Özet (TL;DR) @ 2018-04-26 09:37:47.333771: Urla'daki meşhur Enginar Festivali, cuma günü başlıyor. 3 gün boyunca yerli ve yabacı konuklar Urla sokaklarında enginar kokusunun, lezzetinin ve mucizesinin peşinde olacak. Yeni başlayanlar için mini…



26.04.2018 - 07:20 26.04.2018 - 07:20

Nerdeyse tum meydan ve meydana yakın sokaklar tezgahlar dolusu taze enginar, çeşit çeşit enginarlı yiyeceklerle dolu olucak. Öncelikle evde pişirmek için taze enginar almak istiyorsanız satıcılara "Sakız enginarı"değil mi? diye muhakkak sorun. Sakız enginarı Urla'nın yerel ve coğrafi işaret almış enginarıdır. Sakız enginarının bir ozelliği de taç yaprakları gibi saplarının da yenebilmesidir.

Bu arada vaktiniz varsa mutlaka bir enginar tarlasını ziyaret edin. Bol bol fotograf çekin.

Tezgahlarda size sunulan farklı enginar yemekleriyle tanışmadan once geleneksel lezzetleri deneyimleyin. Aklınızda sadece zeytinyağlı enginar varsa ezberleri bozma zamanı geldi demektir.

Urla çarşısının 100 yıllık esnaf lokantası Şafak damağınızı yerel enginar lezzetleriyle tanıştırmak için ideal bir mekan. Burada çeşit çeşit lezzetli yemekler ve geleneksel reçetelerle pişirilmiş enginar yemeği yemek mumkun.

Etsiz doyamıyorum diyenler için korpe kuzu etiyle pişmiş enginar, et yemiyorum diyenler için baklalı zeytinyağlı enginar, bir Ege klasiği olan enginar dolması...

Bu olağanustu enginarların lezzetine varmak için tek yapmanız gereken tabağınızdaki enginarın yapraklarını sıyırmanız gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Geleneksel enginar tarifleriyle tanıştıktan sonra sırada yenilikçi lezzetler var. Bu bolumde alternatifler çok fazla. Ama bizim tavsiyemiz ozellikle gastronomi okullarının genç şeflerinin hazırladıkları ozgun şaşırtıcı lezzetler. Enginarla hazırlanan; suşi, turşu, mucver, dondurma, ve çeşitli tatılar muhakkak tadılmalı.

Yabancı şeflerin ve Urla'nın çok kulturlu yeme içme geleneklerinin anlatıldığı atolyelerin en azından birine katılmalısınız. Atalardan kalma yeme içme alışkanlıklarına bağlı, içinde yaşadıkları doğayla barışık insanlarla bir arada olmanın keyfine varın.

Festival alanında 2-3 saat geçirip enginara doyduysanız Urla sokaklarında koylerinde vakit geçirmenin zamanı gelmiştir. Urla'nın eski pazar yeri Malgaca pazarında yorgunluk atın. Yer bulabiliyorsanız pazardaki yarım asırlık çay ocağında bir çay için.

Sanat sokağındaki atolyelerde Urlalı sanatçıların elinden çıkan eserleri keşfedin. Bu atolyelerde enginar çiçeğinden ilham alınmış çeşit çeşit çalışma var. Sokak muzisyenlerinin dinletisi eşliğinde sevdiklerinize hediye seçin.

Urla'da hem ruhunuza, hem de midenize iyi gelecek çok koy var. Onları keşfedebilirsiniz. Efil efil esen ruzgarın eşliğinde Urla iskelede buyuk şair Yorgo Seferis'in doğduğu, çocukluğunun geçtiği, bahçesinde koruk suyu içtiği evini dolaşıp bahçesinde kahve içebilirsiniz.

Tanrı'ların iksiri olarak nitelenen zeytinyağının ilk bilinen en eski işliği Urla'da. 2 bin 600 yıllık geçmişe sahip "Klazomenai" zeytinyağı sıkım tesisleri ile tanışın. Dunyanın en buyuk Zeytinyağı muzesi de yine Urla'da. Uzunkuyu koyundeki "Kostem Zeytinyağı Muzesi" ziyaret edilebilir.

Urla yarımadasında bu mevsim yapacağınız yolculukta size enginar bahçeleri, Ege'nin iyotlu ruzgarlarıyla buluşan zeytinlikleri yol yeni yeni yeşermeye başlayan bağlar, çam ağaçları, katır tırnaklarıyka dolu tepeler ve çeşit çeşit açmış kırçiçekleri eşlik edecek. Urla Bağyolu'nu ziyaret edip yerel bağlarla tanışıp, kendinizi İtalyan kasabalarında hissedebilirsiniz.

Demircili koyunun olağanustu koyları denizin ve huzurun tadını çıkarıp, doğanın sesini dinlemek isteyenler için ideal. Denizle iç içe olan enginar bahçelerinde, yeni açan mor enginar çiçeklerinin doyumsuz gorselliği buyuleyicidir.

Bazıları bir insan boyuna ulaşan korkulukları ile fantastik bir atmosferi olan Barbaros Koyu, narenciye ve nergis kokularıyla bezeli Balıklıova da ziyaret edilebilecek en guzel koylerden biridir. Balıklıova'da denize karşı bir çay bahçedinde oturup turkuaz denizi seyredip huzura dalabilirsiniz.

Yerel deniz urunlerinin sıradışı lezzetlerini seviyorsanız kuçuk balıkçı koyu Özbek uğramanız gereken noktalardan biri.

Antik çağlardan gununumuze gelen, atası devedikeni yani kenger olan bu mucizevi bitki, gastronomi dunyasının ozel mutfaklarında rafine bir lezzet olarak yer bulmuştur. Bu festivalde doğanın comertliğinin, baharın fışkıran tazeliği ve bereketinin bir arada olup tadına varmak gerek. Bunun için de tadıp, koklamanız ve hissetmeniz şart.