Özet (TL;DR) @ 2018-04-15 20:30:33.322957: Geçen hafta yaşanan kaza, sadece Boğaziçi’nin en güzel yalılarından birini değil, bir ailenin tarihinin önemli bir bölümünü de Boğaz’ın sularına gömdü. Vitaspirit adlı gemi, ardında maddi ve manevi…
7 Nisan Cumartesi gunu, saat 16.00 sıralarında, dumeni kilitlenen Vitaspirit adlı, 225 metre boyundaki dokme yuk gemisi Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'na olanca gucuyle çarptı. Malta bandıralı gemi, 30 km'lik Boğaziçi'nde bula bula 200 yıllık yalıyı, yalının da Salih Efendi'ye ait, muze olarak korunan yatak odasını buldu kendine. Ne bir uyarı vardı ne de sirenler çaldı.
O sırada bahçede bulunan yalı ahalisi, uzerlerine duşen kara golgeyi gordu once. Çarpma oyle şiddetliydi ki, Hekimbaşı Salih Efendi'nin odası başta olmak uzere yalının ust kattaki tum yatak odaları, alt kattaki gelin odası, on salon ve yemek odası paramparça oldu. Koca yalı once 60 santimetre geriye gitti, sonra 30-35 santimetre one geldi. Rıhtımı yok oldu. Geminin sudaki hızını artıran ve surtunmeyi azaltan yumrubaş bolumu, yalının altına girerek kazıklı temeli yok etti. Yapı, temele sabitlendiği tum noktalarından ayrıldı. Şu anda bir şapka gibi kaldırıp kenara koymak mumkun. Zemindeki ahşap doşemeden artık deniz gorunuyor. Kazadan bu yana Hekimbaşı Yalısı, her gun birkaç santim denize doğru kayıyor.
Hekimbaşı Yalısı nasıl kurtulur?
Ünlu yalı, Salih Efendi'nin torunlarının yazlık eviydi. Hala adına inşa edildiği ailenin elinde bulunan birkaç yalıdan biriydi. Yazın bahçesinde duzenlenen duğunlerden elde edilen gelirle hem geçiniyor hem de yalıyı ayakta tutuyorlardı. Gemi çarptığı sırada da bu yazın duğunlerini planlamakla meşgulduler. İlk duğun, 12 Mayıs'ta gerçekleşecekti.
K ıymetli tablolar artık yok
Ön cephesi neredeyse tamamen yok olan yalının içindekilerin bir kısmı Boğaz'ın serin sularına gomuldu. Aralar ında Hekimbaşı'nın ameliyat takımı, çantası, gozluğu, çalışma masası, şapkaları var. Çerçevelenerek duvara asılan kaftanı, şu anda denizin uzerinde duştu duşecek sallanıyor. Guvenli olmadığından, kimse odaya gidip onu kurtaramıyor. Yatak odalarındaki Hereke halıları, Fransız çini soba, Viyana işi sedefli kanepe, yine Viyana işi bir sedir, Osmanlı tuğralı 34 gumuş bardak, artık olmayan duvarlardaki tarihi çini tabaklar, Şevket Dağ, Hoca Ali Rıza ve Nazmi Ziya imzalı tablolar geminin yok ettikleri arasında.
Sanat tarihçisi Saffet Emre Tongu ç, Hekimbaşı'nın Boğaziçi'ndeki son aile yalılarından biri oluşunun altını çiziyor: "Boğaziçi'nde tarihi nitelik taşıyan 366 tane yalı var. Bir yal ının, ismini aldığı ailenin elinde olması onemlidir, çunku içinde hala orijinal eşyaların korunduğu anlamına gelir. Boyle uç yalı kaldı sadece. Dolayısıyla içeride çok kıymetli eşyalar vardı."
Bunlar kaybedilenlerin listesi ama neler kurtarılabilir? Yalıyı yeniden ayağa kaldırmak mumkun mu, bunun için neler yapmak lazım? Mimarlara, ahşap yapı uzmanlarına bu soruları yonelttik. Uzmanlara gore yapının en buyuk şansı ahşap olması...
