Özet (TL;DR) @ 2018-05-06 13:52:24.426573: Charlize Theron, yeni filmi “Tully”de üç çocuğuyla başa çıkmaya çalışan bir anneyi canlandırdı. Barbaros Tapan, Oscar’lı yıldızla Los Angeles’ta buluştu, hem film hem de yaklaşan Anneler Günü…



Charlize Theron: Çocuklardan sonra ilişkiler acı
çekiyor

" Tully", uç çocuğuyla başa çıkmakta zorlanan Marlo'nun hikayesini konu alıyor. Sizin de iki çocuğunuz var. . Onlarla ba şa çıkamadığınız zamanlar oluyor mu?- Surekli oluyor. Hiçbir şeye yetişemediğimi duşunduğum zamanlar çok... Bunu sana ispat edecek tanığım bile var istersen. (Guluyor)

İ nanıyorum size... Peki çocuklarla sabah rutininiz nedir?

- Bizim sabahlarımız tam bir kaos! Buyuk çocuğum okula servisle gitmeye başladı. Çok ozgur bir çocuk. Ama bu ozgurluğun anlamı benim için sabah 7'ye 10 kala hazır olması anlamına geliyor.

Kaçta kalkıyorsunuz?

- 5.45'te alarm çalıyor. İşte o an kendimi asmak istiyorum ama maalesef kalkmaktan başka çarem yok. Ayaklarımda terliklerim, uzerimde pijamamla bazen dişlerimi bile fırçalamadan kahvaltılarını hazırlıyorum. Öğle yemeklerini hazırlayıp beslenme çantalarına koyuyorum. Ama o arada hep panik halindeyiz; "Otobusu kaçıracağız", "Otobus gitti galiba", "Ah geliyor, neyse ki gitmemiş"! Sonra ufaklığı bırakıyorum ve 7.30'dan sonra tek başıma kalıyorum.

Ka çta yatıyorsunuz peki?

- 20.45'te yatıyoruz. Çunku sabahları kalkıp çocuklarımı kendim hazırlamayı seviyorum.

Charlize Theron: Çocuklardan sonra ilişkiler acı
çekiyor

BAZEN ÇOK ÇALIŞIYORUM

FARK ED İNCE YAVAŞLIYORUM
Çocuklar okula gittikten sonra neler yapıyorsunuz?- Kendi hayatımı yaşıyorum. İşlerimi hallediyorum, ofisime gidiyorum, yeni projeler geliştiriyorum... O saatlerde kendimi buluyorum. Mesela bu sabah evden oldukça erken çıktım, çocuklar uzgun bir ifadeyle "Gitme" dediler. Onlara annelerinin işe gittiğini, çalışmak zorunda olduğunu anlattım. Benim hayatımda da oncu kişi hep annem oldu. O da her sabah kalktı, beni hazırladı, sonra işe gitti. Ondan gorduğum bu gelenek uzerimde iz bıraktı. Şimdi aynı şeyi ben de çocuklarıma yaşatmak istiyorum.

İş ile ev arasında bu dengeyi kurmak zor olmuyor mu?

- Bazen çok çalışıyorum. O zaman ev ile iş arasında denge bozuluyor. Bunu fark edince hemen işlerimi yavaşlatıyorum. Denge çok onemli, o dengeyi bulmak zorundayız...

BELK İ DE ERKEKLER

KONUSUNDA BE ĞENİLERİMİ DEĞİŞTİRMELİYİM
◊ Gelelim yaln ız anne olmak ve ilişkiler konusuna... Geçtiğimiz sene "Howard Stern Show"da iki çocuklu anne olarak ilişki yaşama konusunda karşılaştığınız zorluklardan bahsetmiştiniz. Şimdi durumlar nasıl?- Biliyor musun; iki çocuğumda da ilk 2 yıl kesinlikle ilişkiye ihtiyaç duymadım. Vucut kimyam, aklım, beynim sadece anne olmakla tatmin oluyordu. Tabii sonra iş değişmeye başladı. Şimdi ufaklık 3 yaşında, artık bez derdi yok, daha rahatım... Ama durust olmak gerekirse butun erkek arkadaşlarım çok emek isteyen, zor insanlardı. (Guluyor) Belki de erkekler konusunda beğenilerimi değiştirip yeniden denemeliyim...◊ Sizin kadar guzel, başarılı bir sinema yıldızının yalnız olmasını aklım almıyor açıkçası...- Aman Allah'ım, daha iyi hissettirdin çok sağ ol! (Guluyor)

