Özet (TL;DR) @ 2018-04-19T21:51:00.000Z: Yeni Şafak'ın AK Parti milletvekili yazarı Aydın Ünal, vekil aday adaylarına 'ironi mi, gerçek mi' dedirten tavsiyelerde bulundu: Lüks araçlarınızı gözlerden kaçırın. Sevmeseniz de simit yiyin. Mümkün…



Yeni Şafak'ın AK Parti milletvekili yazarı Aydın Ünal, vekil aday adaylarına 'ironi mi, gerçek mi' dedirten tavsiyelerde bulundu: Luks araçlarınızı gozlerden kaçırın. Sevmeseniz de simit yiyin. Mumkun olduğu kadar anlamsız cumleler kurun. Seçilinceye kadar halkın her turlu nazına, niyazına tahammul edin...

AKP Ankara Milletvekili Aydın Ünal'ın Yeni Şafak'taki bugunku koşe yazısı sosyal medyanın gozdesi ve tartışma konusu oldu. Bir donem Cumhurbaşkanı ve AK Parti genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarını yazan, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu uyesi de olan Ünal, 'Aday adaylarına tavsiyeler…' başlıklı yazısında, erken seçimin milletvekili adaylarının kulaklarını şoyle çekti:

* İlk olarak siyasete neden girdiğinizi anlaşılır bir şekilde izah edin. Vatan, millet, hizmet gibi hamasi kavramlara hiç başvurmayın. Siyasete girmeyi siz talep etmediniz, sizi ittiler. "Ben aslında siyasete girmeyecektim ama halk istiyor" diyebilirsiniz. "Yeni sistemde artık nitelikli siyasetçilere ihtiyaç var" ya da "siyaset bize ihtiyaç duydu" gerekçelerini de kullanabilirsiniz. "Genel Başkan istedi, çok ısrar etti, kıramadım" şeklindeki gerekçe daha vurucu bir etki oluşturabilir. **

* Siyasette "gorunur" olmak hayati derecede onemlidir. Bir ortama girdiğinizde ilk olarak objektiflerin açısını hesaplayın. Objektiflerin odaklandığı biri varsa, onun sol omuz arkasında konumlanın. En one geçmek için onunuze geleni çiğneyebilir, omuz vurarak saf dışı bırakabilir, onunuzdekini tutup kenara atabilirsiniz. Protokol koltuklarını gozunuze kestirin ve vinç gelse kaldıramayacak gibi oturun.

* Siyasette her zaman "gorunur" olmak da iyi değildir. Eğer kavga, dovuş, mucadele, risk varsa kimseye hissettirmeden ortadan kaybolun. Boyle zamanlarda onlerde olup yuzunuzu eskitmeyin. Kavganın sonunda zafer varsa herkesi kenara iteleyip muzaffer komutan edasıyla en one geçin.

* Aday adayl ığı bir unvan değildir. Ne olur isminizin altında "aday adayı" yazan parti logolu kartvizitler bastırmayın.

* Partilerin kurumsal kimlikleri vard ır. Kafanıza gore slogan belirlemeyin, afiş, broşur bastırmayın. Siyasi maceranızı başlamadan bitirmeyin.

* Lider gibi konu şmaya, onun gibi giyinmeye, onun gibi gorunmeye kalkışmayın. O lider. Lider'in koltuğuna goz dikmiş gibi hırslı da davranmayın, Biraz kendiniz olun.

* Varsa luks araçlarınızı gozlerden kaçırın; halktan biri gibi goruneceğim diye hurda araçlara da binmeyin, hoş karşılanmaz. **

* Sevmiyor ya da hayatınızda hiç tatmamış olabilirsiniz ama herkesin gorebileceği yerlerde simit yemek sizi hedefe taşımada etkili olabilir.

