Özet (TL;DR) @ 2018-04-09T14:01:25.000Z: Son olarak Yunan Savunma Bakanı Kammenos'un Ege'deki Yunan adalarına ve Türkiye'yle kara sınırlarına toplam 7000 asker gönderecekleri açıklamasıyla tezahür eden Türk-Yunan gerilim sürecini iki ülkeden…



Son olarak Yunan Savunma Bakanı Kammenos'un Ege'deki Yunan adalarına ve Turkiye'yle kara sınırlarına toplam 7000 asker gonderecekleri açıklamasıyla tezahur eden Turk-Yunan gerilim surecini iki ulkeden uzmanlar Sputnik'e anlattı.

Turkiye ve Yunanistan arasındaki Ege Denizi gerilimi yeni bir boyut kazandı. Ege'de askeri tatbikat yapan Yunan askerlerine seslenen Yunan Savunma Bakanı Panos Kammenos,Turkiye'den 'tahrik eden duşman' diye soz etti. Kammenos, Ege'deki Yunan adalarına ek 3500 asker gonderdiğini, Turkiye ile Meriç Nehri'nin çizdiği kara sınırına da gelecek gunlerde ek 3500 asker gondereceğini duyurdu. Kammenos'un Ege'deki gerilimi hat safhaya çıkaran bu sozleri yalnızca Turk basınında değil Yunan basınında da buyuk yer buldu. Hatta açıklamadan kısa bir sure Yunan basınında Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın Kammenos'la goruşerek açıklamalarıyla ilgili uyarı bulunacağı iddiasına yer verildi.

Yunanistan ve Guney Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de doğalgaz yataklarını arama girişimini Turkiye'nin tatbikatlarla engellemesi ve Atina'nın Kuşadası açıklarında tatbikat hazırlığına girişme hamlesinin ardından son olarak Kammenos'un sozleriyle tezahur eden gerilimi, uzmanlar Sputnik'e değerlendirdi.

' GERGİNLİK KAMMENOS VE KOTZİAS'IN BAKANLIK KOLTUĞUNA OTURMASIYLA BAŞLADI'

21. Yuzyıl Turkiye Enstitusu Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Başkanı Gozde Kılıç Yaşın Turk-Yunan geriliminin yakın geçmişini şoyle ozetledi:

"İlişkilerin son donem bu denli gerginleşmesi, Yunanistan'ın teror faaliyeti içinde oldukları ve darbe girişiminde bulundukları belgelenen FETÖ mensubu askerlerin iade edilmemesiyle ve haklarında yakalanma emri çıkarılan yuzlerce uyesine --1800 kişi olduğu iddiası var- kucak açmasıyla sıkı sıkıya ilgili. Üstelik once ASALA sonra PKK için açtıkları kamplar ve PKK elebaşı Abdullah Öcalan'a verdikleri desteğin hatırası etkisini surdururken bunlar yaşandı. Bu noktada Atina Temyiz Mahkemesi'nin bu askerler için once iade etme kararı aldığı hatırlanmalı. Sonra devreye siyasi hesapların girdiği de gozden kaçmadı. Almanya'nın yonlendirmesi olduğu da iddia edildi. Gerginliğin başlangıcı için Savunma Bakanlığına eskiden bu yana kışkırtıcı açıklamalarıyla bilinen Panos Kammenos'un, keza Dışişleri Bakanlığına da Nikos Kotzias'ın getirilmesine dek de gidebiliriz."

' YUNANİSTAN AB'YE DÖNÜK TEHDİT VARMIŞ GİBİ BİR ALGI YARATARAK EK ÖDENEK ALMA PEŞİNDE'

