Özet (TL;DR) @ 2018-05-01 13:38:06.292716: Netflix’in iddialı dizisi The Rain oyuncuları ntv.com.tr’ye konuştu. “Dünyanın en mutlu, refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri olan Danimarka’da bir virüsün yağmurla birlikte yayılması sonrası…



ntv.com.tr

30.04.2018 - 15:16 30.04.2018 - 15:23 Son Guncelleme : 30.04.2018 - 15:23

Netflix'in ilk Danimarka orijinal dizisi The Rain 4 Mayıs'ta ekrana geliyor. Distopik bir hikayenin ele alındığı dizide dunya artık bildiğimiz dunya değildir. Yağmurla taşınan bir virusun İskandinavya'daki insanların neredeyse tamamını hunharca yok etmesinden altı yıl sonra sığınaklarından dışarı çıkan Danimarkalı iki kardeş, dışarıda medeniyete dair hiçbir şey kalmadığını gorurler. Hayatta kalan bir grup gençle birlikte, terk edilmiş İskandinavya topraklarında tehlike dolu bir maceraya atılıp bir yaşam belirtisi bulmaya çalışırlar.

Ortak geçmişlerinden ve toplumsal kurallardan bağımsız bir şekilde kim olmak istediklerini ozgurce seçebildikleri bu dunyada hayatta kalmaya çalışan grup, bir zamanlar yaşadıkları dunyayla birlikte yok olduğunu sandıkları gençlik ikilemlerinin, sevginin ve kıskançlığın kıyamet sonrası bu yeni dunyada hala var olduğunu fark ederler.

" MEDENİYET YOK OLSAYDI NELER OLURDU?"

ntv.com.tr'ye konuşan dizinin yaratıcıları Jannik Tai Mosholt & Christian Potalivo, dizinin hazırlık surecinin 18 ay surduğunu belirterek heyecanlı olduklarını belirtti. Peki ikili, nasıl bir yaratım surecinden geçti?

Jannik Tai Mosholt şoyle anlattı:

"İskandinavya'da tum sistem bir anda yok olsa nasıl olurdu duşuncesinden yola çıktık. İskandinavyalılar olarak sahip olduğumuz tum ideolojiler ve tum fikirler, gurur duyduğumuz sistemimiz ve toplumumuz ortadan kaybolsa ne olurdu? Medeniyet yok olsaydı tum o fikirler ve ideolojiler hala var olabilecek miydi? Başlangıç fikri, İskandinavya'da felaket sonrası hikayesiydi. Netflix'in ilk Danimarka filmi için bir arayış içinde olduğunu oğrenince goruştuk. Şanslıyız ki Netflix İskandinavya'da kıyamet sonrasını ele alacak hikaye fikrini beğendi. Hemen yazmaya başladık ve başlangıç fikrimize odaklandık. Elimizden geldiğince en iyi şekilde anlatmaya çalıştık."

" YAŞADIĞIMIZ HAYAT FELAKET SONRASINI DÜŞÜNMEYE İTİYOR"

"Kıyamet sonrası evrende bir hikaye oluşturma fikri belki de yaşadığımız zamanlarda çok fazla korku, endişe ve belirsizlik içinde olmamızdan kaynaklanıyor" diyen Christian Potalivo, "Biz en kotusunu hayal etmek istedik ve içinden bir umut bulabilir miyiz dedik" ifadesini kullandı.

Jannik Tai Mosholt, "Korkmamız gereken şeylerle surekli olarak bombalanıyoruz. Gerçekten anlamıyoruz ve bazen dunyanın yarın batacağını hissediyoruz. Kimse bunun neden olduğunu anlayamıyor ama bunun gerçekleşebileceğini hissediyor. Bu şekilde hissettiğinizde, bazen kendinizi hayal etmeye çalışırken veya kıyamet sonrası ortamlarda yer alan hikayeleri gormek isterken buluyorsunuz" dedi.

" BASKI ALTINDAYKEN NASIL UMUTLU OLABİLİRSİNİZ?"

