Özet (TL;DR) @ 2018-04-20T09:37:00.000Z: Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın iki ülke arasındaki gerginliklerin silahlı bir çatışmaya dönüşmesine asla izin vermeyeceğini…



Sputnik, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'la roportaj yaptı.

ABD'nin koalisyonla birlikte Suriye'ye duzenlediği bombardımanın ardından Rusya-ABD arasında savaş çıkması senaryoları tartışılırken, Sputnik'e konuşan Lavrov "Silahlı çatışma riskinden soz edecek olursak, orduların, elbette Devlet Başkanı (Vladimir) Putin veya ABD Başkanı Donald Trump'ın buna izin vermeyeceğini duşunmekte kesinlikle eminim. Putin ve Trump, halkları tarafından seçilmiş ve halklarının huzurundan sorumlu liderler" dedi.

' KOALİSYONU KIRMIZI ÇİZGİLERİ GEÇMEMEK KONUSUNDA UYARMIŞTIK'

Lavrov, Rusya'nın koalisyonu Suriye'de kırmızı çizgileri geçmenin misillemeyi doğuracağı konusunda uyardığını belirtti.

Lavrov "Troyka'nın (ABD, Fransa, İngiltere) planları uygulamaya geçmeden once Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov, koalisyonun eylemleri nedeniyle Rus askerlerinin zarar gormesi halinde, cevabımızın sert ve açık olacağını belirtmişti" dedi.

' KARADAKİ KIRMIZI ÇİZGİLER DE DAHİL'

Lavrov, açıklamalarına şoyle devam etti: "Daha sonra ordu liderleri duzeyinde, generaller duzeyinde, bizim temsilcilerimiz ve koalisyonun komutanları arasında temaslar gerçekleşti. Bu temaslar sırasında onlara kırmızı çizgilerimizin neler olduğu anlatıldı, buna coğrafi anlamda, karadaki kırmızı çizgiler de dahil. Sonuçlar da bu kırmızı çizgilerin geçilmediğini gosteriyor."

' SAVUNMA SİSTEMLERİNİN FÜZELERE MÜDAHALE ETTİĞİNİ KANITLAYACAĞIZ'

Öte yandan Lavrov, Rusya ordusunun yakında Suriye'deki fuze savunma sistemlerinin, ABD, İngiltere ve Fransa'nın fırlattığı fuzelere mudahale ettiğine dair kanıt sunacağını ifade etti: "ABD'li meslektaşlarımız tum fuzelerin hedeflere ulaştığını soyluyor, Fransa'nın fuzelerinin de hedefleri vurduğu belirtiliyor. Genelkurmay başkanlığımızın olayla ilgili net bir tabloya sahip. Olanları anbean izledik, canlı canlı goruntuledik. Askerlerimiz bununla ilgili istatistikleri sağladı. Bunun için açıklama yapmaya hazırız. Eğer birileri 105 fuzenin hedefe ulaştığını soyluyorsa, istatistiklerini gostermeli. Bizim kanıtlarımız, iddialarımız en azından asılsız değil ve yakında ordumuz tarafından sunulacak."

**

Sputnik

'SURİYE'YE S-300 GÖNDERMEMEK İÇİN AHLAKİ YÜKÜMLÜLÜĞÜMÜZ KALMADI'**

Lavrov, 'Suriye'ye S-300 sevkiyatı yapılacak mı?' sorusuna da şu yanıtı verdi: "Bunun yanıtını devlet başkanımız verdi. Artık bu anlamda (sevkiyatı yapmamak için) hiçbir ahlaki yukumluluğumuz kalmadı. Belli sorumluluklarımız vardı, 10 yıl once bunu yapmama sozu vermiştik. Malum partnerlerimiz bunu istemişti ve biz de onların her ne kadar savunma amaçlı da olsa, bu sevkiyatın gerginliğin tırmanmasına neden olacağı şeklindeki argumanlarını dikkate almıştık. Ancak artık boyle bir ahlaki yukumluluğumuz kalmadı."

