Özet (TL;DR) @ 2018-05-05 18:13:37.049403: Sosyal medyanın politik sahne için önemli bir araç olduğunu biliyoruz. Peki Türkiye'de siyasetçiler Twitter'ı ne kadar etkin kullanıyor? İşte verilerle bu sorunun yanıtı...
Sosyal medyanın ne kadar etkili olduğu yakın zamanda Cambridge Analytica skandalının, seçim sonuçlarının sosyal medya paylaşımları uzerinden manipule edilebileceğini gostermesi ile tum dunya için tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde kanıtlanmış oldu. Konunun ağırlığının altını çizen onemli bir gelişme ise, bize gore, skandalın patlak vermesinin uzerinden 10 gun bile geçmeden Avrupa Birliği'nin veri guvenliği uzerine duzenlemeleri hakkındaki yonetmeliğinin zorunlu hale getirilmesiydi. Muhtemelen geçtiğimiz gunlerde uyesi olduğunuz pek çok sosyal medya platformundan e-postalar alıyorsunuz. Dunya yavaş yavaş internet uzerinden yapılan, tekilken masum gorunen paylaşımların, kolektif halde ne kadar onemli bir guce sahip olduğunu fark etmeye başladı.
Sosyal medyanın onemi tabi ki sadece seçmenlere dair sağladığı içgoruden ibaret değil. Yeni medya araçlarının asıl gucu, oluşturduğunuz içeriğin beklentinizin otesinde yayılma potansiyeli ile orantılı. Donald Trump Twitter'ı bu sayede bir politik savaş aracına, hatta resmen bir kitle imha silahına çevirmiş durumda. Cambridge Analytica'nın oturmasına buyuk oranda yardım ettiği başkanlık koltuğuna, azimli ve nevi şahsına munhasır Twitter kullanımı ile sahip çıktığı bile iddia edilebilir. Çoğu kişiye gore Trump'ın en başarılı olduğu konulardan biri, sabahın erken saatlerinde atmaya başladığı, gayet şahsi ve herhangi bir kurumsal filtreye sahip olmayan uslupla yazılmış tweet'ler. Bu tweet'ler tum gundemi istediği yone çevirebilecek, gunluk algıyı manipule edecek, yeni bir jargon oluşturacak kadar tesirli olabiliyor. Sosyal medya uzerinden gundemi yonetmek, televizyon veya basılı gazetelere gore çok daha kolay, etkili ve hızlı.
Her ne kadar Turk politikasında sosyal medya kullanımı Amerika'daki kadar baskın olmasa da, genel seçimlere iki aydan kısa bir zaman kalmışken, Turk liderleri bir de bu yonden incelemek istedik.
Facebook, Twitter ve Instagram uzerinden hem partilerin resmi hesaplarının hem de liderlerinin takipçi sayılarına bakıldığında aşağıdaki tablo ortaya çıkıyor.
Her uç mecrada da en yuksek takipçi sayısına sahip parti olarak Adalet ve Kalkınma Partisi, en çok takip edilen lider ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak goruluyor. MHP parti olarak ikinci sırada olsa da, liderlere baktığımızda Facebook'ta Selahattin Demirtaş, Twitter'da ise Kemal Kılıçdaroğlu ikinci sırada. Liderlerin tum mecralarda partilerin resmi hesaplarından daha fazla takip ediliyor olması neredeyse herkes için geçerli olsa da, aradaki farkın en yuksek olduğu durum karşılaştırmadaki en genç parti olan İyi Parti için geçerli: Meral Akşener'in Twitter'daki takipçi sayısı, partisinin neredeyse 13 katı kadar: İyi Parti'nin surekliliğinin Akşener'in politik kapitali tarafından sağlandığını sosyal medya uzerinde gormek mumkun.
Bu aşamada, Twitter ve Facebook arasındaki parti ve lider takipçi sayısı zıtlığa dikkat çekmek onemli: Gorulen o ki internet kullanıcıları partileri daha çok Facebook uzerinden takip ederken, liderleri Twitter'dan izlemeyi tercih ediyor.
