Özet (TL;DR) @ 2018-04-12T16:41:00.000Z: Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'terör örgütü yöneticiliği' iddiasıyla yargılandığı davada savunmasına devam etti. Bugünkü savunmasını 2015'te Güneydoğu'nun bazı ilçelerinde kazılan…



Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 'teror orgutu yoneticiliği' iddiasıyla yargılandığı davada savunmasına devam etti. Bugunku savunmasını 2015'te Guneydoğu'nun bazı ilçelerinde kazılan hendek ve barikatlar hakkında hazırlanan fezlekeler yonunde yapan Demirtaş, "Bu konuda yanıldığımı itiraf ediyorum" dedi.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi yerleşkesindeki salonda gorulen duruşmaya; Selahattin Demirtaş, avukatları, bazı HDP milletvekilleri ile bir kısım izleyici katıldı. Dunku savunmasını, hakkında hazırlanan 31 fezlekeden 1, 3 ve 32 numaralı fezleke yonunden yaptığını belirten Demirtaş, bugun 3 ve 9 numaralı fezlekeler yonunden yapacağını ifade etti.

DHA'nın aktardığı habere gore Demirtaş, bu fezlekelerin tamamının 2015 yılındaki hendek, barikat, yaşanan çatışmalar ve çeşitli yerlerde yaptığı, 'Demokratik Özerklik' ile ilgili konuşmaları içerdiğini belirtti.

Demokratik ozerklik konusunun 2007'de parlamentoya girdikten sonra ve eş genel başkanlığı yaptığı donemde parti tuzuğunde yer aldığını soyleyen Demirtaş, "Partimizin tuzuğunde ve parti programında 'Demokratik Özerklik' olmuştur. Seçim donemlerinde katıldığımız tum programlarda, açıkça bunu savunmuş, seçmene bir idari model olarak sunmuşuzdur. Genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde açıkça seçmene vaadimiz, merkezi hukumetin yanında guçlu bir yerel yonetimler modeli olmuştur. Biz bunu soylerken, şiddetin alternatifini oluşturmaya çalıştık. Yaptığımız açıklamalarda bunun bir siyasi tartışma, siyasi fikir olduğunu soyledik. Hatta, 'Demokratik Özerklik'le ilgili yaptığımız çalışmaları 3 dilde kitap haline getirip parlamentoda 550 milletvekiline dağıttık. İktidar ve diğer partilerden birçok milletvekili bu kitabı inceleyip bize eleştirilerini sundu, onerilerde bulundu" diye konuştu.

' HENDEK VE BARİKAT OLAYI 2015'TE ÇIKMADI'

Fezlekelerde kendisi ve partisine yonelik yapılan suçlamaları kabul etmediğini ve bu suçlamaların haksız olduğunu dile getiren Demirtaş, şoyle devam etti:

(C) AA / Ahmet İzgi

"Hendek ve barikat olayları 2015 yılının sonlarına doğru çıkmadı. İlk olarak 2014 yılının sonlarına doğru Cizre'de, Diyarbakır-Bingol karayolunda ortaya çıktı. Bu sırada çozum sureci devam ediyordu. Bu hendekleri kazanlar, 'hiçbir neden yokken polis evimizi basıyor, bizi gozaltına alıyor' diyorlardı. Lice'de ise halk karakol yapımını istemiyordu. Bunun için koyluler yolu kazıp hendek açmışlardı. Bunların ilk ortaya çıkışı 2014'un sonudur. Bu iki vakadır. Bu olaylar milletvekillerimiz ve partililerimizin gayreti ile hiçbir operasyona gerek kalmadan, ikna yoluyla, diyalogla çozuldu. Hendek ve yol kapatmalarla ilgili yetkililerle kurduğumuz temas, diyalog ve ikna ile çozelim anlayışı, Cizre'de bunu başardık. Zor oluyor, ancak diyalogla başarılabilir dedik."