**

(C) AFP 2018 / SAUL LOEB

'YAPTIRIMLARA GEREKTİĞİ GİBİ YANIT VERECEĞİZ'**

ABD'nin yaptırımlarıyla ilgili de konuşan Lavrov "Yaptırımlara gerektiği gibi yanıt vereceğimize inanıyorum. Diplomatik mulklerimize el koyulmasına, diplomatlarımızın sınırdışı edilmesine yanıt vermemiz gerekiyor, aksi takdirde bu kendimize saygı duymamak olur. Ancak hakaretlere, ağız dalaşına ya da kabalığa girişmeyeceğiz. Bu bizim devlet başkanımızın tarzı değil" dedi.

' DUMA'DAKİ MİZANSENLE İLGİLİ KANITLARIMIZ VAR'

Duma'da kimyasal saldırı iddialarına dair konuşan Lavrov, Rusya'nın İngiltere'nin 'kimsayal saldırı' mizanseninde yer aldığına dair sağlam kanıtları olduğunu soyledi.

Lavrov, şunları soyledi: "Prensipte halihazırda çok sayıda kanıt var. ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye gerçekleştirdiği saldırı için başlıca bahanesi olan video (Duma'daki kimyasal saldırı videosu) ile başlamak gerekirse… Muhtemelen, sıradan bir insan da yerini bildiğiniz bir kimyasal silah deposunu vurmanın tek bir anlama geldiğini bilir: Bu bolgede yaşayan herkes için insani bir felaket yaratmak olur. Ayrıca videoda hiçbir şekilde (kimyasaldan) korunmayan insanlar var, sadece bazılarında tıbbi maskeler var. Yetişkin bazı kimseler çocuklara su dokuyor.

Askerlerimiz Doğu Guta'nın bu bolgesini kurtardıklarında, videodaki hastanede çalışan iki doktoru buldu. Doktorlar videoda kendilerini gosterip birilerinin gelip 'kimyasal saldırı' diye bağırmaya başlayıp herkese su dokulmesi gerektiğini soylediğini anlattılar. Bunları isimlerini ve yuzlerini gizlemeden anlattılar. Ayrıca savunma bakanlığı Duma'yı kurtardıktan sonra bir kimyasal silah deposu buldu. İçlerinde Almanya uretimi, Porton Down uretimi kimyasallar var. Uzmanlarımız şimdi bu depodakileri inceliyor.

Ancak bunun yanı sıra, çekimin Beyaz Miğferler tarafından organize edildiğini kimse saklamıyor. Beyaz Miğferler de ozellikle militanların, El Nusra gibi teroristlerin olduğu yerlerde çalışıyor ve geçen yıl aynı provokasyonu Han Şeyhun'da yapmışlardı. Ayrıca Beyaz Miğferler'in İngiltere, ABD ve bir dizi Batı ulkesi tarafından finanse edildiği de bir sır değil."

' VİDEODAKİLERİN BMGK'DA KONUŞMASI ÜZERİNDE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Beyaz Miğferler'in videosunda yer alan ve kimyasal saldırı mağduru olduğu iddia edilen çocuk olan Hasan Diab, Rossiya 24 televizyonuna yaptığı açıklamada, çekimler karşılığında kendilerine yiyecek verildiğini soylemişti. Hasan'ın babası Omar Diab da kimyasal saldırı olmadığını, çocuğunun iyi olduğunu belirtmiş ve BM'nin New York veya Cenevre'deki merkezlerinde ifade vermeye hazır olduklarını kaydetmişti. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sozcusu Mariya Zaharova da Hasan'ın video ile ilgili birleşmiş Milletler Guvenlik Konseyi'nde (BMGK) açıklama yapması gerektiğini dile getirmişti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Lavrov, 11 yaşındaki Hasan'ın BMGK'da konuşma yapması konusunu destekleyeceklerini belirtti. Lavrov "Olay yerinden gordu tanıklarının bir şekilde BMGK uyelerine hitap etmesini istedik ve bunun gerçekleşmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.

