Özet (TL;DR) @ 2018-05-11 10:01:27.981682: Aydın'ın Didim ilçesi açıklarında kıyıdan 3 mil açıkta, denizin 70 metre dibinde bulunan, 18'inci yüzyıla ait olduğu sanılan, üzerinde dev topların bulunduğu Osmanlı savaş gemisinin (firkateyni) gün…



11.05.2018 - 09:48 11.05.2018 - 09:48

​Didim'de yaşayan evli, 7 çocuk babası kaptan ve profesyonel dalgıç Cumhur Nacak, 2 Mayıs 2015 tarihinde, 11 metrelik teknesiyle, bir grup amator balıkçı için av turu duzenledi. Akbuk Mahallesi Balıkçı Barınağı'ndan denize açılan Nacak, amator balıkçıları Gulluk Korfezi'nin Didim ile Muğla'nın Bodrum ilçesi arasındaki Toprak Ada yakınlarına goturdu. Kıyıdan 3 mil açıkta demirleyen Nacak, bolgede balık olup olmadığını kontrol etmek için 500 TL değerindeki amator sualtı kamerasını misina ile denizin dibine saldı. 70 metre derinlikte 9 dakika kadar çekim yapan Nacak, goruntuleri izlediğinde kumların arasında bir savaş gemisine ait savaş toplarını gorunce heyecanlandı...

Nacak, "Neden battığını henuz bilmediğimiz savaş gemisi, kumluk bir zemine oturmuştu. Govdesi kumlar altında kalmıştı. Ancak buna rağmen uzerindeki savaş topları ve onemli parçaları kumların uzerindeydi. Topları, savaş gemisine ait kazanı, ahşap aksam makaraları, gemi personelinin kullandığı aletleri ve bazı plaketleri gorunce şaşırdım. Ardından kameranın sabit durması için ucuna kurşun bağlayıp, misinayla kamerayı bir kez daha suya indirdim ve 15 dakikalık çekim yaptım. Tekrar goruntuleri izlediğimde, yaklaşık 50 metre uzunluğundaki savaş gemisinin uzerinde 4- 6 metre arasındaki savaş toplarını, yemek kazanlarını ve gemiye ait materyalleri izleyince heyecanım bir kat daha arttı" dedi.

Ertesi gun, bulduğu batığı Bodrum Sualtı Arkeoloji Muzesi, Aydın ve Muğla Kultur ve Turizm İl Mudurlukleri ile Didim Sahil Guvenlik Komutanlığı'na bildirip, elindeki goruntuleri ve koordinatlarını verdiğini belirten Nacak şunları soyledi:

"Goruntulerden bugune kadar el değmediği anlaşılan batığın, Osmanlı-Rus Savaşı'ndan kalma bir batık olduğu ortaya çıktı. Bakanlık, Sahil Guvenlik ve muze yetkilileri, birkaç kez bolgeye gelerek, batıkta yuzeysel inceleme yaptı. Tam 3 yıldır batığın bekçiliğini yapıyorum. Çunku bolge, dalışa ve avcılığa yasak alan ilan edilmediği için ozellikle troller gelip, uzerine ağ atıp batığa zarar verebilirler. Bu nedenle bolgeden trolleri uzak tutmaya çalışıyorum, ancak bu defa da beni şikayet ediyorlar. Bu tarihi batığın bir an once gun ışığına çıkarılmasını ve Osmanlı doneminden kalan bu eserin korunması için bolgenin dalışa yasak alan ilan edilmesini istiyorum"

Kultur ve Turizm Bakanlığı'nın batıkla ilgili çalışma için 350 bin TL'lik butçe ayırıp, 15 Mayıs-1 Haziran 2018 tarihleri arasında ilk çalışmayı başlatacağını belirten Nacak, 70 metre derinlikte yapılacak bu tarihi çalışmanın belki de çok onemli konulara ışık tutacağına dikkati çekti. Nacak bir dalgıç ve kaptan olarak elinden gelen tum yardımı yapmaya hazır olduğunu vurguladı.

Bu arada, Kultur Varlıkları ve Muzeler Genel Mudurluğu ile Kultur ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin hazırladıkları raporda, Osmanlı Donemi'ne ait 18'inci yuzyıl fırkateyni batığı olduğu, Osmanlı-Rus Savaşları'nın bir bolumunu bunyesinde tarihsel açıdan barındırdığı için kurtarılmasının gerekliliğini belirten yazışmalar tamamlandı.

