Özet (TL;DR) @ 2018-05-09T13:08:00.000Z: Karamollaoğlu, Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirerek “İngilizler bile biz Brüksel’den idare edilmek istemiyoruz diyor, ben de istemiyorum. Biz otururuz,…



Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Karamollaoğlu, Turkiye- NATO ilişkileri konusunda da "NATO kendisine çeki duzen vermeli. NATO, dunya barışını tesis etmek için kurulmuş bir teşkilatsa ona gore hareket etmeli. Fakat dikkat edin, NATO'nun saldırdığı ulkeler hep Musluman ulkeler. Bizi duşman goren anlayışın içinde nasıl olacağız? Çıkalım demiyorum ama oturup yeniden konuşalım" dedi.

Karamollaoğlu, Ankara'da medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri ve muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda Cumhurbaşkanı adaylığı kampanyasını tanıttı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

' TÜRKİYE'NİN EN CİDDİ SORUNU KUTUPLAŞMA'

Kendilerine sıklıkla "AK Parti iktidarıyla neden bir araya gelmediniz?" sorusunun yoneltildiğini ifade eden Karamollaoğlu, uç temel meselede AK Parti ile farklı duşunduklerini ifade etti. "Turkiye'nin en ciddi probleminin kutuplaşma ve kamplaşma olduğunu ısrarla soyluyorum. İşin enteresan tarafı iktidar da bunu dile getirmeye başladı fakat bu soylemde kalırsa bir şey ifade etmez, uygulamaya geçilmeli" diyen Karamollaoğlu, "Bir beka sorunuyla karşı karşıyaysak ilk yapmamız gereken iş, içeride birleşmek, birbirimize kenetlenmektir. Bu her konuda aynı fikirde olacağımız anlamına gelmez, ama ifade ettiğimiz fikirlerden dolayı birbirimizin hasmı halie gelmememiz lazım. Siyaset husumet kaldırmaz. Biz birbirimizin hasmı değiliz, sadece rakibiyiz" diye konuştu.

AK Parti ile yonetim anlayışlarının farklı olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, "Bir numaralı meseleye adaleti yerleştirmemiz gerektiği kanaatindeyiz. Çunku adalet olmadan devlet olmaz. Ama hemen onun arkasından liyakat gelir. Devlet erki, devletin başında bulunanlar ulkenin problemlerini çozerken her konuda ehil olan insanlara gorev vermelidir. Liyakat bunun için onemli. Benden olsun, çamurdan olsun mantığı geçerli değildir; bırakın devlet yonetimini, herhangi bir işletmede bu olmazsa olmaz kuraldır" dedi.

(C) AA /

İstişare konusunda da AK Parti ile farklı duşunduklerini vurgulayan Karamollaoğlu, "Çok farklı goruş ve kanaate sahip kişilerle istişare ederseniz yanlışlar asgariye iner. İstişare etmeden verilen kararlarda daima hata nispeti yuksek olur. Bunun için istişare olmazsa olmaz bir şarttır bizim yonetim anlayışımızda. Meclis bunun için teşekkul eder. Ama bugun geldiğimiz noktada meclis adeta safdışı bırakılıyor, en onemli istişare mekanizması dışarıda bırakılıyor. Bizim buna rıza gostermemiz mumkun değildir" diye konuştu.

Karamollaoğlu, Turkiye vizyonlarını da anlatırken "Öyle bir ulkemiz olsun ki bu ulkede yaşayan insanların hepsi bu ulkede yaşamış olmaktan dolayı kalplerinde huzur, sukun bulsunlar. Farklı fikirlere sahip olmalarına rağmen adaletten emin olsunlar, devlet başkanının duşuncesinin tam zıddına sahip insanlar bunu soylemekten korkmasın. Teknolojide zirveye çıkalım, başkalarına ornek bir ulke haline gelelim" dedi.

' ANADİLDE EĞİTİM MEŞRU BİR HAKTIR, BU HAKKIN VERİLMESİNDE MAHSUR OLMAZ'

Toplantıya katılan gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, "Kurt sorununu nasıl çozeceksiniz?" sorusu uzerine, "Kurt sorunu belki de bizim en fazla onem verdiğimiz sahalardan bir tanesi. Bu konudaki çalışmamız belli bir aşamaya geldi. Biz onumuzdeki birkaç hafta içinde Diyarbakır'da bu konuyla ilgili goruşlerimizi çok daha net bir şekilde ifade edeceğiz" dedi.

