Özet (TL;DR) @ 2018-04-20T19:20:58.000Z: SON DAKİKA HABERİ: Yeşilay Ödül Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş'i yaralayan saldırgan hakkında, "Sağlıklı birisi bunu yapmaz, var burada bir şey"…



Son dakika haberi! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cemal Reşit Rey Konser Salonunda duzenlenen Yeşilay Zumruduanka Ödul Toreninde yaptığı konuşmada, odul toreni dolayısıyla Yeşilay gonulluleriyle bir arada olmaktan ve hasret gidermekten memnuniyet duyduğunu dile getirdi.Yeşilay Başkanı ve yonetim kuruluna teşekkur eden Erdoğan, 1920 yılından bu yana sağlıklı nesiller yetiştirmek için emek veren, mucadele yuruten tum Yeşilay mensuplarına şukranlarını sundu.Bugun hayatta olmayan Yeşilay emektarlarına da Allah'tan rahmet dileyen Erdoğan, şoyle devam etti:"Eşref Edip'ten Suheyl Ünver'e, Ordinaryus Prof. Dr. Mazhar Osman'dan Prof. Dr. Ayhan Songar'a, Şeyhulislam İbrahim Haydari Efendi'den Said Nursi hazretlerine kadar, Enver Baytan hocamıza kadar Yeşilayımızın gelişmesi, guçlenmesi, dertlere deva olması için ter dokmuş herkesi şukranla yadediyorum. Bu yıl 98. kuruluş yıl donumunu kutlayan Yeşilayımızı yurekten tebrik ediyor, çalışmalarınızda Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum. Yeşilayımızın alkol, tutun, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklar yanında giderek yaygınlaşan teknoloji bağımlılığıyla da mucadeleye onculuk etmesini, takdirle karşıladığımızı belirtmek istiyorum."

" YEŞİLAY 41 ÜLKEDE ÖNCÜLÜK YAPIYOR"

Yeşilay'ın başarılarıyla sadece Turkiye'de isminden soz ettirmekle kalmadığını, bilgi birikimi ve tecrubesiyle dunyanın 41 ulkesindeki muadil kuruluşlara da onculuk yaptığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Turkiye'nin bağımlılık ve kotu alışkanlıklarla mucadele alanındaki bir asırlık kurumsal hafızasını dost ve kardeşlerimizle de paylaşıyor. Yeşilay'ın yurtiçinde olduğu gibi, yurtdışında da hizmetleri birbirinden kıymetli projeleri, birbirinden değerli faaliyetleri bulunuyor. Sizlere uluslararası iş birliklerinizde de ozellikle başarılar diliyor, dunyanın dort bir tarafında ulkemizi iftiharla temsil edeceğinize inanıyorum." ifadelerini kullandı.5. Zumruduanka Ödullerinin de Turkiye, millet ve bağımlılıkla mucadele eden vatandaşlar için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:"Titiz bir çalışma sonucunda odule layık gorulen sanatçılarımıza, medya mensuplarımıza, akademisyen, sporcu ve siyasetçilerimize tebriklerimi, takdirlerimi iletiyorum. Yeşilay'ın Zumruduanka Ödulleri, takdim edilenler için şuphesiz çok onemli, çok kıymetli bir payedir. Bu paye aynı zamanda sorumluluk ve mesuliyet demektir. Bu odul, son nefesine kadar surecek bir gonul gorevine adeta nefer yazmaktır. Ben buradaki her bir kardeşimin bu payeyi iş ve ozel hayatında onurla, gururla ama aynı zamanda bir vazife şuuruyla taşıyacağına inanıyorum." İnsan faktorunu dikkate almayan, insana gerekli ozeni gostermeyen her teşebbus ve her politikanın akim kalmaya mahkum olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şoyle konuştu:"İnsanı dışlayan veya insanı sadece maddi yonden değerlendiren bir anlayışın başarı şansı da yoktur. Bir ulkenin asıl zenginliği, yeraltı ve yerustu kaynakları değildir. Guçlu ulke, sanayisi, ekonomisi, ticareti, ordusu guçlu devlet manasına gelmez. Elbette bunların tamamı gereklidir, onemlidir. Her biri kendi başına bir değerdir. Ancak bize gore bir milletin en buyuk hazinesi, en buyuk guç kaynağı, ruhen, zihnen ve bedenen sağlıklı nesillere sahip olmasıdır. Evlatlarımız ne kadar zinde, ne derece sağlıklı olursa ulkemizin geleceği o kadar parlak, o kadar aydınlık olur. Gençlerini alkol, içki, uyuşturucu, sigara, kumar, teror gibi dehlizlerde kaybeden ulkelerin istikbali karanlıktır."Evladını uyuşturucuya kaptırmış bir anne veya babanın durumunun duşunulmesini isteyen Erdoğan, "Adeta evladını Kandil'e kaçıranlar karşısında Diyarbakır Belediyesinin onunde gunlerce hungur hungur ağlayan annelerin akıbetini duşunun. O neyse o da aynısıdır. Ne ekonomileri ne sanayileri ne paraları bu ulkeleri hızla yaklaştıkları karanlık akıbetten kurtarmaya yetmez." ifadelerini kullandı.