Y ÖNETMEN PROJEDEN

BAHSETT İĞİNDE
NUMARADAN "HARİKA!" DEMİŞTİM
Filme donelim. Sizin oynadığınız Marlo karakteri de anne ve eş olmakla o kadar meşgul ki, kendi kimliğini unutuyor... Oysa annelerin de kendileriyle ilgilenmeye ihtiyaçları var, değil mi?- Kesinlikle... Bir tanıdığım, filmi izleyen jinekolog arkadaşının o alanda çalıştığı halde karısına karşı empati kuramadığını fark ettiğini soyledi. Sanırım toplumumuzda biz kadınlara şoyle hissettiriyorlar; anne her şeyin ustesinden gelmeli...

Senaryoyu okudu ğunuzda sizi en çok ne etkiledi?

- Bana projeden yonetmenimiz Jason Reitman bahsetti once. Bir yerde karşılaşmıştık, "Gelecek projen benimle" demişti. Jason ile çalışmayı seviyorum orası ayrı ama o anda oylesine "Tamam" demiştim. Sonra uç çocuk annesi bir kadından bahsetti, numaradan "Harika!" filan dedim ama aslında sıradan bir hikaye gibi geldi. Ama sonra senaryoyu gonderdiler. Diablo (Cody) oyle bir senaryo yazmış ki, başta sıradan gibi gorunen o hikaye hiç de alışılmış turden değildi. Hem komik hem depresif. İçinde hem eğlence hem acı var. Hem de herkesin sevebileceği bir film, belli bir kitleye ait değil...

Charlize Theron: Çocuklardan sonra ilişkiler acı
çekiyor

BEN LOHUSALIK

SENDROMU YA ŞAMADIM AMA ARKADAŞLARIM YAŞADI
Sizde durum nasıl? Çocuklardan sonra neler değişti hayatınızda?- Bende durum farklıydı, çunku ben lohusalık sendromu yaşamadım. Fakat birçok arkadaşım yaşadı. Hemen hepsi, çocuk sonrası kim olduklarını unuttuklarını, hayatlarının sadece çocukların etrafında donduğunu anlattı. Hele biri, çocuklardan once onu ozel yapan tum ozelliklerin yok olduğunu soyledi...

Peki sizce annelerin boyle hissetmemek için ne yapması gerek?

- "Kendimi tamamen çocuklarıma adamalıyım, yoksa iyi anne olamam" duşuncesinden kurtulmaları lazım. Kendine de zaman ayırarak iyi bir anne olabilirsin. Suçluluk duymaya gerek yok. Ama nedense birçok anne bu dengeyi kuramıyor.

KEND İME VAKİT

AYIRMAZSAM İYİ BİR
ANNE OLAMAM
Filmde oğlu Marlo'nun sabrını test ediyor resmen.
Siz de ger çek hayatta onun kadar sabırlı mısınız?- Çocuklardan once sabırlı biri değildim. Kendimi yabancılara karşı sabırlı olmak zorunda hissetmedim hiç. Ama şimdi hayatımda iki kuçuk varlık var ve sabırlı olmak zorundayım. Çunku çocuklar bunu oğretiyor. Onların sınırları yok... Şukurler olsun ki benim de bir Tully'm var; annem. Annemin yanı sıra ihtiyacım olduğunda çocuklarla ilgilenen arkadaşlarım da var. Kendime vakit ayırmazsam iyi bir anne olabileceğimi zannetmiyorum. Bence herkes kendine vakit ayırmalı...

Uykuyla aran ız nasıl?