Dizinin yaratıcıları, The Rain'in, seyirciye vereceği mesajı şoyle açıkladı:

"Bizi insan yapan şeyler, iyi bir insan olmanız ya da doğru inançlara sahip olmanız, bir sınava tabi tutulduğunda insan olarak harekete geçmeye ve bu inançları sağlam tutmaya ne kadar devam edersiniz? Çok net bir mesajımız var: En baskı altında olduğunuz durumda bile sizi insan yapan şeyleri koruyabilir, korkularınızı hatırlayabilir ve bundan bir umut yeşertebilir misiniz?"

THE RAIN 'İN SEYİRCİYE VAATLERİ

"Tek başınıza hayatta kalırsanız ve hiçbir insanla ilişkiniz yoksa bu hiçbir şeye değmez diyoruz. Seyirci heyecan, mucadele ve eğlenceyi bir arada bulacak. Distopik ve zaman zaman karanlık bir hikaye olsa da biz aydınlığa ve umuda odaklanmaya, ilişkilere ve eğlenceli olana odaklanmaya çalışıyoruz. İnişleri ve çıkışları olan heyecan verici bir yolculuk yaratmaya çalışıyoruz ve hepsini bir arada izlemek çok keyifli."

Ç AĞATAY ULUSOY'UN DİZİSİNİ BEKLİYORLAR

Netflix'in Çağatay Ulusoy'un başrolde yer aldığı ilk orijinal Turk dizisi 'The Protector'a hazırlandığını ve diziyi çok merak ettiklerini belirten Danimarkalı yaratıcılar, "Bundan 5-10 yıl oncesine kadar sadece Amerika'dan ya da kendi ulkemizden yapımları izleyebiliyorduk ama artık Turkiye'den, Brezilya'dan, Polonya'dan; bugune kadar izlemediğimiz pek çok ulkeden dizi seyredebiliyoruz. Bu çok heyecan verici" dedi.

D ÜNYANIN EN MUTLU ÜLKELERİNDEN BİRİNDE FELAKET OLURSA...

The Rain'de, yağmurla taşınan bir virusun İskandinavya'daki insanların neredeyse tamamını hunharca yok etmesinden altı yıl sonra sığınaklarından dışarı çıkan Danimarkalı iki kardeşten birini canlandıran Lucas Lynggaard Tønnesen, henuz 17 yaşındayken ilk uluslararası projesini seyirciyle buluşturmanın heyecanını yaşıyor.

DAN İMARKA'DA YIKIM BAŞLIYOR

ntv.com.tr'ye konuşan Tønnesen, hislerini şoyle anlattı:

"Netflix'in ilk Danimarka dizisinde yer almak gurur verici. Bu, bizim için olduğu kadar tum dunya için de heyecan verici. Çunku insanlar dunyanın en mutlu ulkelerinden biri olarak gorulen Danimarka'da bir yıkım ve kıyamet gibi bir olay sonrasında oluşacak gorunumu tum dunya izleyecek."

BA Ş KARAKTERLERDEN RASMUS YENİ HAYATINDA KİM OLACAK?

Dizide Simone'nin 16 yaşındaki kardeşi Rasmus'a hayat veren Tønnesen, karakaterini şoyle tarif etti:

"Çocukluğu boyunca hep hasta olan Rasmus, İskandinav medeniyetini yok eden virusun yayılmasıyla kendini bir sığınakta buluyor. Babasının geride bıraktığı, annesinin olduğu Rasmus, ablası Simone'yle birlikte sığınakta altı yılını geçiriyor. Şimdi yeni dunyada kim olmak istediği sorusuyla karşı karşıya bırakılıyor. Duşunduğunden daha hızlı buyumek zorunda bırakılıyor."

" GERÇEK HAYATTA BENZER FELAKETLER YAŞAYABİLİRİZ"

Canlandırdığı karakterin kendi karakteriyle benzerlikler gosterdiğini soyleyen Tønnesen, "Karakterin duygusal tarafı tamamen bana benziyor. Dolayısıyla gerçek hayatımdan ozellikleri karakterime yansıtabiliyorum" dedi.

Karanlık atmosferli distopik bilimkurgu hikayesinin bir yonuyle gerçek hayatta yaşanabilecekleri de yansıttığını soyleyen Danimarkalı oyuncu, "Goçmenlik sorunu, iklim değişikliği, teknolojik gelişmeler... Dolayısıyla baş etmek zorunda olduğumuz sorunlardan dolayı gelecekte benzer felaketler yaşayabiliriz. Dunyamız ciddi sorunlarla karşı karşıya ve onu korumamız gerekiyor" ifadesini kullandı.