" YEŞİLAY, İŞGAL KUVVETLERİNİN ÖNÜNDE ADETA SET KURDU"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay'ın kuruluşuna vesile olan hadisenin de buyuk bir ibret vesikası olduğuna inandığını dile getirdi. Sorumluluk sahipleri olarak bu hadisenin tekrar tekrar gundeme getirilmesi ve unutulmasına asla fırsat verilmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları anlattı:

"İstanbul 1920 yılında işgal kuvvetlerinin eline duşuyor. İngilizler, Osmanlı gençliğini ifsat etmek, gençlerin direniş azimlerini kırarak zihnen koleleştirmek için, gemilerle getirdikleri binlerce kasa içkiyi bedava dağıtıyorlar. Bunu goren millet sevdalısı, sorumluluk ve şuur sahibi bir avuç insan, Şeyhulislam İbrahim Haydarizade'nin himayesinde Hilal-i Ahmer Cemiyeti'ni yani bugunku adıyla Yeşilay'ı kuruyorlar. Yeşilay çalışmalarıyla gençlere milli mucadele bilinci aşılarken, işgal guçlerinin onunde adeta bir set kuruyor. Bundan bir asır once, işgal ve istiklal mucadelesinin gençler uzerinden verilmesi gerçekten çok anlamlıdır. Kurtuluş Savaşımızın cephelerinden biri de gençlerimizi ifsat girişimlerine karşı, muhafaza ve mudafaa etmek olmuştur. Merhum Eşref Edip gibi Yeşilay'ı kuran kadrodan bir ismin Kuvayı Milliye ruhunun Anadolu'da dirilmesine onculuk etmesinin bir sebebi de budur. Çunku onların nazarında nesilleri korumakla ulkeyi kurtarmak arasında hiçbir fark yoktur. Milletin gerçek bağımsızlığına giden yol, aynı zamanda sağlıklı, şuurlu, milli manevi değerlerle mucehhez gençlere sahip olmaktan geçer. İşgal kuvvetlerinin de aynı saiklerle genç kuşakların zihin ruh ve beden sağlığını hedef almaları bu yuzdendir. Uyuşturucu ve içki muptelası olmuş, ahlaksızlık batağındaki bir gencin ne kendisine ne ailesine ne de ulkesine bir faydası yoktur."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Guney Asya'dan Afrika'ya kadar dunyanın birçok bolgesinde somurgecilerin alkol ve afyon bağımlılığını tarih boyunca kullandıklarını ifade etti.Alkol ve afyon bağımlılığının emperyalistlerin en buyuk silahı olduğunu aktaran Erdoğan, Afrika ulkelerinde yerel kabilelerin alkole alıştırıldığını, hatta maden ocaklarında çalışan işçilerin ucretlerinin içkiyle odendiğini, bunun da çok manidar olduğunu dile getirdi.Erdoğan, soğuk savaş doneminde uyuşturucu ticaretinin, Doğu ve Batı blokları arasındaki savaşın en onemli araçlarından biri olduğunu, buyuk guçlerin himayesinde gerçekleşen bu kirli ticaretten elde edilen kazançlarla kimi ulkelerde darbeler yapıldığını, iç çatışmaların koruklendiğini, demokratik rejimlerin tasfiye edildiğini anlattı."Bizim gibi iddia sahibi ulkelerin başına musallat edilen PKK gibi teror orgutlerinin en buyuk gelir kapısı nedir biliyor musunuz? Halen uyuşturucu ticaretidir. Ortada boyle bir gerçek var ve tek taraflı çalışmıyor. Uyuşturucuyu satarak toplumlar uyuşturuluyor. Diğer taraftan elde edilen gelirler de silah mafyası guçlendiriliyor." diyen Erdoğan, şoyle devam etti:"Dun olduğu gibi bugun de benzer politikalara, benzer projelere şahitlik ediyoruz. Uyuşturucu ve zararlı alışkanlıkların halen milletlerin geleceğini karartmanın en onemli silahı olarak kullanılıyor. Genç kuşakları ifsad etmek için ozellikle medya, sinema ve muzik sektoru uzerinden bilinçli ve çok yonlu bir kampanya yurutuluyor. Bazı uyuşturucu maddelerin kullanımı bireysel tercih ve ozgurluk kavramı altında cafcaflı reklamların da desteğiyle ozellikle teşvik ediliyor. Tabii sadece bununla kalınmıyor. Eş zamanlı olarak bir milleti var kılan, onu ayakta tutan prensip ve gelenekler de dinamitlenmeye çalışılıyor. Örneğin, ahlak ve edep tahkir edilirken, eyyamcılık teşvik ediliyor. Vakarlı olmak hor ve hakir gorulurken, hedonizm goklere çıkarılıyor. Vatan sevgisi aşağılanırken, çapulculuk, vandallık, teroristlik ovuluyor. Şuur ve oz guven sahibi olmak, dunyadaki varoluş gayemizin bilincinde olmak utanç duyulması gereken hasletler gibi sunuluyor. Ülkemizde sayıca az ama sesi çok çıkan bazı çevreler de genç kuşakları ifsad kampanyasına taşeronluk yapıyor. Bu kesimler bir taraftan sınırsız ozgurluk kisvesi altında her turlu marjinalliği, ahlaksızlığı, kotu alışkanlığı overlerken, diğer taraftan da milli ve  manevi değerleri tahrip ediyorlar. Bitmez tukenmez bir kinle bu ulkeyi ve milletimizi asırlarca ayakta tutan taşıyıcı sutunlarına hucum ediyorlar."