- Uykuyla aram çok iyi ama uykusuzlukla hiç iyi değil. Dun gece iki çocuğum da yanımda yattı. Biri çok hastaydı. Beni koşeye itip yorganı da ustumden çektiler. 4 saat uykuyla duruyorum. Ama onlarla olmak her şeye değer...

Charlize Theron: Çocuklardan sonra ilişkiler acı
çekiyor

Ç OCUKLARDAN SONRA
iLi ŞKiLER ACI ÇEKiYOR

Filmde Ron Livingston'un canlandırdığı karakter gibi ilgisiz babalar hakkında neler duşunuyorsunuz?
- Filmin merkezi bizim ilişkimiz değil. Bu, Marlo'nun hikayesi. Onun yaşadıkları, kafasından geçenler. Ama bu kadının bir de kocası var, o ne olacak? Üç çocuktan sonra aralarındaki ilişkinin nasıl bittiğini Diablo basite indirgemeden, çok guzel anlatmış. Ben de bazı evliliklerde çocukların ilişkiyi zedelediğini duşunuyorum. İlişki acı çekiyor, çunku evde her şey çocuklara gore işliyor.

HER ZAMAN JEAN
Ti ŞÖRT KIZI OLDUM
Çocuk sahibi olduktan sonra modayla ilişkiniz, giyim tarzınız değişti mi? Ya da siz evde bir davete hazırlanırken, çocuklarınız size fikir veriyor mu?- Hazırlanırken beni izlemeye bayılıyorlar. Telefonum, onların topuklu ayakkabılarımı giydiği komik videolarla dolu. Hele sıra saç-makyaja geldiğinde oyun parkı gibi her şeyle oynamak istiyorlar.

Fikir veriyorlar mı?

Evet, yorum yapıyorlar, beğenmediklerini soyluyorlar.

Tarz ınız değişti mi?

- Gunluk hayatımda her zaman jean-tişort kızı oldum. Hiçbir zaman karmaşık bir tarzım olmadı. Hele şimdi çocuklarla her şey daha da sadeleşti.

Çocuklarınızı memleketiniz Guney Afrika'ya goturuyor musunuz?

- Çok sık goturuyorum hem de. Charlize Theron Outreach Program (CTOP) orada ve surekli gitmemiz gerekiyor. Bayılıyorlar oraya gitmeye.
CTOP'dan da biraz bahseder misiniz?
- Çocukları ve gençleri AIDS'ten korumaya yonelik bir program bu. Onların sağlıklı yaşaması için çalışıyoruz.

Charlize Theron: Çocuklardan sonra ilişkiler acı
çekiyor

ANNELER GÜNÜ
YEME ĞiNDE
ARTIK 4 Ki ŞiYiZ

" Tully" bir annenin oykusunu anlatıyor ve Anneler Gunu de yaklaştı. Siz bu ozel gunu annenizle nasıl kutlardınız? Şimdi çocuklarınızla nasıl bir kutlama yapıyorsunuz?
- Klasik... Annemle birlikte her Anneler Gunu'nde guzel bir yemek yerdik. Hala aynı şekilde kutluyoruz. Sadece masada dort kişi oluyoruz. İkimiz yalnızken de guzeldi ama dort kişi çok daha eğlenceli.

HAYATIN KISA OLDU ĞUNU
iYi BiLiYORUM

Gelelim son soruya; Charlize Theron kendini nas ıl tanımlar?
- Oturup kendim hakkında duşunmuyorum. Sanırım sadece yaşıyorum. Ama ozgun, gerçek ve sahici halimle yaşıyorum. Çok gençken buyuk trajediler yaşadığım için hayatın kısa olduğunu iyi biliyorum. Belki aynı sebepten, başkaları ne duşunur endişesiyle kararlar vermiyorum. "Aslında boyle olmalı" şeklindeki tabuları goz onune almıyorum. Her sabah kalkıp "Belki de bugun her şey bitebilir" diyorum. Yapabileceğimin en iyisini yapıyorum ve bu durum bana çok seksi geliyor! (Guluyor)