' OPCW'NİN RAPORU DÜRÜSTÇE HAZIRLANMALI'

Lavrov, Suriye'ye giden Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgutu (OPCW) uzmanlarının da kimyasal saldırı iddialarına dair durustçe bir rapor beklediklerini soyledi. Lavrov şunları soyledi: "Rapor durustçe hazırlanırsa bu yeterli olur. Bazı aktorlerin OPCW'nin çalışmalarını engellemeye çalışmasından da elbette endişe duyuyoruz. OPCW'de, Lahey'de ust duzey profesyonellerin olduğundan şuphemiz yok. Ancak bu uzmanları birilerinin siyasi amaçlarında kullanmak istediği gerçeğini de dışlayamayız. Saldırının gerçekleştirildiği bolgeye gittiklerinde, teroristlerin olduğu yerlerden ateş açılmaya başladı. Şimdilik bu gorevin (incelemenin) ne olursa olsun yerine getirilmesi için çalışacağız."

' BİZ UZMANLARI BÖLGEYE GÖNDERELİM DERKEN, ONLAR SALDIRDILAR'

Lavrov, açıklamalarına şu sozlerle devam etti: "Profesyonelliğin ustun gelmesini umuyorum. OPCW ve Batılı partnerlerimizle en başından beri profesyonelce temas kurmaktan yana olduk. Kimyasal saldırı iddialarıyla ilgili mevcut cepheleşmenin başında ABD'nin, Fransa'nın bizim uzmanlarımızla birlikte kendi uzmanlarını olanları gozlemlemesi için gondermeye hazır olup olmadığından soz etmiştim. Ancak biz bu konuda hazır olduğumuzu, Suriye hukumetinin de bunu desteklemeye hazır olduğunu soylediğimiz aşamada onlar saldırı gerçekleştirdiler. Duruma bakacağız. Elbette ki uzmanlardan hem Suriye hem de Salisbury'de olanlar konusunda durustluk bekliyoruz. Salisbury'de de soruşturma devam ediyor."

' DOĞU GUTA'DA KLOR GAZI DOLU KAPSÜL BULDUK'

Lavrov, Rus askerlerinin Doğu Guta'da militanların kontrolundeki bolgede klor gazı dolu bir metal kapsul bulduğunu soyledi.

Lavrov "Askerlerimiz giderek daha ilginç şeyler buluyor. Bir evde kimyasal dolu kapsul buldular, bildiğim kadarıyla klor gazıyla dolu. Bu ev militanların kontrolundeki bolgede. Kapsul bir yatağın uzerinde bulundu. Odaya yukarıdan ya da başka bir yerden duştuğune dair de bir iz tespit edilmedi" dedi.

' A-234, ÜRETİLMESİ KOLAY BİR MADDE'

Eski Rus ajan Sergey Skripal ve kızı Yuliya'nın zehirlenmesiyle ilgili konuşan Lavrov, Batı ulkelerinin 'Noviçok' adını zikrettiği ve zehirlenme olayında kullanıldığı ileri surulen A-234 sinir gazının ABD'nin elinde olduğunu ve bu maddenin uretilmesi kolay bir madde olduğunu soyledi.

'Noviçok' ismini Rusya değil, Batı tarafından uydurulduğunu hatırlatan Lavrov "Evet, bizde geliştirildi. Geliştiricilerden biri de (ABD hukumetine çalışan Rus kimyager Vil) Miryazanov. O da ABD'ye gidip bu formulu yayınladı. Maddenin patenti alındı. ABD ordusunda, biyolojik ve kimyasal enstitulerde, çeşitli enstitulerde kullanıldı. Bu uretilmesi kolay bir madde" dedi.

