Özet (TL;DR) @ 2018-05-07T01:40:00.000Z: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Düğmeye bastık. Yeni sistemde inşallah seçimlerden sonra tekrar o reformcu kimliğimiz ön plana çıkacak" dedi.
Turkiye
01:40 07.05.2018(Guncellendi 01:49 07.05.2018) URL'yi kısaltın
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, "Duğmeye bastık. Yeni sistemde inşallah seçimlerden sonra tekrar o reformcu kimliğimiz on plana çıkacak" dedi.
(C) AA /
Mimar Sinan Kongre ve Sergi Merkezinde gerçekleştirilen AK Parti Kepez İlçe Başkanlığı Danışma Meclisi Toplantısı'nda konuşan Çavuşoğlu, reformlara bağlı olduklarını, yine reformların yapılacağını ancak devlet kurumlarına girmiş hainlerin de temizleneceğini ifade ederek, "Çunku bu hainlerin sadakati sadece o Pensilvanya'daki hastaya, ruh hastasına. Devlete, millete değil. Dolayısıyla biz onlarla mucadele edeceğiz. Elbette bu ulkenin imajı onemli, elbette biz de imajımızın duzgun olmasını isteriz. Bir Dışişleri Bakanı olarak en çok ben isterim. Ama bugun Turkiye'nin guvenliği ve bekası her şeyden onemlidir. İşte şimdi teroristleri temizliyoruz" diye konuştu.
' HERKES İÇİN ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ'
24 Haziran seçimiyle beraber reformlarla demokrasinin standardının yukseltileceğini, FETÖ'nun bozduğu adaletin yeniden getirileceğini belirten Çavuşoğlu, herkes için adalet sağlanacağını soyledi. Herkes için ozgurluk istediklerini, inançlara saygı duyduklarını, İstanbul'da kiliselerin restore edildiğini, Akdamar'da Ermeni kilisesinin tekrar ibadete açıldığını, Rumların gidip Trabzon'da ibadet edebildiğini aktaran Çavuşoğlu, hoşgorunun ne demek olduğunu Avrupa'ya ve tum dunyaya gostereceklerini dile getirdi.
24 Haziran'dan sonra yasaların TBMM'de milletvekilleri tarafından hazırlanacağını, burokratların hazırladıkları taslaklar ile değil, milletvekilleri tarafından yasama çalışmaları yapılacağını anlatan Çavuşoğlu, bunun yanı sıra cumhurbaşkanı dahil, hukumette gorev alanların Meclise karşı sorumluluğunun yanında, yargıya karşı sorumluluğunun da getirildiğini kaydetti.
Çavuşoğlu, "Şu andaki sistemde cumhurbaşkanında yetki çok var, en az başbakan kadar yetki var ama sorumluluk ve hesap verebilirlik sıfır. Dolayısıyla yeni sistemde hem yurutme hem de yasama guçlu olacak." açıklamasında bulundu.
Turkiye'nin demokratikleşmesi için de onemli adımlar attıklarının altını çizen Bakan Çavuşoğlu, şoyle devam etti:
-
Bugun Turkiye'nin gerçekleştirdiği demokratikleşme surecini, yaptığı reformları gormezden gelen ulkeler, bundan 6 sene, 7 sene, 8 sene once 'Turkiye'de sessiz devrim var.' diyorlardı. Şimdi niye inkar ediyorsunuz? Turkiye'yi reforme eden, tum kanunlarını uluslararası standartlara, yani demokratik standartlara yukselten parti hangi partidir? AK Parti. Kimin liderliğinde? Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde. 'Turkiye'de sessiz devrimler yapıyor.' dediğiniz Recep Tayyip Erdoğan'a bugun neden 'diktator.' diyorsunuz? Recep Tayyip Erdoğan sandıkları inkar edip de zorla mı iktidar oluyor, girdiği her seçimi kazanıyor. Çıktın yendi, çıktın yendi, çıktın yendi, şimdi 'çıktım yendi.' olacak.
-
Her seçimimiz demokratik, her seçimimiz şeffaf. Uluslararası standartlara uygun. Ama dert başka. Açık sozluyseniz, onların talimatlarına isyan ederseniz, onların talimatlarına 'Sen Turkiye'ye talimat veremezsin.' derseniz, onların yanlışlarına, 'Sen yanlış yapıyorsun' derseniz, Turkiye'ye ders vermeye çalışanlara ders verirseniz, hazmedemiyorlar. Bizde bir değişiklik yok. İşte sayın Cumhurbaşkanımız, İstanbul'da manifestomuzun açıklamasını yaptı. Seçim surecinde tabii ki politikalarımızı, projelerimizi, planlarımızı halkımızla paylaşacağız. Duğmeye bastık. Yeni sistemde inşallah seçimlerden sonra tekrar o reformcu kimliğimiz on plana çıkacak.
