Özet (TL;DR) @ 2018-05-04T19:36:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'İstanbul Gençlik Festivali'nde gençlerin sorularını yanıtladı.
Turkiye
19:36 04.05.2018(Guncellendi 06:11 05.05.2018) URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'İstanbul Gençlik Festivali'nde gençlerin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı Avrasya Gosteri Merkezi'nde duzenlenen İstanbul Gençlik Festivali'nde yaptığı konuşmada, çok heyecanlı olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şoyle;
' CHP'Lİ MİLLETVEKİLLERİNİ AĞLAYA AĞLAYA GÖNDERDİ, HANİ DEMOKRASİ?'
- Gençlik 15 Temmuz'u unutmamalı.Genç yaşta siyasete girme şansını bulamadım. Çunku bizim zamanımızda biliyorsunuz 30 yaş sınırı vardı. Fakat biz dedik ki 'Niye 30 yaş? Bunu indirmemiz lazım.' Fakat verdiğimiz mucadelelerden o zaman netice alamadık. Ne zaman ki iktidar olduk, dedik ki 'Biz bu yaşı indirelim.' Ve hedefe kilitlendik, once bunu ancak 25'e indirebildik. Sonra bir şey de dikkatimizi çekiyordu, seçme yaşı 18, seçilme yaşı 25. Niye seçme 18 de seçilme 25? Halbuki zor olan seçilmek değil, zor olan seçmektir. Bir zamanlar bir siyasetçi şoyle bir laf etmişti, şimdi ebedi alemde. Demişti ki 'Ben Taksim Meydanı'na dort ayaklı koysam seçtiririm.' Genel başkan ya… Bugun de benzeri şeyler oluyor biliyorsunuz. 'Ben 15 milletvekilini bir partiye gonderirim.' O seçti ya. '15 taneyi bir partiye gonderirim ondan sonra onlar oradan ister seçilsinler ister seçilmesinler.' Baktım arka taraftaki iki milletvekilinin gozleri yaşlı, ağlıyorlardı. Ağlaya ağlaya onları gonderdi. Hani demokrasi? Boyle bir demokrasi olabilir mi? Ama maalesef şimdi bunu goruyoruz. Bunu gormenin çok buyuk faydaları var. Önumuzdeki gunler ben inanıyorum birçok şeylere gebe. Çunku ilginç gelişmeler var.
' DUVARLARA EN GÜZEL YAZILARI BEN YAZARDIM, BOYU BİR METREDEN AŞAĞI OLMAZDI'
-
Bizim zamanımızda bu işin propagandaları oyle kalkıp da televizyonlarda ne bileyim billboardlarda, megaboardlarda yurutulmuyordu. Bizim yaptığımız propagandalar çok daha farklıydı. Biz geceleri sabaha kadar duvarlara afiş asardık. Ömrumuz hep boyle geçti. Anacığım evin balkonunda beklerdi, ben afiş asmaktan gelirdim. Yaş 18, 19 ve duvarlara yazılar yazardık. Yazıların da ben de guzel yazardım duvarlara yazıyı. 1 metreden aşağı yazılarımın boyu olmazdı. Tabii bilirlerdi ki bu yazı reisin. Muhalifler silerdi, biz tekrar yazardık. Boyle bir mucadele. Ama şimdi çok rahat olduğu için bakıyorsunuz megaboardlarda, billboardlarda şurada burada rahatlıkla veriyorsun siparişi, onlar oralara asıyorlar, propaganda boyle oluyor. Boyle olduğu için de tadı olmuyor. Bu tadı yakalamak çok onemli. Televizyonlarda da bu tur programları yapıyoruz bu da guzel. Ama bizim şimdi tek derdimiz sizlerle olan elektrik. Sizlerle olan elektriğimizi eğer iyi alıp verirsek, inanıyorum ki 24 Haziran artık sipariş milletvekillerinin ortaya çıkardığı cumhurbaşkanı adaylarıyla yurumeyecek. Sizin istediklerinizle yuruyecek.
