Özet (TL;DR) @ 2018-04-21 00:24:39.019349: Gözünüzaydın! Netflix, son günlerin popüler dizisi İspanyol yapımı ‘La Casa de Papel’ için üçüncü sezon müjdesini verdi. Dizinin iki yıldızıyla, ‘Profesör’ olarak tanıdığımız Álvaro Morte ve ‘Tokyo’yu…
Roportaj oncesinde Instagram'da "El Profesor ve Tokyo'ya sorunuz var mı" yazdım; gelen cevapların neredeyse tamamı, "Benimle evlenir mi, sorar mısın" oldu.
Úrsula Corbero: Bunu soyleyenlerin fotoğrafları var mı, hemen goster!
Álvaro Morte: Hepsiyle aynı anda mı evleneceğim? Çokeşliliği kabul ediyorlar mı?
Bu hayranl ığın sebebi sizce ne? Canlandırdığınız karakterlerin gucu mu, sizin yakışıklı ya da guzel olmanız mı yoksa herkes 'Stockholm Sendromu' mu yaşıyor?
Ú rsula Corbero: İki gunde iki sezonu bitirenler var, yani 'Stockholm Sendromu' olma olasılığı yuksek.
Á lvaro Morte: Bilmiyoruz. Eğer bunun sırrını bilseydik hemen boyle başka bir dizi daha yapardık ve bir-iki haftada milyoner olurduk. Bu diziyi başarılı kılan çeşitli unsurlar var. Karakterlerin insani yanları, aksiyon, dram ve komedinin mukemmel dengesi, senaryonun çok iyi yazılması, başkaldıran insanların diziyle kurdukları bağ, çok fazla şey var. Ama tek kelime istersen; buyu derim! Çunku tam bir tanımı yok bunun.
Ú rsula Corbero: Olsa da bilmek istemeyiz.
Á lvaro Morte: Evet istemeyiz, boyle guzel.
Bu dizinin yarat ıcısı
ç ok zeki bir adam
Ama yeni sezondan bahsediliyor... Álvaro Morte: Evet, dun bir tweet
gordum, "Çok iyi bir şekilde bitti, neden kutuyu tekrar açalım" diyordu. Bunu
anlıyorum. Bu dizinin yaratıcısı çok zeki bir adam. Devamının başlangıcı kadar
iyi olacağına inanıyorum, ona guveniyorum. Doğru malzemelerimiz var. Neden
yeniden pişirmeyelim? Ama şimdilik uçuncu sezon hakkında hiçbir şey
bilmiyoruz.
Do ğru mu bu?
Álvaro Morte: Yapımcımız Alex Pina'ya sordum, "İnanılmaz olacak" dedi. Başka bir şey de soylemedi! En baştan beri boyleydi. Her şeyi kronolojik olarak çektik ve devamı hakkında bizim gidişatımıza gore karar verip değişiklikler yaptı. Bence çok akıllıca olan da bu.
Kim daha iyi oynad ı?
Senaryoda sizin etkiniz ne kadar?
Á lvaro Morte: Bizim etkimiz daha çok Alex'in gozlemlerine dayanıyor.
Mesela benim karakterimin başta çok daha az rolu vardı. İlk hikayede duşunulen
buydu. Çekimler sırasında değişti.
Ú rsula Corbero: Çunku iyi oynadın.
Á lvaro Morte: (Abartılı bir şovla arkasına yaslanıyor) Evet, iyi oynadım,
ne yapabilirim?
Diziden sonra sokakta Tokyo gibi insanlara g ozdağı vererek yurudum ve insanların bana baktığını gordum. "Demek ki ben de onun gibi olabiliyorum" derken fark ettim ki 'O dizideki oyuncu' olduğumu anladıkları için bakıyorlar.
Mutluyum, şukrediyorum
Sadece tek sezonluk yerel bir dizi olarak ba şlayıp dunya çapında izlenen
buyuk bir yapım olmak nasıl hissettiriyor?
