Özet (TL;DR) @ 2018-05-08T17:53:48.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile toplantısında, ABD ve bazı Batılı ülkelerin Balkanlar politikalarını ve Balkanlar üzerinden Türkiye'ye yönelik söylem ve tutumlarını…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile toplantısında, ABD ve bazı Batılı ulkelerin Balkanlar politikalarını ve Balkanlar uzerinden Turkiye'ye yonelik soylem ve tutumlarını eleştiren sozlerini uzmanlar, Sputnik'e değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve bazı Batılı ulkelerin Balkanlar politikalarını ve Balkanlar uzerinden Turkiye'ye yonelik soylem ve tutumlarını sert bir dille eleştirdi. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı sırasında Erdoğan ''Batı, ozellikle Balkanlar'da Turkiye'nin duruşunu, attığı adımları, girişimleri, gayretleri hazmedemiyor. Batı hazmetmese de yapabileceğimiz ne varsa yapmaya devam edeceğiz. Ülkemizin Balkanlar'daki faaliyetlerinden rahatsız olan bu çevreler Turkiye'nin gayretlerini manipule etmeye çalışıyor. Şuphesiz, meyve veren ağaç taşlanır. Turkiye'nin çabaları da kriz ve istikrarsızlıktan medet umanların planlarına çok buyuk darbe indirmektedir. Bizim bu kesimlere tavsiyemiz, boş işlerle uğraşmak yerine Balkanlar'ın barış ve istikrarına katkı verecek konulara yoğunlaşsınlar" ifadelerini kullandı. Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu sozunu nasıl yorumlamak gerekir? "Turkiye'nin çabalarını sindiremeyen Batılı ulkeler" hangileri? Ve bu sozler, bolgedeki hangi dinamiklere işaret ediyor? Konuyu Sputnik'e AK Parti 24.Donem İzmir milletvekili ve Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı Rifat Sait ve Yuzyıl Turkiye Enstitusu Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Başkanı Gozde Kılıç Yaşın değerlendirdi.
(C) AA / Gokhan Balcı
' TÜRKİYE'NİN RUSYA'YLA YAKINLAŞMASI SIRBİSTAN'LA İLİŞKİLERİ DE OLUMLU ETKİLEDİ'
Konuyu Sputnik'e değerlendiren ilk isim, AK Parti 24.Donem İzmir milletvekili ve BASAM Başkanı Rifat Sait oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın soz konusu açıklamayı Sırbistan'dan mevkidaşı Aleksandar Vucic ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı sırasında yapmış olmasının onemli olduğunun altını çizen Sait "Bu konuşma Turkiye-Sırbistan ilişkilerinin gelişmesinin paralelinde yapılması dolayısıyla son derece anlamlı ve bence Balkanlar için bir milat niteliğinde. Çunku Balkanlar içerisinde Sırbistan'ın etkisi çok fazla. Turkiye'nin son donemde Rusya'yla olan yakınlaşması, Rusya'yla eski dost olan Sırbistan ile Turkiye'nin ilişkilerini de olumlu etkiledi" dedi.
Geçen yıl imza atılan anlaşmanın bir sonucu olarak geçen gun Ankara'da Turkiye-Sırbistan Yuksek Duzeyli İş birliği Konseyi'nin ilk toplantısının yapıldığını hatırlatan Sait "Bu ne demek oluyor? Sırbistan'la halihazırda 1 milyon dolar hacme sahip olan ticaretimizin hacminin 5 milyon dolara ulaşma hedefinin gerçekleşmesi yonunde onemli bir gelişmenin yaşandığı anlamına geliyor. Turkiye'nin Balkanlar'daki bu ilerleyişi birilerini rahatsız ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı, bu ilerleyişten rahatsız olanları hedef aldı ve onları 'kriz ve istikrarsızlıktan medet umanlar' olarak tanımladı. Bu ulkelerden birisi de Fransa" ifadelerini kullandı.
(C) AA /
' FRANSA, ALMANYA VE ABD, TÜRKİYE'NİN BALKANLAR HAMLELERİNDEN SON DERECE RAHATSIZ'
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Turkiye veya Rusya'ya yonelen bir Balkanlar istemediğini açık açık itiraf etmiş olduğunu vurgulayan Sait "Fransa da dahil olmak uzere bazı ulkeler, açık açık Turkiye'nin Balkanlar politikasından rahatsız. Halbuki, Turkiye ne istiyor? Turkiye, orada barış ve istikrar istiyor. Bu barış ve istikrarlar birlikte turizm ve ticaretin artmasını, ilişkilerin de gelişmesini istiyor. Ancak bundan, ozellikle Fransa, Amerika ve Almanya son derece rahatsız" diye konuştu.