-
Başkanlık seçimine geçişte malum şu anda 25 bakanlı bir kabine var. Başkanlık sistemine geçerken bizim kabinemiz kaç kişiden oluşacak? Parlamentodan gelecek milletvekillerinden oluşacak bir kabine yok artık. Dışarıdan oluşturacağınız bir kabine olacak.
' PAZAR GÜNÜ MANİFESTOYU AÇIKLAYACAĞIZ'
- Bu akşam manifestoyla ilgili çalışmalarımı yapacağım. Pazar gunu manifestomuzu, yapacağımız açıklamayı burada derleyip toparlerken, Kore'den gelirken yolda çalışmalarımızı yaptık, Pazar gunu İstanbul İl kongresi'nde manifestoyu açıklayacağız. Aday il toplantısında yapacağımız yatırımların animasyonlarla bizzat kendilerini yayımlayacağız.
' BUNLARIN HAYALLERİ YOK Kİ ÜRÜNLERİ OLSUN'
- Bunların oyle hazırlığı yok. Bunlarda var mı bir tane Yavuz Sultan Selim Koprusu hazırlığı, bir tane Marmaray hazırlığı var mı? Bunlarda bir tane şu anda bizim bitirmek uzere olduğumuz 29 Ekim'de açılışını yapacağımız 3. Havalimanı hazırlığı var mı? Biz açılışa hazırlıyoruz, onlar ise şu anda daha bu işin projesinde bile değiller. Biz Osman Gazi Koprusu açtık, bitirdik. Bunların boyle bir Osman Gazi Koprusu var mı? Bunların bir İstanbul-İzmir otoyol projesi var mı? Biz bitirdik. Bunlar daha yolun başında bile değiller. Niye? Bunların hayalleri yok ki urunleri olsun. Daha çok soyleyeceğim şeyler var. Butun bunlar şu anda bu manifestonun, seçim beyannamesinin içinde yer alıyor.
' ASRIN BAĞIMLILIĞI, TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI'
- Şimdi asrın bağımlılığı, asrın en buyuk tehdidi teknoloji bağımlılığı. Üniversiteler çalışmma halinde. Yeşilay'ın çalışmaları var. Buna karşı çok onemli tedbirler almak için mucadelemizi veriyoruz. STK'lardan çok buyuk destekler bekliyoruz. Bu iş manevi eğitim olmaksızın bunun onunu almak mumkun değil. Bu manevi eğitimi usul ve esaslarına gore vermek zorundayız.
' İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ'NİN ÖĞRENCİ KAPASİTESİ, KALİTEYİ DÜŞÜRÜYOR'
- Üniversitelerden ismi kaldırılan yok. İstanbul Üniversitesi'nin oğrenci kapasitesi 105 bin. Bu kaliteyi duşuyor. YÖK'le goruştuk, çalışma yaptılar. Biz burayı ikiye bolelim fakultelerdeki sayıları da oğrenci kapasitesi esas alınmak uzere bolunmeye gidelim dediler. Dendi ki İstanbul Tıp bir olsun obur taratada İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa bir olsun. 50 binin altına duşurmeyeceğiz. Her ikisinde de oğrenci kapasitesi 50 bin civarına geldi. YÖK adımı atmış vaziyette. Her ikisinde de İstanbul universitesi adı var. İstanbul Üniversitesi'nin logosunu kullanma durumu da soz konusu. Cerrahpaşa ilave olarak kullanacaktı o kadar.
' SİYASETLE UĞRAŞMASAYDIM NE OLDURDUM KONUSUNU HİÇ DÜŞÜNMEDİM'
- Siyasetle uğraşmamış olsaydım ne olurduk konusuna gelirsek o yanını hiç duşunmedim. Gençlik kolları siyasette geçti. Benim siyasetten once yaptığım Milli Turk Talebe Birliği'nde teşkilat başkanlığını ustlendim. Bu sureç benim onemli kişilerle tanışmama vesile oldu. En onemlisi ustad Necip Fazıl Kısakurek'tir. 23-24 yaşında Milli Turk Talebe Birliği'nde tanıştık. Gençlik gecelerimizin terk edilemez ozellikle konuşmacısı ustaddı. Üstadı takdim etme şerefi fakire nasip olurdu. Ben sadece onun karşısında değil onun yanında spikerlik yapardım. Spikeri ustada beğendirmek kolay değildi.
