Özet (TL;DR) @ 2018-04-10T17:06:13.000Z: SON DAKİKA HABERİ: Beştepe'de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terör örgütlerine karşı yürüttüğümüz mücadelede, maalesef kendimize pek az dost bulabildik. Hatta demokrasiden ve özgürlüklerden dem vuran…
Son dakika haberi! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de Turk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) koordinatorlerini kabulundeki konuşmasına, kurumun 2018 koordinatorler toplantısının ulke ve gorev yapılan yerler için hayırlara vesile olmasını diledi.Kurulduğu gunden bugune kadar TİKA çatısı altında gorev yapanlara teşekkurlerini ileten Erdoğan, bugun dunyanın 5 kıtasında 58 farklı ulkede bulunan 60 program koordinasyon ofisiyle nerede bir dertli varsa onun imdadına yetişmeye çalışan TİKA'nın daima yanında olduklarını ve olmaya da devam edeceklerini ifade etti.Erdoğan, İstanbul'daki Topkapı Sarayı'nın Bab-ı Humayun kapısının sol tarafında, "Tum mazlumların sığınağı" diye yazdığını anımsatarak, "Bunun için Osmanlı, diğer pek çok vasfının yanı sıra 'cihan- penah' olarak tarif edilir. Biz de ecdadımızdan aldığımız bu mirasla ozellikle bu mirası layık olduğu yere ulaştırabilmek için TİKA başta olmak uzere mazlumlara, mağdurlara, kimsesizlere ve gariplere el uzatan kurumlarımızın çalışmalarına ozel onem verdik." diye konuştu.Son 15 yılda her alanda gerçekleştirdikleri atılımlarla Turkiye'yi yardım alan bir ulke konumundan, dunyanın en çok kalkınma yardımı yapan ulkesi haline getirdiklerini anlatan Erdoğan, şoyle devam etti:
"Turkiye 2016 yılında 6 milyar dolarlık insani kalkınma yardımıyla Amerika'nın hemen ardından ikinci sırada yer almıştır. Bu yardımın milli gelire oranı bakımından ise binde 75 ile açık ara ilk sırada yer alıyoruz, burası çok onemli. Amerika sağda solda konuşuyor, 'biz şoyle yardım yapıyoruz, boyle yardım yapıyoruz'. Rakamlar ortada, bu verdiğim rakam OECD rakamıdır. Turkiye'nin 2018 yılındaki toplam kalkınma yardımlarının hesaplaması 8 milyar 140 milyon lira olarak dun açıklandı. Bu yardımların milli gelirimize oranı da binde 95 seviyesine çıktı.
Turkiye'nin kalkınma yardımlarının 7,2 milyar dolarını insani yardımlar, diğer kısmını ise diğer sair kalkınma yardımları oluşturuyor. Geçen yıl 6 milyar dolarlık insani yardımla listede ikinci sırada yer almıştık, inşallah bu yıl şayet diğer ulkelerin yardımlarında fevkalade bir artış yoksa 7,2 milyar dolarlık insani yardımla ilk sıraya çıkmamız kuvvetle muhtemeldir."
" GÖNLÜMÜZÜN ALABİLDİĞİ KADAR İNSANA ULAŞMAYA GAYRET EDİYORUZ"
Erdoğan, birkaç aya kadar bu liste açıklandığında durumun herkesçe goruleceğine işaret ederek, Batılı ulkelerin, dunyanın kalan kısmına verdikleri ciddi krediler sebebiyle toplam kalkınma yardımlarındaki rakamların elbette çok değiştiğini soyledi.Turkiye'nin buna rağmen toplam kalkınma yardımlarında da dunyada 6'ncı, bunların milli gelire oranında ise 4'uncu sırada bulunduğunu anımsatan Erdoğan, şunları soyledi:"Biz tarih boyunca devlet ve millet olarak elimizdeki imkanları paylaşma konusunda daima comert davrandık. Boylece ecdadın emanetine sahip çıkmış oluyoruz. Bu bizim ecdattan devraldığımız mirastır. Dunyadaki pek çok sorunun, krizin, çatışmanın kaynağında gelir dağılımındaki adaletsizliğin yattığını biliyoruz.
Ülkeler arasındaki savaşlar ve ozellikle iç çatışmalar, gelir dağılımındaki adaletsizliği içinden daha da çıkılamaz bir hale getiriyor. Pek çok geri kalmış ulkeye gittiğimizde bir tarafta bir lokma yemeğe, bir yudum suya hasret milyonlarca insan varken, diğer tarafta kuçuk bir azınlığın luks ve şatafat içinde hayat surduğune şahit oluyoruz."