Ú rsula Corbero: Epey komik bir durum aslında bu ama kotu anlamda
soylemiyorum. Nasıl olduğunu biz de anlamadık. Mutluyum, şukrediyorum boyle
olduğu için. Çok çok tatmin edici bir iş bu. Başka bir iş olsaydı belki "Bu
kadar buyumesinden dolayı utanıyorum" diyebilirdim ama hayır, bu proje için
çok fazla emek sarf edildi. Tahmininizden fazla sevgi ve emekle yapıldı. O
nedenle bu noktaya geldiği için çok mutluyum. Sen ne duşunuyorsun Álvaro?
Á lvaro Morte: Çılgınca buluyorum. İspanya'da yerel, sıradan bir kanalda
gosteriliyordu. Herkes sonraki bolumu izlemek için bir hafta beklemek
zorundaydı. Ama Netflix'te
gosterilmeye başlayınca tum dunyaya ulaştı. Butun bolumleri tek oturuşta
izleyenler var. İlk bolume başlayıp iki gun sonra "Hepsini bitirdim"diyenlere
inanamıyorum. Nasıl yani?
Peki bu ilgi sizin hayat ınızda ne kadar değişime yol açtı? Sokakta rahatça
yuruyebiliyor musunuz?
Á lvaro Morte: Instagram'a bir fotoğraf koyuyorum ve sadece bir dakika
sonra gelen yorumların sayısına inanamıyorum! Şu anda Roma'da daha rahatız
mesela, çok fazla tanınmadık ama Netflix'ten soyledikleri kadarıyla Arjantin'e
gitsek korumasız gezemezmişiz. Öyle şey olur mu hiç? Koruma mı?
Ú rsula Corbero: Ne koruması, oyle bir şey olamaz! Seyirci nasıl
şaşırmasın? İstanbul'da da rahat yuruyemezsiniz...
Ú rsula Corbero: Duşunemiyorum oyle bir şeyi. Ben sakin sessiz, normal hayatımı çok seviyorum.
Dizide tam "Aman yani bu çok saçma" dediğimiz her şeyi ağzımıza tıkıyorsunuz. Boyle kendi kendine devamını anlamış ya da açığınızı yakalamış gibi izleyen ama sonra senaryonun detaycılığıyla şaşıranlar, 'Yanılmışım' diyenler var mı çevrenizde?
Á lvaro Morte: Biz bile soyluyoruz bunu.
Ú rsula Corbero: O kadar iyi kurgulanmış ki biz okurken ya da kendi aramızda şaşırıyoruz, seyirci nasıl şaşırmasın?
Be ş saatlik uykuyla durabiliyorsam
neden sekiz saat uyuyay ım?
Karakterlerinizle ger çek arasında ne kadar benzerlik var?
Ú rsula Corbero: Çok var, ben acayip cesur bir kızım (yuzunu
buruşturuyor). Tam tersi! Hiç değilim. Karakteri okuyunca çok sevdim ve
Tokyo'yu mumkun olduğunca guçlu oynamayı duşundum. Deneme yapmak için sokakta
insanlara gozdağı vererek yurudum, ne kadar oldu bilmiyorum. Dizi
yayımlandıktan sonra da "Ben de Tokyo kadar guçlu olabilirim" dedim ve tıpkı
onun gibi yurudum ve insanların bana baktığını gordum. "Demek ki ben de onun
gibi olabiliyorum" derken fark ettim ki 'O dizideki oyuncu' olduğumu
anladıkları için bakıyorlar. Kendi halimde yuruyorum artık. Ben korkak ve
urkeğim diyebilirim....
Á lvaro Morte: Benim Profesor'le uyan bir yonum var: Profesor tamam çok
zeki, kurnaz ama bunların otesinde çok ama çok sıkı çalışıyor. Kendini işine
adamış. Benim de yapmam gereken bir iş varsa oyleyimdir. Her şeyi unutuyorum.
10 saat çalışabileceksem neden sekiz saat çalışayım? Beş saatlik uykuyla
durabiliyorsam neden sekiz saat uyuyayım?
Ú rsula Corbero: Bense çok uyumayı ve iyi çalışmayı tercih ediyorum.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.