' SKRİPAL'DEN KURTULMAK İSTESEYDİK NEDEN AJAN DEĞİŞİMİ ANLAŞMASI YAPMIŞ OLALIM?'

Lavrov, Rusya'nın Skripal'i zehirlemek için bir nedeni olmadığına da "Rusya'da birileri Skripal'den intikam alıp ondan kurtulmak isteseydi, neden ajanlarımız karşılığında onu vermiş olalım ki? (2010) Hapse atılmıştı ve yanlış hatırlamıyorsam halihazırda 4 yıldır hapisteydi. Daha sonra da 'Chapman grubu' dediğimiz, ABD, İngiltere adına ajanlık yapan kişilerin karşılığında değişim oldu. Ardından da serbest bırakılmış ve yeni ulkesine taşınmıştı, yaşamını orada suruyordu" ifadelerini kullandı.

Skripal, Rus istihbaratında gorev yaptığı donemde, İngiltere'ye bilgi sızdırdığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmıştı. Daha sonra da ABD ile 2010'da yapılan ajan değişimi anlaşmasıyla serbest bırakılmıştı.

' KİM-TRUMP GÖRÜŞMESİNE EV SAHİPLİĞİ TEKLİF ETMEYİ PLANLAMIYORUZ'

Lavrov, Kore Yarımadası'ndaki gerginliğe de değindi ve Rusya'nın Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasında planlanan goruşmeye ev sahipliği yapmayı planlamadığını, bu yondeki soylentilerin birilerinin uydurması olabileceğini belirtti. Lavrov "Bu konuda çok aktif davranıp herhangi bir teklifle gelmememiz gerektiğini duşunuyorum. Sanırım bu herkesin beklediği bir zirve. Bu Kore yarımadasındaki sorunları çozmeye yonelik bir adım. Biz de bu adımın gerilimin azaltmasına yonelik sureci başlatmasını umuyoruz" dedi.

Lavrov, goruşmenin gerçekleştirilebileceği yer olarak bazı Avrupa ulkelerinden, Moğolistan'dan ve Guney Kore ile Kuzey Kore arasındaki tarafsız bolgedeki koyden  soz edildiğini ekledi.

Kim ile Trump arasında haziran ayında goruşme gerçekleştirilmesi bekleniyor, ancak goruşmenin nerede yapılacağına dair henuz bir karar açıklanmadı.

' TRUMP'IN PUTİN'İ DAVETİ KONUSUNDA KABA DAVRANMAK İSTEMİYORUZ'

Lavrov "Trump'ın Putin'i Beyaz Saray'a davet ettiği açıklanmıştı. Goruşmenin yeri, zamanı veya gundemi hakkında yeni bir bilgi var mı?" sorusunu şoyle yanıtladı: "Halihazırda kamuoyuna bildiren telefon goruşmesi sırasında Trump, Putin'i Beyaz Saray'da gormekten ve iade-i ziyarette bulunmaktan memnun olacağını soyledi. Bu konuyu birkaç kez daha dile getirdi. Bu nedenle ABD'li partnerlerimizin usteliyor gibi gorunmek istemediğimizi, ancak bu arada kaba da olmak istemediğimizi bilmesini sağladık. Daveti Trump'ın yonelttiğini duşunerek,  bu konuyu kendisinin netleştireceği uzerinden yola çıkıyoruz."

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, daha once Trump'ın 20 Mart'ta Putin'le yaptığı telefon goruşmesinde, Rus lideri Beyaz Saray'a davet ettiğini soylemişti. Beyaz Saray Sozcusu Sarah Sanders da ikilinin muhtemel goruşme yerleri arasında Beyaz Saray'ın olduğunu belirtmişti.
Ziyaret gerçekleşirse, bu 2005'ten beri Putin'in Oval Ofis'te yapacağı ilk yuzyuze goruşme olacak. Putin, 2005'te donemin ABD Başkanı George W. Bush'la bir araya gelmişti.