Özet (TL;DR) @ 2018-04-16T17:55:08.000Z: Kimyasal provokasyonun ardından ABD ve İngiltere'yle birlikte Suriye'ye saldıran Fransa'nın liderinin "Rusya ve Türkiye'yi ayırdık" sözlerini Sputnik'e değerlendiren politikacı ve uzmanlara göre…



Kimyasal provokasyonun ardından ABD ve İngiltere'yle birlikte Suriye'ye saldıran Fransa'nın liderinin "Rusya ve Turkiye'yi ayırdık" sozlerini Sputnik'e değerlendiren politikacı ve uzmanlara gore "Rusya-Turkiye ilişkileri bu sozlere heba edilemez. Batı'nın amacı ise Suriye'de değişen dengeleri kendi lehine değiştirmek."

Rusya'nın Suriye'de kimyasal saldırı iddialarının bizzat Birleşmiş Milletler Guvenlik Konseyi (BMGK) tarafından soruşturulması talebini reddederek herhangi bir soruşturma dahi başlatmadan ABD ve İngiltere'yle birlikte Suriye'ye fuzeli saldırı duzenleyen Fransa'nın liderinden tartışma yaratacak açıklamalar geldi. Suriye'ye duzenledikleri fuzeli saldırıdan bahsederken "(Bu saldırıyla) Turkiye ve Rusya'yı ayırdık" ifadesi kullanan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a hem Ankara hem Moskova'dan sert açıklamalar geldi. Macron'u sert sozlerle hedef alan ilk isim Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu oldu. Çavuşoğlu "Bizim İran ve Rusya ile Astana sureciyle başlayan ilişkilerimiz oldu. Bu sureçten de onemli kazanımlar elde ettik. Cenevre'yle de bu surecin taçlandırılması gerekiyor. Farklı duşuncelerimiz olabilir ama Rusya ile ilişkilerimiz, Fransa Cumhurbaşkanı'nın sozleriyle bozulacak değildir. Bu tur açıklamalar doğru açıklamalar değil" dedi.

Fransa'nın Turkiye, İran ve Rusya liderleri arasında gerçekleşen uçlu zirveye istemesine rağmen davet edilmediğinin altını çizen Çavuşoğlu "Maalesef birçok Avrupalı dostumuz işin ciddiyetinden uzak populizmi temsil ediyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı'nın yaptığı açıklamalar farklı ulkeler tarafından yalanlandı. Bir Cumhurbaşkanı'na yakışır açıklamalar bekliyoruz. Macron, Rusya ve İran'la yapılan zirveye gelmek istedi. Üçlu toplantıya dahil edilmeyince gelmedi" diye konuştu.

' GÖRÜŞ AYRILIKLARI TÜRKİYE VE RUSYA'NIN İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRIYOR'

Macron'un 'Turkiye'yi Rusya'dan ayırdık' sozleri Kremlin tarafından da cevapsız bırakılmadı. Kremlin Sozcusu Dmitriy Peskov, Moskova ve Ankara arasındaki goruş farklılıklarının çatışmaya değil daha buyuk iş birliğine donuştuğune işaret ederek "Moskova ve Ankara'nın goruşlerinin bir dizi konuda birbirinden farklılık gosterdiği kimse için sır değil. Fakat bu durum, goruş alışverişi yapmaya ya da goruşlerimizdeki bu farklılıkları tartışmaya devam etmemizi engellemiyor. En onemlisiyse, bu farklılıklar, buyuk ekonomik projeler ve diğer çeşitli projelerde iş birliğimizi pek çok açıdan geliştirmemize yansımıyor" diye konuştu.

Birkaç ay once 'Syrie Leaks' adı altında sızdırılan belgelerde, Astana surecine zarar vermek suretiyle Suriye'nin bolunmesinde mutabık kalan beş ulke arasında bulunan ve son olarak Suriye'deki kimyasal iddialarına ilişkin istihbarat raporunu sosyal medya mesajlarını baz alarak hazırladığını itiraf eden Fransa'dan gelen bu açıklamaları, politikacı ve uzmanlar Sputnik'e değerlendirdi.