' FIRAT KALKANI'NI DAHA ÖNCE YAPSAYDIK, KİLİS BU KADAR VURULMAZDI'
-
Bu hukuk onların hukuku mu uluslararası hukuk mu? Eğer uluslararası hukuksa bu hukuku biraz biz de biliriz. Bizim de hukukçularımız var. Uluslararası hukukta mesafe almış insanlarımız var. Onlarla masaya yatırıyoruz, bunu çalışıyoruz sonra da adımlarımızı atıyoruz. Eğer biz Fırat Kalkanı'na başladıysak ne diye başladık? Burada bizim ertelenmiş mudahale hakkımız var. Niye ertelenmiş mudahale hakkı diyorum? Çunku bizim, Zeytinlik Harekatıydı bu harekatın adı, Fırat Kalkanı'nın adı Zeytinlik Harekatıydı. Gecikti o, onu daha onceden yapmamız lazımdı. Daha onceden yapsaydık Kilis bu kadar vurulmazdı. Biz orada geciktirilmiş veya gecikmiş olan harekatı dostlarımız sayesinde oyle yaptık.
-
Kendi gobeğimizi kestik, tuttuk Fırat Kalkanı Harekatını yaptık. Fazla uzun sayılmaz aslında ama 2 bin kilometrekarelik alanı tamamıyla DEAŞ'tan temizledik. Ama bunu dostlara anlatamadık. Oradan DEAŞ temizlendi çıktı. Cerablus, El Rai, El Bab, o uçgen. Oradan çıktılar. Biz 15-16 Mayıs 2016 Amerika seyahatimde gerek Sayın Trump ile ikili goruşmem, gerek heyetler arası goruşmelerim oldu. O goruşmelerde kendisine 'Bizzat gelin bu işi beraber yurutelim' dedim. Baktım ki bunlar başka hayallerin içindeler. Dediler ki 'Benim generallerim sizin şu anda attığınız adımı onlar uygun bulmuyorlar.' Çunku sizin şu anda oraya tahsis ettiğiniz sayı, biz iki tugay oraya veriyoruz, ayrıca Özgur Suriye Ordusu'ndan oraya bir ekip gonderiyoruz.
' TARİH SİZİ BUNUNLA ANACAK DEDİM'
- Bu sayı PYD, YPG ile mucadele etmek dediler. Ben 'Biz orada PYD, YPG bunlarla mucadele etmeyi koyun bir kenara, siz sadece hava desteği verin, biz işi bitiririz.' dedim. Ama 'Biz size uzuluyoruz.' dedim. 'Çunku teroristlerle el ele veriyorsunuz. Şu anda girdiğiniz yolda YPG, PYD ile el ele vermek suretiyle gerinizde çok ağır bir fatura bırakıyorsunuz.' O esnada heyetler arası goruşme yapıyoruz. Yanımda benim heyetim de var onun heyeti de var. Hepsi buna şahit. 'Tarih sizi bununla anacak' dedim. Zeytin Dalı Harekatında PYD, YPG onlar adına orada savaş verdi. Bunun neticesinde ne oldu? Özgur Suriye Ordusu kahramanca savaştı. Biz 60 şehit verdik. Özgur Suriye Ordusu 200'un uzerinde şehit verdi. Ama 3 bin 500'e yakın etkisiz hale getirilen terorist var. Demek ki bizim o noktada askerimizin ufku daha isabetli.