Erdoğan, "Maslahat-ı alem dort şeye olmuş bina. Ben yiyeyim sen yeme, ben iyiyim sen fena." sozunu anımsatarak, "Yani dunya, uzerinde kurulduğu soylenen bu dort çarpıklığın yukunu kaldırmaz. Onun için biz imkanlarımızın el verdiği, elimizin uzandığı, gonlumuzun alabildiği kadar insana ulaşmaya, yardımcı olmaya gayret ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
" KAYDA DEĞER BİR DESTEĞİNİN OLMADIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ"
Bu duruma Bangladeş ve Arakan'ı ornek veren Erdoğan, "Bangladeş'te gonlumuz hep şunu arzu etti. Şeyh Hasina'ya (Bangladeş Başbakanı) ozellikle rica ettim, 'Bize, oyle veya boyle orada bir yer verin. Verin ki biz orada butun Arakanlı multecilere şoyle sıkıntı yaşamadan, sıkıntıyı minimize edecek bir şekilde onlara kamp kuralım. Onların oradaki gerek eğitimini gerek gıda noktasındaki sıkıntılarını çok daha çabuk karşılayabilir hale gelelim.' dedim. Tabi bunu başaramadık." diye konuştu.Erdoğan, salonda bulunan Bangladeşli bir TİKA temsilcisine işaret ederek, "Butun bunlara rağmen orada bizler adına bu mucadeleyi ve hizmeti veriyor olması takdire şayan, kendilerini tebrik ediyorum." dedi.Kendileri için bu yardımların, karşı tarafa mihnet vermek değil tam tersine yukunu azaltmak ve derdine bir nebze de derman olmak amaçlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:"Kalkınma yardımı konusunda on sıralarda gozuken Batılı ulkelere baktığımızda, olçunun ihtiyaç değil irtibat olarak belirlendiği goruluyor. Yani sadece kendi siyasi, ticari, bolgesel, kuresel politikalarına hizmet edecek yerlere yardım ediyorlar. İnsanların gerçekten yardıma ihtiyaç duyduğu nice yerlerde ise bu ulkelerin kayda değer bir desteğinin, hiçbir faaliyetinin olmadığını gorursunuz.
Oysa ekonomik guçleri itibarıyla Turkiye'nin katbekat onunde olan bu ulkeler, şayet gerçekten isteseler dunyadaki açlığın ve yoksulluğun onune geçebilir. Ben daha da ileri gidiyorum, ozellikle petrol zengini Musluman ulkelere sesleniyorum; Musluman ulkeler salt zekatlarını tespit edip bu fakir, garip ulkelere verseler dunyada herhalde fakir kalmaz. Bu yapılıyor mu? Hayır, yapılmıyor. Sadece çıkan petrolun bunlar zekatını verseler o fakir fukara, garip gureba ulkeler ihya olur."
Erdoğan, "Batı'da israf edilen yiyecekle dunyanın kalanındaki tum açlar doyar" ifadesini hatırlattı.Erdoğan, şunları soyledi:"Aynı benzetmeyi şoyle de yapabiliriz, Batı'nın ortalığı karıştırmak, teror orgutlerini kışkırtmak, insanları birbirine kırdırmak için harcadığı parayla dunyanın kalanını asgari refah seviyesine ulaştırmak mumkundur. Silahlanmaya harcanan paralar, şu anda dunyanın değişik yerlerindeki yağdırılan bombalar, fazla yere gitmeye gerek yok sadece şu Ortadoğu'da harcanan paralar. Butun bunlara baktığımız zaman Irak'ta neler yaptılar, şu anda Suriye'de, Filistin'de yapılanlar, Libya'da, butun buralarda yapılan sadece savaş için harcamalar dunyadaki o garip, fakir halkları ihya eder."Kendi olçulerinin asla bu olmadığını ve olmayacağını vurgulayan Erdoğan, "Sadece şurada Suriye'de teror orgutlerine Amerika'nın gonderdiği yardım 5 bin tır silah ve muhimmat, 2 bin kargo uçağıyla buralara gelen yine aynı şekilde silah ve muhimmat. Artık siz bunların ne tur bir buyuk rakamlar tuttuğunu hesap edin." diye konuştu.
