Özet (TL;DR) @ 2018-05-06 13:53:09.809617: En sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Yıllarca doğa koruma çalışmalarının içinde yer aldım, işim doğa editörlüğü ve ben atlı faytonların kaldırılmasına karşıyım! Evet, doğru duydunuz. 350 bin…



Atlı faytonların kaldırılmasına karşıyım! Kızmadan once bir
okuyun...

İstanbul'da Adalar sezonunun açılmasıyla birlikte atların olum haberleri sosyal medyaya duşmeye başladı. Vicdanı olan birinin yorgunluktan çatlayıp yere duşen, ağzından burnundan kan gelen bir atın goruntusu karşısında kayıtsız kalması mumkun değil.
Hayvan Hakları İzleme Komitesi'nin (HAKİM) raporuna gore, Adalar genelinde 272 fayton bulunuyor ve 1540 at bu faytonlarda çalıştırılıyor. Resmi verilere gore, sadece Adalar'da yılda 400 at fayton kazalarında ya da bakımsızlıktan oluyor. 400, belediyenin gomduğu atların sayısı. Sakatlanarak kaderine terk edilen, bazen denizin dibini boylayanlarla birlikte sayının 700-800'e kadar çıktığı tahmin ediliyor.

Atlı faytonların kaldırılmasına karşıyım Kızmadan once bir
okuyun...

Y ılkı atlarının

say ısı azalıyorTablo vahim... Ve bu tablo karşısındaki tek oneri, faytonların kaldırılması, atların hayatımızdan çıkması. İşte benim sorularım tam da burada başlıyor. Öncelikle, faytonları kaldırdığımızda elimizde kalan 1540 atın akıbeti ne olacak? Kimse bana "Doğaya bırakırız" demesin. Ağrı'nın, Erciyes'in etekleri, Afyon, Karaman, Dilek Yarımadası, Isparta, Kutahya, Samsun, Konya, Adana, Aydın... Birçok ilin kırsalında serbest gezen yılkı atları var ve sayıları her geçen gun azalıyor. Doğadaki canlıların mutlu ve guvende olduğunu duşunuyorsanız yanılıyorsunuz. Bu atlar, Adalar'dakilerden daha ciddi bir yaşam savaşı içinde. Birçok yerde, tarlalara zarar verdikleri gerekçesiyle olduruluyorlar.Hazır yeri gelmişken yabandaki canlı yaşamı hakkında şunu bilmenizde de yarar var: Bugun Anadolu'da sadece atlar değil, canlı çeşitliliğinin yaklaşık yuzde 70'i yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yani yabanımızı koruyamıyoruz ki bu atları da yabana bırakmak sağlıklı bir seçenek olsun.Öte yandan dunyanın bu en guzel canlılarını hayatımızda çıkarıp yerine ne koyacağız? Bunun yanıtı ister elektrikle ister guneşle çalışıyor olsun, herhangi bir 'araç' olamaz. Bu, Adalar'ı trafiğe açmak anlamına gelir. İşin sonu, sokaklarda elektrikli otomobil trafiği oluşmasına kadar varır. Peki atların olmesi hoşuma mı gidiyor? Tabii ki hayır!15 yıldır Burgazada'da oturuyorum. Bugune kadar yaşadığım adada bir tek atın dahi olduğune şahit olmadım. Bizzat tanıdığım faytoncuların atlarını çok sevdiklerini biliyorum. Atlar çalışmadıkları zamanlarda adada ozgurce dolaşabiliyor, çocuklar onları sevebiliyor.

Atlı faytonların kaldırılmasına karşıyım Kızmadan once bir
okuyun...

