Özet (TL;DR) @ 2018-04-25T09:42:08.000Z: Anayasa Mahkemesi Başkanı Arslan, "Anayasanın açık hükümleri karşısında, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması söz konusu olamaz" dedi.



Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunun 56. yıl donumu dolayısıyla Yuce Divan Salonu'nda toren duzenlendi. Torene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Başbakan Yardımcıları Bekir Bozdağ ve Fikri Işık, Adalet Bakanı Abdulhamit Gul, Yargıtay Başkanı İsmail Ruştu Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Gungor, eski TBMM Başkanları Bulent Arınç ve Cemil Çiçek, Yuksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Guven, Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, Turkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile yargı mensupları, Venedik Komisyonu Başkanı Gianni Buquicchio, 20 ulkeden Anayasa Mahkemesi Başkan ve uyeleri katıldı.Torende Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıldonumu dolayısıyla hazırlanan tanıtım filminde, bireysel başvurunun 5 yılı anlatıldı.Anayasa Mahkemesi Başkanı Zuhtu Arslan, yaptığı açış konuşmasında, bu yıl duzenlenen sempozyumun konusunu, bireysel başvurunun beşinci yılının değerlendirilmesi olarak belirlediklerini, bireysel başvuru uygulamasını butun boyutlarıyla ele alarak 5 yıllık tecrubenin muhasebesini yapacaklarını soyledi.Konuşmasında, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararlarının bağlayıcılığı ve icrası uzerinde durmak istediğini belirten Arslan, Anayasa Mahkemesinin verdiği bir kararda, Anayasanın 153. maddesini yorumlandığını kaydetti.Bu madde uyarınca, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yurutme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tuzel kişileri bağladığını Mahkemenin bir kez daha tespit ettiğini vurgulayan Arslan, "Buradaki en onemli nokta, Anayasa Mahkememiz, mahkeme kararlarının genel olarak bağlayıcılığını ifade eden Anayasanın 138. maddesinden farkını ortaya koymuştur. Buradaki temel fark, 153. maddenin, aynı zamanda Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yurutme ve idare makamları yanında yargı organlarını da bağladığını ifade etmesidir. Bu da esasen, Anayasanın 11. maddesinin de doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır" diye konuştu. Anayasanın 11. maddesinin de Anayasanın bağlayıcılığı ve ustunluğu ilkesini duzenlediğine işaret eden Başkan Arslan, "Bu değerlendirmeler ışığında ve Anayasanın açık hukumleri karşısında Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması soz konusu olamaz. Esasen bireysel başvurunun etkili olması da bir başvuruda ihlal tespit edildiğinde, bu ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına bağlıdır" dedi.Başkan Arslan, Anayasa Mahkemesinin, anayasal hak ve hurriyetlerin ihlal edilip edilmediğini denetlerken, Avrupa İnsan Hakları Sozleşmesi'ni ve onu bağlayıcı olarak yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarını dikkate aldığını da vurguladı.

" AİHM İÇTİHATLARINI DİKKATE ALMAK KAÇINILMAZ BİR DURUM"

Bunun bir tercih olmaktan ziyade, anayasal gereklilik olduğunu soyleyen Arslan, şoyle devam etti:"Bu anayasal gereklilikler bir yana pratik anlamda da bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Çunku Anayasa koyucu, bu kurumu tam da AİHM'e yapılan bireysel başvuru sayısını ve ihlal sayısını azaltmak için getirmiştir. Dolayısıyla AİHM içtihatlarını dikkate almak, Anayasa Mahkemesi tarafından kaçınılmaz bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Zira tam olarak ifade etmek gerekirse Anayasa koyucu, Strazburg Mahkemesine başvuruları azaltmak ve sorunu milli hukuk içinde çozmek amacıyla bireysel başvuruyu getirmiştir. 5 yılı aşan uygulamada, bu hedefin onemli olçude gerçekleştiğini soylememiz mumkundur. Özellikle 15 Temmuz sonrası olağanustu donemde 100 bini aşan başvuru bu kurum sayesinde Strazburg'a gitmeden, Anayasa Mahkemesi onunde karara bağlanmış veya derdest durumdadır."Zuhtu Arslan, bireysel başvurunun, bireylerin uğradıkları hak ihlallerinin, uluslararası mahkemeye gitmeden ulke içinde, milli hukuk çerçevesinde giderilmesini sağlamak suretiyle Turkiye'de demokratik hukuk devletinin gelişimine de onemli bir katkı yaptığını, yapmaya da devam ettiğini aktardı.

Tum bu hususların, bireysel başvurunun temel hak ve ozgurluklerin korunması bakımından Turkiye açısından buyuk bir kazanım olduğunu ortaya koyduğuna işaret eden Arslan, "Eminim gelecek nesiller, bu kurumu 2010 yılında anayasal sisteme kazandıranları ve başarılı şekilde uygulanmasında emeği geçenleri şukranla anacaktır." dedi.