Bu sebeple biz de Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli, Selahattin Demirtaş ve Meral Akşener'in kendi Twitter hesapları uzerinden bir inceleme yapma amacıyla, parti liderlerinin 1 Şubat 2017 tarihinden 24 Nisan 2018'e kadar attıkları tweet'leri topladık. Bu tweet'leri gonderim sıklığı, beğenilme ve RT sayıları, yazılan metinlerin olumsuz duygular (negatif/eleştirel/agresif soylem) içerip içermediğine gore inceledik.
Öncelikle ortak olarak çıkarılabilecek sonuç, her bir liderin Twitter kullanım şablonunun birbirinden çok farklı olduğu. Örneğin Meral Akşener daha sık zaman aralıklarında tweet atarken, Devlet Bahçeli seyrek ve gun içinde çok sayıda tweet atmayı tercih ediyor. Öyle ki Meral Akşener'in incelediğimiz 448 gunun 336'sında atmış olduğu toplam 1286 tweet'e karşın, Devlet Bahçeli toplam 47 gune yayılmış 923 tweet atmış. Selahattin Demirtaş ise çalışma kapsamına giren sure içerisindeki ilk tweet'ini tutukluluğunun 315. gununde, 16 Eylul 2017 tarihinde yollamış. Kalan sure zarfında ise 14 gunde atılmış toplam 40 tweet'i bulunuyor.
Grafiklerin gosterdiği başka bir parametre ise sosyal medya aktivitesinin gundemdeki olaylar ile ilişkisi. Özellikle geçtiğimiz sene Nisan ayında gerçekleşen Anayasa Değişikliği Referandumu oncesi, bulunduğumuz haftalardan genel seçime kadarki sure içinde parti liderlerinin sosyal medya performanslarının bir on gosterimi olarak okunabileceği için ilgimizi çekiyor. Referandum oncesindeki 2,5 aylık periyoda bakıldığında Erdoğan, Bahçeli ve Akşener'in Twitter hareketliliğinin oldukça arttığı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ise ortalamanın altında bir performans sergilediği goruluyor. Selahattin Demirtaş ise bu donemde Twitter kullanmıyor.
Kılıçdaroğlu, en yoğun ve etkili Twitter performansını Adalet Yuruyuşu esnasında gerçekleştiriyor. Kılıçdaroğlu'nun attığı bir Tweet'in butun yıldaki ortalama beğeni sayısı 8.379, re-tweet (RT) sayısı ise 1.856 iken, bu ortalamalar Adalet Yuruyuşu periyodunda beğeniler için 19.149'a, RT için ise 4.552'ye çıkıyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun en çok beğenilen tweet'i de Adalet Yuruyuşu ile ilgili: yuruyuşun son gunu olan 9 Temmuz 2017 tarihinde paylaştığı "Adalet Yuruyuşu, hayatımın en umutlu ve inançlı yuruyuşuydu. 25 gun boyunca bana guç veren, ulkemin guzel insanlarına teşekkur ediyorum." tweet'i 117.464 beğeni ve 23.170 RT ile incelediğimiz toplam 3278 tweet içinde en çok beğenilen ikinci tweet.
En çok beğenileni ise Meral Akşener'e ait. Akşener'in 15 Nisan 2018 tarihinde paylaştığı "Galatasaray 2 - 0 Recep Tayyip Erdoğan" tweet'i toplam 127.568 beğeni ve 42.477 RT ile açık ara onde. Meral Akşener bu tweet'i ile sosyal medyada gonulleri fethetse de, ortalamalara baktığımız zaman etkisi en duşuk lider olduğu goruluyor. Akşener'in attığı bir tweet'e gelen tepki ortalama 4.390 beğeni ve 968 RT.
Tweet'leri en çok beğenilen ve RT'lenen lider ise, bir donem Twitter ile ilgili negatif bir duruşa sahip olmasına rağmen Erdoğan oluyor. Erdoğan'ın en yuksek beğeni ve RT alan tweet'i, 13 Temmuz 2017 tarihinde paylaştığı "Ya olacağız ya oleceğiz!" cumlesi. Bu cumle, Erdoğan'ın aynı gun Beştepe Millet Kultur ve Kongre Merkezinde duzenlenen 15 Temmuz Şehitleri Anma Programı'nda yaptığı konuşmadan alıntı.