" ELEŞTİRİ OKLARINA ÇOK MUHATAP OLDUK"

Hukumet olarak son 15 yılda gençlerin ruh ve beden butunluğunu korumak için aldıkları tedbirlerde bu guruhun eleştiri oklarına çok muhatap olduklarını hatırlatan Erdoğan, "Alkol duzenlemesinden uyuşturucuyla mucadeleye, eğitim reformlarından sosyal medya onlemlerine kadar her adımımızda bunları karşımıza bulduk. Ne adına? Özgurluk adına. Sevsinler boyle ozgurluğu. Kimi zaman sokak gosterileriyle, kimi zaman Anayasa Mahkemesinin kapısında nobet tutarak, kimi zaman da koşelerinden bize saldırarak projelerimizi engellemeye, sabote etmeye çalıştılar. Öykundukleri batılı ulkelerdeki uygulamaları hayata geçirmeye çalıştığımızda, burada bile bizi yasakçı ilan ettiler. Gençlerin hukukunu korumak yerine alkol lobisinin, sigara lobisinin, uyuşturucu baronlarının avukatlığını yaptılar. İdeolojik takıntıları sebebiyle Turkiye'nin bağımlılıkla mucadelesine ket vurdular. Açıkçası biz son haftalarda gençlerimizin inanç anlayışı uzerinden gundeme sokulmaya çalışılan tartışmaları da bu minvalde değerlendiriyoruz. Bu tip tartışmalar kesinlikle objektif ve iyi niyetli değildir." ifadelerini kullandı."Sıhhati şupheli haberler ve ornekler, formulasyonu sinsi sorular uzerinden gençlerimizin imanını, ahlakını ve akaidini, yani itikadını tartışma konusu yapmak kesinlikle art niyetlidir. Yapılan tam anlamıyla aslında bir sosyal muhendislik işidir. Bu projenin amacı da sorunu tespit etmek ve çozum bulmaktan ziyade yapay bir gundem oluşturarak gençlere tuzak kurmaktır" sozlerini kullanan Erdoğan, konuşmasını şoyle surdurdu:"Ancak daha onceki benzer teşebbusler gibi inşallah bu sinsi plan da işe yaramayacak, başarısız olacaktır. Gençlerimizin kendilerine kurulan bu tuzağı boşa çıkartacak basirete ve ferasete sahip olduğuna inanıyorum. Gençlerimize guveniyorum, inanıyorum ve bunu başaracaklar. Suni gundemlerle ulkemizi meşgul eden çevrelerin amaçlarını çok iyi biliyoruz. Biz elbette bunlara boyun eğmeyecek, tuzaklarına duşmeyecek, doğru bildiğimiz yolda yurumekten bir an olsun vazgeçmeyeceğiz. Ne kadim değerlerimizden, ne ahlak ve edebimizden, ne demokrasimiz ne de hak ve hurriyetlerden asla taviz vermeyeceğiz. Gençlerimizin ozgurluk alanlarını genişletirken, onları en guzel ve en donanımlı şekilde yetiştirmeye çalışırken, aynı zamanda evlatlarımızı surekli form değiştiren zararlı alışkanlıklardan da uzak tutacağız."Sigaraya karşı kendisinin de bireysel olarak verdiği mucadeleden bahseden Erdoğan, "Biliyorsunuz benim bir huyum var. Kimin elinde, cebinde bir sigara paketi goruyorsam ne yapıp edip onu alıyorum. Hemen arkadaşlarıma diyorum ki; 'Adını, soyadını, tarihi, telefon numarası.' Alıp paketi kendi muzeme koyuyorum. Bu mucadeleyi hep beraber vereceğiz. Niye? Eğer ben bir insanı seviyorsam, onu zararlı olandan kurtarmam lazım. Bir başka ornek. Sevgililer sevgilisi Peygamberimiz Aleyhissalatu Vesselam ne buyuruyor; 'Sevdiklerinize, sevdiklerinizden ikram ediniz' diyor. İşte iki ayrı ornek. Bir tarafta kurtarmak, diğer tarafta ikram."  ifadelerini kullandı.Gençleri korumanın, geleceği kurtarmak olduğu bilinciyle mucadeleye kararlılıkla devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şoyle devam etti:

"Belediye Başkanlığımdan bu yana bulunduğum her yerde alkolu ben kaldırdım. Çok başlıklar attılar, çok koşe yazıları yazdılar. Ya bunları yazıyorsun da anayasaya niye bakmıyorsun? Anayasada devletin gençlikle ilgili gorevi sayılırken, orada 'gençlerini kumardan, uyuşturucudan korur' diyor. Ama bizden once gelen yonetimlerin hiçbirisi bunu uygulamadı. Ama biz uyguluyoruz. Şu anda bizim yonetimimizde olan yerlerde asla bu tur bir şey olamaz. Geldiğimden bu yana hiçbir zaman ben misafirlerime alkollu içki ikram etmedim. Tasarruf benim ise ben de sevdiklerime sevdiğimden ikram edeceğim. Burada şu hususa hepimizin dikkat etmesi gerekiyor. Hiçbir insanın kendisine ve başkalarına zarar verme ozgurluğu yoktur. Her turlu bağımlılık bana gore kişinin harakiri yapması, intihar etmesi demektir. Bizim inancımızda, değerlerimizde de boyle bir ozgurluk anlayışı asla vaki değildir. Biz insan olarak yaşatmakla, ihya ve inşayla, nefsi korumakla, birbirimize sahip çıkmakla mukellefiz."

Erdoğan, bağımlılıkla mucadelenin sadece devletin ve Yeşilay gibi kurumların vazifesi olmadığını, akademiden medyaya, oğretmenlerden aileye, mahalleye kadar herkesin tam bir seferberlik ruhu içinde bağımlılıkla mucadele konusunda elini taşın altına koyması gerektiğini ifade etti."Şayet devletin yaptığını medya yıkarsa hiçbir yere varamayız. Sporcu, sanatçı ornek olurken siyasetçi yanlışa duşerse yine hedefe ulaşamayız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dun akşam Fenerbahçe-Beşiktaş maçında yaşananlara değinerek şoyle devam etti:"İşte dun akşam ulkemizin en guzide iki kulubunun maçında yaşadığımız hadise. Hep Fairplay, Fairplay diye konuşuyoruz ve bakıyorsunuz, korner atışına geliyor bir futbolcu, arkadan çakmaklar, taşlar, bilmem neler atılmaya başlanıyor. Ne oluyor? İçeride herhangi bir sıkıntı yok, gayet guzel seyrettiğimiz bir maç var, ne oluyor sana? Başına geldi, vucuduna geliyor. Daha sonra ulkemizin en guzide teknik direktorlerinden bir tanesi, o da orada kendi yedek kulubesine giderken aldığı isabetle başına 5 dikiş atılıyor. Buna hakkınız var mı? Yok. Niye? Bakıyorsunuz bir kısmı inanın, kişi kimdir bilmiyorum, Allah-u alem alkoliktir. İnanın oyledir. Çunku sağlıklı birisinin bunu yapması mumkun değil, olmaz. Var burada bir şey. Burada bir su kaçığı var. Bizim bunu bir defa kontrol altına almamız lazım. Birçok tedbirler alıyoruz ama bunun da alınması lazım."Tum paydaşların bir butun olarak ahenkle çalışması ve bağımlılıkla mucadeleyi işbirliği içinde yurutmeleri gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Unutmayalım ki sosyal dayanıklılık, sosyal sağlamlık ne kadar guçlu olursa kişinin zararlı alışkanlıkların ağına duşmesi de o kadar zor olur. Özellikle toplumsal hayatımızın kalbi olan aileye bu noktada çok onemli gorevler duşuyor. Aman anneler babalar, ne olur yavrularınıza sahip çıkın. Oğlum benim sigara içiyor mu, alkol alıyor mu, lutfen bunlara dikkate edelim. Sonra 'yandım Allah' dersiniz, iş işten geçer." ifadelerini kullandı.