Farklı kanaate sahip birçok Kurt vatandaşla goruştuğunu belirten Karamollaoğlu, "Şu ifadeleri duymaktan memnuniyet hissettim; biz bu ulkenin parçalanmasını istemiyoruz. Bunu yuzde 99'u soyledi belki konuştuklarımızın. Üzerinde durdukları hususlardan biri anadilde eğitim. Bizim kanaatimize gore bu elbette meşru bir haktır. Bu hakkın verilmesinde hiçbir zaman bir mahsur olmaz. Ancak elbette Turkiye'nin resmi bir dili vardır. Bunun onem taşıdığını duşunuyoruz" diye konuştu.

' DEMİRTAŞ SERBEST BIRAKILMALI, İNŞALLAH KENDİSİNİ SERBEST BIRAKILDIKTAN SONRA ZİYARET EDERİZ'

Karamollaoğlu, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, tutuklu bulunan HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret edeceği anımsatılarak kendisinin de Demirtaş'ı ziyaret etmeyi duşunup duşunmediğinin sorulması uzerine "[Ziyaret] elbette yapılabilir. Fakat ben şov mahiyetinde bir işi yapmayı benimsemedim. Bunu soylerken, İnce'nin yaptığının şov olduğunu soylemiyorum. Demirtaş'ın madem ki aday olmasına engel yoksa kanunen, o zaman kendi fikir ve duşuncelerini topluma anlatabilmek için kendisinin tutukluluk halinin sona erdirilmesi gerektiği kanaatindeyim. İnşallah biz gitmeden o çıkar, kendisine geçmiş olsun deme imkanı buluruz. Tutukluluk bir tedbirdir. Özellikle siyasiler için uygulanmaması gereken bir tedbirdir. Benzer hususları medya mensupları için de soyleyebilirim. Onun için benim temennim inşallah Sayın Demirtaş kısa zamanda tahliye edilir. Bunu yapmak, hukumet yonunden toplumda bir erdem olarak algılanır kanaatindeyim" diye konuştu.

' ANKET SONUÇLARINA BAKARAK HDP'YE İTTİFAKTA YER VERMEDİK'

CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'nin oluşturduğu Millet İttifakı'nda HDP'ye neden yer vermedikleri sorusunu da yanıtlayan Karamollaoğlu, "Yuzde 10 barajı başlangıçta konulurken HDP için değil bizim için konulmuştu. Bugun de hukumetin yuzde 10 barajında ısrarı bizim Meclis'e girmememiz uzerine inşa edilmişti. Siyasette her zaman iki kere iki dort etmiyor, bazen beş ediyor, bazen uç ediyor. Anketler bu noktada bizim karşımıza bir tablo koyduğu için boyle bir tercih ortaya koyduk, yoksa illa HDP'ye karşı bir tavır ortaya koymak için değil. Biz Kurt kardeşlerimizin içinden aday gostereceğiz, biz mutlaka toplumun onune hakikaten birçok soruna çozum uretebilecek, sadece Kurtleri değil aynı zamanda ulkenin barışını sağlamasını ongoren fikirlerle ortaya çıkacak insanları aday gostereceğiz. Şu anda her şey bitmiş değil, fakat o ittifakın içinde boyle bir konu gundeme gelmedi" ifadelerini kullandı.

(C) AA /

' CUMHURBAŞKANI İLE TELEVİZYONDA TARTIŞMA OLURSA GÜZEL OLUR'

Bu sureçte Cumhurbaşkanı Erdoğan ile goruşmeyi planlayıp planlamadığının sorulması uzerine ise Karamollaoğlu, "Dunyanın her yerinde seçime gidilirken adaylar ekran onunde tarafsız bir moderatorun yoneticiliğinde ulkenin geleceğine ilişkin goruşlerini dile getirirler. O olursa gayet rahat olur. Fakat şu anda boyle bir goruşmeye ihtiyaç olduğu kanaatinde değilim. Cumhurbaşkanını sert eleştiriyoruz ama cumhurbaşkanı bizim hasmımız, duşmanımız değil. Onun için dun biz tamam dedik. Barış içinde, huzur içinde bu işin devam etmesi lazım. Gereği olduğu zaman goruşulur" dedi.

