Özet (TL;DR) @ 2018-04-14 18:13:10.951858: Korku-gerilim türündeki ‘Sessiz Bir Yer’de (A Quiet Place) başrolü filmi hem yazanlardan biri hem de yönetmen olan eşi John Krasinski’yle paylaşıyor Emily Blunt. Aynı zamanda aile teması etrafında…



E şiniz bu filmin evliliğinize ne kadar iyi geldiğinden bahsetti. Sizce de oyle mi?

- Aslında evliliğimizin kotu gittiğinden haberim yoktu! Şaka bir yana, çekimlere başlamadan once ikimizin de endişeleri vardı. Arkadaşlarımız "Ooo, bu film evliliğinizin sonu olacak, bittiniz siz" diye takılıp duruyordu bize. Daha once birlikte çalışmamıştık, ilk defa gormediğimiz taraflarımızı gorecektik. Eş ve baba olarak John'a bayılıyorum ama ya yonetmen-oyuncu John'dan tiksinirsem ne olacaktı? Belki yonetmen olarak onu ciddiye almayacaktım ya da yonetmen egosunu kıracak bir laf edecektim.

Nas ıl ustesinden geldiniz peki?

- Çekimlere başlamadan evvel gunlerce, aylarca hatta yıllarca karakterler, hikaye ve sahnelere dair tum fikir ayrılıklarımızı en ince ayrıntısına kadar konuştuk. Bir noktadan sonra, film sanki ailemizin bir ferdiymiş de geleceğini konuşuyormuşuz gibi oldu.

Ringe haz ırlıklı çıktınız yani...

- İleride yapma ihtimalimiz olan her turlu tartışmayı onceden yapmış olmanın verdiği rahatlıkla başladık çekimlere. John son derece heyecanlıydı birlikte çalışacağımız için. "Tamam, abartma" diyen bendim.

'Hayır' dememden çekindiği için teklif etmek istememiş

Rol u teklif eden o muydu yoksa siz mi ısrar ettiniz oynamak için?

- Hiç aklımda yoktu, surekli kadın oyuncu isimleri oneriyordum. Hatta çok yakın bir oyuncu arkadaşımı aramasında ısrarcı oldum. Aradı da... Sonra bir gun, bir uçak yolculuğunda ilk kez baştan sona okudum senaryoyu. Gozyaşları içinde, "İndiğimiz gibi arkadaşımı arayıp kovuyorsun" dedim.

Tepkisi ne oldu?

- Evlenme teklifine 'evet' dememle aynı tepkiyi verdi. Hatta o zaman bu kadar sevinmemiş olabilir! Meğer başından beri aklında ben varmışım fakat 'hayır' dememden çekindiği için teklif eden taraf olmak istememiş.

Emily Blunt: John bu rolu istememe evlenme teklifine 'evet' dememden daha
çok sevinmiş
olabilir

Ç ok rica ediyorum yonetmenmişsin gibi konuşma

E şinizin yonetmenliğinde oynarken hiç endişe duymadınız mı ilişkinizin zedelenmesinden?

- Yonetmenliğe bu kadar hevesli olmasına çok şaşırdım başta. Toplantılarda surekli çimdikleyip "Çok rica ediyorum yonetmenmişsin gibi konuşma. Hayatında hiç kamera tuttun mu? O alet nasıl çalışır biliyor musun?" diye fısıldıyordum. Meğer henuz tanışmadığım, son derece guçlu bir gorsel hafızası ve yeteneği varmış.

Ayn ı mesleği icra eden çiftler, ilişkinin zorluğundan bahseder hep. Sizse her şeyi rahat ve hafif yaşayabilen bir çift izlenimi bırakıyorsunuz. Sizce nedir bunun sebebi?

- Birbirimizle son derece açık konuşuyoruz. Yanlış anlayacak ve kırılacak diye duşunmeden konuşabiliyorsan evlilik de film de yurur; dunya cennet olur.

İ ki çocuk annesi bir aktris, çocuğunu kaybetmiş anne rolune nasıl hazırlanır?

- Şu ana kadar canlandırdığım en kişisel ve kendime, aileme, hayatıma en yakın karakter bu. Çocukların geleceğini ve guvenini her şeyin onune koyan bir anne... Hangi durumda nasıl hissedeceğini, nasıl davranabileceğini anlamak için içime bakmam, kendimi keşfetmem gerekti.

Oyunculuğum bir açma-
kapama duğmesine bağlı

E şiniz, sette 'Kestik' sesini duyar duymaz karakterinizden ve filmin havasından nasıl anında çıktığınızdan bahsetti...

- Metot yontemi bana gore değil. Karakterine burunup gunlerce, aylarca onun gibi yaşayanlardan değilim. Oyunculuğum, bir açma-kapama duğmesine bağlı. Sahne oncesi duğmeye basıp mesleğimi icra etmeye başlıyorum. O kadar yoğun bir histen ibaret ki o gittiğim yer, surekli orada kalabilmem mumkun değil. Hem kendime hem de etrafımdakilere işkencenin en buyuğunu yaşatmış olurum. Ne gerek var...

Film, ozellikle de sonuyla, giderek yukselen kadın hareketine goz kırpıyor...

