Özet (TL;DR) @ 2018-04-11T08:47:18.000Z: İstanbul Boğazı'ndaki kazaya ilişkin konuşan tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, maddi hasar oluşan yalının tarihi önemine dikkat çekti ve kazanın Boğaz'a ikinci bir kanal gerekliliğini ortaya…



İstanbul Boğazı'nda geçtiğimiz cumartesi gunu, Malta Bayraklı 'VITASPIRIT' adlı geminin çarptığı Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'nda ağır maddi hasar meydana gelmişti. Tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, kaza sonrası incelemelerin surduğu tarihi yalı ve yaşanan kazayla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'nın İstanbul'un en onemli yalılarından olduğunu soyleyen Ortaylı, kazayla İstanbul Boğazı'nın buyuk bir değerini kaybettiğini ifade etti.

" EL DEĞİŞTİRMEYEN YALILARDAN BİRİYDİ"

Prof. Dr. İlber Ortaylı, "Yalıya gelip biri çarpacak dediğim zaman aklıma hep Hekimbaşı Salih Efendi geliyordu. Çunku eski ve çok orijinal bir yalı. İçinde de bir hayli kıymetli eşyalar varmış. Eski yalılar çok sahip değiştirmiştir, bu oyle değil. Eski bir aile, çunku mutemadiyen el değiştirmeyen yalılardan biri, gun geçirmişlerin elinde. Bunun gibi ibretlik bir ornek de Amcazade Huseyin Paşa Yalısı. Tamir edilen çok guzel yalılar var ama hep aklıma bunlar geliyor. Tedbir almak lazım insanlar yaşıyor orada" diye konuştu.

" HÜKÜMET VE UZMANLAR VATANDAŞI BİLGİLENDİRMELİ"

"Muhim olan İstanbul ve İstanbullunun hayatı" diyen Prof. Dr. Ortaylı, yaşanan bu tur olaylar karşısında ikinci bir kanalın gerekli olduğuna dikkat çekti. Hukumetin ve konunun uzmanlarının vatandaşı bu konuda bilgilendirmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ortaylı, şoyle devam etti:"Boğaz geçişini hukumet soyledi diye bazıları alerji duyuyor. Ben bunu anlamıyorum. Bu lazım mı değil mi, olur mu, olmaz mı? Bunun raporu verilsin. Boyle bir ikinci kanalın lazım olduğu goruluyor. Turkiye ve dunya jeolojisini çok iyi bilen Prof. Dr. Celal Şengor buna taraftar. Bu projeye karşı ciddi bir şey yazılması lazım. İlmi şeylerle dolu değil, sadece halka açık anlatılabilir bir rapor gerekiyor. Boyle bir şey yazılmıyor, sozlu bir edebiyattır gidiyor. Yok sular karışır, yok bilmem ne olur. Peki, o zaman bir yazın. Mesela kanal çok geniş tutuluyor. Hakikaten neden geniş tutuluyor? Onu bir sorgulasınlar. Artık iş yalıdan çıktı. Bundan sonra boğazda seyr-u sefa halinde işine gucune gidip gelen insanlar, çoluk-çocuk var. Bu kadar lakayt kalıp sonra 'su kirlenir' diyorlar. Kirlenecekse onu da lutfen izah etsinler. Bu işte gorevli uzmanlar ve hukumet bence kamuoyunu bilgilendirmiyor. Bazı meslek grupları maalesef 17 Ağustos depreminden beri çok iyi imtihan vermediler. İçlerinde konuşan, uyaran ve rapor verenler olduğu gibi bunu ticaret vasıtası haline getirenler de oldu. Butun ilgili odaları goreve davet etmek hakkımız."

" MONTRÖ'YÜ DEĞİŞTİRMEK KOLAY DEĞİL"

Transit gemi geçişlerinde Montro Boğazlar Sozleşmesi'nden kaynaklanan sorunlar olduğunu belirten Ortaylı, Montro'yu değiştirmenin kolay olmadığını vurguladı."Faciaların yaşanmasını bekleyecek değiliz" diyen Ortaylı, "Akdeniz'de bir suru ucuz şirketin elinde sayısız gemi var. Bunlar takip edilemiyor. Biz boğazlardayız ve Montro Boğazlar Sozleşmesi'ne gore boğazdan geçen gemilerin kılavuz alma mecburiyeti bile yok. Oysa bunlar çok kontrole muhtaç geçişler. Mesela bu gemide anlaşılan hiçbir şekilde teknik donanım, teknisyen donanımı falan yok. İki yakada 20 milyona yakın insan yaşıyor ve kıtalar arası gidip geliyor. İstanbullular denizi kullanmak zorundalar artık ve gittikçe yoğunlukla kullanıyorlar.

Beykoz, Yenikoy gibi bir suru hat çıktı. Bu nedenle artık kuçuk gemilerin hayatı bunlar yuzunden tehlikede. Bunlar son derece başıboş, dikkatsiz ve personeli uzerine hiç iyi şeyler duşunemeyeceğimiz gemiler. Sintine bırakıyorlar ve çop dokuyorlar. Boğazın ekolojisini değiştiriyorlar. İstanbul'un yakın gelecekte bunlarla baş etmesi mumkun değil. İlla felaket beklemeyelim" ifadelerini kullandı.

BO ĞAZ'A ''İSTANBUL MAKS'' ÖNERİSİ