Karamollaoğlu, "Cumhurbaşkanı olduğunuzda damadınızı bakan yapar mısınız?" sorusuna "Eğer bir yerde bir cumhurbaşkanının yakını bir işin ehliyse gorev verilmemeli diye bir mantığı doğru bulmuyorum ama ben kişisel olarak bu gorevi vermem" yanıtını verdi.

' BİZ DE TAMAM İNŞALLAH DEDİK'

Cumhurbaşkanı adaylığı sloganının "değiştir" olduğunu belirten Karamollaoğlu, şoyle konuştu:

"Artık Turkiye'nin bir değişime ihtiyacı var kanaati toplumun buyuk bir kesiminde karşılık buldu. 15 senedir iktidarda bulunan, maalesef problemlerimiz kuçuleceğine buyuyor. Hukuka Turkiye'de hiç guven kalmadı. Hakimleri kursude otururken tutuklama noktasına gelirseniz hakimler bağımsız bir karar vermekten imtina eder. Ne yazık ki hiyerarşi de kayboldu. Bir gunluk hakim Yargıtay'da tetkik hakimi oluyor. Yahu bu çocuk daha hakimliği bilmiyor, boyle bir mantıkla nereye gideceksihiz ki. Bu değiştir, zihniyeti değiştir manasındadır aynı zamanda. Elbette hukumetin değişmesi için zihniyetin değişmesi gerektiği kanaatindeyiz. Elbette buna millet karar verecek, buna herkes rıza gosterecek. Sayın Cumhurbaşkanı'nın elbette millet bize tamam derse kenara çekiliriz demesi onemli. Biz de tamam inşallah dedik"

Karamollaoğlu, seçim guvenliği konusunda bir soruyu yanıtlarken 170 bine yakın sandığın 130 bininde temsilci bulunduracaklarını, diğer sandıklarda da muşahitlerinin olacağını ifade ederek "Bu konuda herkes hassasiyet gostermek mecburiyetinde, sandığa herkesin sahip çıkması gerektiği kanaatindeyim" dedi.

' LAİKLİK, DİN DÜŞMANLIĞI OLARAK ALGILANMADIĞI SÜRECE İTİRAZIMIZ YOK'

Laiklik konusundaki goruşu de sorulan Karamollaoğlu, "Laiklik, din duşmanlığı olarak algılanmadığı muddetçe bizim laiklik konusunda bir itirazımız olmadı, olmaz da. Ama laikliği din duşmanı olarak tarif ederseniz, namaz kılana, başını ortene ayrımcılık olarak bakarsanız olmaz. Problemin temelinde yatan laikliği din duşmanı olarak goren anlayıştır. Biz fikir ve inanç hurriyetinin kamil manada sağlanması olarak goruyoruz laikliği. Bu bizim inancımızın da temelinde yatar, dinde zorlama yoktur" diye konuştu.

' AB KAPILARINDA SÜRÜNDÜRÜLMEYİ HAZMEDEMEYİZ'

Turkiye-AB ilişkileri konusunda da konuşan Karamollaoğlu, "Elbette bizim munasebetlerimizin gozden geçirilmesine ihtiyaç var. AB bir medeniyet projesi ama dikkat edin AB ile goruşmelere başlandıktan sonra 2004 yılında 30 tane fasıl açıldı, biri kapanabildi. AB içinde diyorlar ki Turkiye Muslumanların yoğunlukta bir ulke olduğu için AB içinde yer alamaz, bunu açık soyluyorlar. Ben de şunu soyluyorum, boyleyse biz de AB'nin içinde yer alamayız" dedi.

Turkiye'nin yıllardır "AB kapılarında surundurulduğunu" ifade eden Karamollaoğlu, "Hiçbir ulke bu kadar aşağılanmaya tahammul etmemelidir. Biz AB ile irtibatlarımızı koparalım, hasım olalım iddiamız da yok. Geçenlerde AB ulkelerinin temsilcilerinin bulunduğu toplantıda ifade ettim. İngilizler bile biz Bruksel'den idare edilmek istemiyoruz diyor, ben de istemiyorum. Biz otururuz, ayrıcalıklı bir ulke olarak AB içinde onlarla irtibat sağlarız, ticaret, yatırım yaparız, geliriz, gideriz, farklı siyasi konuları ele alırız. Buna itirazımız yok. Ama inancımızdan dolayı AB kapılarında surundurulmeyi hazmedemeyiz" diye konuştu.

