Özet (TL;DR) @ 2018-05-08T19:18:00.000Z: İsrail'in İran'ın Suriye'den çekilmemesi durumunda "Esad'ı öldürürüz" açıklamalarını ve Rusya'nın Suriye'ye S-300 sevkiyatını durdurma girişimini değerlendiren Gazeteci Bursa "Bu ABD, İran ve Rusya'ya…
İsrail'in İran'ın Suriye'den çekilmemesi durumunda "Esad'ı oldururuz" açıklamalarını ve Rusya'nın Suriye'ye S-300 sevkiyatını durdurma girişimini değerlendiren Gazeteci Bursa "Bu ABD, İran ve Rusya'ya mesaj niteliğinde" dedi. Prof Dr. Ünal "İsrail ve ABD Suriye'de yuruttuğu vekalet savaşında başarısız olduğunun farkında" diye yorum yaptı.
İsrail'in Suriye'ye donuk son derece tartışmalı tutumu son haftada yaşanan iki gelişmeyle bir kez daha tırmandı. Uzun suredir İran'a karşı savaş ruzgarları estiren İsrail, bu kez Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı ulkesinde İran'ın faaliyetlerine izin vermeye devam etmesi halinde oldurup yonetimini devirmekle tehdit etti. İsrail'in eski savunma bakanı Moşe Yalon, Rus hava savunma sistemi S-300'un Suriye'ye sevk edilmesini istemediklerini, bunu engellemek için Rusya ile irtibat halinde olduklarını soyledi. Peki İsrail'in bu tutumunu nasıl değerlendirmeli? Bu tavır Ortadoğu'daki denkleme etki edecek şekilde eyleme dokulur mu? Uzmanlar, bu soruların yanıtlarını Sputnik'e verdi. Konuyu Sputnik'e değerlendiren ilk isim Atılım Üniversitesi oğretim uyesi Prof. Dr. Hasan Ünal oldu.
İsrail'in sertleşen soylemlerinin Suriye ordusunun gosterdiği başarıyla "paralel" olduğuna işaret eden Ünal "Suriye kuvvetlerinin son aylarda, hatta 2016 yılından itibaren sahada gosterdiği başarı ve elde ettiği ustunluk karşısında Amerika ve İsrail ikilisi, vekalet savaşlarıyla Suriye'de elde etmek istediklerini elde edemeyeceklerini gormuş durumdalar. Özellikle son aylarda hepimiz goruyoruz ki Suriye, Doğu Guta'yı temizledi. Oradaki kuçuk direniş bolgelerinin tamamını ele geçirdi. Ardından Suriye hukumet kuvvetleri kuzeye doğru yoneldiler. Önemli stratejik mevkileri, ve bilhassa 2012'den beri direnişçilerin, teroristlerin elinde olan kara yollarını ele geçirmeye başladılar" dedi.
' ABD VE İSRAİL VEKALET SAVAŞLARIYLA BAŞARILI OLAMADIKLARININ FARKINDA'
Suriye ordusunun gosterdiği başarının ABD ve İsrail'in vekalet savaşları yuruterek Suriye'de başarılı olamayacaklarını anlamasıyla sonuçlandığın işaret eden Ünal "Butun bunlar beraberinde şunu getirdi: Amerika ve İsrail, vekalet savaşlarıyla istediklerini elde edemeyeceklerini anlamış durumda. Bu yuzden de İsrail doğrudan İran'a yoneliyor. Ancak 'İran, Suriye'den çekilsin' demek şu soruyu akla getiriyor: Suriye'deki PKK'lılar, yabancı, cihatçı, ruh hastası savaşçılar neden çekilmiyor? Suriye'de Suudi Arabistan ve diğer ulkelerin desteği ve parasıyla on binlerce, yuz binlerce insanın kanına giren teroristler çekilmiyor da neden İran çekiliyor? Yani, neticede Suriye egemen bir ulke ve egemen bir ulkenin davetiyle bir başka ulke orada faaliyet gosteriyorsa orada bir sorun yok" diye konuştu.
Ünal "Ayrıca, bugun 'İran, Suriye'den çekilsin' demenin bir sonraki adımı 'Rusya, Suriye'den çekilsin' demek olacaktır. Yani ABD ve İsrail vekalet savaşıyla yapmak istediklerini yapamayınca, bu defa da meseleyi doğrudan savaşa çevirme tehditleri savuruyorlar. Bunun da altyapısı zayıf. Çunku bu ikili ta 11 Eylul'den bu yana, hatta Afganistan'dan başlayarak yuruttukleri kanlı savaşlarda milyonlarca insanı ya doğrudan oldurduler ya da olumlerine sebebiyet verdiler. Ama giriştikleri butun savaşları da kaybettiler. Afganistan, Irak ve Suriye'de başarılı olamadılar. En son Lubnan seçimleri gosterdi ki Lubnan'da da başarılı olamadılar. Hizbullah, Suudi Arabistan'ın oy alınabilmesi için birebir dağıttığı paraya rağmen muazzam başarı gosterdi. Dolayısıyla, onumuzde boyle bir uluslararası ve bolgesel ortam varken, vekalet savaşıyla elde edemediklerini doğrudan savaşla elde etmeye çalışmak son derece tehlikeli" dedi.
