Özet (TL;DR) @ 2018-05-07T07:06:00.000Z: İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, dönem dönem kendisine yönelik FETÖ suçlaması yapılmasıyla ilgili olarak "Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü" dedi. Akşener, "Şimdi bir siyasetçi düşünün ki, ‘yedi göbek…



İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, donem donem kendisine yonelik FETÖ suçlaması yapılmasıyla ilgili olarak "Açtırma kutuyu, soyletme kotuyu" dedi. Akşener, "Şimdi bir siyasetçi duşunun ki, 'yedi gobek sulalemde yok, gidin araştırın, varsa da alın' diyor, suçun şahsiliği olmasına rağmen. Bu açıklık, şeffaflık birçok şeyi engelliyor" diye konuştu.

Cumhuriyet'ten Duygu Guvenç'e konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in açıklamaları şoyle:

Dort lider neden bir araya gelmesin? Benim açımdan sorun yok ama şoyle bir durum var. Bu ittifak sadece milletvekilleri ile ilgili. Cumhur İttifakından farklı; DP bizim listelerimizden gidecek ve 3 parti ayrı ayrı milletvekili listeleri hazırlayacak.

(C) AA / Raşit Aydoğan

' ORTAK MİTİNGİ BİLEMİYORUM'

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı var, Sayın İnce. Kendisine başarılan diliyorum, çok sevdiğim bir arkadaşımdır. Ben onceden ilan ettim, ikinci tura bu sistemde kim kalıyorsa, şerhsiz, koşulsuz, destekleyeceğiz. Sorunumuz yok. Ama bu Cumhur İttifakı gibi el ele tutuşup, iş yapamama nedenimiz, cumhurbaşkanı adaylarımız var; Ben, İnce, Karamollaoğlu… Şimdi dordumuz bir araya geldik diyelim; DP Genel Başkanı da dahil. Biz milletvekilliğinde ortağız, ama cumhurbaşkanı adaylığında değil. Sayın Kılıçdaroğlu bana oy mu isteyecek? Gorunmeyen bu. Adayız biz; yani 3 partinin cumhurbaşkanı adayı var. Yoksa yan yana gelmenin bir sakıncası yok; elbette geliriz. Ama ortak miting dediğinizde onu bilmiyorum. Benim açımdan sorun yok ama ben onu bilmiyorum. Henuz bunları konuşmadık; bu engelli koşuda, duzenli, duzeyli bir sonuca odaklandık.

' CHP'Yİ ATALIM DEMİŞİM GİBİ OLDU, ÇOK ÜZÜLDÜM'

(C) Fotoğraf : DHA

Sureç uzayınca işin benim uzerime doğru gittiğini gordum; Karamollaoğlu'na gittim, ziyaret ettim ve bir an once bu işin hallolması için, 'Evet' dedik hepimiz. 'Paylaşabilir miyim' dediğim için paylaşıyorum, o zaman Karamollaoğlu dedi ki, 'Bizim bir prosedurumuz var, (YİK) onu tamamlayacağız' dedi. Geldim, Kılıçdaroğlu'nu telefonla aradım ve bunu bildirdim. Yani hızlanması için mekik diplomasisi yaptım. Çok uzulduğum bir şey oldu, 'Hadi biz beraber olalım, CHP'yi atalım' demişim gibi. Boyle bir şey yok. Gerçekten hızlansın diye Kılıçdaroğlu'nu da arayıp bunu bildirdim aynı gun. Bizim açımızdan hiçbir sorun yok, sadece ben 1 yıl evvelinden beri cumhurbaşkanı adaylığımı ilan ettiğim için ve başından itibaren her siyasi geleneğin bir aday çıkarmasının yanında olduğum için, 16 Nisan'da bu tarz çalışmanın Erdoğan'ın intizamını bozduğunu gorduğumuz için, çoklu aday çıkmasını savundum. Ben buna inanıyorum. Gul ile ilgili hiçbir sorunumuz yoktur, keşke aday olsaydı. Ama çatı aday figurunun, bu ben de olsam doğru olmadığını ifade ettim.

K ÜRT SORUSUNU KONUSUNDA NE YAPACAK?