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), FETÖ'nun Balkan ayağına ağır darbe indirerek, orgutun 6 ust duzey elemanını Turkiye'ye getirmesinin ardından Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj'ın İçişleri Bakanı Flamur Sefaj ve Kosova İstihbarat Ajansı Başkanı Driton Gashi'yi gorevden aldığı sureci hatırlatan Sait "Biliyorsunuz, yakın zamanda Turkiye Kosova'dan 6 FETÖ'cuyu paketlemişti. Bu olayın ardından ABD'nin de etkisiyle Kosova Başbakanı tepki gosterdi. Aslında, Turkiye-Sırbistan yakınlaşmasında Turkiye'nin Kosova'ya yonelik ince ayarının da etkisi olduğunu duşunuyorum" dedi.
(C) REUTERS / Dado Ruvic
' SIRBİSTAN'LA OLUMLU İLİŞKİLER TİCARET HACMİMİZİ DE ARTIRIR'
Sırbistan'la olan yakınlaşmanın Balkanlar'da barış için onemli olduğunu soyleyen Sait "Daha once Balkanlar'daki barışın bozulmasında Sırbistan'ın onemli rolu vardı. Sırbistan'daki milliyetçi akım dolayısıyla Bosna'da da Kosova'da yapılanları hatırlıyoruz. Yapılan bu anlaşmalar, Sırpların Balkanlar'daki bu milliyetçi tutumunu frenlemiş oluyor. Hem de bu milliyetçi ulkeyi yumuşatmış oluyor. Turkiye bana gore bu sureçte Sırbistan'ı diplomatik yollarla ehlileştiriyor, yumuşatıyor. Malumunuz Turkiye, Sırbistan ve Bosna Hersek arasında da iş birliğinin sağlanmasında buyuk etki yapmıştı. Turkiye'nin Sırbistan'la bu yakınlaşması da TİKA ve Yunus Emre Enstitusu gibi kurumların orada faal olmasının onunu açıyor. Şimdiye kadar TİKA, Sırbistan'da 220'nin uzerinde faaliyete imza attı. Ayrıca Sırbistan, Makedonya ve Karadağ'ın Rusya'yla da ayrı bir ortak pazarı var. Bunun uzerinden Rusya pazarına girerek de bu ticaret hacmi artırılabilir. Aynı şekilde Balkanlar'daki barışın sağlanması Turkiye'nin topyekun ticaret hacmini de artırır" dedi.
Sait "Sırbistan FETÖ ile mucadele konusunda başından beri Turkiye'ye onemli destek verdi. Ama Yunanistan'da aynı durum geçerli değil. Ama Bulgaristan ve Yunanistan'da TİKA'nın çalışmasına izin verilmiyor. Yunanistan bugun FETÖ'culere sığınma hakkı verdi. Bu komşu ulkeye yakışmayan bir hareket oldu. Yunanistan boyle olumsuz yaklaşırken Sırbistan çok daha yapıcı bir rol oynuyor. Sırbistan'ın tam Amerika'nın gudumunde olmaması da onemli. Sırbistan'la yakınlaşmak Amerika'nın çok daha fazla etkisini olduğu Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova'dan çok daha kolay" diye ekledi.
' BALKANLAR VE TÜRKİYE ARASINDA TARİHSEL BAĞLAR VAR'
Yuzyıl Turkiye Enstitusu Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Başkanı Gozde Kılıç Yaşın, Turkiye ve Balkanlar arasındaki tarihsel bağlarının ve tarafların birbirleri için oneminin altını çizerek "Gerçekten de Turkiye'nin Balkanlardaki her turlu girişimine donuk bir şuphe, ardında ne tur beklentiler olduğuna donuk bir sorgulama oluyor. Bence burada Batı'nın Balkanlara kuçumseyici bakışının, Balkanları Avrupa'ya sorun aktaran bolge, ebeveynlik yapılması gereken çocuk şeklinde gormesinin etkisi de var. Halbuki Turkiye'nin Balkanlara bakışı her zaman farklı oldu. Bugunun işi değil. İlgi, salt Cumhuriyet tarihinden de ibaret değil. Turk halkı ile Balkan insanları arasında derin bir sevgi ve bağlılık var" dedi.
