Özet (TL;DR) @ 2018-04-11T18:56:00.000Z: Rusya'nın Duma'daki kimyasal saldırı iddialarının bizzat BMGK tarafından soruşturulması talebini reddeden ABD gerilimi tırmandırıyor. Uzmanlar gerilimi, ABD'nin Suriye'ye füzelerle saldırıda bulunma…
Şam yonetimini suçlamak adına Suriye'de ciddi bir kimyasal silahlı provokasyon hazırlandığı konusunda uluslararası toplumu defalarca kez uyaran ve Doğu Guta'ya bağlı Duma'da kimyasal saldırı duzenlendiği iddialarının hemen ardından iddiaların gerçeği yansıtmadığını askeri bir soruşturmayla ortaya koyan Rusya, bu sefer de Birleşmiş Milletler Guvenlik Konseyi'nde (BMGK) ABD'nin başını çektiği Batılı ulkelerle karşı karşıya geldi.
BMGK SORU ŞTURMASI TALEP EDEN RUSYA'YA RET
****Daha once, yardım orgutu oldukları one surulen ancak çeşitli orgut bağlantıları ortaya çıkarılan Beyaz Miğferler'in topladıkları bulgularla soruşturma gerçekleştirilmiş olması sebebiyle Rusya, Suriye'de kimyasal silah saldırısı gerçekleşip gerçekleşmediğinin bizzat BMGK tarafından belirlenmesini talep etti. Ancak soruşturmanın BMGK'ya taşınmasından çok once, saldırıyla ilgili Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı suçlayan Batılı devletler, Rusya'nın bu teklifini reddetti. Tasarının reddedilmesinin ardından, ABD Başkanı Donald Trump'tan, 'saldırı iddialarının Suriye'ye askeri mudahaleye zemin hazırlama amacı taşıyan bir provokasyon olduğunu' ifade eden Rusya'nın çekincesini destekler yonde bir açıklama geldi.
TRUMP 'IN 40 DAKİKA İÇERİSİNDE YAPTIĞI TEZAT AÇIKLAMALAR
****ABD Ba şkanı Donald Trump, Suriye'ye askeri mudahale seçenekleriyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada "Rusya, Suriye'ye atacağımız fuzeleri vuracakmış. Hazır ol Rusya çunku hoş, yeni ve 'akıllı' fuzelerimiz geliyor. Halkını gazla olduren bir hayvanla ortak olmamalısın" ifadelerini kullandı. Bu sozlerin ardından ABD ile Rusya arasında savaş çıkacağı spekulasyonları yapılması uzerine Trump, 41 dakika sonra ortalığı yatıştırmaya yonelik ikinci bir tweet attı ve ''Bugun Rusya ile ilişkimiz Soğuk Savaş da dahil olmak uzere her zamankinden daha kotu. Bunu gerektiren bir sebep yok. Rusya'nın ekonomisine yardım için bize ihtiyacı var, bunu yapması çok kolay olurdu ve bizim de tum ulusların birlikte çalışmasına ihtiyacımız var. Silah yarışı dursun mu?'' diyerek tutum değiştirdi.
ABD GER ÇEKTEN BU SALDIRILARI DÜZENLEYEBİLİR Mİ?
