Özet (TL;DR) @ 2018-04-11T12:20:00.000Z: Avukat Nazan Moroğlu, bu hafta gündeme gelen cinsel istismar suçlarına karşı düzenlemeleri Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Moroğlu, düzenlemelerde 12 yaşın altındaki çocukların istismarına…
Seyr-i Sabah
12:20 11.04.2018(Guncellendi 12:57 11.04.2018) URL'yi kısaltın
Avukat Nazan Moroğlu, bu hafta gundeme gelen cinsel istismar suçlarına karşı duzenlemeleri Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Moroğlu, duzenlemelerde 12 yaşın altındaki çocukların istismarına ceza artırımı getirilmesini sakıncalı bulurken 18 yaşın altındaki herkesin çocuk olduğunu vurguladı.
(C) AA/ Murat Kaynak
Cinsel istismar suçlarına karşı duzenleme uzun zamandır Turkiye gundemini meşgul ediyordu. En sonunda duzenlemeler bu hafta meclise geldi. Hapis cezalarının bir çoğunda dikkat çekici artış goze çarparken kimyasal hadım, kastrasyon yontemi de yasa maddelerinin arasına girdi. Avukat Nazan Moroğlu, Seyr-i Sabah programında bu kanun maddelerini değerlendirirken bunların onleyici değil cezalandırıcı ozelliklere sahip olduğunu dile getirdi. Moroğlu, yayın yasağı kuralına bir anlam veremediğini vurgularken sadece 12 yaşın altındaki çocuklara ceza artırımı uygulanmasını yanlış bulduğunu soyledi:
' CEZALARIN ARTMASI CAYDIRICI OLUR MU GÖRECEĞİZ'
"Çıkan yeni kanunun içinde kısmen iyi maddeler var. Devlet memurluğuna atanan kişilerin cinsel istismar ile ilgili bir soruşturması olup olmadığına bakmak çok olumlu. Ancak ortaya çıkan tasarı, yine birçok farklı maddeyle torba halinde geliyor. Ben çıkarılan maddelerin bir hedefinin olmadığını duşunuyorum. Cezaların artırılması belki caydırıcılık getirebilir ama yasaların uygulanması daha onemli. Bu kamuoyunda ne kadar doğru biçimde anlatılır, ne kadar caydırıcı olur, bunu bekleyip goreceğiz.
(C) AA/
Cezayı yatarak çekmiş olsa bile çıktıktan sonra 5 yıl daha izlenmesi gerekiyor kişinin. Ancak yayın yasağı getiriliyor. Peki biz nereden oğreneceğiz? Çocuk koruma kanununda değişiklik yapıldığına gore çocuk korunması isteniyor. Ama bunu engellemenin birçok yolu var. Emniyetten bilgi alamıyoruz biz basına yansımış haberlerden bilgi alıyoruz. Yayın yasağı gelirse biz bu bilgileri derleyemez hale geleceğiz. Daha soruşturma başlarken yayın yasağı getirilirse nasıl bir vahim tablo var bilemeyeceğiz. Tamam mağduru koruyacak aynı zamanda suçluyu da 50 yıl cezalandıracak yolda bir tasarı bu. Ama kadına yonelik aile içi şiddeti engelleyecek Avrupa Birliği'nin (AB) İstanbul konseyinde soylediği onleyici engelleri gormek isterdim.
Anaokulundan başlayarak zihniyet değişikliğini sağlayacak adımların atılmasını isterdim. Önleyici onlemlere yonelik duzenleme goremedim. Biz olayı başlamadan engelleyecek miyiz yoksa oluşmuş durumların peşinden mi koşacağız? Kastrasyon veya kimyasal hadım getirilirken tıpçılarla, hukukçularla goruşmeleri gerekirdi. Bu ilacı verdiğiniz sure bastırıyorsunuz peki sonra? İnsan haklarına aykırı mı? Başka yan etkileri olacak mı? Cezayı çeken işkence gibi yontemlerle karşılaşmamalı.
**
(C) AA/
'18 YAŞINA KADAR HERKES ÇOCUKTUR'**
12 yaş altına yuksek cezalar verilmesi, 'Bu yaşın ustundekilerin rızası mı vardı?' tartışmalarını getiriyor. 18 yaşına kadar herkes çocuktur diyor çocuk kanunu. Avrupa'da yapılan duzenlemelerde 15 yaş duzenlemesi getirdiler. 12 yaş çok kuçuk. 12 yaş ustu ne olacak peki? Onlar rızasıyla mı yapıyorlar yani? Hazır yasa duzenleniyorken 12 yerine 15 yaş getirilmeli. Çocukların ifadesi alınırken gorselde ses kaydı da alınacak. Boylece karakolda anlatıp ardından mahkemeye taşınmayacak çocuk. Bu çok doğru olmuş biz bunu yıllardır savunuyoruz. Bunun tersi çocukları bir kez daha şiddete uğruyor gibi hissettirirdi.
Bizlerden eğitimle ilgili goruş alınmıyor ne yazık ki. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) geleceği kurtarmak için en doğru makam. Okul oncesinden başlayarak çocuklara aile içi şiddetin yanlış olduğunu gostermek lazım. Bunu mufredata koyarsak 15 sene sonra farklı zihniyetle yetişmiş nesil gelecek. Olay olduktan sonra doğru adımların atılması gerek. İstanbul Sozleşmesi var orada cinsel istismar ile ilgili merkez açılması gerekiyor. Özel eğitimli ve donanımlı merkezlerin kurulması gerekiyor. MEB çağdaş eğitime ne kadar eğilirse gelecekte o kadar rahat ederiz."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.