' ABD'NİN TUTUMU İRAN'IN EGEMENLİĞİNİ TARTIŞMAK'
ABD Başkanı Donald Trump'ın olası bir 'İran'la nukleer anlaşmadan çekilme' kararını da değerlendiren Ünal "Diyelim ki (ABD Başkanı Donald) Trump, birkaç saat sonra kararını açıklayacak ve Amerika'nın İran'la olan nukleer anlaşmadan çekildiğini ilan edecek. Peki altı imzacısı olan bir anlaşmadan ABD'nin tek taraflı olarak çekilmesi anlaşmayı geçersiz kılmaya yeter mi? Kaldı ki, şu saat itibariyle yaptığım araştırmalarda Avrupalı ulkelerin bu anlaşmaya sadık kalacaklarını ilan etmesi soz konusu. Zaten Rusya veya Çin'den bu anlaşmanın aleyhine en ufak bir şey soylenmiş değil. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu da, İran'ın nukleer silah girişimi olduğuna dair hiç bir bilgi veya belgeye sahip olmadığını soyluyor. Bu aşamada iki sorun ortaya çıkıyor. İran'la yapılan nukleer anlaşmaya sadık kalacağını açıklayan ulkeler ve nukleer silah uretimine dair bilgi veya belgeye sahip olmadığını soyleyen UAEK varken, ABD anlaşmadan çekilmesini nasıl gerekçelendirecek? Anladığım kadarıyla İsrail'in zorlamasıyla 'Yalnızca nukleer silah yapmaktan vazgeçmesi yetmez, karadan karaya atılan bu balistik fuzeleri de uretmesin' gibi bir soylem geliştirdi. Ancak bunu soylediğiniz anda, bir ulkenin doğrudan doğruya egemenliğini tartışmış oluyorsunuz" dedi.
Ünal "Çunku bu balistik fuze yapımı, Nukleer Silahların Yasaklanması Anlaşması kapsamına girmiyor. Bir sonraki aşamada da İran'a çıkıp 'Kardeşim, ben senin hava kuvvetlerin olsun istemiyorum' diyecektir o zaman. Ayrıca, iş sadece İran'la sınırlı da kalmayabilir. Aynı şeyi bize de soyleyebilirler. Çunku biz de balistik fuzelerde mesafe kat etmiş durumdayız, 1000 kilometre menzillere yaklaşmış durumdayız. Veya dostane soyluyor gibi yaparak nasıl 'S-400 alamazsınız' diyebilirler? Boyle bir uluslararası sistem olamaz. Dolayısıyla, bunu zorladıklarında butun dunyadaki inandırıcılıklarını sıfırla çarpmış olacaklar" diye konuştu.
' İRAN'LA DOĞRUDAN SAVAŞI GÖZE ALMALARI KOLAY DEĞİL'
ABD ve İsrail'in İran'a yonelik doğrudan bir savaşı da goze almalarının kolay olmayacağına işaret eden Ünal "Üstelik İran'la boyle bir doğrudan savaşı goze almaları da kolay bir şey değil. Bunlar İran'a saldırı gerçekleştirirse, İran'ın da eli armut toplamaz. Hem İran hem Hizbullah gibi İran'ın muttefikleri Lubnan'dan İsrail'e saldıracaktır. Bu kolay bir iş değil. Öte yandan, İsrail'in Rusya'yı S-300 fuzelerini vermemeye ikna etme çabası da İsrail'in kotu niyetini gosteriyor. Yani İsrail 'Ben Suriye'de istediğim hedefi istediğim gibi vurayım ama benim uçaklarım herhangi bir şekilde rahatsız edilmesin' demeye getiriyor. Bu akıl alır gibi değil" dedi.
İsrail'in Rusya'nın Suriye'ye S-300 sevkiyatını engellemeye yonelik sozler sarf etmesinin de kabul edilemez olduğuna işaret eden Ünal "Bu, Rusya'ya da 'Sen Suriye'de bir şeyler yap, meşgul ol ama ne yapıp yapmayacağına ben karar vereyim' demeye çalışması anlamına geliyor. 'S-300 sevkiyatını durdur' demenin başka bir açıklaması olamaz. Bugun İran'a 'çekil' demek yarın Rusya'ya 'Sen de çekil' demek olur. Bu da vekalet savaşından doğrudan savaşa doner. Bu durum Suriye içinde de geçerli. Çunku Suriye'de Amerika, Suudi Arabistan ve İsrail adına savaşan grupların neredeyse tamamı yenilmiş durumda. Şimdi Amerika yeni bir tezgah peşinde. Suudiler ve diğer Korfez ulkelerinin asker gondermesini istiyor. Bunun benzerini Fransa'da da gorduk. Yani Amerika orada esas muteahhit rolunde ve Fırat'ın doğusuna ve Menbiç'e yerleşmiş durumdayken, şimdi bir de Korfez askerlerinin orada konuşlanmasını sağlamaya çalışıyor. Yani Suriye'yi bolmek fikrinden geri adım atmak istemiyorlar ve bunda da İsrail doğrudan devreye giriyor. Bunun için de ilk olarak İran'ı hedef alıyorlar. Aynı şeyi Rusya'ya yapmaları zor olsa da, bu yonde adımlar atıyorlar" diye ekledi.