' DUMA'YI FALAN DA BU ŞEKİLDE HALLEDELİM DİYORUZ'
- Çunku bunlar teroristleri iyi tanımamışlar, PYD'yi iyi tanımamışlar, YPG'yi iyi tanımamışlar. Teroristlerle iş tutmak suretiyle netice alacaklarını sandılar ve alamadılar. Bundan sonraki sureçte de hedefimiz bizim belli. Şu anda kararlı bir şekilde Afrin'de duruyoruz. Orada guvenliği tamamen tesis edene kadar oradayız. Ondan sonra onumuzde İdlib var, Ter Rıfat var, Munbiç var. Goruşmeler yapılıyor. Maksat daha fazla kan akmasın diyoruz. Duma'yı falan da bu şekilde inşallah halledelim diyoruz. Bizim Suriye'nin topraklarında gozumuz yok ama Suriye halkının huzuru, refahı bizim için çok çok onemli.
' SURİYELİLERE VATANDAŞLIK VERİLİRSE KENDİ KENDİLERİNİ GEÇİNDİRİRLER'
- Mısır Çarşısında dolaşırken her dukkanda Suriyeli, Faslı, Cezayirlinin çalıştığını ve Turkçe konuştuklarını gordum. Biz de kendimize bir hedef belirledik, dedik ki, 'Biz bu insanları gerekirse vatandaşlığa alalım. Vatandaşlığa almadığımız zaman ne oluyor? Kaçak çalışıyor. Bunların içinde doktor, muhendis, ebe, doktorlar var. Eğer bunlar bizim vatandaşımız olursa kendi ekmeklerini kazanmış olur. Hep biz bakalım onlar geçinsin yok, onlar kendi kendilerini geçindirir hale gelir.
' ENİŞTEMDEN BANA BU HABER GELDİ'
-
15 Temmuz gecesinde hiç ummadığım, beklemediğim anda boyle bir komployla, darbeyle karşı karşıya kaldık. Bizim de şoyle bir haftalık tatilimiz vardı. Bu da belki benim yani Başbakanlığım, Cumhurbaşkanlığım doneminde ilk yaptığım tatildi. Çunku oyle benim sık sık tatile çıkmak gibi bir luksum yok. Bunu da bazıları belki şunu soyleyebilir, 'Bunu bir fedakarlık gibi anlatma, madem ki oradasın o zaman tabi ki iznin olmayacak daha çok çalışacaksın' diyenler var. Öyle deseler de biz olanı yine soyleyelim. Bunda da yine boyle oldu. Haber geldiği zaman bu da tabi ilgililerden, yetkililerden gelmedi. Eniştemden bu haber bana geldi. Haber geldikten sonra nedir ne değildir diye biz kovalamaya başladık. Sonra işin ciddi olduğunu oğrendik. Ciddi olduğunu oğrendikten sonra da biz hemen adımımızı attık. Tabi helikopterle bizim bulunduğumuz yerden Dalaman'a geçişimiz, Dalaman'da darbecilerin kendilerinin uçağın bulunduğu yere geliş, girişleri, uçağı kontrol edişleri. Fakat uçağı kontrol ediyorlar ama uçağın içine bakıyorlar bizi goremiyorlar, ondan sonra oradan ayrılıyorlar. Onlar uçağı zannediyorlar ki biz oradayız. Gormeyince o zaman diyorlar, 'Herhalde bunlar İzmir Adnan Menderes'deler.' İzmir Adnan Menderes'e geçiyorlar.
-
Halbuki biz gecikmeli olarak oraya ulaşabildiğimiz için o anda yoktuk. Sonra tabi biz oraya ulaştık. Uçağımıza bindik, oradan kalktık ama son ana kadar tabi pilot da bizim nereye gideceğimizi bilmiyor. Yani Ankara'ya mı, İstanbul'a mı? Sen şoyle bir kalk bakalım, biz sana son anda soyleyeceğiz nereye gideceğini falan. Sonra işte biz son anda artık oyle bir makas noktasına geldiğimizde, dedik ki 'İstanbul'a gidiyoruz' ve İstanbul'a yoneldik.