Yal ının, bugunun teknolojisi sayesinde çok daha fazla şansı var ayağa kaldırılması için. İlk iş, hızla askıya alınması gerekiyor. ** _
** _Bu duvar ve çiniler tamamen yok oldu.
Temeli kalmad ı
Yalının 1978'deki restorasyonuna Taç Vakfı adına katılan yuksek mimar Yaman İrepoğlu, "O zaman rıhtım takviye edilmiş, on cephe onarımı yapılmıştı. Aile surekli bakımını yaparak, ellerini uzerinde tutarak yalıyı bugune kadar getirdi. Ahşap mimarinin getirdiği şansa sahip. Elbette denize kaymasını engellemek için hemen askıya alınması lazım. İyi ve bilinçli bir belgeleme çalışmasıyla yapı ayağa kaldırılabilir. Çok şiddetli bir darbe aldı, her tarafı etkilenmiş olabilir. Şu haliyle her turlu tehlikeye açık. Rıhtım takviye edilmeli çunku binanın oturduğu kazıklı temel yok oldu. Bugun teknoloji sayesinde çok daha fazla şansı var ayağa kaldırılması için. Mimari değil tarihsel açıdan bakarsak, elbette orijinal parçaların gidişiyle bir tarih yok oldu. Onu yerine koymak mumkun değil ama onarmak mumkun" diyor.
_Hekimba şı Salih Efendi'nin vefat ettiği muze odadan geriye pek bir şey kalmadı. Odaya girmek tehlikeli olduğundan kalanlar kurtarılamıyor. _
Arkeolojik eser gibi ele al ınmalı
Sivil toplum kuruluşu Ulusal Ahşap Birliği, yalının arkeolojik bir olgu gibi ele alınması gerektiğini savunuyor. Birliğin bizim için kaleme aldığı uzman raporu şoyle diyor: "Yalının ustyapısı kadar altyapısı da tahrip olmuştur. Bu durum uzman muhendisler tarafından zemin ve temel etudu ile saptanmalı. Binanın çatıdan başlayarak sokulmesi gerek. Bu sokumler sırasında ozgun yapısal oğeler korunmaya alınmalı. Yapıdaki sokum işlemleri statik muhendislerinin denetiminde yapılmalı. Yapıyı dış etkenlerden koruyacak geçici çatı ust ortu yerleştirilmeli. Korunması gereken tavan, duvar ve doşemeler ahşap malzeme ile askıya alınmalı. Askıya alınırken tavan ve duvarlarda sanat değeri olan kısımlar yumuşak bir malzeme ile yastıklanmalı ya da usulunce sokulup ayrı bir yerde ambalajlanarak muhafaza edilmeli. Kapı ve pencereler ambalajlanıp ayrı bir yerde koruma altına alınıp onarılmalı."
Gemi çekilirken, yalının govdesine saplanan parçalarını da beraberinde
goturdu. Eşyalar suda yuzuyordu.
Bo ğaziçi'nin yonetimi Venedik gibi olmalı
Mimar Korhan Gumuş'un çok daha geniş kapsamlı onerileri var. Ona gore bu kazayı bir fırsata çevirip Boğaziçi'nin yonetimini tamamen yenilemek gerekiyor: "Hemen yapılması gereken şey, acil durum yonetimini devreye sokmak. Bu, bildiğimiz burokratik işleyişin acil durum koşullarında askıya alınmasıdır. Bu olaydan ders çıkarmak ve buna gore yonetim yapısını geliştirmek, onlemler almak gerek.
Boyle beklerse hasar daha da buyur, yapı yıkılır. Acilen ahşap veya metal sağlamlaştırıcı destekler konmalı. Projenin butçesini devlet karşılamalı ama proje yonetimine karışmamalı. Yalnızca denetlemeli. Ahşap yapılar ne kadar hasar gorurlerse gorsunler tamir edilebilirler, eski hallerine getirilebilirler.
Boğaziçi, Dunya Miras Listesi'nde yer alması gereken bir bolge. Başvurunun hemen yapılması lazım. Boğaziçi'nde yasayla kurulmuş bir organlaşma var. Ama bu kurum yalnızca denetimle sınırlı işler yapıyor, burokratik bir işlev goruyor. Oysa Boğaziçi gibi bir yerin yonetimi için Venedik'te olduğu gibi misyon odaklı ayrı bir birim olması ve uzmanlık kurumları ile birlikte çalışması gerekir."
Zeynep Ert urer
Sadece mutfa ğımızla hamam hasar almadı

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.