AK PART İLİ BABUŞÇU: MACRON'UN SÖZLERİNİ DEĞERLENDİRMEK BİLE ANLAMLI DEĞİL

Sputnik'e konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Aziz Babuşçu, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un "Suriye'ye saldırılar, Turkiye ile Rusya'nın arasını açtı" sozlerini "diplomatik nezaketten yoksun ve sığ" olarak nitelendirdi.

Babuşçu, "Sayın Dışişleri Bakanı ve Sayın Başbakan bu açıklamalara cevap verdi. Ben ancak şunu soyleyebilirim; en basit haliyle diplomatik nezaketten yoksun, çok sığ bir değerlendirmedir. Turkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler Macron'un bu nezaketsiz polemiğine heba edilecek ilişkiler değil. Dolayısıyla ben bu sozleri değerlendirmeyi bile anlamlı bulmam, nezaketten yoksun cumleler butunu olarak ifade etmek yeterlidir diye duşunuyorum" diye konuştu.

GAZETEC İ BOZKURT: AMAÇ TÜRKİYE-RUSYA İŞ BİRLİĞİNİ BOZMAK

Sputnik'e konuşan Gazeteci Ceyhun Bozkurt ise ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye yonelik saldırısının asıl amacının Suriye'de barışı sağlamayı hedefleyen bolgesel diyaloğun onune geçmek olduğunu soyledi. Batı'nın kimyasal provokasyon uzerine Suriye'ye yonelik saldırı duzenlemesinin Zeytin Dalı Harekatı suresince giderek artan ve 4 Nisan'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'yi bir araya getiren ikinci uçlu zirveyle had safhaya ulaşan bolgesel iş birliğini hedef alındığını soyleyen değinen Bozkurt şoyle konuştu:

"(Bu hamleyle) Zeytin Dalı Harekatı ve 4 Nisan'da gerçekleşen zirveyle hızla artan Rusya-Turkiye-İran iş birliğiyle Turkiye ve Rusya'nın ilişkilerin bozulması hedef alındı. Zaten Batı'nın Turkiye ve Rusya'nın artan iş birliğinden duyduğu rahatsızlık ve bu ilişkiyi bozmaya yonelik tutum içerisinde olacağı yonunde bilgiler vardı. Macron'un açıklaması da tam da gelen bu haberlerle tutarlı. Bu saldırının en onemli boyutlarından biri, Turkiye'nin elini Fırat Kalkanı Harekatı, Zeytin Dalı Harekatı ve FETÖ'yle mucadele konularında guçlendiren Rusya-Turkiye ilişkisinin hedef alınmasıydı."

(C) AA / Murat Kula

' TÜRK-RUS İLİŞKİLERİNİ BOZMAK BATI'NIN SANDIĞI GİBİ KADAR KOLAY DEĞİL'

İlişkilerin Batı'nın ongorduğu gibi bozulmasının kolay olmadığının altını çizen Bozkurt "24 Kasım 2015 tarihinde Rus uçağının duşurulmesiyle yaşanan o acı tecrube, iki ulkenin onemli bir krizi bile nasıl geride bırakabileceği konusunda taraflara tecrube kazandırdı. Hatta oyle ki Rusya'nın Turkiye Buyukelçisi Andrey Karlov'un silahlı bir saldırı sonucu oldurulmesinden sonra bile taraflar birlikte mucadele kararlılığıyla temasta bulundular. Son bir kaç yıl içerisinde Turkiye ve Rusya liderlerinin ne denli sık temas kurmakta olduğu da iki ulkenin ilişkilerinde herhangi bir kopma yaşanmaması ihtimalini oldukça guçlendiriyor" ifadelerini kullandı.

Batılı ulkelerin politikalarının, oncelikli olarak Suriye ve Irak, sonrasındaysa Turkiye ve İran'ı bolmeyi amaçladığına değinen Bozkurt "Batı, oncelikle Suriye ve Irak; uzun vadede de Turkiye ve İran'ı parçalayacak bir politika guduyor ve boyle olduğunu kendileri de itiraf ediyor. Gelinen noktada, Turkiye ve Rusya en kuçuk konuda bile iletişim halinde ve her konuda iş birliği yapma çabası içerisinde. Batı ise Turkiye'nin bolgesel iletişime yonelmesinden rahatsız oluyorlar. Zira bu bolgesel iletişim, Batı'nın Ortadoğu politikasına zarar verdi. Batılı ulkeler, Afrin konusunda da DAEŞ (IŞİD) konusunda da geri adım atmak zorunda kaldılar. Bu sureçte ABD'nin bu politikası çok ciddi zarar gordu. ABD onculuğundeki Batı ise bu politikasını yeniden guçlendirmek için Turkiye-Rusya iletişimine saldırdı. Bu saldırı hazırlanış biçimi itibarıyla Turk-Rus ilişkilerini hedef almayı hedefledi. İşin en onemli boyutu buydu" dedi.

