Özet (TL;DR) @ 2018-04-16T11:03:00.000Z: Gazeteci Müyesser Yıldız, 28 Şubat davasını çok yakından takip eden gazetecilerden biri. Yıldız, Cuma günü gelen müebbet hapis kararlarını ve 28 Şubat davasını Seyr-i Sabah programında değerlendirdi.…



Seyr-i Sabah

11:03 16.04.2018(Guncellendi 12:13 16.04.2018) URL'yi kısaltın

Gazeteci Muyesser Yıldız, 28 Şubat davasını çok yakından takip eden gazetecilerden biri. Yıldız, Cuma gunu gelen muebbet hapis kararlarını ve 28 Şubat davasını Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Yıldız, Erbakan'ı esas yaralayan şeyin 28 Şubat kararlarından çok partiden ayrılan isimlerin olduğunu dile getirdi.

28 Şubat davası 21 muebbet hapis davasıyla sonuçlandı. Ne var ki davanın FETÖ sanıkları tarafından hazırlanmış olması, davanın kişilere karşı yapılanlar için değil hukumete darbeden dolayı açılmış olması ve Tansu Çiller'in donemin başbakanı Necmettin Erbakan'ın attığı imzayla ilgili soyledikleri konuyu farklı bir yone taşıyor. Davayı yıllardır yakından takip eden gazeteci Muyesser Yıldız, Seyr-i Sabah programında davanın gidişat ve sonuçlarını değerlendirdi:

' DAVADA TARAF YAPILANLARIN DAVAYLA İLGİSİ YOK'

"Karardan sonra yansımalara baktım. Mağdurlar konuşmuş. Fakat bu sanıklar vazife gormekten, hukumete darbe yapmaktan dolayı suçlandılar. Davada taraf yapılan Erdoğan'ın kızları olmak uzere kimsenin konuyla çok alakası yok gibi duruyor. Hukumete darbe olduğu için bundan tazminat talebi olabilecek tek kişi donemin başbakan yardımcısı Tansu Çiller ve başbakanı merhum Necmettin Erbakan'ın varisleri olabilir. Ama Erbakan'a bu kararları imzalatan Tansu Çiller'dir. Tamamen uzun sure kullanılabilecek kararlarla karşı karşıyayız. Mahkeme oncesinde ve konuşulanlarda Erbakan'a bu kararların imzalatılması zorlamayla yapılmıştır deniyordu. Tansu Çiller bunu kesin bir dille reddetti 'Ne munasebet' dedi.

Davanın FETÖ'den yargılanan bir savcı tarafından hazırlanmış olması soz konusu. Bu asla reddedilmedi. Mustafa Bilgili'ye sorgusunda hiçbir şekilde bu 28 Şubat iddianamesi hazırlanması sorulmadı. Bunu hep kendisi, kendi isteğiyle anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Yargılama hukuk ilkelerine uygun olarak gerçekleşmiştir' dedi. İddianameyi hazırlayan savcı FETÖ sanığı, belgeleri inceleyenler TÜBİTAK FETÖ sanığı, hakimler FETÖ sanığı… Bu davanın yeni baştan ele alınması gerekirdi, hukuk tecelli etti diyebilmek için.

Zamanın YÖK Başkanı Kemal Guruz mahkum edildi. Herkes sanıyor ki katsayı ve turban yuzunden mahkum edildi. Oysa aksine katsayıya Kemal Guruz karşı çıkıyor. Turban yasağı ise 1989 yılında çıkmış Anayasa Mahkemesi kararı. 'Kemal Guruz'un denklik ve katsayı uygulaması olmasaydı FETÖ butun universiteleri ele geçirecek' dedi bir FETÖ çatı davası tanığı. Peki biz bu konuda hangisine guvenip inanacağız?

' BUGÜNÜN DEĞERLERİYLE GEÇMİŞİ YARGILAYAMAYIZ'

Bugunun değerleriyle dunu sorguluyoruz. Turk Silahlı Kuvvetleri (TSK) iç hizmet kanununda Cumhuriyeti koruma kollama gorevleri vardı. Bir takım şemalara gelince: Orada bir yanlışlık varsa fişleme yapıldıysa bunun lokomotifi Milli İstihbarat Teşkilatı'dır. Butun alınan kararların altında Erbakan ve Çiller'in imzaları vardır. En tepeden en aşağı butun birimlere irticayla savaşma gorevi verilmiştir. 'Darbe teşebbusu değil laikliği koruma mucadelesi mahkum edildi' derim ben kendim adına. Bugun zaten bu koruma kalmadı.

Benim Necmettin Erbakan hocayı tanıma fırsatım oldu. Onun en buyuk ozelliği kindar olmamasıydı. Eğer yaşıyor olsaydı bu dava açılmazdı, açılsa da o mahkemeye gelir 'Yapmayın bunu' derdi. Erbakan TSK'dan çok kendisinden kopanlara kuskun gitti. Bence partiden kopanlar onu 28 Şubat'tan daha çok yaraladı."