' BU KADAR YAYGIN OLDUĞUNU BİLMİYORDUM'

2015 Ağustos ve Eylul aylarında bazı ilçelerden hendeklerin kazıldığı yonunde haberlerin basına duşmesi sonucu toplantı yaptıklarını belirten Demirtaş, "7 Haziran seçimlerinden yeni çıkmıştık. Hukumet kurulamamış, erken secim hazırlıkları yapılıyordu. Çozum sureci fiilen sona ermişti, ancak yeniden canlandırılabilir umutları vardı. Biz de parti olarak bunu tartışıyorduk. Hendek ve barikat kazıldı haberleri çıktı. Bunun Cizre ve Lice'dekini aşan, ondan daha yaygın olduğu bilgisini altık. Şunu samimiyetle soylemeliyim; parti içerisinde herkesle sıcak ilişkiler kurabilen, halkla ilişkileri guçlu bir siyasetçi olduğumu duşunuyordum. Bu konuda yanıldığımı itiraf ediyorum. İlk haberler geldiğinde, bu kadar yaygın olduğunu bilmiyordum. Boyle olduğunu bilmiyordum ve tahmin de edemedim. Bunu partililerime bir oz eleştiri olarak soyluyorum" dedi.

' HENDEKLERİN KALDIRILMASINI İSTEDİK'

Aradan 15 gun geçtikten sonra partililerden olaylarla ilgili raporlar geldiğini belirten Demirtaş, şoyle devam etti:

(C) AA / Yaşarcan Aygun

"Olayların yaygın olduğu ve sivil halkında bunun içinde olduğu raporları geldi. İnsanların buyuk bir kısmı, 'çozum sureci bitirildi, seçimi tanımadılar, halkın iradesini tanımadılar, bize yapılan bu darbeye karşı olacağız' diyerek, sadece siyasallaşmış insanların değil, sıradan halkın da desteklediği olaylar olduğunu gorduk. Siyaset yaptığım donemde maalesef ıskaladığım bir konu bu olmuştu. Daha sonra parti kurullarında bir karar aldık. Bu hendek barikat olan ilçelerin tamamında, eylul ayı ortasından itibaren her gun 2 ya da 3 ilçede miting yapma kararıydı. Cizre, Nusaybin, Diyadin, Başkale, Yuksekova, Varto ve Silvan ilçelerinin tamamını gezerek miting yaptık. Gittiğimiz ilçelerde, 'Siz bize oy verdiğiniz. Hendek barikat ve çatışma yoluyla hiçbir gencimiz bu işte olmayacak. Bir bedel odenecekse, siyaseten biz odeyeceğiz' diyerek hendeklerin kaldırılmasını istedik."

' YAPTIĞIM KONUŞMALARI MEDYA VERMEDİ'

Hukumetin hendek ve barikat olaylarını one surerek kendini 'Demokratik Özerlik' siyasetinden vazgeçirmeye zorladığını anlatan Demirtaş, şunları soyledi:

"Kusura bakmasınlar, hendek ve barikat var diye yıllardır savunduğum demokratik ozerkliği savunmaktan vazgeçemezdim. Ama o donem hendek ve barikata da karşı çıkmaya devam ettik. Bu ilçelerde yaptığımız konuşmaları ilginç bir şekilde merkez medya vermediği gibi, Kurt medyası da vermedi. Butun o hendek olaylarını HDP'ye ve bana mal etmek için basın bu konuşmalarımızı vermedi. Sesimizi ilçe halkı dışında kimseye duyuramadık. Biz hendek ve barikat olayları kaldırılsın diye bir direniş başlattık. Bizim bu direnişimiz, iddianamede farklı yansıtılmış."

' MECLİS'İ BOMBALADIĞINA İNANIYORSUNUZ, SİVİL ÖLDÜRDÜKLERİNE İNANMIYORSUNUZ'

(C) AA / Yaşarcan Aygun

Demirtaş olaylar sırasında FETÖ'cu asker ve polislerin insanlık suçu işlediğini ifade ederek, "Bize 'Siz Turk polisi ve askeri sivil mi oldurdu' diyorsunuz diye tepki gosterdiler. Peki 15 Temmuz için ne diyeceksiniz? Öldurenler Alman polisi mi, Fransız askeri mi? Sizin yargıladıklarınız kim? Oradaki operasyonları yoneten ust rutbeli komutanların tamamı ya açığa alındı ya da tutuklandı. 15 Temmuz olmasaydı, bunlar şimdi kahramandı. Bunların 15 Temmuz'da Meclis'i bombaladığına inanıyorsunuz, ama bolgede sivil oldurduklerine inanmıyorsunuz. İnsanlar halen inanmıyor, çunku orada yaşananları bilmiyor. Bu kişiler yaptıklarından dolayı yargılanmıyor, ama biz bunları soylediğimiz için yargılanıyoruz" diye konuştu.