Özet (TL;DR) @ 2018-04-11T22:54:45.000Z: Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin 3 Nisan’daki toplantısının son derece başarılı geçtiğini belirten Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi Aleksey Yerhov, tüm alanlarda Rus-Türk ilişkilerinin gelişimi yönünde…
Üst Duzey İşbirliği Konseyi'nin 3 Nisan'daki toplantısının son derece başarılı geçtiğini belirten Rusya'nın Turkiye Buyukelçisi Aleksey Yerhov, tum alanlarda Rus-Turk ilişkilerinin gelişimi yonunde yeni guçlu adımın atıldığını kaydetti.
Yerhov, Sputnik'e demecinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen haftaki Ankara ziyaretinin temel sonuçlarını, Rusya'nın katılımıyla yapımı başlayan Akkuyu nukleer santral projesini ve iki ulke arasındaki ticaretin 100 milyar dolarlık seviyeye yukselmesiyle ilgili umutları, ayrıca Ankara'nın eski Rus casus Sergey Skripal'in İngiltere'de zehirlenmesine tepkisini değerlendirdi.
Rusya Devlet Ba şkanı Vladimir Putin'in Ankara ziyaretinin temel sonuçları sizce nedir?
Üst Duzey İşbirliği Konseyi'nin 3 Nisan'daki toplantısının son derece başarılı geçtiğiniz soyleyebiliriz. Tum alanlarda Rus-Turk ilişkilerinin gelişimi yonunde yeni guçlu adım atıldı. Abartısız, ikili ilişkiler bağlamındaki en onemli olay, ulkelerimizin liderlerinin start verdiği Akkuyu nukleer santral yapımı için duzenlenen gorkemli toren oldu. Elbette, bunun için iki ulkenin ilgili bakanlıkları ve kurumları dev hazırlık çalışması yaptı. Bu bağlamda, Akkuyu projesine stratejik yatırım statusunun verilmesi surecinin başarıyla tamamlanması ve projeyi hayata geçiren Akkuyu Nukleer şirketine uygun biçimde yapılan yapım ruhsatı verilmesi onemli.
Üst duzeyde gerçekleşen goruşmeler, her zaman olduğu gibi, Rus-Turk ilişkilerinin gundemindeki tum konuları kapsamlı bir şekilde tartışma fırsatını verdi.
Ertesi gun, 4 Nisan'da, Ankara'da Astana formatında Rusya-Turkiye-İran uçlu zirvesinin gerçekleşmesi de onemli. Bu, Ortadoğu'nun, ozellikle de Suriye'nin geleceği için çok onemli bir olay.
Rusya 'dan Turkiye'ye ihracatın ithalattan kat kat yuksek olduğu dikkat alınırsa Rusya ve Turkiye arasındaki ticaretin yılda 100 milyar dolarlık seviyeye ulaşması ne kadar gerçekçi?
İkili ticaretteki dengesizlik sorunu, ticaret hacmini etkilemiyor. Rusya'nın Turkiye'ye ihracatı gerçekten de geçen yıl 18.7 milyar dolar olarak gerçekleşti, ithalat ise 3.4 milyar dolar. Boylelikle toplam ticaret 22.1 milyar dolar olarak gerçekleşti, bu da geçen yıla gore yuzde 40 daha fazla. Tarihsel olarak oyle oluştu ki, ihracatımızın yapısında Turkiye'nin bu denli ihtiyaç duyduğu enerji kaynakları, oncelikle doğalgaz yer alıyor. Doğalgaz, Turkiye'ye toplam ihracatımızın yuzde 30'unu oluşturuyor. Ancak ben, bu gerçekler temelinde, enerji alanında Turkiye'nin Rusya'ya bağımlı olduğu yonunde sonuç çıkarılmasına kesinlikle karşıyım. Ülkelerimiz karşılıklı olarak birbirine bağımlı, çunku Rusya da Turkiye'nin doğalgazı alma ve parasını odeme yeteneğine bağımlı.
Diğer yandan biz elbette Turkiye'ye daha fazla makine muhendisliği ve diğer sanayi urunlerini satmak istiyoruz. Ama modern ticaret bir iş meselesi ve burada devlet gudumlu yontemler işe yaramıyor. Esnek ve ince duzgusel ve idari duzenleme yontemleriyle oyle bir ortam oluşturulmalı ki, ticareti derinleştirmek ve kalite olarak genişletme ve çeşitlendirme yollarını aramak işadamlarının yararına olacak.
İşte bu, ulke yoneticilerimizin ticareti 100 milyar dolara çıkarma gibi iddialı hedefi hayata geçirme yollarından biri.
Akkuyu n ukleer santrali için yatırımcılar bulma konusunda yaşanan gecikme santralin işletmeye teslim etme tarihini etkiler mi?
Stratejik hedef, ilk elektrik akımını Turkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yıldonumunde, yani 2023'te vermek. Eminim bu hedefe ulaşılacak.
İlgili Rus kurumların yoneticilerinin anlattığına gore, yatırımcıların bulunması mecburi değil, isteğe bağlı. Yani, Akkuyu projesine yatırım yapmak isteyen, en onemlisi de bu guçte olan Turk şirketleri bulunursa bu konu incelenebilir. Bu konu politik değil, ekonomik. Şartlar ne olacak, goruşmelerde tartışılması gereken sıradan bir konu. Yatırımcı bulunmazsa da Rosatom bu projeyi tek başına yapar.
Ayrıntılara girmeden, proje uygulaması surecinde lokalizasyona buyuk onem verileceğini soylemek isterdim. Bu proje, her şeyden once taşeronluk sozleşmeye gore, yerel işletmeleri çekme yonunde buyuk fırsatlar açıyor.
T urkiye, NATO'nun diğer ulkelerinden farklı olarak, Skripal olayıyla ilgili olarak Rus diplomatları sınır dışı etmedi. Ankara'nın bu konudaki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ankara bu konuda, bağımsızlığını onemseyen ve dışişlerinde bağımsız politika uygulamaya çalışan bir ulkenin duruşunu sergiledi. Diğer ulkeler de Turkiye'yi ornek almalı ve Rusya duşmanlarının kaba provokasyonlarına kapılmamalı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.