Yunanistan'dan gelen son hamlenin Turkiye topraklarında yakalanan iki Yunan askerinin iade edilmemesiyle ilgili olduğuna işaret eden Yaşın "Ancak 7 bin askerle Turkiye'yi tehdit edemeyeceklerinin bilincinde olduklarını varsaymak durumundayız; o halde bu hamle de Yunan iç kamuoyuna donuk bir dikkat dağıtma hamlesi ve AB içindeki finansorlerine donuk mesaj olarak değerlendirilmeli. Zira tehdit algısını arttırarak ve bunu AB topraklarına donuk bir tehdit olarak lanse ederek AB butçesinden ek odenek alabileceklerini duşunuyor olmalılar. Boyle bir odeneği sınıra dikenli tel çekerken de almışlardı. Bu donemde iki ulke arasında gerginliğin arttırılmasına yatırım yapıldığını da duşunuyorum. Dışarıdan bir yonlendirme olmasa dahi fanatik Yunanların bir gun Turkiye doğuda uğraşırken Yunanistan'ın Kıbrıs'ta, Ege'de ve kara sınırında ilerleyebileceği fantezileri zaten var. Kammenos da bu beklentiyi paylaşanları temsil ediyor. Ancak bu gerginlik gerçekte Yunanistan'ın çıkarlarına uygun değil, bolgeye uzun vadeli çıkarlar çerçevesinde bakabilen isimlerin devreye girmesi gerekir. Kammenos'a Yunanistan içinden gelen ağır tepkiler de devlet mekanizmasının devreye girdiğinin gostergesidir" diye konuştu.

(C) Fotoğraf: DHA

' SÜRECİN SONUNDA KAMMENOS İSTİFA ETMEK ZORUNDA KALABİLİR'

Surecin Yunanistan'ın istikrarsızlık surecine gotureceğini soyleyen Yaşın "Ege'de Turkiye'ye ait adaların Yunanistan tarafından iskana açılması ve son kertede işgal edilmesi surecinin belirgin bir sessizlikle karşılanmasının Kammenos'u cesaretlendirdiği de duşunulebilir. Ancak tam tersine bu adalar etrafındaki yeni gelişmelere donuk bir on hamle olabileceği ihtimali de bir kenarda tutulmalı. Aslında mantıklı olan Kammenos'un Turkiye'de işgal edilen Turk adaları konusunda ciddi tepkisi olan bir kesimin varlığını dikkate alması ve kışkırtma hamlelerinden vazgeçmesidir. Ne var ki sureç istifasını gerektirecek bir yonde ilerliyor. Bu da koalisyonu bozabilir ve Yunanistan'da yeni bir siyasi istikrarsızlık surecini başlatır. Açık olan susturulmaması durumunda Yunanistan'ın bundan zarar goreceğidir" diye ekledi.

' GERİLİMİ ASIL ARTIRAN LOZAN TARTIŞMASI OLDU'

Sputnik'e konuşan bir diğer isim Gazeteci Ariana Ferentinou'ya gore ise gerilimi tırmandıran 65 yıl aradan sonra Turkiye'den Yunanistan'a cumhurbaşkanı duzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaret sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Lozan'ın guncellenmesini" gundeme getirmesi oldu. Ferentinou "Erdoğan'ın Yunanistan ziyareti sırasındaki ilk sozleri, Lozan Antlaşması'nın geçerli olmadığı ve guncellenmesi gerektiği şeklindeydi. 1920'lerden çok buyuk anlaşmazlıklara yol açan konuları duzenleyen Lozan Antlaşması'nın Yunan tarafına gore iptal edilebilir veya guncellenir bir tarafı olamaz. Zira bu anlaşma iki taraflı bir anlaşma değil, uluslararası bir anlaşma. Erdoğan'ın bu sozleri Yunan kamuoyunda ciddi bir rahatsızlığa sebep oldu. Yunan tarafı, Erdoğan'ın bu sozlerinin Turk tarafının sadece kara değil deniz sınırlarında da değişim talebiyle ilgili olduğu şeklinde bir kanı yarattı" dedi.

Taraflar arasındaki anlaşmazlığın çozumu için cevaplanmayı bekleyen bir suru soru olduğunun altını çizen Ferentinou "Turk tarafına gore, Yunan tarafı silahsız olması gereken adaları silahlandırıyor. Tabii, bu noktada cevap bekleyen bir suru onemli soru var. Bunlardan birisi Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı meselesi. Bu konu, iki tarafın komiteleri tarafından yıllardır tartışılsa da taraflar bir turlu çozume varamıyor. Halihazırda bu çozumsuzluğun yarattığı bir gerilim vardı ama Yunan tarafına gore son aylarda bu gerilimin iyice artmasının sebebi Turkiye'nin sınırların yeniden çizilmesi yonundeki isteği oldu. Bu gerilim sebebiyle, Yunanistan da kendi guvenliğine yonelik herhangi bir olası tehdide karşı teyakkuza geçti" ifadelerini kullandı.