* Giyiminize azami dikkat edin. Ceketinizin sol cebine renkli mendil takman ızı isteyenler olacaktır, takmayın. Guneş gozluğu iticidir, kullanmayın. Milletvekili rozetine benzeyen çok rozet var, bir tane edinin ve takın. Beyaz çorap giymeyin. Şu duduk gibi gosteren kısa paçalı pantolonlardan kaçının. Uzun burunlu ayakkabı modası da geçti. Kıyafetinizin renklerini aday olacağınız partiye gore ayarlarsınız.

* Siz art ık aday adayısınız. Yani sıradan bir insan değilsiniz. Yuruyuşunuze, tavır ve davranışlarınıza çok dikkat edin. Herkes sizi izliyormuş gibi davranın. Mutevazı olun ama tepeden bakın. Genellikle ortamlara girerken tevazu işe yaramaz. Salonlara, toplantılara girerken bakan tevazu ile davransa kimlik sorarlar. Ama siz şık kıyafetinizle, dik, kararlı, kendinizden emin yuruyuşunuzle, aday adayı olarak herkesin onunu ilikleyip sizi selamlamasını sağlayabilirsiniz. Bir eliniz cebinizde, kibirle, "naber dostum" dediğinizde tum kapıları açabilirsiniz. **

* Aday adaylığıyla birlikte konuşmalar yapmaya, nutuklar irad etmeye başlayacaksınız. Riskli konulardan ozenle kaçının. Mumkun olduğu kadar anlamsız cumleler kurun. Çok uzun ve noktanın kullanılmadığı cumleler işinizi gorecektir. Cumlenin başındaki konuyla sonundaki konu alakasız olursa dinleyenin kafası karışır ki bu da işinize gelir. Sizin için konuşmalarda onemli olan içerik değil tonlamadır. En basit mevzuyu gittikçe yukselen bir ses tonuyla anlatabilirseniz, ne kadar anlamsız olursa olsun çılgınca alkış alabilirsiniz. "Kureselleşme", "Global", "interaktif", "ekolojik" "radikal", "stratejik" gibi moda kavramları sıkça kullanın. El hareketlerinizle konuşmanızın uyumlu olması çok onemli değil. İlgili ilgisiz yumruğunuzu kursuye vurun. Aday olacağınız partiye gore şairler belirleyip mısraları yerli yersiz konuşmanıza serpiştirin. **

* Sosyal medyadaki her mecrada bir hesap a çın. Aman ha siyasi konulara girmeyin. Önemli gun ve haftalar için mesajlar yayınlayın. Tıp Bayramı'nda, İzcilik Haftası'nda, Dunya Gumruk Gunu'nde, Dunya Su Gunu'nde, Kalp Haftası'nda, Muzeler Haftası'nda, Dunya Sigara İçmeme Gunu'nde ve bilumum onemli gunlerde yanlış anlamalara mahal vermeyecek, suya sabuna dokunmayacak mesajlar atın. Bolca çiçek, bocek fotosu kullanın. Genel başkanınızın ve kritik mevkilerdeki parti buyuklerinizin sosyal medya mesajlarını rt'lemeyi, fav'lamayı, layk'lamayı aman ihmal etmeyin.

* Sosyal medyada, sizi halkla i ç içeymiş gibi gosteren bolca fotoğraf yayınlayın. Samimi gibi gorunun. Seçilinceye kadar halkın her turlu nazına, niyazına tahammul edin.

*** Sizi aday adayl ığından adaylığa taşıyacak mekanizmaları doğru tespit edin. Yanlış mevki ve isimlere yatırım yapmayın. Yukselmek istiyorsanız, her basamakta ağırlıklarınızı geride bırakın. Bazı durumlarda yolu yola çıktıklarınızla yururseniz hep arkada kalırsınız; yolda bulduklarınıza sarılın ve yukseldikçe eskilerini satıp yenilerine yapışın.

* "Seni aday yapacağım" "ya da listenin iyi yerine yazacağım" diyen dolandırıcılar musallat olacaktır, aman para kaptırmayın.

* Aday olamazsan ız ya da olur da seçilemezseniz "Başkan beni bakan olarak değerlendirecek" deyin. Bu sizi 3-4 ay idare eder.