Özet (TL;DR) @ 2018-04-24 10:43:41.384086: Onlara 'haydi gidiyorsunuz' dediklerinde gemiye binemeyenler olmuş. Daha doğrusu 'sığmazsınız' diyerek gemiye almadıkları, arkada gözü yaşlı kalanlar.



İşte o, yuzyıllardır yaşadıkları topraklardan sokulup yeni bir ulkeye gonderilen insanların bindiği vapurun ismi Gulcemal'di. Her ne kadar bu isim "gul gibi guzel yuzlu" anlamına gelse de Gulcemal vapurunun her santimetrekaresinde, evini, barkını zorunlu olarak geride bırakıp bilmedikleri bir ulkeye doğru yola çıkanların kalplerinde taşıdıkları hatıraları, acıları, gozyaşları vardı.

1924 yılının 14 Mart gunu nereye gideceklerini bile bilmeden Selanik'ten Kavala'dan Bulgaristan'ın çeşitli limanlarından o gemiye binenlerin bir bolumu İzmir'e ulaştılar.

Lozan Barış Konferansı sonucunda imzalanan Halkların Mubadalesi uyarınca o bolgelerde yaşayan Turkler ile Turkiye toprakları içinde kalan İzmir, Aydın gibi bolgelerde yaşayan Rumlar yer değiştirdi. Doğup buyudukleri evlerini terk edip onlar için tamamen yabancı olan bir ulkede zorunlu bir yeni yaşama başladılar.

Yersin pavayı, çekersin
halayı

İşte mubadele sırasında 1924 ile 1930 arasında Gulcemal vapuruna binip İzmir limanına gelenlerin bir bolumu, binlerce yıllık Apollon Tapınağı'nın hemen yanında kurulan ve o donemde adı Yoran olan Didim ve çevresine yerleşti.

Elbette sadece kendileri gelmedi o insanların. Onlarla birlikte gelenekleri, hayat biçimleri, turkuleri ve elbette mutfak alışkanlıkları da geldi.
Bugun Didim ve çevresinde mubadele ile bu topraklara ayak basanların ikinci ya da uçuncu kuşak torunları yaşıyor.

İşte mubadele ile başlayan bu seruven ve onun bir sonucu olan sofra kulturu, Biken Öğunç ile Zeynep Seda Çakır'ın birlikte hazırladığı Mubadil Lezzetler- Didim adlı kitaba konu oldu.

Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) tarafından projelendirilen kitap, Öğunç ve Çakır'ın, Didim bolgesindeki koylerde kelimenin tam anlamıyla kapı kapı dolaşıp oralarda yaşayanlarla yaptıkları uzun konuşmalar sonucunda ortaya çıktı.

Yersin pavayı, çekersin
halayı

Kitapta, mubadele ile bolgeye getirilen halkın nesillerdir hazırladığı yemeklerin ayrıntılı tarifleri yer alıyor. Ama sadece bu kadar değil. Aynı zamanda, 1924 ile 30 arasında bolgeye yerleşenlerin yeni kuşak temsilcileri, aile buyuklerinden duydukları yaşınmış oykulerle de renk katıyorlar kitaba.

Bir başka deyişle Mubadil Lezzetler- Didim, sadece bir yemek tarifleri kitabı değil. Aynı zamanda tarihe damgasını vuran bir olayı yaşayanların, bazen dokunaklı bazen de gulduren oykulerini gunumuze taşıyor.

Kitabın basımını ustlenen Didim Belediyesi'nin Başkanı A. Deniz Atabay da, kaleme aldığı onsozde, Didim'i hak ettiği yere getirebilmek için her noktaya dokunmaya çalıştıklarını belirterek "Bir toplumun kulturunu tanıtmak adına en onemli unsur yemeklerdir. Dili, adetleri, gelenekleri, insanlar sofralarında paylaşır" satırlarına yer veriyor.

Yersin pavayı, çekersin
halayı

Bikem Öğunç'un kaleme aldığı kitabın sayfalarında yer alan fotoğraflarda ise Zeynep Seda Çakır'ın imzası var. Kitapta; dızmana, manca, zombek kavurma, sabuni, tilkimen kavurma, pava çorbası, mamalinganın da aralarında bulunduğu çok sayıda "mubadil lezzet"in ayrıntılı tarifleri de yer alıyor.