' IŞİD'İ TEHDİT OLARAK GÖRMEYEN İSRAİL, İRAN VE SURİYE ORDUSUNUN FAALİYETLERİNİ TEHDİT OLARAK GÖRÜYOR'
İsrail'in tutumunu değerlendiren bir diğer isim ise Gazeteci Ramazan Bursa oldu. İsrail'in açıklamalarının kendi guvenliği odaklı olduğuna ve İsrail'in Guney Suriye'de 2011'den bu yana yoğun faaliyet içerisinde olduğunun altını çizen Bursa şoyle konuştu:
"İsrail'in bu açıklamaları ve tutumunun hedefinin Guney Suriye meselesi olduğunu soyleyebiliriz. Şoyle ki, 2011 Arap Baharı surecinde Suriye iç krizini başlamasıyla beraber İsrail bilhassa Suriye'nin guneyiyle çok yakından ilgilenmişti. Çunku İsrail, Suriye'nin guneyindeki gelişmeleri kendi guvenliği açısından onemsemektedir. Bilhassa, Golan'a bitişik olan Kuneytra ve ta Ürdun sınırına kadar olan bolgeleri kendi guvenliği açısından değerlendiriyor. Ve buradaki gelişmeleri kendisine tehdit olarak goruyor. Öyle ki bu donem içerisinde İsrail, hem Hizbullah hem İran ordusu hem de bizzat Suriye ordusunun kullandığı mekanları ve askeri bolgeleri bombaladı. İsrail son donemde ise Suriye'deki gelişmelerden tedirgin. Tel Aviv bugune kadar bizzat kendisini tehdit etmediği için IŞİD'in varlığını hiç bir zaman tehdit olarak gormemişti. Ama yakın donemde hem muhalif gruplara hem de IŞİD'e karşı yapılan operasyonlar, Doğu Guta'nın Suriye ordusunun eline geçmesi ve yakın zamanda Yermuk bolgesindeki gelişmeler ve Halep'in Suriye ordusunun eline geçmesi Suriye ordusunun elini guçlendirmiştir. Bunlar İran ve Rusya'nın yanı sıra Fatimiyyun Tugayı ve Zeynebiyyun Tugayı isimli milis gruplar guçlerinin de başarısı olarak kabul edilebilir"
' İSRAİL LÜBNAN'DAKİ POLİTİKALARININ AYNISINI SURİYE'NİN GÜNEYİNDE UYGULUYOR'
İsrail'in 1975 sonrası Lubnan'ın guneyinde uyguladığı politikanın aynısını Suriye'nin guneyinde uyguladığına değinen Bursa "İç savaş sırasında İsrail, Guney Lubnan'da yaşayanlara bazı insani yardımda bulunmuştu. Ve Lubnan ordusundaki bir komutana Guney Lubnan Ordusu isminde bir ordu kurmuştu. Ve bu unsurlar İsrail'in Lubnan'ı işgaline katkı sağlamıştı. Benzer şekilde İsrail, Suriye'nin guneyinde iki onemli muhalif liderle çalışıyor. Hatta bu muhalif liderlerden birisi olan İssam Zeytun, Herzliya Konferansı'na davet edilen tek Suriyeli hatta tek Arap olmuştu. Bu iki muhalif liderin de sık sık İsrailli bakanlarla bir araya geldiği İsrail medyasına da yansıdı" diye konuştu.
' PUTİN-NETANYAHU GÖRÜŞMESİNE YANSIYABİLİR'
İsrail'in amacının hem ABD hem de İran ve Rusya'ya mesaj vermek olduğunu savunan Bursa şoyle ekledi:
"Bence İsrail Guney Suriye'dekli hassasiyetinin daha iyi anlaşılsın diye bu tehdidi yapıyor. Rusya'yı da s-300'ler verilmesin diye uyarıyor. Çunku yakın zaman Suriye ordusu, İsrail uçağını S-200'lerle duşurdu. Bu hem İran hem Rusya hem de Amerika'ya mesaj niteliğinde. Ayın 9'unda İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir araya gelecek. Bu toplantıdaki gundem maddelerinin başında Suriye'deki Fatimiyyun ve Zeynebiyyun tugayları ile İran varlığının yanı sıra Suriye'ye yonelik S-300 sevkiyatı olacağının kanaatindeyim."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.