Özet (TL;DR) @ 2018-04-21T11:12:07.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ve İstanbul Milletvekili Didem Engin'in cumhurbaşkanı adaylığı için yorum: "Esas olan Parti Meclisi kararı. Ciddiye…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Genel Başkan Yardımcısı Özturk Yılmaz ve İstanbul Milletvekili Didem Engin'in cumhurbaşkanı adaylığı için yorum: "Esas olan Parti Meclisi kararı. Ciddiye alınacak bir şey değil."
24 Haziran'da yapılacak erken seçim oncesi henuz cumhurbaşkanı adayını açıklamayan CHP'nin nasıl bir tutum izleyeceği merak edilirken, parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili Didem Engin ve Ardahan Milletvekili Özturk Yılmaz'ın cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamasına ilişkin olarak, "Kişisel tercihleridir. Esas olan Parti Meclisi kararı. Ciddiye alınacak bir şey değil" dedi.
(C) AA / Murat Kaynak
Kılıçdaroğlu'nun Birgun gazetesinden Yaşar Aydın'a yaptığı açıklamalardan bir bolum şoyle:
Erken se çim sizin için de surpriz mi oldu?
Bir erken seçim bekliyorduk. Artık ulkeyi yonetemiyorlardı. Bir siyasal parti duşunun, devletin tum organlarını elinde tutuyor, Parlamentoda ağırlığı var, KHK çıkarma yetkisi var, OHAL ilan edilmiş, tum bunlara rağmen diyor ki "Ben ulkeyi yonetemiyorum". Bu, aczin ifadesidir. 15 yılda Turkiye'nin geldiği noktayı gostermesi bakımından da demokrasi tarihimizde yer alması gereken onemli bir sureçtir. Ben daha once "milletin yakasından duşun" diyordum. Onlar da "biz direkt duşemiyoruz, vatandaş bizi duşursun" demiş oldular. 24 Haziran'da bunları milletin yakasından duşureceğiz.
Erken se çimi son uç seçim de olduğu gibi yine "istikrar" ile gerekçelendiriyorlar. Toplum bu gerekçeyi nasıl karşılıyor?
Referandumda "bizi desteklediğiniz takdirde teror bitecek, dunyayla barışık olacağız, kişi başına milli gelir artacak, koalisyon donemi ortadan kalkacak" diyorlardı. Ağızlarından bal akıyordu. Şimdi koalisyonlar zorunlu hale geldi. Ülkede ne barış, ne huzur var. Tam tersine toplum buyuk bir gerginlik sureci içine sokuldu. Huzur denilen kavram sadece sozluklerde kaldı. Dolayısıyla bunlar ulkeyi yonetemiyorlar. Erken seçim bunun açık itirafıdır. Karar aldıkları için son derece memnunuz. Bunların bir an once gitmesi lazım çunku. Şimdi muhalefet panikledi hazırsız falan diyorlar. Asıl onlar panik ve talaş içindeler. O nedenle erken seçim kararı aldılar. Kendilerinde değiller. Akıl ile duşunulen bir şey değil.
Erken se çim kararında Afrin dahil atılan adımların ve alınan ekonomik siyasal tedbirlerin oya yansımamasının etkisi var mıdır?
Afrin'i kendi başarısı olarak kamuoyuna sunmak istedi ama toplum onu kabul etmedi. Erdoğan, ÖSO'dan yanaydı. ÖSO'yu koruyordu. ÖSO'yu Kuvayi Milliye olarak tanıttı. Bakın duşunebiliyor musunuz bir ulkenin Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat, ÖSO'yu Kuvayı Milliye'ci olarak goruyor ama kendi ordusuna aynısını diyemiyor. Bakın aradaki farka bakın. O tavrını Cumhuriyet'ten, Ataturk'ten ya da demokrasiden yana koymuyor. O tavrını Kadir Mısırlıoğlu'nun tarafında koyuyor. Onun onunde el pençe divan duruyor. Çunku o keşke "Yunanistan galip gelseydi" demişti. O anlayışı savunan kişi şu anda Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden kişidir. Zaten toplumun hazmedemeyeceği temel tabloda bulur. Daha baskıcı bir toplum, daha baskıcı bir yonetimi inşa edebilir miyim? Bunun arayışı içerisinde. Çunku toplum patlamak uzere. Butun alanları kontrolu altına aldı ama yetmiyor.
2019 'a dair işlettiğiniz bir takvim vardı. Seçimin erkene alınması takviminizi nasıl etkileyecek?
