Özet (TL;DR) @ 2018-05-11T14:37:00.000Z: Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası'nı yenilgiye uğratmasının 73. yıl dönümünün haftasında Sputnik'le söyleşi gerçekleştirdi. Podyelışev,…



(C) Sputnik / Elif Sudagezer

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası'nı yenerek, altı yıl suren 2. Dunya Savaşı'na son vermesinin 73. yıl donumunun haftasında Rusya-Turkiye ilişkileri başta olmak uzere, bolgesel gelişmeleri Sputnik'e verdiği roportajda değerlendirdi. Rusya ve Turkiye'nin guçlu bağlarının tarihselliğine işaret eden Podyelışev, iki ulkenin "dunyanın, tarihin en zorlu ideolojik çatışmalarını yaşadığı" donemlerde bile iş birliğini surdurduğune işaret ederek ilişkilerin giderek daha fazla gelişeceğine dair umudunu paylaştı:

"Rusya ve Turkiye, birbirleriyle işbirliği yapmaya mahkumdur zira biz komşuyuz ve 500 yıldan fazladır suren diplomatik ilişkilerimiz var. Soğuk Savaş sureci dahil olmak uzere tarihin en zorlu ideolojik çatışmalarının yaşandığı donemlerde bile, işbirliği fırsatları bulduk. Dolayısıyla, 1967'de Sovyetler Birliği ile Turkiye arasında ekonomik işbirliği anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya gore SSCB, aslında Turk ekonomisinin temelini oluşturan en buyuk firmaların oluşturulmasında aktif rol aldı. Örneğin, 1973 yılında kurulan Seydişehir'deki aluminyum fabrikası ve 1970 yılında inşa edilen 1 milyon ton kapasiteli İskenderun demir çelik tesisi, 1972 yılında kurulan 10 milyon ton kapasiteli Aliağa petrol rafinerisi gibi."

(C) Sputnik / Atakan Şalcıoğlu

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev

' RUSYA'YLA İYİ İLİŞKİLER TÜRKİYE'NİN ÜÇÜNCÜ TARAFLARLA İYİ İLİŞKİLERİNE ENGEL DEĞİL'

Başkonsolos Podyelışev "Mevcut koşullarda iki ulke arasındaki işbirliğinin daha da derinleşmesinin onunde hiçbir engel yoktur. Turk medyasında zaman zaman Turkiye'nin NATO uyesi olduğu ve Avrupa Birliği'ne yonelmiş olmasından dolayı Rusya ile aynı yolda olmadığı yonunde goruşlerin ifade edildiğini goruyoruz. Hatta bazen, Rusya'nın Turkiye'yle işbirliğini geliştirerek, Turkiye ile Batı arasına bir 'bariyer koymaya' çalıştığını soyleyenler bile oluyor. Bu tur ifadeler tamamen yanlıştır. Rusya, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri veya dunyanın diğer ulkeleri ile karşılıklı olarak yararlı ilişkiler geliştirmekle ilgilenmekte ve bunu surekli vurgulamaktadır. Bu bağlamda, Turkiye için 'Rusya'yla veya Avrupa'yla ilerleneceği' gibi yanlış ifadeleri, 'Turkiye'nin gelecekte hem Rusya hem Avrupa'yla iyi ilişkiler kuracağı' şeklinde bir ifadeyle değiştirmek onemlidir" dedi.

' RUSYA VE TÜRKİYE LİDERLERİ YILIN BAŞINDAN BERİ 10'DAN FAZLA TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTI'

"Uçak krizinin ardından Rusya ve Turkiye'nin ikili ilişkilerinin belki de dunyada eşi benzeri gorulmemiş bir hızda stratejik ortaklık duzeyine ulaştığı" yorumu uzerine Başkonsolos Podyelışev şoyle konuştu:

"Rusya ve Turkiye'nin Rus savaş uçağıyla ilgili meydana gelen olaydan doğan politik krizden çıkış hızları, iki ulkenin ne kadar onemli ortaklar olduğunu açıkça gostermektedir. Devlet Başkan Vladimir Vladimiroviç Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu krizin çozumunde belirleyici rol oynadılar. Her iki lider bugun bile ikili ilişkilere olumlu bir ton veriyorlar. Hatta liderler, yılın başından bu yana 10'dan fazla telefon konuşması gerçekleştirdiler. Rusya-Turkiye Üst Duzey İşbirliği Konseyi'nin 7. toplantısı çerçevesinde 3 Nisan'da yapılan Ankara goruşmeleri de çok yoğun ve verimli bir şekilde geçti. Turkiye'nin ilk nukleer santrali olan Akkuyu Nukleer Guç Santrali'nin temelinin atıldığı toren hem Rus hem Turk medyası canlı yayınla aktarıldı. Bu, hem yatırım hacmi açısından (20 milyar dolardan fazla) hem de Turkiye'nin teknolojik alanda attığı adım açısından eşi gorulmemiş benzersiz bir projedir."

