Özet (TL;DR) @ 2018-04-21T11:13:41.000Z: CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. 24 Haziran'da hepimiz daha güzel bir Türkiye'ye uyanacağız'' dedi.



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından duzenlenen Rumeli ve Balkan Çalıştayı'nın açılışında yaptığı konuşmada, geçmişten bugune Balkanlar ve Turkiye ilişkilerine değindi.Rumeli'nin, Balkanlar'ın bir anlamda acının, kanın, gozyaşının hikayesi olduğunu, burada buyuk acılar ve dramların yaşandığını dile getiren Kılıçdaroğlu, 21. yuzyılda acıların ve dramların yaşanmasını istemediklerini soyledi.O bolgede ya da Turkiye'de ya da dunyanın herhangi bir coğrafyasında insanların kimlikleri, inançları, yaşam tarzları nedeniyle ayrıştırılmaması, birbirine duşman haline getirilmemesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Elbette bu bizim temennimiz ama yaşanan olaylar, hala 1800'lerde yaşanan olayları aratır nitelikte. Biz bolgede barışı, kardeşliği, huzuru birlikte tesis edeceğiz. Çunku biz sosyal demokrat bir partiyiz. Biz kimsenin kimliğiyle, yaşam tarzıyla, inancıyla uğraşmayız. İnsan varsa, hangi kimlikten ve hangi inançtan olursa olsun, onu yuceltmek ve sorunlarını çozmek temel değerlerimiz arasındadır" diye konuştu.

" İNSANLIK HEP BARIŞI ARIYOR"

Savaşın ne kadar acı ve acımasız olduğunu en iyi bilenlerden birisinin Gazi Mustafa Kemal Ataturk olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Mustafa Kemal Ataturk, 'Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir.' demiştir. Çunku onun hayatı savaş meydanlarında geçmiştir. Barışın ne kadar değerli olduğunu bildiği için 'Yurtta barış, dunyada barış.' demiştir. İnsanlık tarihi hep barışı arıyor. İnsanoğlunun bilmesi gereken onemli bir şey var, barıştan daha değerli bir şey yok. Barış huzurun, adaletin, birlikte yaşamanın, duşunceleri ozgurce ifade etmenin bilinen tek yoludur. Onun için hepimiz sonuna kadar barışı savunacağız" dedi.Kılıçdaroğlu, konuşmasında adalet kavramına değinerek, konuşmasını şoyle surdurdu:"Adalet dediğimiz kavram nedir? Bu adaleti kim dağıtır? Uzak Doğu'dan bir bilge diyor ki: 'Adalet bir kutup yıldızı gibidir, durur yerinde. Fakat butun kainat onun etrafında doner.' Adalet bu kadar değerlidir. O nedenle adaletin siyasallaştırılmaması lazım. O nedenle biz ısrarla diyoruz ki, bir siyasi partinin genel başkanı, mahkemelere hakim tayin etmemeli. Adalet farklı bir şeydir, siyaset farklı bir şeydir. Adaleti siyasallaştırdığınız andan itibaren o ulkede devleti yok edersiniz, acının, kanın, gozyaşının yolunu açmış olursunuz, milyonlarca mağdur yaratmış olursunuz. İnsanlar adaleti arayabilecekleri yerler, makamlar bulamazlar. Aynı şekilde inançlara saygının temelinde, inanç mekanlarına siyasetin girmemesidir. Herkes inancını hangi siyasi goruşten olursa olsun gidip yapabilmelidir. Balkanlar orneği onumuzde duruyor. Kiliseye, camiye, havraya giden Osmanlı'nın 1300'lu yıllarda başlayıp 1900'lu yıllara kadar hiç kimseye baskı kurmadığı, kimsenin dininden oturu kimseyi otekileştirmediği bir coğrafyayı duşunun. Ulusal hareketlerden sonra butun bunların acıya ve goz yaşına donduğunu de duşunun."

" KIŞLAYA SİYASET GİRERSE, DEMOKRASİ YARA ALIR DİYORUZ"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bir şeyi daha ısrarla ifade ettiklerini belirterek, "Kışlaya da siyaset girmesin diyoruz. Kışlaya siyaset girerse, demokrasi yara alır diyoruz." dedi.Balkanlar'dan, Rumeli'den Anadolu'ya goç eden insanların şarkılarıyla turkuleriyle oykuleriyle ulkeye demokrasiyi getirdiklerini, Cumhuriyet'in ne olduğunu anlattıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hoşgorunun, birlikte yaşamanın, demokrasinin ne kadar guzel olduğunu, insan haklarının ne kadar değerli olduğunu yaşayarak Turkiye'ye getirdiler. Onlar Turkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşuna damga vurdular. Kaybolan, yitirilen koklerimize goturduler" diye konuştu.