MANTIK MI DUYGULAR MI?

Dizide, virus yayılan dunyada hayatta kalanlardan biri olan Betarice karakterine hayat veren Angela Bundalovic de ilk uluslararası projesinin heyecanını yaşıyor.

22 yaşındaki oyuncu, dizide canlandırdığı Beatrice karakterini şoyle anlattı:

"Virus felaketi sonrası ailesini kaybeden genç kadın hayatta kalabilmek için kendine bakmak zorunda. Bunun için guçlu ve inatçı bir yapısı var. Sorumluluk alıyor ama aynı zamanda guçlu duygularıyla da baş etmek zorunda. Zaman zaman duyguları ve mantığı arasında kalıyor."

" GERÇEK HAYATTA DAHA FAZLA YETİŞKİN GİBİ DAVRANMAK ZORUNDAYIZ"

Kendisiyle aynı yaşta bir karekteri canlandırmaktan dolayı mutlu olduğunu soyleyen Bundalovic, "Canlandırdığım karakter çoğu zaman duygularına gore hareket ediyor. Ama gerçek hayatta daha fazla yetişkin olmak ve daha mantıklı davranmak zorunda olduğumuz durumlar var" dedi.

" BU KARAKTER AYNI BEN"

The Rain'de hayatta kalanlardan biri olan Jean karakterine hayat veren 25 yaşındaki oyuncu Sonny Lindberg, karakterinin ozelliklerini şoyle tarif etti:

"Grubun yardım eden kişisi olan Jean, herkesin iyi hissetmesini istiyor. Yağmurdan once bir kaza olmuş ve hayatı tamamen değişmiş. Şimdi iyi bir insan olmak ve geçmişten bazı kotu taraflarını getirmek arasında gidip geliyor."

" DİZİDE KENDİMİ BULDUM"

"Jean karakterinde kendimden çok şey buldum" diyen oyuncu, senarist Jannik Tai Mosholt'un kendisini daha onceden tanıdığını, çunku yıllar once bir projede daha birlikte çalıştıklarını soyledi.

"Senaryoyu okudum ve Jean karakterini gorunce 'Bu benim ama ben değilim' dedim. Jean'da kendimden bulduğum şeyler tatlılığı ve masumluğu oldu" dedi.

FARKLI ÜLKELERDEN TEPKİLER

190 ulkede aynı anda izlenecek olmaktan dolayı mutlu olduğunu soyleyen oyuncu, "Kendi memleketinizden ve kendi dilinizde bir iş için farklı ulkelerden ne gibi tepkiler geleceğini beklemek çok heyecan verici" dedi.

B İR FİNO PİT-BULL'A DÖNÜŞÜRSE...

Filmin bir başka oyuncusu Lukas Løkken, canlandırdığı, dizinin hayatta kalanlarından Patrick karakterini şoyle anlattı:

"Patrick, tam bir ana kuzusu olarak yetişmiş bir genç. Pit-bull'a donuşmeye zorlanan bir fino kopeği aslında. Tam bir baş belası olmaya zorlanan uslu bir çocuk olarak grup elemanlarıyla çatışmalar yaşıyor."

"Ben de benzer bir çevrede, tatlı bir annenin oğlu ve yakın arkadaşları olan bir çocuk olarak buyudum" diyen oyuncu, "Başıma kotu bir şey geldiğinde arayabileceğim bir ailem hep oldu. Ama Patrick'in ailesi artık yok ve aslında hayatta yapayalnız" dedi.

EKRAN İÇİN GERİ SAYIM

The Rain, Jannik Tai Mosholt (Borgen, Rita, Follow the Money), Esben Toft Jacobsen (The Great Bear, Beyond Beyond) ve Christian Potalivo (Dicte, The New Tenants, Long Story Short) tarafından hayata geçirildi. Dizinin senaryosu, yapımcı Christian Potalivo ile birlikte aynı zamanda dizi sorumlusu olarak da gorev alan Jannik Tai Mosholt tarafından kaleme alındı. Miso Film'in ustlendiği yapımın yurutucu yapımcılığında ise Jonas Allen ve Peter Bose bulunuyor.