" BİZ MUHACİR DE OLABİLİRDİK, RABBİM BİZLERE ENSAR OLMA ŞEREFİNİ BAHŞETTİ"
Turkiye'nin 3,5 milyonu Suriyeli olmak uzere 4,5 milyon multeciye ev sahipliği yaptığını aktaran Erdoğan, şoyle devam etti:"Üzulmuyoruz, 'Niye boyle' demiyoruz, diyoruz ki 'Ya Rab, sana hamdolsun bize 4,5 milyon multeciye ev sahipliği yapma şerefini bahşettin.' Biz, muhacir de olabilirdik, Rabbim bizlere ensar olma şerefini bahşetti. Ensar olmaktan daha guzeli olabilir mi? Öyleyse ensar olmanın gorevini yerine getirmemiz lazım. Suriyeli kardeşlerimize kendi yurtlarında guvenli, huzurlu ve mureffeh bir gelecek sağlamak için yaptığımız sınır otesi operasyonları odediğimiz bedellere rağmen surdurmekte kararlıyız. Teror orgutlerine karşı yuruttuğumuz mucadelede, maalesef kendimize pek az dost bulabildik. Hatta demokrasiden ve ozgurluklerden dem vuran ulkelerin onemli bir bolumunun çıkarları oyle gerektirdiği için teror orgutlerinin yanında yer aldığını gorduk. Lafa geldiği zaman 'dostuz' diyorlar, yalan"Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen noktada bu ulkelerle aralarında çok kesin goruş ayrılıkları olduğunu tespit ettiklerine dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:"Mesela biz Suriye'de guvenli bolgeler oluşturalım istiyoruz, Sayın Obama zamanından beri ben bunu soyluyorum. Kendisiyle kaç kez goruştuk, soyledik. Yeni gelen yonetim, baktım onlar da 'Guvenli bolge oluşturalım' diyor, biz bunu zaten ta ne zamandan beri soyluyoruz, 'Hadi gelin oluşturalım', bakın yine yanaşmıyorlar. Niye? İstedikleri bu değil, istedikleri ortalığı karıştırmak, istedikleri Musluman kıyımı, fakat oyle bir Musluman kıyımı ki olduren 'Allahuekber' diyor olduruyor, olen 'Allahuekber' diyor o da oluyor. Öyle bir terslik olabilir mi? İşte şu anda biz İslam dunyasında bunu goruyoruz. Afganistan'da bu var, Irak'ta bu var, Suriye'de bu var, gidelim Libya'ya bu var. Oyun hep aynı oyun, onlar kan ve ateş her yere yayılsın istiyor, biz Suriye halkı kendi topraklarında huzur içinde yaşasın istiyoruz. Onlar Suriye halkı birbirini kırsın, yok etsin istiyor, biz Suriye şehirlerini altyapısıyla ustyapısıyla yeniden yaşam alanları haline getirelim istiyoruz.TİKA niye var? TİKA bunun için var. TİKA gittiği yerlere neyi goturuyor, bunu goturuyor. Onlar her şeyi yakıp yıkmak, mumkunse geride hiçbir şey bırakmamak istiyor. Biz insanlar 7 yıldır kesintisiz yaşadıkları o kotu gunleri geride bıraksın kendilerine yeni bir gelecek inşa etsin istiyoruz. Onlar kaos ve çatışma sonsuza kadar sursun istiyor."Bu karşıtlıkları, daha uzun uzun saymanın mumkun olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Asıl acısı da bu aleni fotoğrafa rağmen teror orgutlerini destekleyen ulkelerin seslerinin daha çok çıkması hatta Turkiye'yi eleştirmeleridir. Turkiye hiçbir operasyonunda sivillerin kılına dahi zarar vermemişken rejim ve guya DEAŞ'la mucadele eden guçler neredeyse bir misyon veya bu misyonun otesinde yuklendiği gorevle 1 milyon sivili katletmiştir. Buna rağmen ulkemizin siviller bahane edilerek surekli eleştirilmesini acı acı gulumseyerek takip etmekten başka bir şey yapamıyoruz. Suriye'de, taş ustunde taş bırakmamaya adeta yemin etmiş orgutlerin ve guçlerin karşısına Suriye'nin yeniden ihyası, inşası ve yukselişini sağlayarak çıkmakta kararlıyız. Yuzlerinin kızarmayacağını, kalplerinin yumuşamayacağını biliyoruz ama biz ecdadımızdan aldığımız terbiyenin gereği olarak bu şekilde hareket etmeyi surdureceğiz."