(C) Sputnik / Atakan Şalcıoğlu

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, Sputnik'e verdiği roportajda Rusya ve Turkiye arasında hızla gelişen ticari, toplumsal, siyasi ve kulturel ilişkileri anlattı.

' TİCARETTE 2018'İN İLK 2 AYINDA ÖNCEKİ YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE YÜZDE 60 ARTIŞ VAR'

İlişkilerin tekrar duzelmesinden 2 yıl sonra, karşılıklı ticaret hacminin artması yonunde istikrarlı ilerlemeler kaydedildiğinin altını çizen Başkonsolos Podyelışev "Krizden onceki 2012 yılındaki rekor rakamlara ve 34 milyar doları aşılan bir seviyeye getirmeyi başardık. 2017 yılındaki ticaret hacmi, 2016 yılına gore yuzde 40 artarak 22 milyar doları aşmıştır. 2018'in ilk iki ayına ait rakamları alırsak, 2017'nin aynı donemine kıyasla yuzde 60 arttığı gorulmektedir. Doğal olarak, turizmin gelişmesinden de soz etmeliyiz. 2017 yılında Rus turist sayısı rekor kırarak, neredeyse 5 milyon kişiye ulaştı. Bu sene ise bu rakamın 6 milyon kişiye çıkmasını bekliyoruz. Rusya'daki bolgelerin Turkiye ile ilişkilerinin ne kadar aktif geliştiğini de belirtmek isterim. Başkurdistan, Yakutistan, Ulyanovsk, Tula, Vologda, Voronej, Lipetsk, Nijniy Novgorod ve Ryazan bolgelerinden gelen delegasyonlar, geçen bir buçuk yıl içinde Turkiye'yi ziyaret ettiler. İstanbul dahil olmak uzere duzenli olarak buraya gelen Tataristan delegelerinden bahsetmiyorum bile. Yani, Rusya'nın Turkiye ile karşılıklı olarak yararlı ekonomik ilişkiler geliştirmeye olan ilgisi buyumeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.

' RUSYA-TÜRKİYE İŞ BİRLİĞİNDE SPEKÜLASYONLARA İTİBAR EDİLMEMELİ'

Rusya-Turkiye işbirliği için yapılan "Stratejik mi taktiksel mi?" yonundeki tartışmaları "spekulatif tartışmalar" olarak değerlendiren Başkonsolos Podyelışev "Bu bağlamda, Rusya'yla ilişkiler hakkında Turk medyasında yer alan yazılara değinmek istiyorum. Periyodik olarak, Rusya ile Turkiye arasındaki işbirliğinin stratejik mi yoksa sadece taktiksel bir ortaklık mı olduğu sorusu gundeme getiriliyor. Bence bu konuda spekulasyon yapmak yerine, gerçeklere bakılmalıdır. Örneğin Akkuyu Nukleer Enerji Santrali, onlarca yıl Rusya tarafından sahiplenilecek ve işletilecektir. Ama bu santralin yaşam omru yaklaşık 100 yıldır. Bir başka ornek ise, onlarca yıl boyunca Avrupa'ya gaz tedarik edeceğimiz Turk Akımı doğalgaz boru hattını inşa ediyor olmamız. Ayrıca Rusya, Turkiye'yle en yeni savunma sistemi olan S-400 fuze savunma sistemlerinin tedarik sozleşmesini imzalamıştır. Bu da uzun yıllar surecek olan sıkı işbirliği, uzman değişimi, teknik destek anlamına gelmektedir. Rusya ile Turkiye arasında Suriye konusundaki işbirliği de bir yıldan fazla surecektir. Başka bir deyişle, ortak birçok çıkarlarımız vardır" dedi.