Japon Kralı Meiji'yi 1890 yılında ziyarete gittikten sonra donuş yolunda Pasifik Okyanusu'ndaki Kuşimoto şehri açıklarında 550 denizcisi ile batan Osmanlı firktaeyni Ertuğrul'un, 8 yıldır kazı kurtarma çalışmasını yaparak birçok eserini gun ışığına çıkartan projenin başkanı ve Bodrum Karya Kultur, Sanat ve Tanıtım Vakfı (BOSAV) Başkan Yardımcısı Kaptan Tufan Turanlı, bulunan Osmanlı fırkateyni batığı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Cumhur Kaptan'ın deniz dibindeki batığı tespit eder etmez goruntulemesi, yerini kaydetmesi ve derhal Kultur ve Turizm Bakanlığı'na bildirerek onemli bir vatandaşlık gorevini yerine getirmesi nedeniyle kendisini canı gonulden kutladığını belirten Turanlı, "Bakanlığa dilekçesini vermesinin ardından beni arayıp telefonla bilgilendiren Cumhur Kaptan'ı sadece batığın yerini tespit ettiği için değil, geçen 3 yıl içinde troller ve balık avcıları tarafından zarara uğratılmaması için Kultur ve Turizm Bakanlığı tarafından koruyucu hiçbir tedbir alınmamasına rağmen koruduğu için de ayrıca tebrik ediyorum. Kendisinin en buyuk odullere layık olduğunu duşunuyorum" şeklinde konuştu.

Kendisinin, 1975 yılından bu yana denizlerde 200'e yakın batığın tespitini yapmış birisi olduğuna dikkat çeken Tufan Turanlı, Cumhur Kaptan'ın Turkiye denizlerindeki en onemli batıklardan birisini bulduğunu bildirdi. Bu batığın Ertuğrul'dan sonra bulunan en onemli ve tek Osmanlı savaş gemisi batığı olduğunu belirten Turanlı, "Boyle bir batığı gun ışığına çıkarmak aylar, yıllar alabilir ve 5-6 milyon dolara mal olabilir. Ancak tarihi zenginliği içerisinden çıkabilecek eserlerin paha biçilmez değeri goz onune alınacak olursa, yapılacak masraf yanında hiç kalır. Bu nedenle bu batığın uzerinde ciddiyetle durulmalı ve bolge acil olarak dalışa yasak bolge ilan edilmeli. Bu batığın Osmanlı batığı olma ihtimali oldukça yuksek. Cumhur Kaptan'ın belirtilerine gore gemide topların olması, dipteki gemi kalıntılarının ahşap olması 18'inci yuzyıl veya oncesi ihtimalini guçlendiriyor. Öte yandan çalışmaların başkanlığını yaptığım Japonya'da batan Ertuğrul Fırkateyni 19'uncu yuzyılın ortalarında yapılmasına rağmen iskeleti çelikten ama govdesi ahşap olan bir gemiydi. Bu nedenle kesin tarihlendirme için daha fazla veriye ihtiyaç var" diye konuştu.

Batığın 70 metre derinlikte olmasının, arkeolojik kazısının bilinen insan dalış yontemiyle yapılmasını imkansız kıldığını, robot teknolojisinin kullanılması gerektiğini belirten Turanlı, şunları soyledi:

"Kurtarma kazısı adı altında gelip birkaç profesyonel dalgıç tarafından yapılacak dalışla birkaç top, eser çıkarıp gemiyi terk etmekten başka bir sonuç alınamaz. Boyle bir girişimin adı, açıkça talan, define avcılığı, bir nevi soygunculuk olur. 21'inci yuzyıldayız. Sualtı da dahil olmak uzere artık bu tur çalışmalar robotlarla gerçekleştiriliyor. Biz, BOSAV olarak son 10 yılda Titanik Kaşifi Dr. Robert Ballard ile yaptığımız tum deniz araştırma ve etkinliklerimizi robotlarla yaptık. Denizin 4 kilometre dibindeki Titanik'e de robotlarla indik. 2013'te Suriye açıklarında duşurulen fantom uçağımızı ve şehit pilotlarımızı da 1265 metre derinlikten robotlarla çıkardık. Japonya'da kazısını gerçekleştirmekte olduğumuz Ertuğrul Firkateyni 14 metre gibi sığ sularda olmasına rağmen, orada bile zaman zaman robot teknolojisini kullandık. Bodrum Muzesi Muduru Tayfun Selçuk'u bizzat ziyaret ederek, bu batığın kazısı için elimizdeki en son teknoloji robot ve kazı sistemlerini Bakanlık emrine vermeye hazır olduğumuzu, tum dunyaya hem arkeolojik yeteneğimizi, hem de teknolojik ustunluğumuz sergileyeceğimizi bildirdim."