****Trump 'ın bu çelişkili açıklamalarıyla tezahur eden Suriye gerilimi çeşitli soruları gundeme getirdi. Bunlardan ilki "ABD gerçekten bahsettiği uzere Suriye'ye saldırı gerçekleştirir mi?" idi. Sputnik bu soruyu Gazeteci Musa Özuğurlu'ya yoneltti. Özuğurlu, ABD'nin Suriye'ye yonelik fuze saldırılarında bulunma ihtimalinin kuvvetli bir şekilde gundeme geldiğini ancak aklı selimin devreye girerek boyle bir senaryonun boşa çıkma ihtimalinin de goz ardı edilmemesi gerektiğini savunanlardan. ABD'nin geçen yıl Trump'ın talimatıyla Suriye'nin Şayrat Hava Üssu'nu 59 Tomahawk fuzesiyle vurduğunu ve şuanda da buna benzer bir saldırı tehdidi yonelttiğinin altını çizen Özuğurlu şoyle soyluyor:
"ABD, geçtiğimiz yıl Şayrat Hava Üssu'ne de fuzeyle saldırmış fakat bu saldırıyı yerleşim birimlerinden uzak bir noktada, çok da onemli olmayan bir usle sınırlı tutmuştu. Fakat bu sefer ABD'nin hedeflerinin değişik olması halinde durum farklı noktalara gidebilir. ABD bahsettiği saldırıları gerçekleştirdiği takdirde hangi noktaları seçeceği ve seçtiği noktada yaratacağı zararın ne olduğu surecin gidişatını belirleyecek. Şam yakınlarında bir yerleri mi, Tartus ve Lazkiye gibi Esad'ın memleketi olması dolayısıyla onemli olan yerleri mi seçecek; askeri bir noktayı mı yoksa yerleşim birimlerinin olduğu bir alanı mı seçecek… Bunlar onemli. Tabii, daha da onemlisi Rusya'nın askeri varlığı zarar gorecek mi gormeyecek mi? Butun bunlar, hep onemli noktalar olarak karşımıza çıkacak. Ancak bunlar yalnızca olasılık. 1957'de de aynı kriz yaşanmıştı. Yine tam da savaş noktasına gelinişti ABD ve Sovyetler Birliği arasında. Turkiye'nin bir askeri varlığı soz konusuydu ve sınıra askeri birlik yığılmıştı. Ama son anda kriz onlendi. Şimdi de kuçuk bir ihtimal de olsa boyle olabilir."
' ÖNÜMÜZDEKİ 24 SAAT ÇOK KRİTİK, SALDIRI OLURSA SURİYE'YLE SINIRLI KALMAZ'
****Ö zuğurlu "Trump'ın tweeti oldukça sert ve doğrudan Rusya'yı hedef alır nitelikteydi. Ancak bunun da hızlı bir etkisi olduğu soyleniyor. Piyasalarda olumsuz bir hareket oldu; demek ki bu tweeti piyasalar ciddiye aldı. Butun bunlar duşunduğunde olasılık olduğu soylenebilir" dedi.
Avrupa çapında hava trafiğinin koordinasyonundan sorumlu olan Eurocontrol'un 72 saat içinde Suriye'ye hava saldırısı duzenlenmesi ihtimalini gerekçe gostererek hava yollarına Doğu Akdeniz uçuşlarında dikkatli olmaları uyarısında bulunduğunu hatırlatan Özuğurlu "Önumuzdeki 24 saat çok kritik. Bu gece veya yarın gece bir saldırı beklenebilir. Ancak aklı selim devreye girebilir ve bu olası kriz onlenebilir. Bu ihtimali de goz ardı etmemeliyiz' diye konuştu.
Saldırı ihtimalinin gerçek olması durumunda Suriye'yi de aşacak şekilde buyuk çatışmaların fitilinin ateşlenebileceğine işaret eden Özuğurlu "Saldırı olduğu takdirde bunun sadece Suriye'yle sınırlı kalabileceğini duşunmuyorum. Çunku işin içinde İsrail, İngiltere ve Fransa'nın da olması bekleniyor. Eğer boyle bir durum olursa, bu Ortadoğu'yu hiçbirimizin ongoremediği bir noktaya goturebilir" dedi.
