Özet (TL;DR) @ 2018-05-10T09:33:00.000Z: Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Şam'ın Duma ilçesinde kimyasal silah kullanıldığı iddiasıyla ABD, Fransa ve İngiltere'nin geçen ay Suriye'ye yaptığı saldırının ardından ilk kez konuştu. İddiaları…



Ortadoğu

09:33 10.05.2018(Guncellendi 12:02 10.05.2018) URL'yi kısaltın

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Şam'ın Duma ilçesinde kimyasal silah kullanıldığı iddiasıyla ABD, Fransa ve İngiltere'nin geçen ay Suriye'ye yaptığı saldırının ardından ilk kez konuştu. İddiaları 'saçmalık' olarak nitelendiren Esad 2013'ten beri ulkesinde kimyasal silah cephanesinin olmadığını soyledi.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad Yunanistan'ın Katimerini gazetesine roportaj verdi.

Ülkesinin 2013'ten beri kimyasal cephaneye sahip olmadığını soyleyen Esad, Batı ulkelerinin Doğu Guta'nın Duma ilçesinde hukumetin kimyasal silah kullandığı yonundeki suçlamalarını reddetti.

13 Nisan'da Duma'da kimyasal silah kullanıldığı gerekçesiyle ABD, Fransa ve İngiltere'nin ortaklaşa yaptığı fuze saldırısının ardından ilk kez konuşan Esad roportajda şu ifadeleri kullandı:

' ELİMİZDE KİMYASAL SİLAH OLMADIĞI BELGELENDİ'

" İlk olarak 2013'te teslim ettiğimizden beri elimizde kimyasal cephane yok ve kimysal silahlar için uluslararası kurum bunun hakkında araştırma yaptı. Ve elimizde hiç (kimyasal silah) olmadığı açık ve belgelendi."

Kimyasal silah kullanıldığıyla ilgili suçlamaların Suriye ordusunun zaferlerinin ardından geldiğini vurgulayan Esad iddiaları 'saçmalık' olarak niteledi.

' SURİYE ORDUSUNA SALDIRMAK İÇİN ÇOK İLKEL BİR OYUN'

Esad "Bu bir saçmalık, bir oyun ve sadece Suriye ordusuna saldırmak için çok ilkel bir oyun. Niye? Burası en onemli kısım: Teroristler kaybedince ABD, Fransa, İngiltere ve Suriye'yi istikrarsızlaştırmak isteyen diğer muttefikler ellerindeki ana kartlardan birini kaybetti, bu nedenle Suriye ordusuna saldırmak zorundalardı. Sadece teroristlerin moralini yukseltmek ve Suriye ordsunun daha fazla alanı ozgurleştirmesini onlemek için" ifadelerini kullandı.

Öte yandan Esad'ın açıklamalarından one çıkan diğer kısımlar şoyle:

  • (ABD Başkanı Donald Trump sizi 'hayvan Esad' diye tanımladı. Sizin cevabınız ne?' sorusuna) Açıkçası bir ulkenin lideriyseniz kendi ahlak değerlerinizden once halkınızın değerlerini temsil ediyorsunuz demektir. Bu dil, Amerikan kulturunu mu temsil ediyor? Asıl sorulması gereken şey bu. Bu çok kotu, bence temsil etmiyor. Dunyada boylesi bir dil kullanan bir topluluk olduğunu duşunmuyorum. İkincisi de Trump'ın kendini fazlasıyla şeffaf biçimde ifade ediyor olması aslında çok iyi bir şey. Kişisel olarak pek umurumda değil. Çunku durumu bir siyasetçi, bir devlet başkanı olarak ele alıyorum. Önemli olan şey, ortada beni etkileyen, ulkemi etkileyen şeyler olup olmadığı, verdiğimiz savaş, teroristler ve içinde bulunduğumuz atmosfer.

  • ('Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a karşı da boyle bir dil kullandı ama şimdi bir araya gelmeyi planlıyorlar. Trump'la şahsen goruşme ihtimaliniz olduğunu duşunuyor musunuz? Yuz yuze gelseniz ne soylerdiniz?' sorusuna) Sormanız gereken ilk soru şu: Elinize ne geçer? Diğer soru da şu: Seçim kampanyası oncesinde farklı, sonrasında farklı konuşan, bugun bir şey yapan, ertesi gun tam tersini yapan biriyle nereye varabilirsiniz? Dolayısıyla bu, istikrarla ilgili bir şey. Her gun aynı frekansta mı, aynı algoritmada mı? Boyle bir yonetimle bir şeyler başarabileceğimizi sanmıyorum.