Özet (TL;DR) @ 2018-04-16T12:33:12.000Z: Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimyasal silahlarla 1000 kişi ölmüşse, konvansiyonel silahlarla yüz binler öldü. Hiç bunu konuşmuyorlar" dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Dunya Musluman Azınlıklar Zirvesi'nde konuştu.Erdoğan'ın açıklamalarından one çıkanlar şoyle: "Meselelerin ve problemlerle ilgili çozum yollarının tespiti elbette çok değerlidri. Fakat alınan kararların fiile geçmesi çok daha onemlidir. Benim kendime pusula olarak kıldığım 4 başlığım var. Oku, duşun, uygula, neticelendir. Burada yapılacak samimi tartışmalar neticesinde varılacak kararların mutlaka hayata geçirilmesi onem arzediyor. Gerekirse ayrı bir platform oluşturularak kurumsal yapı tesis edilerek bu zirveyle yakalanan ivmenin devam ettirilmesi gerekiyor. Zirvenin bu bakımdan da ornek olacağına inanıyorum.

İslam dunyasının belli bolgelerinde ayrımı acımasızca yaşıyoruz. Ölduren de olen de Allahu ekber diyor. Ölen de olduren de Allah için diyor. Bunu anlamak mumkun değil. Bizim bunu yeniden ele alıp bu işi duzeltmemiz lazım. Muslumanlar arasında ayrılıkların, anlaşmazlıkların hatta kavgaların olması ne yazık ki kaçınılmaz hale geliyor. Bunu siyasette de yaşıyoruz. Bundan sıyrılamıyoruz. Dinimiz İslam, barış dini. İslam'da kardeşlik hukuku sıkıntılarına taraf olmayı da gerektirir. Musluman yaşadığı hayatı bizatihi içinde olarak yaşayan, çalışmasıyla, eğitim oğretimiyle diğer insanlara ornek olan insandır. Musluman çevresine guven aşılayan insandır. Bizlerin nerede olursak olalım hayatın içinde olmamız, aktif bir tavır sergilememiz gerekiyor. Kardeşlerimizden başlayarak sorun ve sıkıntılara mudahale etmemiz onem arzediyor. Kendi aramızdaki çatışmaları Musluman olarak kendimiz çozmuyoruz. İslam'ın dışındakiler bunu çozuyor. Onlara kalınca işte varil bombaları yağmaya başlıyor. Bunun adı zaman zaman kimyasal silah, zaman zaman konvonsiyonel silah oluyor. Geçmişte anlaşma yapılmış, kimyasal silahlara karşı uluslararası kuruluşlar tavır koymalıymış. Neticesi olum olduktan sonra hangi silah olursa olsun suçtur. Kimyasal silahlarla 1000 kişi olmuşse konvansiyonel silahlarla yuz binler oldu. Hiç bunu konuşmuyorlar, dile getirdikleri hep bu.

" BİZ ASLA KABUĞUMUZA ÇEKİLEMEYİZ"

Katil surulerinin teror eylemleri bize zarar vermesinin yanı sıra İslam karşıtı çevrelere dort gozle bekledikleri fırsatı da veriyor. Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa'da muslumanlara yonelik saldırılar devam ediyor. Musluman kadınlar sırf başortusu taktıkları için tacize uğruyor, en onemli orneği Fransa. Bizim dinimizde ayrım yok. Sırf Musluman oldukları için katledilen, evlerinden yurtlarından kovulan kardeşlerimiz var. Arakan'daki kardeşlerimizin durumuna baktım, 600 bin kişi ciddi sıkıntılar içinde yaşıyor. Sizler dunyanın farklı koşelerinde yaşayan Musluman azınlıklar olarak bu sorunları bizzat tecrube ediyorsunuz. Sizler İslam karşıtı dalgaya doğrudan muhatap olan insanlarsınız. Muslumanlar olarak bize duşen gorev bellidir. Biz asla saldırılar karşısında sinemez, kendi kabuğumuza çekilemeyiz.

" DÜNYA GÖRÜYOR AMA TAVRI YOK"

Musluman ulkelerin liderleri dahi dunya beşten buyuktur tezini anlamış değil. Koleleştirme politikalarına onlar da alıştılar. Bir ulkenin iki dudağı arasındasın. Ne istiyorlarsa onlar yapıyor. Artık dunya ikinci dunya savaşının şartlarını yaşamıyor yeni bir dunya kurmamız lazım. Pek çok konuda dost ve muttefik bildiğimiz ulkelerin riyakarlığıyla karşılaşmaya devam ediyoruz. FETO orgutune yonelik aldığımız tedbirler batı ulkeleri tarafından eleştiri konusu oluyor. 20 tane İsrail polisi 14 yaşında bir yavrumuzu alıyorlar aralarına surukleye surukleye getiriyorlar. Dunya bunu goruyor ama bir tavrı var mı yok. Ne yapacağız, susacak mıyız? Ya elimizle ya dilimizle ya da kalbimizle buğzedeceğiz. Filistinlilerin kameraların onunde kurşuna dizilmesine ses çıkarılmıyor. İslam ulkelerini azınlık hakları konusunda sıkıştıranlar Muslumanlara yonelik etnik temizlik faaliyetlerini gormuyorlar."