Yaşın "Duşunun Turkiye Cumhuriyeti kurulduğunda, Turkiye'de 3,5-4 milyon Balkan nufusu vardı ve o tarihte Turkiye'nin nufusu 10 milyondu. 1878'den itibaren buyuk çoğunluğu yolda veya katliamlarla olmesine rağmen Anadolu'ya koşan, kaçan milyonlarca insan oldu. Gelebilenler kadar da kalanlar varsa eğer aradan ne kadar zaman geçerse geçsin bu insanların birbirine ozlemi, bağı ortadan kalkamaz. Kaldı ki Turk tarihi açısından bakarsanız Anadolu'nun yurt tutulmasından 500 yıl kadar evvel Balkanlar yurt yapılmıştı. Osmanlı'nın Kosova'ya yerleşmesi 1389, İstanbul'a yerleşmesi 1453… Dolayısıyla ardında bir şey aramaya gerek yok, mesele devlet değil insan meselesi. Yani taraflar arasındaki bağlar salt Balkan Muslumanlarından kaynaklı bir ilgi ve sempati değil; tum Balkan insanları ve Turkiye arasında bir sempati ve bağ var" diye konuştu.
' TÜRKİYE BALKANLARIN EN ÜCRA KÖYLERİNE KADAR DESTEK GÖTÜRÜYOR'
Turkiye'nin Balkanlar'daki faaliyetlerinin 'kazanım sağlamak' uzerine olmadığının altını çizen Yaşın "Bugun Balkanlarda vekil, bakan, devlet kurumlarında yonetici olanların bir kısmı Turkiye'de eğitim almış, pek çoğunun da Turkiye'de akrabaları var. TİKA uzerinden yapılan faaliyetlerin Balkan insanları uzerindeki etkisini Avrupa'dan bakan biri anlayamıyor. Çunku TİKA en ucra koylere okul, dağların arasında kalmış yerlere hastane yapıyor, Turkiye bir şey kazanmıyor, global bir etki yaratmıyor ancak oralardaki insanların Turkiye ozlemini giderirken kalplerini kazanıyor. Sırbistan'a kurulan soğuk hava depoları o bolge insanına kazandırıyor, verilen arıcılık, tavukçuluk eğitimleri goçu bolge insanının tek seçeneği olmaktan çıkarıyor. Batı ise hem Balkanlardan artık goçmen istemiyor hem bolgeyi silah-uyuşturucu-insan kaçakçılığı ve teror merkezi olarak goruyor ama insanları iş sahibi yapacak adımlar atmıyor. Bunların otesinde elbette kurulan fabrikalar, yapılan otoyollar, işleyişe geçirilen havalimanları var. Sadece Sırbistan'da Turk şirketleri 10 bin kişiyi istihdam ediyor. İstihdamdan sadece Sırbistan'daki Boşnak ve Arnavutlar faydalanmıyor hatta belki onlar en az faydalanan kesim. Butun bunlar tarihsel sempati ve akrabalık bağları olmayanlarda bile Turkiye'ye donuk ilgi uyandırıyor" diye konuştu.
' BATI, ORYANTALİST VE TEPEDEN BAKAR TUTUMUYLA BÖLGEYİ ANLAMAKTAN ACİZ'
Batılı ulkelerin Turkiye ve Balkanlar arasındaki bağı oryantalist bir yaklaşımla anlayamayacaklarını ifade eden Yaşın "Turk dizilerinin 80'li yılların Amerikan dizilerinin yerini aldığı açık. Tum dunyada bir etki yaratıyor, Balkanlar ulkelerinde çok daha fazla… Balkan ulkelerinin bir kısmının istihbarat teşkilatı ve guvenlik guçleri gibi stratejik kurumlarının eğitimi Turkiye tarafından veriliyor. Dolayısıyla gorulmeyen ama her anlamda, her boyutta ciddi bir iletişim var. Batı zannediyor ki Turkiye bolgede imamlar yoluyla etki sağlıyor. Ilımlı İslam soylencesinin kullanıldığı donemlerde evet, hem Batı hem bolge ulkeleri Turkiye'den Balkanlardaki radikalleşme tehdidine karşı onlem almasını bekledi; tıpkı her kritik donemde Turkiye'den dengeyi sağlayacak adımlar atılmasının beklendiği gibi. Ancak imamlar meselesi en kalın halatın en ince ipi kadar etkendir. Boylesi bir yanılgı bolge tarihine, sosyolojisine, toplum psikolojisine yabancı olmalarından kaynaklanıyor. Balkanları oryantalist bir yaklaşımla tepeden bakarak anlamaları mumkun değil" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.