İki hafta once Buyukada'da yine bir at faciası yaşandı.
D unyanın en guzel canlıları atlar...Adadaki ilk sabahımdı... Sabah sersemliğiyle girdiğim mutfakta dolanırken pencereden bir atın bana baktığını gorunce yerimden sıçramıştım. Birkaç saniye suren panikten sonra içime mutluluk dolmuştu. Dunyanın en guzel canlılarından biriyle karşı karşıyaydım. "Senin estetik keyfin için atlar olsun mu" diyebilirsiniz. Ama ne kadar farklı canlıyla bir arada yaşarsak, o kadar iyi birer insan olacağımıza inanıyorum. Onları hayatımızdan çıkarmak bizi daha iyi bir insan, toplumu daha iyi bir toplum yapmayacak. Kaldı ki nasıl sokakta kediler ya da kopekler eziyet goruyor diye "Sokakta kedi-kopek olmasın" demiyorsak, diyemezsek atlar için de demememiz gerektiğini duşunuyorum.Yapmamız gereken, atların hakları için mucadele etmek. Mesela kimler faytoncu olabilir? Atları sevmeyen biri de buna dahil mi? Atların ahırları sağlıklı koşullara sahip mi? Muayeneleri doğru duzgun yapılıyor mu? Doğru besleniyorlar mı? Bir at en fazla kaç saat çalışmalı? Yağmurdan, guneşten korunuyor mu? Ne zaman emekli edilmeliler, emekliliklerini nerede guvenle geçirebilirler? Atlara zarar verenler ne gibi cezalar almalı? Neden bu soruları sormuyoruz?"Atlar gozumuzun onunde olup vicdanımızı sızlatmasın da ne olursa olsun" kolaycılığına kaçmadan yaşamı bu canlılarla ve daha birçok başkasıyla nasıl paylaşırız konusunda kafa yormamız gerekmez mi?

Tum bu nedenlerle, "Faytonlar kaldırılsın" demek eski maarif nazırı Emrullah Efendi'nin "Şu mektepler olmasaydı, ben bu maarifi ne guzel idare ederdim" sozunu hatırlatıyor bana...

ABD'de denetim sıkı Atların çalışma koşulları, bulunduğu coğrafyaya gore değişkenlik gosteriyor. Adalar için de bu nedenle ayrı bir çalışma yapılması gerekiyor. Yine de fikir vermesi açısından ABD'deki faytonlarla ilgili bazı uygulamalara goz atmakta fayda var. ◊ Uygun gorulen sıklıkta planlı ve plansız denetimler gerçekleştiriliyor.◊ Her ayın 15'inde, faytoncuların kimlik numaraları, hayvanların bir listesi, veteriner aşılama tarihleri yetkililere sunuluyor. ◊ Hava sıcaklığı 40 derecenin uzerine çıktığında atların çalıştırılması yasak.

◊ Ahırların peryodik olarak temizlenmesi ve denetlenmesi yapılıyor.

At, e şek ve katırların yarısı nerede?
Turkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine gore son 10 yılda at, eşek ve katır sayısı neredeyse yarı yarıya azaldı. 2007'de 188 bin 640 olan at sayısı yuzde 36.4 azalarak 120 bine, eşek sayısıysa yuzde 48.6 azalarak 296 bin 114 adetten 152 bine duştu. Yuzde 43.9 gerileyen katır sayısı da 68 bin adetten 38 bine indi. Turkiye'de 2008-2017 yılları arasında en az 600 bin at, eşek ve katırın oldurulduğu tahmin ediliyor.

Adalar 'daki
ilk fayton kimindi?
Fayton, Yunan Guneş tanrısı Helios'un oğlu Phaeton adından turetilen bir kelime. Phaeton, babasının guneş arabasını bir gunluğune kullanabilmek için izin alıyor. Onunla gokyuzunun tepesine ulaşmak için uğraşırken kontrolu kaybediyor ve atlar guneşe yaklaştıkça yanıyor. Bu duruma sinirlenen Zeus bir yıldırımla Phaeton'u olduruyor, ismi at arabaları için miras kalıyor.
Fayton, Adalar'da kamu ulaşım aracı olarak ilk kez 1917'de İsmail Arif Karadoğan'ın tek atıyla başlıyor. Karadoğan, tek atı 200'e çıkararak buyuk bir işverene donuşuyor. 1928'de Ataturk yaptığı ziyarette Adalar'ın sessizliğine hayran kalıyor ve buraya araç girişini yasaklıyor. Halen Adalar'daki yasal tek ulaşım aracı fayton.

Atlı faytonların kaldırılmasına karşıyım Kızmadan once bir
okuyun...

Orman Bakanlığı'nın başlattığı 'Anadolu Yaban Koyunu Koruma Projesi' kapsamında, Konya-Karaman bolgesinde ihaleyle yakalanan ve çiftçiye ucretsiz dağıtılacağı açıklanan yılkı atları olume terk edildi.