Çalışma yaptığımız donemde Erdoğan'ın tweet'lerinin ortalama beğeni sayısı 18.915, RT sayısı ise 5.074. Bu aşamada referans almak amacıyla Erdoğan'ın Twitter performansını dunya çapında kıyaslayalım: Turk politikacıları incelediğimiz zaman aralığında Trump'ın atmış olduğu tweet'lerin aldığı ortalama beğeni sayısı 75.329, RT sayısı ise 18.977 ; yani Erdoğan'ın sayılarının yaklaşık 4 katı. Trump'ın 51,5 milyon, Erdoğan'ın ise 12,9 milyon takipçisi olduğu goz onunde bulundurulduğunda sosyal medyadan aldıkları reaksiyon performanslarının Trump ile neredeyse aynı olduğu soylenebilir.
Tweet'lerinin yarattığı etki bakımından ikinci sıradaki lider Selahattin Demirtaş. Demirtaş'ın paylaşımlarının aldığı ortalama beğeni sayısı 10.505 iken, RT sayısı 3.406. Selahattin Demirtaş'ın en çok beğeni alan paylaşımı ise, tutukluluğunun 315. gununde ilk defa tweet atmaya başladığı gun paylaştığı tweet'lerin sonuncusu: "Hepinize kucak dolusu selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum. Mutlaka kazanacağız..."
Aşağıdaki grafikler ise, paylaşılan metinlerin içeriğine ilişkin bir analiz içeriyor. Atılan tweet'ler içerisinde olumsuz, eleştirel soylemler veya saldırgan tutum içerenleri işaretlediğimizde, yapılan paylaşımların genel bir duygusal portresi karşımıza çıkıyor. Bu grafiklerden gorulen, Erdoğan ve Demirtaş'ın ifadelerinde negatif tutumlara çok sıklıkla rastlanmıyor oluşu. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin paylaşımlarındaki eleştirel tutum dengeli bir şekilde devam ediyorken, Akşener'in paylaşımlarının ifade biçiminin İyi Parti'nin kurulmasından sonra net bir şekilde değiştiği goruluyor.
Sosyal medya, ozellikle tabiatı itibariyle fikirlerin kısa manifestolar olarak gosterdiği ortam olan Twitter, yeni nesil politika için çok onemli bir rol oynuyor. Yazının başında sosyal medya ve internetin gucunun televizyon ve basılı medyaya kıyasla hızlı ve dinamik olmasına dayandırmıştık; fakat altını çizmek gereken bir ozellik de sosyal medyanın herkese eşit koşullarda, demokratik bir platform sunuyor olması. Bu ortamda farklı goruşlerden, coğrafyalardan veya fiziksel olarak farklı şartlar altında yaşayan herkes, sesini duyurduğu zaman eşit şekilde dinleniyor. Politikacılar sosyal medya hesaplarını ister Trump gibi kendileri, filtresiz ve kişisel bir uslupla kullansın, ister çoğu Turk lider gibi bir sosyal medya ekibi ile hesaplanmış bir şekilde yonetsin, politikacının temsil ettiği, seçmenin oy verdiği goruş ve değerler, aslında sosyal medya uzerinden paylaşıldığında butun oy verenlerin katılabileceği açık uçlu bir tartışma ortamına donuşebiliyor. Bu tartışma ortamı, seçmenin fikir beyan edebilmesi açısından da demokratik bir ortam. Bu hızlı ve çok sesli interaksiyon politikacıların daha hızlı reaksiyon vermesine, daha dinamik olmasına, fikirlerin daha çok irdelenmesine sebep oluyor. Üstelik yazılanlar, takip ettiğiniz politikacının zaman içinde kendisi ne şekilde ortaya koyduğunu, nasıl hareket ettiğini ve evrildiğini gosteren onemli arşivler.
Turkiye, yaklaşık 11 milyon Twitter ve 52 milyon Facebook kullanıcısına sahip. Her iki platformda da dunyada en çok kullanıcı sayısına sahip ilk 10 ulke içinde yer alıyor. Henuz bu bahsettiklerimizin Turk politikasını nasıl donuşturduğu hakkında spekulasyon yapmak için erken olabilir, fakat dunyada gorulen orneklere baktığımızda, sosyal medyayı iyi kullananın her zaman kazandığını goruyoruz.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.