' RUSYA, TÜRKİYE VE İRAN SURİYE'NİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTA MUTABIK'

****Astana garant oru uç ulke olan Rusya, Turkiye ve İran'ın Suriye konusundaki iş birliğinin onemine değinen Başkonsolos Podyelışev "Suriye için oluşturulan Rusya, Turkiye ve İran'ı kapsayan 'uçgenin' ne kadar etkili olduğu kanıtlandı. Her şeyden once bu, Rusya'nın Turkiye ve İran ile birlikte, Suriye'deki terorizmin nihai olarak yok edilmesi ihtiyacının ve ulke içindeki çatışmaların yerini barışa bırakmasının onemini herkesten çok daha iyi anlamasından kaynaklanıyor. Çok sayıda trajik olay yaşayan Suriyeli insanlarla empati kuruyor ve ulusal uzlaşma yollarını bulmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ortak bir duşunceye sahibiz -- Suriye devletinin butunluğunu korumak için varız. Bizi birleştiren bu yaklaşım oldu. Suriye -- Turkiye ve bizim aramızdaki işbirliği, ikili siyasi diyaloglar yeni bir karşılıklı anlayış seviyesine taşınıyor. Dışişleri Bakanlığı, savunma bakanlıkları ve istihbarat teşkilatları duzeyinde yakın işbirliği olmaksızın, karmaşık sorunların çozulmesi ve Suriye'de olumlu değişimlerin gerçekleştirilmesi mumkun değildir.

' TÜRK GAZETELERİNİ AÇIN, RUSYA'YLA İLGİLİ YAZILANLARDA MUTLAKA BATI AJANSI REFERANSI VAR; BU DEĞİŞMELİ'

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, iki ulkenin kulturel ve toplumsal alandaki ortak çalışmalarına ve iki ulkenin bu alanlarda katetmesi gereken mesafeye değindi:

(C) Sputnik / Atakan Şalcıoğlu

Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev ile soyleşiden bir kare...

"Turkiye'de Sovyetler Birliği'nin çokuşunden onceki Rus kulturu bugunkunden çok daha fazla temsil ediliyordu. Bu durumu eski haline getirmek ve insani yardım alanında işbirliğini genişletmek için sağlam bir temel oluşturmak amacıyla 2010 yılında bir Rus-Turk Toplumsal Forumu oluşturuldu. Bu yıl 31 Mart'ta bahsedilen kuruluşun genişletilmiş toplantısı, bu Forumun eş başkanları olan BDT İşleri Yurtdışında Yaşamakta Olanlar ve Uluslararası İnsani İşbirliği işlemlerini yuruten Federal Ajans (Rossotrudniçestvo) Muduru Eleonora Mitrofanova'nın ve Milletvekili Berat Çonkar'ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. Bu toplantıda, çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağına dair bir takım sorular gundeme geldi. Forum katılımcılarının ciddi bir tutum sergiledikleri, gelecek yılki 'Rusya ve Turkiye'nin kultur ve turizm kesişme yılı' konsepti çerçevesinde çeşitli alanlarda karşılıklı ilişkileri genişletme arzusu olduğu aşikardı. Rusya ve Turkiye tarihinin karmaşık konularını açıklığa kavuşturmak için ortak bir komisyon çerçevesinde eğitim ve bilim alanında işbirliği, Rusya'da Turk dilinde eğitim ve Turkiye'de Rus dilinde eğitim, tarihi anma alanları, iki ulkenin tarihçileri arasındaki iletişimin gelişimi hakkında konuşuldu. Doğal olarak, medyanın potansiyelini kullanma sorunu, iki ulkenin uzman topluluğu, iki ulkede gerçekleşen sureçler hakkında ortalama vatandaşa makul bilgi verilmek amacıyla tartışıldı. Son konu çok aktuel bir konudur. Herhangi bir Turk gazetesini açın ve goreceksiniz -- Rusya hakkında bir şeyler yazılıyorsa, kesinlikle Batı haber ajanslarının referanslarıyla yazılmıştır. Bu ajanslar, Batı ulkelerindeki klişeleri Turkiye'de geliştirerek Batı'ya yerleşmiş olan ve genellikle Rusya ile ilgili olumsuz, gerçek dışı bilgileri Turk okuyucusuna sunar. Rusya'da da Turkiye'nin algısına ilişkin benzer bir sorun var. Bu, Rus-Turk kamu forumunun genişletilmiş toplantısında konuşuldu. Bu durumu duzeltmek için ciddi bir tutum vardır."