" BAĞIMLILIKLA MÜCADELE BİR VATAN GÖREVİDİR"

Teknoloji bağımlılığına da dikkati çeken Erdoğan, "Bu bağımlılık oyle aldı başını gidiyor ki 2 yaşında, 2,5 yaşında, 3 yaşında çocuk, elinde telefon bakıyorsunuz... Ben onlar kadar oynayamıyorum, onlar oynuyor, nasıl bağımlılık aldı başını gidiyor. Ne hallere geldik, goruyorsunuz. Artık teknolojinin adeta esareti altına giriyoruz." dedi.Yeşilay'ın, çok onemli bir konuya el attığını ifade eden Erdoğan, şoyle etti:"Bir arkadaş veya bir aile ferdi bulamayan gençlerimiz, genellikle uyuşturucuya ve teknolojiye bağımlı hale geliyor. Yalnızlaşan gençler çareyi sanal ortamlardaki sahte karakterlerde arıyor. Burası çok onemli... Hemen yanı başında derdini paylaşacak anne, baba, kardeş, arkadaş bulamayan çocuklar internet zorbalarının tuzağına duşebiliyor. Bunu da boylece gormemiz lazım. Manevi olarak yeterli eğitimi almamış, ruhundaki açlığı giderememiş evlatlarımız maalesef FETO gibi, DEAŞ, PKK gibi ihanet çetelerinin ağına takılabiliyor. Bizim bunların hiçbirine rıza gosterebilmemiz, goz yumabilmemiz, sessiz ve tepkisiz kalabilmemiz mumkun değildir. Bunun için milletimizi tum zararlı alışkanlıklara karşı seferberlik ruhuyla mucadeleye davet ediyorum. Bağımlılıkla mucadele bir vatan gorevidir. Ülkesine bağlı, milletini seven, geleceğini duşunen herkes, ideolojik ve siyasi farklılıklarını bir yana koyarak bu mucadeleye destek vermelidir. Devlet, sivil toplum, akademi, medya ve sanat dunyası olarak hepimizin Yeşilayımıza sahip çıkması gerekiyor."Erdoğan, Yeşilay'ın, ulke genelindeki 114 şubesiyle, bağımlılıkla mucadele alanında en yetkin, en birikimli, en koklu kuruluşu olduğunu, kurumun "Okulda Bağımlılığa Mudahale Eğitim Programı", "Yeşilay Yaşam Becerileri Eğitim Programı", "Yeşilay Danışmanlık Merkezi" gibi projelerle de kurumun etkinliğini artırdığını vurguladı. Hukumetin 2018-2023 Uyuşturucu İle Mucadele Eylem Planında da Yeşilay'a çok onemli gorevler duştuğunu kaydeden Recep Tayyip Erdoğan, Yeşilay Cemiyeti'nin çok daha başarılı işlere imza atacağına inandığını vurguladı.Yeşilay tarafından hayata geçirilmekte olan projelerin her birini onemsediğini ve son derece kıymetli bulduğunu kaydeden Erdoğan, ilgili tum kurum ve kuruluşların da bu kritik çalışmalara gereken desteği vermelerini istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zumruduanka Ödulu'nu alanları tebrik ederek konuşmasını tamamladı.