Erdoğan, Turkiye'nin kalkınma yardımlarının bugune kadar 170 ulkeye ulaştığını bildirdi. "Sadece halkı Musluman olan ulkeler değil, Musluman olmayan mağdur, mazlum ulkelere de biz yardımımızı gonderiyoruz ve gondereceğiz." diyen Erdoğan, TİKA'nın ilk olarak Orta Asya'da bağımsızlığını kazanmış beş Turk cumhuriyetine yonelik kalkınma yardımlarını yaparak başladığını ve bu ufku genişlettiklerini soyledi.TİKA'nın faaliyet alanını Balkanlar'dan Ortadoğu'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya, Guney Asya'dan Pasifik'e kadar genişlettiklerini dile getiren Erdoğan, şoyle devam etti:"Bizden onceki 10 yılda toplam 2 bin 500 projeyi hayata geçiren TİKA, bugun yılda 2 bin projeyle yoluna devam ediyor. Gerektiğinde elbette balık da verilen; ama asıl olarak balık tutması oğretilen bir anlayışla projeler geliştiriliyor. Gidilen ulkeler arasında oyle yerler var ki haritada yerini bulmak dahi zor. Mesela, Guney Pasifik'teki Solomon adalarına, sağlık hizmetlerine ulaşımı kolaylaştırmak uzere 4 deniz ambulansı temin edilmiştir. Komorlar'da 5 bin kişilik bir stadyum, Kolombiya'da ilkoğretim okulu hizmete sunulmuştur."
" TİKA PROJELERİNİN YÜZDE 80'İ SOSYAL ALTYAPININ GELİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK"
TİKA'nın, yuruttuğu projeleri rastgele seçen, çıkar amaçlı hareket eden bir kurum asla olmadığını belirten Erdoğan, faaliyet gosterilen ulkenin beşeri ve tabii kaynakları dikkate alınarak, buna en uygun alt yapının kurulmasına çalışıldığını ifade etti.Erdoğan, şoyle devam etti:"TİKA projelerinin yaklaşık yuzde 80'inin istihdama, eğitime, sağlığa, kadınlara, çocuklara, iletişime yani sosyal alt yapının geliştirilmesine yonelik olmasının sebebi işte budur. Kamboçya'da, Nijerya'da, Fildişi Sahilleri'nde, Pakistan'da, Afganistan'da, Somali'de, Bangladeş'e kadınlara yonelik rehabilitasyon merkezleri açılmasının sebebi budur. Nijerya'da, ana çocuk sağlığı hastanesi, Makedonya'da, çocuk kliniği, Özbekistan'da kemik iliği hastanesi, Tunus'da kadın doğum hastanesi kurulmasının sebebi budur. Nijerya'da ana çocuk sağlığı hastanesi, Makedonya'da çocuk kliniği, Özbekistan'da kemik iliği hastanesi, Tunus'ta kadın doğum hastanesinin kurulmasının sebebi budur."
" TÜRKİYE HAKİKİ MANADA ÇEVRE KORUMA PROJELERİ HAYATA GEÇİRDİ"
Çevrecilik adı altında her turlu kalkınma, gelişme çabalarına karşı duşmanlık edenlerin aksine Turkiye'nin hakiki manada çevre koruma projeleri hayata geçirdiğine vurgu yapan Erdoğan, geçen yuzyılın en onemli çevre felaketlerinden biri olan Aral Golu'nun kuruması karşısında ağaçlandırma, tarım ve hayvancılık projeleriyle Özbekistanlıların yanında yer aldıklarını dile getirdi.Burkina Faso'da 100 bin Moringa Oleifera ağacı yetiştirerek hem çocuklara destek olduklarını hem de çolleşmeye karşı onemli bir adım attıklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:"Tarihe saygımızı restorasyon projelerimizle gosterdik. Sadece son 3 yılda, 3 farklı kıtadaki 18 ulkede 100'u aşkın eserin restorasyonunu başlattık. TİKA'nın ilk kuruluş amacı olan Turk dunyasıyla ilişkileri de Orta Asya ile sınırlı tutmayarak Gagavuz'lardan Harar'a, Ahıska'lardan Turkmen'lere kadar geniş bir yelpazeye yaydık. Turkçe'nin en onemli ve en kapsamlı sozluğunu dunyanın tum prestijli kutuphanelerine ve universitelerine taşıdık. Gazze'de hastane, toplu konut ve zeytin yağı fabrikası, Sri Lanka'da Turk koyu kurulması gibi daha pek çok faaliyet vardır."
