Özet (TL;DR) @ 2018-04-21T10:32:03.000Z: Terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın, Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuru için AYM, kabul edilemez olduğuna karar verdi.
İmralı F tipi Yuksek Guvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda cezasını çeken teror orgutu PKK 'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın, hakkındaki AİHM kararına itiraz surecinde avukatlarıyla goruşmesinin engellendiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun, şikayete ilişkin bireysel başvuru yolları tuketilmeden yapıldığı gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar verildi.
Teror orgutu PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'ın, hakkındaki A İHM kararına itiraz surecinde avukatlarıyla goruşmesinin engellendiği ve bu şekilde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla 17 Nisan 2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvurunun 'kabul edilemez' olduğuna karar verildi.
Anayasa Mahkemesi 'nin 8 Mart 2018 tarihli kararında, başvuru belgelerinin bir orneğinin Adalet Bakanl ığı'na gonderildiği, bakanlığın goruşunu bildirdiği ve başvurucunun bakanlık goruşune karşı beyanda bulunmadığı kaydedildi.
TALEB İ AİHM BÜYÜK DAİRE TARAFINDAN REDDEDİLDİ
Öcalan'ın mahkumiyet şartlarıyla ilgili AİHM'e ilettiği şikayetlere ilişkin 18 Mart 2014 gunu karar verildiğini belirten Anayasa Mahkemesi , başvurucunun iddiasına gore; kararın AİHM Buyuk Daire nezdinde uç aylık itiraz suresinin başladığı 19 Mart 2014 tarihinden, başvurunun yapıldığı tarihe kadar, başvuruyla ilgili avukatlarıyla 9 goruşme talebinde bulunduğu, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hava muhalefeti veya gemi arızası nedenleriyle taleplerinin şifahi olarak reddedildiği, zaman zaman İ mralı Adası'na hareket noktası olan Gemlik Jandarma Komutanlığı'nca da goruşmenin gerçekleşmeyeceğinin başvurucunun avukatlarına bildirildiğinin belirtildiği kaydedildi.
Öcalan'ın, şikayet ettiği konuyu kaldığı İ nfaz Kurumu Mudurluğu'ne yazılı ya da sozlu olarak ilettiğine veya bu konuda İnfaz Hakimliği'ne başvuru yaptığına dair başvuru dosyasında bir bilgi ve belge olmadığı belirtilen kararda, başvurucunun avukatları aracılığıyla 12 ve 18 Haziran 2014 tarihlerinde AİHM'e ulaşan dilekçeleriyle bahsedilen kararın Buyuk Daire tarafından incelenmesini talep ettiği, talebinin 13 Ekim 2014 tarihinde reddedildiği ifade edildi.
SAVUNMA HAKKI İHLALİ İDDİASI
Başvurucunun, AİHM kararına itiraz surecinde avukatlarıyla goruşemediği, aynı donemde ailesi ve milletvekilleriyle goruşmesinin mumkun olduğu halde hava muhalefeti ve gemi arızası gibi gerekçelerle iletişiminin sağlanmadığı, AİHM kararı sonrası başvurunun Buyuk Dairece incelenme talebiyle ilgili surece fiili engelleme olduğu, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği, yazılı başvurularla ilgili yetkili makamlarca verilen yazılı bir karar bulunmadığı için tuketilecek bir yol olmadığı ve avukatlarıyla goruşemediği için bu sureçteki iddialarını dile getiremediğinden, silahların eşitliği ilkesi ile savunma hakkının ihlal edildiğini iddia ettiğini belirten mahkeme, kararda Adalet Bakanlığı goruşune de yer verdi.
ADALET BAKANLI ĞI: ENGELLEME SÖZ KONUSU DEĞİL
Kararda yer alan Adalet Bakanlığı goruşunde ise, başvurucunun AİHM'e yaptığı başvurunun Buyuk Daire tarafından incelenmesi talebinin iki farklı dilekçeyle AİHM'e iletildiği ve taleplerin reddedildiği, hava muhalefeti ve ulaşımı sağlayan geminin arızalanması nedeniyle zaman zaman başvurucunun bulunduğu adaya ulaşımın sağlanamadığı ve başvurucunun avukatlarıyla goruşmesinin engellenmesinin soz konusu olmadığı ifade edildi.
BA ŞVURU YOLLARI TÜKETİLMEDİ
Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunabilmek için oncelikle olağan kanun yollarının tuketilmesinin zorunlu olduğu belirtilen kararda, "Başvurucunun bireysel başvuru konusu şikayetini oncelikle ve suresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulune uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması, bu sureçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli ozeni gostermesi gerekir. Ceza infaz kurumlarındaki hukumlu ve tutukluların kurum uygulamalarına karşı oncelikle infaz hakimliklerine şikayet, infaz hakimliği kararlarına karşı ağır ceza mahkemelerine itiraz edebildikleri açıktır. Başvurucunun bu yollara başvurmadığı, yargısal yollar tuketilmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Başvurucunun bir hukuk yolunun etkililiği konusunda sadece kuşku duyması, kendisini o hukuk yolunu tuketme yukumluluğunden kurtarmamaktadır. Başvurucu tarafından bireysel başvuruda bulunulmadan once şikayetlerini inceleyecek yargısal merci olmadığı kanısını destekleyen bir açıklama yapılmadığı da goz onune alındığında, yalnızca bu kişisel ongorunun mevcudiyetinin; var olan etkili bir yolu etkisizleştirmeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. Başvurucu, yazılı başvurularına yanıt verilmediği için idari bir kararın mevcut olmadığını dile getirmiş ise de savcılık tarafından yazılı başvurulara yanıt verilmemesi, hukuken idari işlem niteliğinde olup, yukarıda açıklanan yargısal yola tabidir. Başvurucunun şikayete ilişkin başvuru yolları tuketilmeden doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunması, bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle; başvurunun, başvuru yollarının tuketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, yargılama giderlerinin başvurucu uzerinde bırakılmasına oy birliğiyle karar verildi" denildi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.