' KAYDA DEĞER BİR ÇATIŞMA ENDİŞESİ VAR'

Turk Sahil Guvenlik botu ve Yunan Sahil Guvenlik botu arasında Kardak kayalıklarında çarpışmasına değinen Ferentinou "Turk askeri botu, Yunan botuna çarmıştı geçtiğimiz aylarda. Turk tarafı, bunun bir kaza olduğunu; Yunan tarafı ise bunun kasıtlı bir hareket olduğunu soylemişti. Bu olay, Turk tarafından Yunan'a ilk fiili saldırı oldu. Bu da gerilimi son derece artıran bir gelişmeydi" dedi.

Ege'de yaşanan bu gibi olayların endişe verici olduğunu soyleyen Gazeteci Ferentinou "Bu gibi olayların çatışma tetikleme ihtimalinin altı yalnızca Yunan yetkililer tarafından değil ABD'nin Atina Buyukelçisi Geoffrey Pyatt tarafından da çizildi. Buyukelçi kısa sure once "Turkiye'nin tutumunun kazaya veya yanlışa yol açabileceğini, bu yanlışın daha sıcak bir olaya sebep olabileceğini' soylemişti" dedi ve şoyle devam etti:

"Kısa bir sure onceyse İki Yunan askerinin Meriç Nehri bolgesinde Turk askerleri tarafından tutuklanmıştı. Askerlerin tutuklandığı o bolge, bir ulkenin askerinin yanlışlıkla diğer ulkenin sınırına geçebileceği bir bolge. Şimdiye kadar, dostça halledilen bir olayla ilgili olarak Turkiye bu sefer tutuklama gerçekleştirdi. Bu da zaten yuksek olan gerilimi daha çok artırdı. Hatta Yunan tarafı, AB'ye bunun kasıtlı bir hamle olduğunu soyledi. Zira Yunanistan hukumeti, bu tutuklamanın Turkiye'den helikopterlerle Yunanistan'a kaçan askerlere karşı bir misilleme niteliğinde olduğunu duşunuyor."

Gerilimin Doğu Akdeniz'deki doğalgaz yataklarını aramalarından da bağımsız tutulamayacağına işaret eden Ferentinou "Turkler, Kıbrıs sorunu çozume kavuşmadığı ve bu doğalgaz aramalarının dışında tutuldukları için de ofkeli. Bu da Ege'deki gerilimin arka planındaki bir başka sebep" dedi.

' KARŞILIKLI GÜVEN İNŞA EDİLMELİ'

Ege Denizi'ndeki gerilime ilişkin çozumun karşılıklı guvenin yeniden tesis edilmesinden geçtiğini soyleyen Ferentinou "Durustluk ve karşılıklı guven onemli. Taraflar on yargılarından kurtulmalı. Aksi takdirde ne kadar bir araya gelirlerse gelsinler, çozume ulaşamazlar. Tarafların çozume ulaşması için, on yargılardan, milliyetçi tutumdan ve sorunları iç politika malzemesi olarak kullanmaktan vazgeçmeli. Geçmişten gelen yanlışlar ve anlaşmazlıklar ancak bu yolla çozulur. Çozum de tabii ki onemli. Çunku taraflar arasında turizm başta olmak uzere çeşitli alanlarda onemli ilişkiler var. Turkler, Yunan adalarının en onemli muşterileri arasında ve onemli sayıda Turk, Yunanistan'da iş yapıyor. Bu iki millet, birbiriyle iş birliği yapma fırsatını bu on yargılar ve çozulemeyen anlaşmazlıklar sebebiyle kaçırıyor.Önumuzdeki bir kaç ayki gelişmeleri takip ediyor olacağız. Umuyorum hem Turk hem de Yunan seçimlerine kadarki sureci taraflar daha buyuk sorunlar olmaksızın atlatır" diye ekledi.