' ABD'NİN AMACI ŞANTAJ YAPARAK KÜRT DEVLETİNİ KABUL ETTİRMEK'
Sputnik'e konuşan bir diğer isim Vatan Partisi Uluslararası İlişkiler Burosu Başkan Yardımcısı Yunus Soner ise ABD'nin geniş kapsamlı bir saldırı duzenleme hedefi olmadığını savunuyor; Soner'e gore Washington'ın amacı bolgedeki "sozde Kurt bolgesini guvence altına almaktan" ibaret:
"Biz Vatan Partisi olarak, ABD'nin geniş çaplı bir saldırı duzenleyeceğine ihtimal vermiyoruz. Washington'ın amacı Şam ve Moskova'nın yanı sıra Ankara'ya yonelik şantaj yaparak sozde Kurt devletini guvence altına almak ve bu sozde yapıyı bolge ulkerine kabul ettirmek."
ABD'nin amacını anlamak için krizin geçmişine gitmek gerektiğine değinen Soner "ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'den çekileceğini duyurmuştu. Bunun ilk somut adımı olarak da Suriye'nin kuzeyindeki sozde Kurt bolgesine yonelik imar ve inşa yardımını durdurma yonunde karar almıştı. Bunun uzerine sozde kimyasal saldırı ortaya çıktı. Ve bu kimyasal silah saldırısı da Amerika'nın iç politikasında anında Trump'a yonelik baskı olarak tezahur etti. 'ABD, kesinlikle Suriye'den çekilmemelidir ve tam tersine bu saldırıyı yanıtsız bırakmamalıdır' sesleri yukselmeye başladı. Bu baskıyı yapan yayın organları, Savunma Bakanı (Jim Mattis) ve Pentagon, birdenbire Trump'ı eleştirmeye başladılar. ABD'nin başı sonu belli bir silahlı saldırı duzenlemesinin yeterli olmayacağını ve Suriye'ye ilişkin uzun vadeli bir planın yurutulmesi gerektiğini savundular. Bu planın içeriği onemli ki bu da Amerika'daki bazı yayın organlarınca dillendirilmeye başlandı. ABD, Suriye'nin kuzeyinde oluşturduğu koridoru guvenceye alacak ve bu koridorun Şam ve Moskova tarafından tanınmasını sağlayacak bir mudahalede bulunacak." ifadelerini kullandı.
' TÜRK HÜKÜMETİ ABD'NİN OYUNUNA ALET OLMAMALI'
Turk hukumetinin, ABD'nin başlattığı bu krizin Turkiye'nin guvenliğine yonelik doğrudan tehdit teşkil ettiğini fark etmesi gerektiğine işaret eden Soner "Turk hukumetinin bu bağlamı gormesi gerekiyor. Buradaki olay, kimyasal saldırı olup olmadığı değil; Amerika'da Trump'ın da 'derin devlet' olarak tanımladığı yapının Suriye'yi bolmeyi amaçlayan faaliyetlerini surdurmesi. Turk hukumetinin yapması gereken hem Suriye hem Turkiye'nin butunluğunun yanı sıra dunya barışı için ve Trump'ın çılgınlık yapmamasını sağlamak için Rusya, İran ve Suriye'yle birlikte tutum almak olmalı" dedi.
"Turkiye'nin BMGK'da aldığı tutum çok yanlış. Turkiye'nin BM Buyukelçisi'nin de rolu olmuş olabilir. Ama bu tutum, Turkiye'nin guvenlik ihtiyaçlarına ve çıkarlarına aykırı bir durum" diyen Soner şoyle devam etti:
' TÜRKİYE'NİN BMGK TEMSİLCİSİNİN DAVRANIŞI, TÜRKİYE'NİN ÇABALARINA AYKIRI'
"Turkiye'nin BMGK'daki temsilcisinin davranışı, Turkiye'nin milli çıkarlarına uygun değil. Doğu Guta'da Suriye hukumeti ve silahlı çeteler arasında anlaşma sağlandı. Bu anlaşmalarda Rusya'nın yanında Turkiye de rol oynadı. Yani ABD'nin fırlatmakla tehdit ettiği fuzeler Turkiye'nin taraf olduğu anlaşmayı hedef alıyor. Turkiye hukumetinin yapması gerek BMGK'daki temsilciyi hizaya çekmektir. Dışişleri Bakanlığı, Doğu Guta'da anlaşmalar sağlarken Turkiye'nin New York'taki temsilcisi anlaşmaları sabote eder bir tutum içerisinde. Bu surdurulebilir değil ama sonucunda hukumet galip gelecektir. Turk hukumeti içerisinde Esad'a kafayı takmış olanlar var. Ancak ABD hukumetiyle de Pentagon'uyla da, derin devletiyle de Esad'ı devirmekten vazgeçtiler. Onların asıl amacı, Esad'ın ulkenin doğusunda PKK/PYD'ye karşı vermeye hazırlandığı savaşı durdurmaktır. Bu savaşın izduşumlerini gormeye başlamıştık. Bu bolgelerde ve Rakka'da Suriye ordusunun yoğunlaşmalar olmuştu ve hedefin ABD kontrolundeki bolgeler olduğu belliydi. Turkiye bunların farkına varıp kendi çıkarlarına uygun tutum sergilemeli. Turkiye'nin ABD yanında suruklenme şansı yok. Ama suruklenirse zaten yıkılacak olan iktidar daha da hızlı çoker" dedi.