SOMAL İ'DEKİ KALKINMA YARDIMLARI
Somali'ye yonelik kalkınma yardımlarına ilişkin de bilgiler veren Erdoğan, bu ulkedeki Turkiye'nin faaliyetlerinin de dunyada kalkınma yardımları konusunda adeta yepyeni bir model ortaya koyduğuna dikkati çekti.2011'de çok buyuk bir kuraklık yaşayan Somali'nin yardım çağrısına kulak vererek hemen dost ve kardeş Somali halkının yanına koştuklarını belirten Erdoğan, şoyle konuştu:"Herkes Somali'deki faciayı seyrederken, ben, eşim, çocuğum, arkadaşlarım, hepsi yanımda olmak suretiyle birlikte Somali'ye uçtuk. Teror bir taraftan... Teror tehditlerine rağmen orada yerimizi aldık. Kolları sıvadık. Her alanda neler yapılabileceği belirledik. Devletimizle milletimizle el ele verip eğitimden sağlığa, tarımdan ulaştırmaya, guvenlikten idari yapıya kadar ulkeyi baştan sona ayağa kaldıracak çalışmalara başladık. Biz Somali'de yaptığımız işlere 'Turk tipi kalkınma yardımı modeli' diyoruz."Erdoğan, TİKA'nın Ramazan ayı boyunca dunyanın dort bir yanında gerçekleştirdiği iftarlar ve diğer çalışmaları da taktirle takip ettiğini ifade etti.
" İNSANİ DİPLOMASİYİ DIŞ POLİTİKAMIZIN MERKEZİNE YERLEŞTİRDİK"
Diğer ulkeler herhangi bir siyasi, sosyal veya ekonomik sorunla karşılaşınca ilk iş olarak kalkınma yardımlarını kıstıklarını, Turkiye'nin tam tersine, en sıkıntılı zamanlarında dahi kalkınma yardımlarını artırmaya devam ettiğinin altını çizen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:"Sevgililer sevgilisi peygamberimiz, 'Sağ elin verdiğini sol el gormeyecek.' buyuruyor. Ölçu bu. Onun için istismar ve istiskal etmeden yani aşağılamadan tamamen eşit ortaklık anlayışıyla iş birliği yolları aradık, arıyoruz. İnsani diplomasiyi dış politikamızın merkezine yerleştirdik. Ev sahipliği yaptığımız zirveler, bunun en açık ifadesidir. 2016'daki Dunya İnsani Zirvesi, 2011 ve 2016 yıllarındaki En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı, İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi, Uluslararası Somali Konferansı ve az gelişmiş ulkelerin sorunlarını ozellikle gundeme aldığımız G20 Zirvesi bu toplantılar arasındadır. Ülkemizin kalkınma yardımları konusunda gosterdiği samimi duruş, uluslararası kuruluşların ilgisini de uzerine çekmiştir. Herkes yardım adı altında siyasi ve ticari çıkarları için zemin oluştururken biz, 47 en az gelişmiş ulkeye ozel olarak yoneldik. Yapılan zirvelerden çoğu ulke taahhudunu yerini getirmezken biz 2008-2015 yılları arasında bu ulkelere 2 milyar doların uzerinde yardım yaparak, taahhudumuzun de otesine geçtik. İnşallah bu şekilde yolumuza devam edeceğiz. Turkiye'yi buyuttukçe, ulkemiz kazandıkça bunu dunyadaki tum mazlumlar ve mağdurlarla paylaşma zaviyemizi asla kaybetmeyeceğiz."
" BİZ ASLA BU TÜR RİYAKARLIKLARA TEVESSÜL ETMEYECEĞİZ"
Yunus Emre'nin, "Ben gelmedim kavga için benim işim sevgi için. Dostun evi gonullerdir, gonuller yapmaya geldim." sozunu aktaran Erdoğan, TİKA temsilicilerinden gonullere girmelerini istedi. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Varsın otekiler çıkar için petrol için maden için altın için toprak için ucuz iş gucu için çevirmedik fırıldak bırakmasın. Biz asla bu tur riyakarlıklara tevessul etmeyeceğiz. Her ne yapıyorsak gonulden yapacak, gonullerde yer etmenin yoluna bakacağız. Allah için yapacağız. TİKA koordinatorlerimizin her birini, Turkiye'nin yumuşak guç politikasının birer uç beyi, birer akıncısı olarak goruyorum. Mahalli personel olarak kadronuzda bulunan arkadaşlarınızı da bu kutlu davadaki gonuldaşlarımız, yoldaşlarımız olarak kabul ediyorum. Her şeyden once Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Yıllardır başarılı çalışmalarını yakından takip ettiğimiz Serdar Çam kardeşimiz başta olmak uzere TİKA'nın tum mensuplarına ulkemize yaptıkları hizmetler için milletim adına yaptığınız bu hizmetler için teşekkur ediyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.