" RUMELİ VE BALKANLAR, ANADOLU'NUN AVRUPA'YA AÇILAN KAPISI"

Kılıçdaroğlu, Rumeli'de de Balkanlar'da da acıların yaşanmaması gerektiğini anlatarak, şunları kaydetti:"Balkanlar'ı şoyle goruyoruz, en az 12 milyon kişinin Turk dizilerini izlediği, Turkçe konuştuğu, yazdığı, hoşgorunun egemen olduğu bir coğrafya. Bu coğrafyada barış olduğu zaman Avrupa'nın kapıları, Anadolu'ya çok daha rahat açılmış oluyor. Biz Anadolu'nun Avrupa'ya açılan kapısını Balkan ve Rumeli olarak goruyoruz. O kapı, aynı zamanda uygarlığa açılan bir kapıdır. O kapı, hoşgoru ve birlikteliğe açılan bir kapıdır. O kapı, oturup ozgurce tartışma alanı yaratan bir kapıdır. O kapı aynı zamanda demokrasinin guçlenmesi kapısıdır. O kapı hiçbir zaman bir devletin yonetimini tek bir kişiye veren bir kapı değildir. O kapı, hakkı, hukuku, adaleti koruyan bir kapıdır. O kapı aynı zamanda devlete adaletin olması gerektiğini ongoren bir kapıdır."Milli Kurtuluş Savaşı sırasında bile TBMM'nin Gazi Mustafa Kemal Ataturk'e surekli başkomutanlık yetkisi vermediğini anlatan Kılıçdaroğlu, konuşmasında ş şu goruşleri dile getirdi:"Belli surelerde vermiştir. Neden? Çunku Kurtuluş Savaşı'nı yoneten, TBMM'dir. O nedenle unvanında gazilik vardır. 'Gazi Meclis' deriz. Dunyada orneği yoktur bir meclisin bir savaşı yonettiği. Ama bugun geldiğimiz noktada Meclis'in kolu, kanadı kırık. Bağımsız irade oluşamıyor orada. Bir kişinin iradesi parlamentoya bir golge olarak duşuyor. Bir kişinin iradesi yargının uzerine golge olarak duşuyor. Bir kişinin iradesi, inançları ayırmak için toplumun uzerine golge olarak duşuyor. Bir kişinin iradesi, toplumun kaderiyle ortuşturulmeye çalışılıyor. Bizim bu konuda Rumeli ve Balkanlar'ı ornek almamız lazım. O insanların demokrasiye, hoşgoruye ne kadar onem verdiklerini gormemiz lazım."

" ADALET ÇÖKMÜŞSE, DEVLETİN KURALLARI ÇÖKMÜŞ DEMEKTİR"

İleri ki sureçte CHP Genel Başkanı olarak kendisine bir gorev duştuğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Adaleti, demokrasiyi, hakkı, hukuku savunmak. Ama bu gorev sadece benim gorevim değil, bu toplumda yaşayan, Balkanlar'da yaşayıp çifte vatandaş olan veya Balkanlar'da yaşayıp bizim soydaşlarımız olanların tamamına aynı gorev duşuyor" dedi.Gazi Mustafa Kemal Ataturk'un getirdiği Cumhuriyet'e, onun ozlediği ve hedeflediği demokrasiye birlikte sahip çıkacaklarını, yeniden inşa edeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, sozlerini şoyle tamamladı:

"Devlette adalet çokmuşse, devletin kuralları çokmuş demektir. Yargı siyasallaşmışsa devlet çokmuş demektir. Vatandaş hakkını, hukukunu arayacak mecra bulamıyor demektir. O yuzden Turkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. 24 Haziran'da hepimiz daha guzel bir Turkiye'ye uyanacağız. Turkiye'de yaşayan herkesin Cumhuriyet'e, Gazi Mustafa Kemal Ataturk ve silah arkadaşlarına borcu var. O borcumuz, Cumhuriyet'i demokrasiyle inşa etme borcudur. Bu borcu yerine getirmek, bu ulkenin insanlarının namus borcudur."