' İNCİRLİK DERHAL KAPATILIRSA, TÜRKİYE ABD SALDIRGANLIĞINA KARŞI ZAFER KAZANIR'
****T urkiye'nin ABD'nin olası bir saldırısında kullanılmasının onune geçmek için İncirlik Hava Üssu'nun derhal kapaması gerektiğine işaret eden Soner "BMGK'da ABD'ye destek vererek, kısıtlı da olsa ABD'nin mudahalesine destek vererek burnunun dibindeki Amerikan bolgesini desteklemiş, korumuş olur. Turkiye'nin yapması gereken derhal İncirlik Hava Üssu'nu kapamak. Bugun ussun kapanması demek, 3. Dunya savaşı'nın başlayıp başlamayacağının tartışıldığı bir donemde (ki başlamayacak) ABD'nin saldırganlığına karşı Turkiye'nin bir zaferi olur ve bu saldırganlığı anında durdurur. Turkiye hukumeti boyle onemli bir rol oynayabileceğini gormeli. Bu işin ekonomik boyutunun da onunde engel olur. Doların fırlamasının da onune geçer" dedi.
Surecin Turkiye-Rusya ilişkilerini etkileyip etkilemeyeceği sorusuna ise Soner "Turkiye-Rusya ilişkileri etkilenmez ama Rusya ve AK Parti hukumetiyle ilişkileri etkilenir. Çunku bu ilişki, hukumetlerin gundelik hesaplarının otesinde bir ilişki. Boyle bir durum AK Parti hukumeti zarar verir" diye ekledi.
PEK İ TÜRKİYE BMGK'DA NEDEN ABD'NİN TASARISINI DESTEKLEDİ?
ABD'nin "bağımsız soruşturma" diye nitelendirdiği bu tasarıda bahsettiği mekanizmanın bağımsız olmayacağını ve bu tasarıyı ''anarşi ve manipulasyon'' olduğunu soyleyen Rusya tarafından engellense de "Turkiye'nin BMGK'da neden ABD'nin tasarısına destek verdiği" ve boyle bir tutumun devamının olası sonuçlarının neler olacağı soruları onemini koruyor. Bu konuyu ise Sputnik'e Gazeteci Mehmet Guller değerlendirdi.
Guller "Turkiye'nin BMGK'de ABD'nin tasarısına destek vermesi ama Rusya'nın soruşturma talep eden tasarısına karşı çıkması, AKP Hukumeti'nin Suriye'de yuruttuğu ikili dış politikasının tipik bir yansımadır. AKP hukumeti başından beri aynı taktiği uyguladı: Sahada kim guçluyse, kim inisiyatif alıyorsa, kim hamle yapmak uzereyse, onunla hareket ederek kendisine alan açmaya çalıştı. Atlantik cephesi guçluyken o cephede yer alan, Avrasya cephesi ağırlığını koymaya başladığında o cepheye yanaşan AKP Hukumeti, şimdi de Atlantik'in savaş naraları atmasını fırsat bilerek o cepheyi destekleyici açıklamalar yapmaktadır. Üstelik bu kez ustunluğun kimde olduğu konusunda da takdir hatası yapmaktadır. Çunku ABD-İngiltere-Fransa-İsrail dortlusunun savaş naraları, zafer narası olamayacaktır. Kısacası AKP bu kez yanlış ata oynamaktadır" dedi.