- Bence de ve harika bir şey bu. SXSW'deki (Austin'de duzenlenen konferans/festival) gosterim sonrası salondaki kalabalık rock konserindeki gibi bağrış çığrış içindeydi. John açık goruşlu ve feminist bir aileden geliyor. Bu ton, bu son, onun içinden gelen bir şeydi. Bana da gurur duymak duşuyor.

Emily Blunt: John bu rolu istememe evlenme teklifine 'evet' dememden daha
çok sevinmiş
olabilir

Mary Poppins oldu ğum için kızım çok mutsuz

Bu sene 'Mary Poppins Returns' filminiz de gosterime girecek. Çekimler bitene  kadar ilk filmi seyretmediğinizi okudum. Doğru mu?

- Kuçuk yaşta izlemiştim ama hatırlamıyorum. Çok guçlu bir klasik, filmde de Julie Andrews gibi bir ikon... İzleyip etkilenmekten ve kendi versiyonumuzu yaratamamaktan korktum; kitapları okumakla yetindim. Orijinaline saygıda kusur etmeden kendi dilini yaratan bir film oldu.

Ç ocuklarınız heyecanlı mı?

- Tam aksi... Violet, 20 aylık, anlayacak yaşta değil. Buyuk kızım Hazel ise dort yaşında ve annesinin Mary Poppins olmasından çok mutsuz. "Başka bir karakteri canlandırsan olmaz mıydı" diye yalvardı resmen. Haklı; en çok sevdiği film. Julie Andrews'a tapıyor.

Anne-babas ının dunyaca tanınan oyuncular olması fikrine alıştı mı sizce?

- Geçenlerde bir ev yemeğinde çocuklar 'Into the Woods' filmini izlemek istedi. "Annen oynuyor bu filmde, emin misin" diye sorduk Hazel'a. Sorun olmayacağını soyledi ama o kadar çok ağladı ki durdurmak zorunda kaldık. Senin gozunde annen o senin ve kimseyle paylaşmak istemiyorsun. Kendisi için değil de arkadaşları için daha 'cool' bir durum sanki.

T urkiye seyahatimden sonra zihnimde yeni bir kapı aralandı

Aktrisliği 'yaşam tarzı' değil 'meslek' olarak goruyor Blunt: "Çocuklarımla vakit geçirmek, akşam evde yarışma programı izlemek, arkadaşlarımla yemeğe çıkmak... Sade bir hayatı Hollywood tarzı yaşama tercih ederim." Bunda renkli çocukluk yıllarının etkisi de buyuk. İstanbullu olduğumu duyunca gulumseyerek anlatıyor: "Ailemle enteresan seyahatlere çıkardık. Bir çocuğa mistik gelecek, alışık olmadığın yerler... Turkiye seyahatimizi hiç unutmuyorum mesela. Sanki zihnimde yeni bir kapı aralanmıştı."

Emily Blunt: John bu rolu istememe evlenme teklifine 'evet' dememden daha
çok sevinmiş
olabilir

John Krasinski: B ırakın boşanmayı, en çok evliliğimize yaradı bu film

Me şhur komedi dizisi 'The Office'le hafızalarımıza kazınan John Krasinski, 'Şeytan Prada Giyer'i 70 kez izleyecek kadar sıkı bir Emily Blunt hastası. **

Neredeyse hi ç korku filmi izlemeyecek kadar korkak biri, neden boyle bir film çekmek ister?

**- Özunde korku-gerilim turunde bir film olduğu için bunu soylemek tuhaf gelecek fakat doğru: Bu film, kızlarıma yazılmış bir aşk mektubu aslında. Öncelikle ebeveynlik hakkında. Senaryosu elime geldiğinde ikinci kızımız henuz iki haftalıktı. 'Çocuklarını dış dunyanın tehlikelerinden korumak için ne kadar ileri gidersin' sorusu, sanırım yeni baba olmanın verdiği hisle bu kadar içime işledi. Bıyığını okşayarak 'Şoyle bir sahne de ekleyelim ki iyice gerilsin millet' diye duşunen bir yonetmen olmadım. Ailenin kendi içinde kurduğu o duygusal ilişkiye yoğunlaştım.

Film oncesi/sonrası evlilik hasar tespiti yapıldı mı?

- Birbirimizin canına okuyacağız diye korkuyordum ama aksine, bu tecrube sayesinde birbirimize daha derinden bağlandık. Bırakın boşanmayı, en çok evliliğimize yaradı bu film.

E şinizi yonetirken daha once bilmediğiniz yanlarını keşfetmiş olmalısınız...…

- Filmin en gerilimi yuksek sahnesini çekiyoruz; kuvet sahnesi. 'Motor' dedik. Emily oynamaya başladı; iki-uç dakikalık o sahneyi tek seferde tamamladı. O kadar guçlu ve yoğun bir performans çıkardı ki ikinci kez tekrarlamadık bile. Sahne bitmiş, kimseden çıt çıkmıyor, kameraman ve ışık ekibi hala titriyor; Emily ekibe "Çocuklar, akşam yemekte ne varmış bilen var mı? Fajita mı yesek" diye soruyor. Bir saniye once sanki o sahneyi sıfır tekrarla tamamlayan o değilmiş gibi...

Daha tan ışmadan eşinizin en buyuk hayranı olmanıza şaşırmamalı...…

- Ona hayran değil 'stalker' deniyor aslında. 'Şeytan Prada Giyer'i en az 70 kez izlemişimdir. Repliklerini ezbere biliyorum.