-
10 binler Ataturk Havalimanı'nda buluşunca bizim orada o gece halkımızla buluştuğumuzda bakıyorsun, F16'lar gelip uzerimizden uçuyor, helikopterler uzerimizden uçuyor. Ama halk o hali bile hiç umursamadı. Biz de indik. Hemen halkımızın arasına karıştık. Şimdi bakıyorum, CHP ile bazıları 'Niye orada yoktu?' diyor. Ben oradaydım, nerede orada yoktum? Eşim de oradaydı, çocuklarım da oradaydı, damadım da oradaydı, kızım da oradaydı. Biz ertesi gun oğle namazına kadar, cumaya kadar oradaydık. İş bitti her şey yoluna kondu, artık 16 saat geçtiği anda darbecilerin yapacağı bir şey kalmamıştı.
' ZATEN KILIÇDAROĞLU'NUN GÜNAH DEFTERİ HAZIR'
- (Kılıçdaroğlu) Bizden once geldi o oraya. Geldikten sonra tabi oradan tankların hemen adeta korumasında oradan çıkıp biliyorsunuz Bakırkoy Belediye Başkanının evine gitti. Bunların hepsi yani adeta belgesel çeker gibi kayıtlarda var. Sizin kayıtlarda da var bunlar. O kayıtlarda zaten bunları goruyoruz. Şimdi sen bu kayıtlara girmişsin, zaten senin artık gunah defterin hazır. Şimdi yalan soylemene gerek yok. 'Ben farkında olmadım, onun için Bakırkoy Belediye Başkanının evine gittim, orada bir kahve içtik, falan filan o esnada da bunlar olmuş' desen yutarlar ama sen bunları gizleyeceksin, hala yalan soyleyeceksin. Ya bunu kimse yutmaz, kayıtlardasın sen. Adeta bu dunyanın kiramen katibinleri tutmuş onun ve sen kayıttasın.
' ERTESİ GÜNE ÇOK DAHA HUZURLU, ÇOK DAHA RAHAT GİRDİK'
- Adamları çıkıyor Meclis'te falan filan konuşuyorlar, yalan yanlış şeyler. Bunu da bizim gozumuzun onunde yapıyorlar. Ama şimdi ozellikle bu kampanya boyunca televizyonlarda, meydanlarda bunların hepsi tabi ortaya yine dokulecek. Fakat dediğim gibi biz burada kararlı bir şekilde o gece yaşadıklarımızı… Hamdolsun inançla, kararlılıkla geldik, sağ olsun Valimiz oraya geldi, Birinci Ordu Komutanımız oraya geldi. Birinci Ordu Komutanımıza 'Sen çık bir açıklama yap' dedik. O bir basın açıklaması yaptı. Biz bir basın açıklaması yaptık. Daha sonra da o gece ben bir taraftan Sayın Binali Bey'le irtibat kurarak, diğer taraftan da o gece Birinci Ordu Komutanını Genelkurmay Başkanlığına vekaleten atamak suretiyle, çunku komuta kademesi boşluk kabul etmez. Yani siz oraya hemen ne yapacaksınız? Neyse boşluk mu var atamayı yapacaksınız. Biz o gece oraya hemen anında daha Ataturk Havalimanı'ndayken atamayı yaptık. Ümit Paşa vekaleten Genelkurmay'ı idare etmeye başladı. Boşluk olmadan oradan butun bu mudahale evelallah yok edildi. Ertesi gune çok daha huzurlu, çok daha rahat girmiş olduk.
' İSTANBUL'UN ÇİRKİN YAPILAŞMASI OLMASA, DÜNYADAKİ HİÇBİR ŞEHİRLE MUKAYESE EDİLEMEZ'
- İstanbul şu çirkin yapılaşması olmasa dunyadaki hiçbir şehirle mukayese edilemez. Sadece boğazıyla fark atar. Şu çirkin yapılaşma İstanbul'un o potansiyelini gucunu biraz geriletiyor. Son zamanlarda yeşiliyse yeşili bunlar gelişiyor. En onemlisi bazı yerler var ki oralarda yeşillendirme yani park çalışmaları bunu yeni başkanımız suratle yapması halinde İstanbul bir başka guzel olacak.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.