' TÜRKİYE'NİN SURİYE'DEKİ ELİNİN GÜÇLENDİRMESİNDEN RAHATSIZLAR'

ABD onculuğundeki ulkelerin kimyasal provokasyonunun ardından Suriye'yi hedef almalarının bir diğer sebebininse Turkiye'nin Suriye'de elini guçlenmesinden rahatsız olması olduğuna işaret eden Bozkurt şoyle devam etti:

"Bu saldırının ikinci bir amacı da Turkiye'nin teror tehdidi dolayısıyla Esad'ın gitmesine yonelik hassasiyetini ikinci plana itmiş olması. Turkiye, Esad hassasiyetinin onune kendisini de tehdit eden teror orgutuyle mucadeleyi koydu. Ve bu da bolgesel iletişimin onunu açtı. Turkiye'nin de sahada eli guçlendi. Ben Batı'nın bu hamlesini, Turkiye'nin bu guçlenen elini zayıflatmak olduğuna inanıyorum. Turkiye'nin eli zayıflamaması için bolgesel iletişimin zayıflamasına izin verilmemeli. Batı'nın stratejik ve algıya yonelik bir saldırı gerçekleştirdiğini duşunuyorum."

ABD'nin eylemlerinin Suriye'de "kaosu surdurmeye yonelik" olduğuna işaret eden Bozkurt" Amerika'nın temel planı bolgede kaosun devam etmesi. Bu kaos Amerika'nın varlık nedeni ve Suriye'den çekilmek istemiyor. Bu saldırı sonrasında da ABD, Fransa ve İngiltere'yle birlikte bir politika izleyip elini guçlendiremeye çalışacak. Bu PKK/PYD teror orgutunun de işine gelebilir çunku hiç değilse Munbiç'te ve Fırat'ın doğusunda gucunu koruma veya artırmaya çalışma politikası izleyebilirler" dedi.

' RUSYA VE TÜRKİYE'NİN ORTADOĞU POLİTİKALARI BÜYÜK ÖLÇÜDE ÖRTÜŞÜYOR'

Rusya ve Turkiye'nin bolgesel kaygıları buyuk olçude ortuştuğune işaret eden Bozkurt "Tarafların birbiriyle politik anlamda çatışması iki tarafın da bolgedeki kazanımlarını geriye goturur. Kendi ulusal çıkar ve guvenliklerini korumak için iki tarafta itidal içinde olacaktır. Bugun ortaya çıkacak herhangi bir din temelli orgut hem Rusya'ya hem Turkiye'ye zarar verecektir. Yine etnik temelli teror orgutleri PKK/PYD gibi hem Turkiye hem Rusya hem de İran'ın çıkarlarına zarar verir" dedi.

Bozkurt "Bolunmuş bir Suriye butun bolge ulkelerinin çıkarlarına zarar verir. Bu yuzden ben Turkiye-Rusya ozelinde devlet aklıyla bu surecin gerilime evrilmeden çozuleceği umudundaydım. Bazı ufak çaplı gerilimler olsa da ilişkilerin bozulmayacağı kanaatindeyim. Rusya'nın bir Kurt politikası var. Oradaki PKK/PYD teror orgutu hariç Kurtlerin varlığını korumayı ister. Ama bu anlamda da Turkiye ile paralel bir tutum içindeler. Zira aynı hassasiyete sahi Turkiye, Afrin orneğinde olduğu gibi Kurtleri de PKK'dan kurtarıyor. Ben ortak bir noktada buluşulacağı kanaatindeyim. Çunku ABD destekli PKK/PYD Rusya'nın bolgesel çıkarlarına da ters. Özellikle son 3 yılda kazandığı tecrube dolayısıyla Turk-Rus ilişkileri, bu noktadan sonra da aynı FETÖ'yle mucadele surecinde olduğu gibi provokasyona mahal vermeyecektir" diye ekledi.