dan duyuru neleri değiştirdi?
Kumbaracı50'nin, Halil Babur'un yazdığı, Yiğit Sertdemir'in yonettiği oyunu 'He-Go'; ayrı dunyaların insanı bu iki adamın, an be an aynı vucutta birleşmelerinin oykusu. 11 ay 11 gundur evden çıkmayan ve sosyalleşme ihtiyacını Twitter'da karşılayan (bir de hayalinde surekli konuştuğu eski karısı Saffet'le didişen), 500 bini bulan takipçi sayısıyla evde kendini beğenmelere doyamayan bir oyuncu Çetin. Bir teklif uzerine İsa'yı canlandırmaya çalıştığı ve işin içinden pek çıkamadığı bir gunun ortasında, hayranlarından birine evini açmayı duşunur. Bu 'parlak fikri' Twitter'da duyurur ve akabinde hiç beklemediği profilde bir genç adamı, tum 'lumpen' halleriyle Ersin'i, o havalı salonundaki kanepede otururken bulur. Üstelik Ersin uzerinde 'He-Go' tişortuyle gelse de Çetin'in hayranı bile değildir!
Be ş uzerinden 3.5 yıldız...
Ger çek bir keşif vesilesi
Halil Babur'un kaleminden çıkan, bu zekice buluşmanın izleyiciye yaptığı en şık ters koşe; seyircisini "Nasıl yani? Bir kenar mahalle delikanlısıyla dalga geçmemizi mi bekliyor bu oyun bizden?" gibi kuçuk bir şoka sokmasının hemen ardından; Çetin'le Ersin arasındaki gozle gorunen farkları sahne sahne yıkarak hem Çetin'i hem de bizleri guzelce bir silkelemesi oluyor. Oyun metninin alameti farikası da Babur'un nitelikli sınıfsal, kulturel tespitleri. Alican Yucesoy'un canlandırdığı Çetin'i, Ersin eve girene kadar; karşısında duran tabloda yerini alan eski eşi Saffet (Ayşegul Uraz bir resim çerçevesinin içinde, sadece ust bedenini kullanarak eğlenceli bir iş çıkarıyor) ile didişir, hazırlandığı İsa rolu için debelenirken izliyoruz once. Ve tabii bir de televizyonunda durmadan donen, Çetin'in biricik parçası 'Gordum Anıtlarını' (Şarkıyı Halil Babur, Shakespeare'in 64. sonesinden bestelemiş) klibi var. (Adam kendini beğenmişin teki, soylemiştik değil mi!) Oyun alanının dar imkanlarına rağmen gerçekçi bir tasarımla, incelikle hazırlanmış bir ev dekorunun içinde suruyor hikaye, ki sahne tasarımı oyunun etkisini artıracak başarıda. Başlarda hayli ağır akan oyun, Ersin'in girişiyle ritmini buluyor. Halil Babur'u ilk kez izleyecekler için gerçek bir keşif vesilesi Ersin karakteri.
Fazlas ıyla gerçek bir mahalle delikanl ısı
Adımlarından elini cebine atışına, boynunu kırıp hafif dalgacı bir guluşle konuşmasından yarı mahcup yarı bıçkın hallerine; rol yapmaktan uzak, fazlasıyla gerçek bir mahalle delikanlısı sunuyor seyirciye Babur. Ersin'in, ona kibarca tepeden bakan Çetin'i alt ettiği anlar hele, seyircinin içinin yağlarını eritecek cinsten. O bıçkın, biraz da 'tehlikeli' gibi gorunen delikanlı ile pek bilmiş, entelektuel ve az da olsa unlu oyuncunun ortak yonleri beklenenden de fazla çıkacak.
'He-Go' açılış ve final arasında yukselişe geçip finale doğru yine sarkıyor maalesef. Akışın tekrar ele alınması ne iyi olur. Zira; fikri, eğlenceli diyalogları, uç oyuncunun da yetkin performansları, karakterlerin birbirine donuşumunu ince ince işlemesi, guncel eleştirisi ve politik soylemiyle son derece kıymetli ve dikkate değer bir oyun bu. Sezon kapanmadan, kaçırmayın.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.