' TÜRK VE RUS ÜNİVERSİTELERİ ARASINDAKİ BAĞI GÜÇLENDİRMEYE HAZIRIZ'

Toplumsal ve kulturel alandaki işbirliğini artırmada iki ulkenin daha fazla sayıda vatandaşının diğer ulkenin dilini oğrenmesinin oneminin hatırlatılması ve Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu'nun desteğiyle kurs açılması planları olup olmadığının sorulması uzerine Başkonsolosu Andrey Podyelışev şoyle yanıt verdi:

"Maalesef Başkonsolosluğun bu tur kursları duzenleme imkanı yok. Fakat Ankara'da, orneğin, Rusya Bilim ve Kultur Merkezi faaliyet gosteriyor. Bu merkezin gorevi Rus dilini populerleştirmek, Rusça dil kursları duzenlemek ve Rus universitelerinde Turk oğrencilere devlet bursu sağlamaktır. Buna ek olarak, bildiğimiz kadarıyla, Turkiye'deki en buyuk universitelerin çoğunda Rus dili Fakulteleri vardır. Bu fakultelerde Rusya'dan gelen oğretmenler dahil olmak uzere Rus dili oğretmenleri çalışmaktadır. Turk ve Rus universiteleri arasındaki ilişkinin genişlemesinin, Turkiye'de Rusça oğretim seviyesini olumlu yonde etkileyebileceğine inanıyoruz. Bizler, Turk universiteleri ile bu bağları kurma konusunda yardımcı olmaya hazırız."

' SSCB İLE FAŞİST ALMANYA'NIN SAVAŞTAKİ SORUMLULUĞU EŞİT TUTMAK HAYATINI KAYBEDEN MİLYONLARCA SOVYET VATANDAŞININ ANISINA HAKARETTİR'

Soyleşinin gerçekleştirildiği 9 Mayıs Zaferi'yle ilgili değerlendirmeler de yapan Başkonsolos Podyelışev "9 Mayıs'ta kutladığımız Zafer'in 73. yıl donumu olan Buyuk Vatanseverlik Savaşı'nın anısı, her Rus kalbinde derinden hissetmektedir. Zaferi elde etmek bize pahalıya mal oldu -- bu savaşta yaklaşık 27 milyon insanımızı kaybettik. "Biz" dediğimde, eski Sovyetler Birliği'nin butun halkları: Rusların yanı sıra Özbekler, Başkurtlar, Kalmıklar, Tacikler, Ukraynalılar, Gurculer, Belaruslular ve SSCB'de yaşayan diğer birçok milletleri kast ediyoruz. İşte bu yuzden bu bayramı, Kazakistan, Beyaz Rusya, Özbekistan, Azerbaycan ve SSCB'nin çokuşunden sonra oluşan diğer dost devletlerle kutlarız" ifadelerini kullandı.Sovyetler Birliği'ne, İkinci Dunya Savaşı'nın çıkmasında"faşist Almanya" ile eşit sorumluluk yuklenmesinin kabul edilemez olduğuna işaret eden Podyelışev "73 yıl once Sovyetler Birliği faşizme karşı kazanılan zafere belirleyici bir katkı yaptı, tum dunyayı kahverengi vebadan kurtardı. Nazilerin tum ulusları yok etmek için yaptıkları korkunç ve insanlık dışı planların gerçekleştirilmesine SSCB engel oldu. Aynı zamanda, bazı politikacılar, savaşın sonuçlarını gozden geçirmeye çalışırken bu Buyuk Zafer'de Sovyetler Birliği'nin rolunu saptırmaya ve yok saymaya çalışıyorlar. Sovyetler Birliği'ne, İkinci Dunya Savaşı'nın çıkmasında faşist Almanya ile eşit sorumluluk yuklendiği oluyor. Bu duşunce tek başına korkunç ve savaş sırasında olen milyonlarca Sovyet halkının anısına bir hakarettir" dedi ve ekledi:

"Bizim kutsal gorevimiz, o korkunç savaşı, kahramanlarını hatırasını, onun dehşetlerini hafızamızda korumak ve gelecek nesillere anlatmaktır. Sadece bu yolla gelecekte bu tur trajedilerin tekrarlanmasını onleyebiliriz. Bu bağlamda, Rusya'da ve yurt dışında "Ölumsuz Alay" eylemine geniş destek veren bir kamu girişiminden bahsetmek istiyorum. Şu anki nesil, dunyayı kurtaran atalarını anmak için dedelerinin, buyuk dedelerinin portrelerini ele alarak Rusya'da ve diğer ulkeler de sokağa çıkıp yuruyuş yapıyorlar. Boyle bir eylem, İstanbul, Ankara, New York, Paris, Londra, Montreal, Berlin ve dunyadaki yuzlerce şehirde gerçekleşti. Bu tur eylemler, genç nesiller için iyi bir derstir, hayatında doğru seçimi yapmasına yardımcı olur, hangi ambalaja sarıldığına bakılmaksızın onu radikal ideolojilerden korur."