-
Bize ders vermeye kalkanlar, bize akıl vermeye kalkanlar Turkiye'nin gerçeklerini gormek istemiyorlar. Turkiye'nin neyle mucadele ettiğini gormek istemiyorlar. AB Komisyonu Başkanı diyor ki 'Sayın Cumhurbaşkanı, kusura bakma sizi oldurmek istediğini biz bilmiyorduk, sonradan oğrendik.' diyor. Sen çocuk mu kandırıyorsun. Sen bunu bilmiyorsan o kurumun başında ne işin var? Darbecilere ev sahipliği yapıyorsunuz, onlara statuler veriyorsunuz, sığınma hakkı veriyorsunuz. Turkiye'nin iadesini istediği darbecileri Turkiye'ye vermiyorsunuz. Neden?
' DIŞ POLİTİKADA HANGİ ÜLKE İLE NASIL İLİŞKİLER KURULACAĞINA KARAR VERMEK İSTİYORLAR'
Bağlı bir Turkiye istendiğini belirten Çavuşoğlu, "Dış politikada hangi ulke ile nasıl ilişkiler kuracağına onlar karar versin. 'Rusya ile bu kadar ilişki kurabilirsin, İran'la ancak uzaktan selamlaşabilirsin, Orta Asya'daki Turk Cumhuriyetleri senin neyine? Biz oraya gideriz, sen gidemezsin. Çin'le, aman uzak dur. Ne işiniz var Afrika'da?' Sen Afrika'ya somurgeci gittin, biz Afrika'yı ihya etmek için oradayız, barış için oradayız." dedi.
' HİÇ 400 BİN KÜRT'ÜN SORUNLARINI DİNLEDİNİZ Mİ DİYE SORDUM'
Batı ulkelerinin hep PKK'yı, YPG'yi savunduğunu, bolgede yaşayan Kurtlerin durumunu kimsenin sormadığını vurgulayan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Geçen NATO'da soyledim. Luksemburg Dışişleri Bakanı bize ders vermeye kalkıyor, biz de haddini bildirdik tabi. Sorduğum sorulara cevap veremedi. Bu soruları sordum kendine. Hiç dedim 400 bin Kurt'un sorunlarını dinlediniz mi? Suriye'ye neden donemiyorlar? Biz, Fırat Kalkanı operasyonunu tamamladıktan sonra, 10 gun onceki rakamları soyluyorum, 160 bin Suriyeli vatandaşımız Turkiye'den buralara dondu. En az bir o kadar Suriyeli de ulkenin değişik bolgelerinden evlerine, o bolgeye dondu. Yani 300 binden fazla insan bu bolgeye dondu. Şimdi Afrin'e de donuyor. İşte gerçekleri gormek istemiyorlar, sebep bu." değerlendirmesinde bulundu.
' KUTSAL KİTABIMIZ SENİN YAPBOZ TAHTAN MI?'
Batılı ulkelerin Turkiye'ye her istediklerini yapamayacaklarının altını çizen Çavuşoğlu, sozlerini şoyle surdurdu: "Bugun Fransa'da içlerinde Sarkozy'nin (Eski Fransa Cumhurbaşkanı) de olduğu densizler Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerinin değişmesi gerektiğini, bazı bolumlerinin çıkarılması gerektiğini savunmuşlar. Kutsal kitabımız senin yapboz tahtan mı? Neymiş efendim, Yahudi duşmanlığı içeriyormuş. Tarih boyunca Yahudilere siz zulmettiniz. Tarih boyunca Yahudilerin sığınağı olmuştur Osmanlı İmparatorluğu, Turkiye Cumhuriyeti. Muslumanlar sahip çıkmıştır. Soykırımlar Turkiye'de mi yaşandı? Biz İsrail devletinin zulmune karşıyız, Yahudilere karşı değiliz. Bizim tum inançlara saygımız var. Bizde antisemitizm, yani Yahudi duşmanlığı yoktur. Bizim inancımıza terstir, dinimize terstir, Kur'an-ı Kerim'e terstir. İşte bunların ırkçılıkta da İslam duşmanlığında da vardığı noktanın, entelektuel yobazlığın bir gostergesidir bu. İyice hadlerini aştılar. Bunlar boyle konuştukça Avrupa'da camilere, ibadet yerlerine saldırılar oluyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.