' KANIT OLMAKSIZIN KİMYASAL İDDİALARI DESTEKLEMEK ASTANA RUHUNA AYKIRI'
Guller "Öte yandan daha hiçbir kanıt ortada yokken AKP hukumetinin tıpkı 2012'deki kimyasal komploda olduğu gibi kızla kervana dahil olup Suriye'ye Atlantik saldırısı istemesi, en hafifinden 2 yıldır yuruttuğu Astana surecinin ruhuna aykırıdır. AKP hukumetinin Rusya ve İran'la normalleşme uzerinden yuruttuğu Suriye dış politikasının bir gun duvara çarpacağı belliydi. Zira Esad karşıtlığı ve Şam duşmanlığı rotasından ayrılmadan yurutulen bir kısmi bolgecilik, er geç AKP Hukumetini geleneksel muttefiki olan ABD stratejisine eklemletecekti. Çunku AKP Hukumeti Suriye'de Atlantik Cephesi'nden Avrasya Cephesi'ne kayarken, iki şeyi yapmamıştı: Ne mezhepçi bakış açısını terk etmişti, ne de Esad karşıtlığını bırakmıştı. AKP Hukumeti, sahada ABD ile Rusya'nın çarpışmasından yararlanarak uçuncu bir yol izlemeye çalışmış ve kendisine iç politikada avantaj sağlayacak alanlar açmaya çalışmıştı. Şimdi Afrin'in kime teslim edileceği ile ilgili Ankara-Moskova hattında yaşanmaya başlayan yeni sorun, işte bu uçuncu yol fırsatçılığının bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı.
' ATLANTİK BÜYÜK BİR SALDIRIYI GÖZE ALAMAZ'
ABD'nin başını çektiği Batılı ulkelerin Suriye'ye yonelik buyuk bir saldırı gerçekleştiremeyeceğine işaret eden Guller "Atlantik kuvvetleri bana gore Suriye'ye buyuk bir saldırıyı goze alamayacak. En fazla Trump'ın iç politikadaki sıkışmışlığını rahatlatacak bir kısa sureli hava saldırısı yaşanabilir. Turkiye bu gerçeği gorerek konumlanmalı ve yanlış tarafta yer almamalıdır. AKP Hukumeti'nin İncirlik'i boylesi bir saldırıda ABD'ye açması, hele de hava sahasını İsrail'e kullandırtması, salt bir dış politika yanlışlığı olmayacak, 'komşularla duşmanlık' eksenini daha da kalınlaştıracaktır. Dahası AKP kurmaylarının beklentisine, 2019 surecinde bunun iç politika da tersi bir etki yaptığı gorulecektir" dedi.
' TÜRKİYE BÖLGE GERÇEKLERİNE UYGUN HAMLE YAPMALI'
Bolgenin "5 buyuk gerçeği" olduğunu soyleyen Guller bunları şoyle sıraladı:
"Bolgenin 4 buyuk gerçeği vardır: 1- Komşularda barış, Turkiye'de barış demektir. 2- Komşuların toprak butunluğu ve siyasal birliği, Turkiye'nin toprak butunluğu ve siyasal birliği demektir. 3- ABD emperyalizmine destek, bolunmeye destek demektir. 4- Komşulara duşmanlık, İsrail'e hizmet demektir. 5- Komşuların işbirliği, emperyalizmin yenilmesi demektir. Turkiye ancak bu geçeklere gore hareket ederse bolgede bir yangın çıkmasını engeller."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.