Arkadaşlarımız demokrasiden yana olan butun siyasal partilerle arka kapı diplomasisi dediğimiz çerçevede goruşmeler yapıyorlardı. Onlardan da bizden de arkadaşlar zaman zaman bir araya gelip goruşuyorlardı. En son goruşmeyi sandık guvenliği ile ilgili yapıldı. Guzel bir çalışma yapılıyor. Konu buraya gelmişken BirGun aracılığıyla bir kez daha soyleyeyim, her vatandaş mutlaka sandığa gitmeli, demokrasiden yana oyunu kullanmalı. Sandığa sahip çıkmak da bizim gorevimiz. Hep beraber sandığa sahip çıkacağız. Siyasi partiler meslek kuruluşları, STK'lar olarak. Siyasal partilerin ağırlıklı olarak bu alana gucunu koymaları halinde zaman zaman endişe duyulan "acaba verdiğimiz oy çalınır mı çalınmaz mı" diye butun bu endişelerin hepsini bitirmiş olacağız. Tekrar soyleyeyim biz bu erken seçim kararından mutluyuz. Haziran en guzel aylardan biridir. Her şeyden once aydınlıktır. Karanlığı az ama aydınlığı bol olan aydır. Haziran ulkemizin aydınlık yuzleri için de guzel anılarla doludur. Bu guzel ayda ulkemizin demokrasisine bir başarı daha eklemek gorevi ile karşı karşıyayız. Bunu başaracağız.
Saadet Partisi- İYİ Parti goruşmelerinde sanki bir yol alınmaya başlamıştı. Bu anlamda 24 Haziran baskın bir tarih oldu. Bu diyalog açısından bir problem yaratabilir mi?
AKP, "takvimi ne kadar kısa tutarsak demokrasiden yana olan guçler bir araya gelemezler" arayışına girdi. Ama boşuna bir arayış. Demokrasiden yana olmak belli bir takvim içinde, demokrasiyi duşunmek anlamına gelmemeli. Saadet Partisi, İYİ Parti, HDP, ÖDP, DP, Vatan Partisi ya da DSP, herkesle bir zeminde buluşmayı arzu ederiz. Bu davaya hepimiz baş koymak zorundayız. Bu ulkeye nasıl cumhuriyeti birlikte getirdiysek, demokrasiyi de birlikte getireceğiz. Onlar sureyi kısa tutarak bizim bunu başaramayacağımızı duşunuyorlar. Hayal aleminde yaşıyorlar.
İ Yİ Parti'nin seçime girip girmeyeceği konuşuluyor. Sizin değerlendirmeniz nedir?
Bir partinin seçime girmemesi için ozel bir çaba harcamak demokrasiye inanmamak demektir. " İYİ Parti'yi acaba nasıl sistemin dışına iteriz, onları nasıl seçimlere sokmayız" diye bir arayışa girmek demokrasiye inanmamak demektir. Hangi parti olursa olursa olsun eğer koşulları yerine getirdiyse seçime girebilmeli. YSK'nın geçmişte aldığı pek çok karar var. İçtihatı değiştirdiler. YSK kendisini bir anlamda iktidar partisinin tekelinde goren bir kurum. Şu veya bu partiyi seçime sokmamak, onları seçim dışı bırakmak gibi bir duşunce doğru değil. Turkiye'de yapılacak olan seçime golge duşurur.
İ ttifak goruşmelerinde kriteriniz ne olacak?
"Guçler ayrılığı" dediğimiz kavram çok onemli. Yasama, yargı, yurutme ve dorduncu olarak medya diyelim. Guçler ayrılığı çok onemli. Guçler ayrılığı aslında devleti devlet yapan temel unsur. Aksi halde yetkiler tumuyle bir kişiye devrediliyor ve o bir kişi ulkenin kaderiyle istediği gibi oynayabiliyor. Bunu demokrasiye inanmış diğer siyasal partilerin de kavradığına inanıyorum.
YSK 'nin taslak takvimine gore 12 Mayıs son başvuru gunu olarak gorunuyor. Siz o kadar beklemeyeceksiniz sanırım?
Hayır biz daha once açıklamış oluruz. Parti Meclisimiz ile bir konuşalım. Bakalım ne diyorlar.
Ç ok da uzatma şansınız yok herhalde?
Yok hayır. Bir an once açıklayıp yolumuza devam etmek istiyoruz. Ay sonuna kadar aday belli olur.
Partinizden Cumhurba şkanlığına aday olan isimler de var. Nasıl değerlendirirsiniz?
Kişisel tercihleridir. Esas olan Parti Meclisi kararı. Ciddiye alınacak bir şey değil.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.