' NATO'DAN ÇIKALIM DEMİYORUM AMA OTURUP YENİDEN KONUŞALIM'

NATO konusunda duşuncelerinin sorulması uzerine Karamollaoğlu, "NATO'nun da kendine çeki duzen vermesi icap eder. Sovyetlerin dağılmasından sonra ozellikle Thatcher'ın ısrarlarıyla duşman tanımının değiştirilmesini kabul ettiler. NATO'ya ihtiyaç var mı yok mu, onu tartıştılar, sonra bizim karşımızdaki en buyuk tehdit İslam inancıdır dediler. NATO kendisine çeki duzen vermeli. NATO, dunya barışını tesis etmek için kurulmuş bir teşkilatsa ona gore hareket etmeli. Fakat dikkat edin, NATO'nun saldırdığı ulkeler hep Musluman ulkeler. Bizi duşman goren anlayışın içinde nasıl olacağız? Çıkalım demiyorum ama oturup yeniden konuşalım" dedi.

Dunyanın duzeninin yeniden tanzim edilmesine ihtiyaç olduğunu soyleyen Karamollaoğlu, "Dunyanın duzeninde de eşitlik, adalet olacak. Siz İslam ulkelerinin kaynaklarını somuruyorsunuz. Biz paylaşıma varız ama somuruye karşıyız. Her zaman işinize geldiğinde demokrasiyi de insan haklarını da ayaklar altına almaktan çekinmiyorsunuz. Şu Trump'a bakın, tekmelemediği yer kalmadı. Kendisinden once yapılan hiçbir anlaşmayı saymıyor. Onun için biz bunu gozden geçirmek mecburiyetindeyiz" diye konuştu.

' ABD'YE ARTIK HİÇBİR ULUSLARARASI ANLAŞMADA GÜVENİLEMEZ'

ABD Başkanı Donald Trump'ın nukleer anlaşmadan çıkma kararını da değerlendiren Karamollaoğlu, "Trump'ın politikalarıyla ilgili yorum yapmaktan herhalde Amerikalılar da usandılar. Yabancı bir devlet adamı hakkında boyle konuşmak istemem ama dengesiz, ne yapacağı belli olmayan politikalar izliyor. Ben uluslararası anlaşmayı tanımıyorum demek şudur, ABD'ye artık hiçbir uluslararası anlaşmada guvenilemez. Dunya açısından tehlikeli bir gelişme tabii" diye konuştu.

' BU HÜKÜMETTEN DAHA FAZLA BATI'YA HİZMET EDEN BİR HÜKÜMET GELMEDİ'

Mevcut hukumetin dış politikasını da eleştiren Karamollaoğlu, "Turkiye Irak'ta buyuk hata yaptı, şimdi dik duruyormuş gibi yapıyor. Bu hukumetten daha çok Batı'ya hizmet eden bir hukumet gelmedi Turkiye'ye. Suriye'de bizim neyimiz vardı, 15 gunde Şam'a gidecektik, namazı orada kılacaktık. 500 bine yakın insan katledildi, olur mu bu?" dedi.

' BİR DE İTİRAFNAME OLABİLİRDİ'

Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ahdim olsun ki faizler, enflasyon ve cari açık duşecek" sozlerine de tepki gosterdi ve "Yanında bir de itirafname olabilirdi" dedi.

DE ĞİŞTİR, TÜRKİYE GÜNDEMİNDE

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dunku "Şayet bir gun milletimiz 'tamam' derse ancak o zaman biz kenara çekiliriz" açıklamasının ardından sosyal medyada paylaşılan T A M A M ve ona yanıt olarak paylaşılan DEVAM etiketleri bugun de Twitter Turkiye gundeminde yer almaya devam etti.

Turkiye Gundemi'deki ilk dort paylaşımdan uçu bu tartışmayla ilgili olurken bir tanesi de Saadet Partisi'nin #Değiştir kampanyası oldu.