Özet (TL;DR) @ 2018-04-21 00:25:27.024783: Emekli Devlet Tiyatrosu sanatçısı Kemal Başar, tiyatro serüvenine 2013’te kurduğu Tiyatro Keyfi’nde devam ediyor. Başar ve son oyunu “Gözlerin Ardında Müzikali”nin başrol oyuncusu Eda Kandulu,…
KEMAL BAŞAR: OYUNCULUK DÜNYANIN EN ZOR iŞi DEĞiL
◊ Tiyatro Keyfi 'nin kuruluş amacını ve imzasını attığı projeleri anlatır mısınız?
- Tiyatro Keyfi'ni 2013'te, Frankfurt'ta yaşayan Dr. Cuneyt Arkan'la kurduk. Amacımız Turkiye'de Avrupa kriterlerinde bir Turk tiyatrosu yapabilmekti. Ben 20 yıldan fazla Avrupa'da çalıştım. Yonetmenlik de yaptım, çeşitli festivallerin seçici kurullarında da gorev aldım.
◊ Bug une kadar sektore kaç genç oyuncu kazandırdınız?
- Sektor kazandı mı ya da onlar ne yaptı bilmiyoruz ama bugune kadar birçok genç oyuncuyla çalıştık. Mesela "Shakespeare'in Butun Eserleri-Hafif Kısaltılmış"ta rol alan Mesut Yılmaz, Kerem Muslugil, Hakan Eke benim oğrencilerimdir. Televizyonda da guzel başarıları oldu. Hepsi yılın genç yetenekleri odullerini aldı. Gurur duyduk tabii. "Cahide Sonku Muzikali"ni oynayan Gizem Yağız aynı şekilde benim oğrencim. Hiç korkmadan, tek kişilik bir muzikali ona teslim ettik. Çunku yeteneğine ve azmine guveniyorduk. Başka gençler de var ama ilk planda one çıkanlar bunlar. Bir de Eda (Kandulu) var tabii. Bir seneyi aşkın sure beraber çalıştık. Sonra çok buyuk bir muzikalin başrolunu ona verdik. O da bizi yanıltmadı.
◊ Tiyatro Keyfi olarak uluslararas ı festivallere de katılıyorsunuz bildiğim kadarıyla...
- Evet, 27 Nisan'da Londra Turkçe Tiyatro Festivali'nin açılışını yapacağız.
Aynı zamanda orada bir work-
shop'um da olacak. Ardından Berlin'de bir temsilimiz olacak. Mayısta da Jaffa
Uluslararası Tiyatro Festivali'ne katılacağız. Oraya dunyanın onde gelen
organizatorleri katılıyor. Dolayısıyla oyunun onu çok açık diye duşunuyorum.
Bizim için tek hedef Turkiye değil. Biz bir dunya tiyatrosu olmaya
çalışıyoruz.
BEN NEDEN T İYATRO YAPIYORUM Kİ!
◊ Uzun y ıllardır tiyatro dunyasında bir krizden soz ediliyor. Siz nasıl ayakta kalabiliyorsunuz?
- Ekonomik anlamda çok zor ayakta duruyoruz. Turkiye'de değil sorun, tum dunyada tiyatroya ilgi azaldı. Bu noktada iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmalıyız. Her şey gibi tiyatro da evrilmeli, çağdaş işlere imza atılmalı. Bu da tiyatrocuların gorevi. Üstelik karşımızda televizyon gibi çok buyuk bir rakip var. Dunyayı sarsan ekonomik kriz nedeniyle insanlar evlerinde oturup televizyon izlemeyi tercih ediyor. Kultur sanat bir gereksinim olarak gorulmuyor. Meslekte 32'nci senem. Ama bazı sabahlar uyanıyorum, "Ben niye tiyatro yapıyorum ki?" diyorum.
◊ Sonra kendi kendinize ne cevap veriyorsunuz?
- Kendime "Ayıp" diyorum (guluyor). Ama bazen gerçekten çok mutsuz kalkıyorum.
◊ Siz devlet sanat çısı değil miydiniz aynı zamanda?
- Devlet sanatçısı değilim. Devlet Tiyatrosu sanatçısıydım. Dort-beş sene once emekli oldum.
ANNEM ÖLSE NİYE SAHNEYE ÇIKAYIM YA!
◊ Oyunculuk, konservatuvar bitirmeyi gerektiriyor mu?
- 32 sene geçmiş, ben hala kendimi oyuncu olarak adlandırmıyorum. Oyunculuk hayat gibi çunku. Tutup da "Ben hayatta her şeyi oğrendim" diyebiliyor musunuz? Doğumu bilmiyoruz, olumu bilmiyoruz. Aynı mantık... Meslekte ne kadar ilerlerseniz ilerleyin "Ben oyuncuyum" falan diyemiyorsunuz. Ama bazıları birkaç yıl içinde "Sanatçıyım" diyor. Onları anlamıyorum. Sanatçı Leonardo da Vinci'dir, Beethoven'dır. Bir insana ancak halk "sanatçısın" der. "Ben sanatçıyım" diyene gulemiyorum bile. Bir de birtakım dogmalar, inanılmış şeyler var. Mesela "Annen olse sahneye çıkacaksın"... Niye çıkayım ya annem olse sahneye? "Sahne kutsaldır" denir. İbadethane mi orası? Nesi kutsaldır? Bunlar tartışılmalı, konuşulmalı. Annem olse beni sahneye hiçbir guç çıkaramaz, açık soyleyeyim.
◊ Oyunculuk çok fedakarlık isteyen bir iş ama. Ona da mı katılmıyorsunuz?
- Oyunculuk zor iştir evet de... Doktorluk kadar zor iştir; iyi yapmaya kalktığınız zaman tabii. Ama "Oyunculuk dunyanın en zor işidir" dediğiniz zaman ben de derim ki: Siz senede iki oyun mu oynuyorsunuz? Birer buçuk aydan uç ay prova yapıp, dokuz ay boş musunuz? İstediğiniz başka şeyler yapabiliyor musunuz? İnsanlar açken, işsizken, siz ne diyorsunuz!
EDA KANDULU: ÖNCE DiKSiYONU DÜZELTMEM GEREKTi
◊ "Gozlerin Ardında Muzikali"ni bir de sizden dinleyelim mi?
- Ben oyunda Down sendromlu çocuğu olduktan sonra yalnız bırakılan bir anneyi oynuyorum. Sahnede bana muzisyen Özgun (Uğurlu) eşlik ediyor. Biliyorsunuz onun oğlu Ediz de Down sendromlu. Bu benim için çok kıymetli bir oyun. Öncelikle onu soyleyeyim. Kemal Hoca bana bu oyunu sunup "Oynamak ister misin?" dediğinde, herhalde hayatımın en buyuk mutluluğunu yaşamışımdır. İlk profesyonel işimdi. Üstelik de başrol.
◊ İ lk oyun ve başrol... Hiç kolay olmasa gerek...
- Öncelikle bana guvendiği için Kemal Hoca'ya tekrar tekrar teşekkur ederim. Bir de ben Kıbrıs'tan geldim. O nedenle oyunculuğu oğrenirken bir yandan da diksiyonumu duzeltmem gerekti.
◊ Siz "Yeni Gelin'de de rol almıştınız.
- Evet, o dizide oynamıştım. Esmeralda olarak beş bolumde rol aldım. Çok da zevkliydi. Etrafımda bir suru tiyatrocu vardı. Mustafa Alkan, Lale Başar, onlar da bana çok yardımcı oldular. Çok keyifliydi ama tiyatro farklı bir şey. Canlı, daha gerçek.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.