(C) Fotoğraf : DHA

Gorduğum şey, (bolgede) 'Bir sıcak bir soğuk' sistem uzerinden gitti her şey. Özal din, inanç uzerinden problemleri çozmeye çalıştı, olmadı. Tayyip Bey de para uzerinden çozmeye çalıştı, olmadı. Tayyip Bey'in mantığına gore herkesin cebine bir miktar para koyarsanız, her sorun çozulur. Bu 'sıcak-soğuk' insanların kafasını karıştıran ve gittikçe mesafelendiren bir bakış açısı. Henuz bu gerilim, gunluk hayatta, Turkuyle, Kurt'uyle, hiç ayırt etmeden, aynı evin içinde o gerilim bitmeden, insanlar 'oh' demeden, zaten oturup ne konuşacaksınız?

' TÜRKİYE'YE BİR BAYRAM SOFRASI GEREK'

Turkiye'nin bir bayram sofrasına oturma ihtiyacı olduğunu duşunuyorum, yani anneannelerin, babaannelerin evinde yapılan, o aileden Diyarbakırlı gelinle, Edirneli damadın da olduğu, kulağı kupeli kuzenle, saçı kırmızı veya mor bir yeğenin olduğu, başortulu hala, teyze ve ablaların bulunduğu bir sofradan soz ediyorum. Bunun ozelliği şu; bu sofrada herkesin eli eşit bir şekilde o yiyeceklere gider. Turkiye'nin bu bayram sofrasına benim ve arkadaşlarım tarafından oturtulacağına inanıyorum.

' KADINLAR OLARAK BU İŞİ ÇÖZECEĞİZ'

Mesele oncelikle bireysel eşitlik. Guneydoğu'da aşiretler, aileler kavga eder. Erkekler, valiler bir araya gelir çozemez. Sonra bu iş olmuyorsa, o ailenin ya yeni evli bir genç gelini ya da en yaşlısı, çıkartır kafasındaki ortuyu, atar ortaya ve herkese arkasını doner. Ondan sonra da barışmak zorundadırlar. Biz kadınlar bu işi çozeceğiz.

' CAM DUVAR, HEM SINIFSAL ALANDA HEM DE KADINLAR İÇİN VAR'

Ben tecrubeli ve sınıfsal olarak kuçuk bir memurun kızıyım ve koyde okudum. Bu aynı zamanda sınıfsal bir mucadele. Demokrasi, bir yonuyle de sınıflar arası geçirgenliği en fazla sağlayan sistemdir. Boyle baktığınız zaman ne cinsiyetçi bir bakış açısı sizi urkutebilir ne de farklı guçlerin size bakış açısı sizi urkutebilir. Cam duvar hem sınıfsal alanda var, hem kadınlar için var. Yapmaya çalıştığım şey de bu; bu cam duvarı her iki alan için kırmak.

' ÇIKAR BİR GÜN ÇAT DİYE ÇARPARIM'

Çok açık, net, şeffaf davranırsanız ne yapılabilir ki? Bana FETÖ'cu dediler; ben bu ulkede yaşıyorum. Biz kırk kişiyiz, herkes birbirini bilir siyasi arenada. Bir de guzel atasozumuz vardır; 'açtırma kutuyu, soyletme kotuyu.' Dolayısıyla bu FETÖ'cu diyenlere dedim ki, 'Bakın aynaya, kendinizi goreceksiniz.' Sulalemde yok çunku. Şimdi bir siyasetçi duşunun ki, 'yedi gobek sulalemde yok, gidin araştırın, varsa da alın' diyor, suçun şahsiliği olmasına rağmen. Bu açıklık, şeffaflık birçok şeyi engelliyor. Ailemin yaşadığı hayat belli, benim yaşadığım hayat belli ve benim bir ozelliğim daha var. Ben arkadan hiç konuşmam; suratınıza soyleyemeyeceğim hiçbir şeyi başka bir yerde soylemem. Bunu rakiplerim de bilir hatta beni hiç sevmeyenler de bilir. O da guvenilirliği getiriyor. Onun için de dedikodu ve tevzirat işlemez. Çunku çıkar bir gun çat diye çarparım. Onun için ben korkmuyorum. Gerçekten korkmuyorum.